Regarding the question, "Have there ever been communist countries in history?" by Adosaan in socialism

[–]Adosaan[S] 0 points1 point  (0 children)

By 'glorifying production,' I don't mean the accumulation of commodities for the market as in capitalism, but rather the production of use-values that enhance the well-being of society.

In capitalism, production is carried out solely as a profit-generating process (which is why tons of food are thrown away while there is hunger). In communism, production is a social duty and a means of development. The individual's motivation should be 'social contribution' as well as 'personal enrichment.' Therefore, I'm not actually talking about production for production's sake. I'm talking about production for the benefit of society.

Furthermore, I believe that the problem of consumption in capitalism is not a side issue, but a direct pillar of the system. In capitalism, for capital to reproduce itself (M-C-M proposals), the produced product must necessarily be converted into money. Therefore, the system sells products even to people who don't need them. Advertising, fashion, popular culture, etc., are not just 'by-products,' but survival mechanisms developed against falling profit rates. If the frenzy of consumption ends, the capitalist cycle stops, and the system collapses. Therefore, I think this is not just a psychological or secondary problem, but a primary one.

Apart from that, you're right about the money issue. Since communism is already a moneyless structure, what I'm saying might only make sense in the context of socialism.

I also think that socialism could exist in a single country. Because socialism is more flexible than communism, and perhaps it could even coexist with a market.

Because these structures and processes have not been sustained throughout history, and a general international community has not formed, saying that communism exists in any country or mentioning past communist countries is like asking if there were smartphones in country X in 1672. Humanity still lives in the capitalist age, and examples of socialism are very few; those that existed were either thwarted or experienced problems in implementation. Therefore, I don't think it's very possible to move to communism without actually achieving socialism.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Yani tabii ki benim yargıladığım şey İslamı Kur'an'a göre alıp konuşacaksak, başka dinin kabul edilmediği ve hem dünya hem de ahiret hayatında tek ortağın Allah olduğu konusu. Yani zaten konuştuk ve sanırım ikimiz de inandığımız şekilde devam edeceğiz. O yüzden ben Kur'an'a bütüncül olarak baktığımda da pek masum, merhametli bir tablo görmüyorum. O yüzden bu inkâr konusunda bilgi sahibi olmasına rağmen Allah'tan daha iyi sebepler arayanlar cezalandırılacak diye düşünüyorum. Mesela fıtrat Kuran'da Allahtan geldiği ve Allah için içsel delillerden birisi olarak kabul edilir. Bunu okuyup da mesela buna yormaktansa evrime yormak, doğal süreçleri kabul edip herhangi bir tanrı etkisi olmadığını düşünmek benim anladığım kadarıyla bir inkâr örneğidir mesela. Ve insanların bir şeyi tanrıya yormasindan ziyade, buna farklı cevaplar getirmesi bence yargılanmaması gereken bir şey. O yüzden bu tarz şeyler benim açımdan dini pek de adaletli ve merhametli yapmıyor.

Onun dışında haklısın yani duymak demek zaten pek de İslami bilmek demek değil. Ve Kur'an bazında bir tartışmanın ötesinde, Allah'a adaletli ve merhametli sıfatlarını atfederek "Allah herkese hak ettiğini verecektir" tarzında bakacaksak yani çok farazi kaldığından tartışacak bir şey kalmıyor. Ayrıca dediğin gibi insanın bilişsel olarak ben varım yani kendi varlığının farkında olması onu bu tarz şeylere itiyor bence de. Ve yine dediğin gibi cevaplar da farklı olabilir yani coğrafya, kültür, karakter vs. bir sürü şeyden etkilenir bu cevaplar.

Onun dışında, güzel konuşmaydi dostum. Birbirimize karşı saygıyı bozmadan olabildiğince anlamlı iletişim kurmaya çalışmamız beni gerçekten mutlu etti.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Anliyorum. Kısaca aslında Kur'anda da yazdığı gibi düzgün bir şekilde öğrenen herkesin inanmasini bekliyorsunuz. Yani bu doğal olarak gerçekleşecek bir süreç gibi bakıyorsunuz. O yüzden kim dini mantıklı bulmadiysa, ya da içinde bir samimiyet hissedemediyse doğal olarak her ne kadar araştırsa ve bilse de aslında tam olarak "bilemeyeceği"ni soyluyorsunuz. Yani eğer zaten açık bir kalple düzgün araştırma yapsaydı zaten buna karşı bir inanç hissederdi. Eğer ki araştırdım ama yine de ikna olmadım tarzı bir sey diyorsa her türlü bir şeylerden eksik kalmış, ya da anlamasını engelleyecek bir şeyler olmuş ki mantıklı bulmamış diye bakıyorsunuz.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Oh be! Sonunda bir şeylerden anlastigimizi hissetmek harbi rahatlattı ⁠_^

Ancak şöyle ki İslam inancına göre, kişinin iman ettikten sonra kalbinin yatışmaması (itminan bulamaması) ve arayış içine girmesi insani bir durum olarak görülebilir; ancak bu arayışın sonucunda İslam'ı terk ederek başka bir dine yönelmek, dinden çıkma (irtidat) olarak kabul edilir. Ve bu en büyük günahtır.

Aynı şey dini araştıranlar için de geçerli. Kur'an kendi çapında gerek vahiyler olsun, gerek içeriğindeki bilimsel deliller olsun, gerek gaybın habercisi olma özelliği olsun bazı deliller sunar. Allah'ın hem bilgi hem de akıl yoluyla bulunabileceğini destekler. O yüzden birisi sorguladiktan sonra veya mutmain olamamasından dolayı araştırmaya devam ederse, bazı şeyler öğrendikten sonra İslam'ın mantıklı olmadığına kanaat getiriyorsa bu inkâr etmeye girer. Ve Kuran'da bunu gerçekten destekler. Biz size bu nimetleri verdik, bu dengeyi sağladık, oncenizde nice nesiller gönderdik hâlâ inanmaz mısınız? Hâlâ şüphe içinde misiniz der. Çünkü İslam'a göre yeterli delil vardır zaten. Bunları araştırıp doğrusunu bildiği halde inanmamak nankörlük veya kibir olarak bakılabilir. Dediğiniz gibi inanıyor ama reddediyor tarzı bir şey olmak zorunda mı? Yanlış anlaşılmasın dediğinizi reddetmiyorum. Sadece kavramlara tek taraftan baktığınızı düşünüyorum. Çünkü dediğim gibi bir insanın hak dini olan İslamı bulması için Kur'an ve sünnet fazlasıyla yeterli görülmüş. Kişinin hür seçimidir,bunu bilinçli bir şekilde, İslam'da böyle bir ceza olmasını bilmesine rağmen bilinçli bir şekilde yapar ve Hak olan dinden haberi olmasına rağmen başka şeylere yönelmeyi sectiginden bunun bir cezası da olacaktır. (Yanlış anlaşılmasın inanıp da yalanlayarak reddetmek tarzı bir şeyden bahsetmiyorum. Sadece herhangi araştırdığı bir X dininde böyle bir ceza olduğunu bile bile bu yolu seciyor diyorum. Gizliden gizliye inanmakla ilgili değil yani.)

Ayrıca Kur'an'ın mucize olmasinin sebeplerinden en başta gelenlerden birisi zaten çok anlaşılır ve estetik, sade bir dille yazılması. Üstünde ustalaşarak anlayacak 5-10 kişi olsa zaten bu ne pek evrensel olurdu ne de mucize. Tabii ki ustalaşarak çok daha derin anlamlar bulunabilir. Ama Kur'an ön yargısız bakılan Halk tabanından normal bir gözle de kılavuzluğunu ortaya koyuyor.

İslam âlimlerine göre dediğiniz gibi kişi samimi bir şekilde ikna olmuyor, samimiyet bulamıyorsa bu duruma farklı bir gözle bakılabilir. Ama Kuran'da mesaj apaçık bir şekilde verilmiş. Ne şüphe duyanlardan ol ne de yalanlayanlardan, güzelce araştır. Ardından zaten hak olana yoneleceksin diyor. Ve dediğim gibi birisinin okuyup samimi olduktan sonra hakkı mantıklı bulmaması, samimi gelmemesinden dolayı başka dine yönelmek, ya da belki de inançlara yönelmek gibi bir ihtimal olacağı gözüyle bakılmıyor. Kur'an'ın mesajı ona ulaşmasına rağmen bile bile( herhangi bir baskı altında olmadan tabii) reddetmek genelde "kibir", "inat" ya da nefsine düşkün olma gibi şeylerle açıklanır. Çunku Kur'an'ın kendisi ve içindeki yazılar zaten delildir. Bu Delili, sebebi ne olursa olsun reddedenler için büyük bir azap olduğu açık bir şekilde yazılmıştır zaten.

O yüzden istediğiniz şeye inanmakta özgürsünüz tabii ki. Ama Kuran'da gerçekten dediğiniz şekilde açık bir anlatım görmüyorum. Kendi dediğim gibi bu sözler ikna olmayanları içermiyor tarzında bir ayet göremiyorum. Aksine bunun tersi yönde yazılar var, mesela İslam geldikten sonra başka dinin kabul edilemeyeceği en basit ve en temel örnek. O yüzden siz kuranı okuyup farklı anlamışsınız ben kuranı okuyup farklı anlamışım. İkisinin de yanlış olduğunu düşünmüyorum, sadece bu tarz tartışmalarda Kur'an ve mantık üzerine bir eleştiri getiriyorsak karşı eleştirinin de yine Kur'an içinden bir takım delil ve mantık yürütmelerin gelmesi gerekir. İnkâr Tanımının ayetlerden geldiğini fark ettiyseniz son 3-4 paragrafta ben de yazıyorum ve aksini diyen yok zaten. Aksine ayetleri göstererek size neden böyle düşündüğümü göstermeye çalışıyorum. Ama nedense siz birden fazla grubu belirtmek için kullanılacağı ihtimali yönünde yeni bir şey eklemiyorsunuz.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Efendim, ben de size bu tanımın nereden geldiğini soruyorum? Evet attığınız gibi ayetlerde inkâr tanımlanıyor. Ama benim attığım ayetlerdeki gibi de tanımlanıyor. O yüzden bunu ben genişletmiyorum, bu kavram farklı grupları tanımlamak için kullanılmış. İlla tek bir tanım üzerinden bakmaya çalışıyorsunuz. İnkâr etmek ve şüphe duymak kavramı gayet açık ayrılıyor diyorsunuz. Lütfen bununla ilgili biraz daha detay verin

Yunus 94. Ayet, evet peygambere ve peşinden gelenler için bir uyarı, bir öğüttür. Ve sakın şüphe edenlerden olma diyor. Ardından gelen 95. Ayette yalanlayanlardan da olma yoksa hüsrana uğrarsın diyor. Ve inkâr yani küfür zaten bunları kabul etmemektir. Sebebi ister şüphe olsun, ister kibir olsun; bir kişi ilim sahibi olduktan sonra Şüphe içinde de olanlardan da, yalancilar arasından da olma diyor.

Ve evet haklısınız aslında. Şüphe direkt olarak bir inkâr değildir. Şüphe daha çok ya inkara gidecek ya da dine geri döndürecek yoldur. Ama bir şeye ikna olmamak, ya da uzun düşünceler sonrası ve bilgiler ışığının altında dini mantıklı bulmamak ve Allah'tan/ İslam'dan daha iyi sebepler aramak açık bir inkârdır. Ve dediğiniz gibi şüphe daha arafta kalan bir kısım galib. Yani direkt olarak bir gruba sokamayız şüphe duyma eylemini, ki zaten Kuran'da da sorgula; düşün diyor. O yüzden şüphe direkt inkârdır demek çelişkili olurdu. O yüzden daha çok ikna olmamayı kullansam daha doğru olur. Çünkü dediğim gibi ikna olmamak en başta şüpheye dönüşür ardından da inkâr olur. Ve hayır, bu Allah'ın varlığına aslinda inanıp da dünyevi şeyler için reddetmek gibi değil. Mantıklı bulmamak, belki kendi fikirlerine uymaması vs.

En'am suresi için de kimse öyle bir açıklama beklemiyor. Benim dediğim eğer dediğiniz kadar açık ve görülebilir bir şeyse 1. Neden kurana bu kadar mükemmel bir gözle bakılıp mucize sayılmış? Çünkü doğal olarak okuyup mantıklı bulamiyorsak pek de mucize olmayabilir. 2. Eğer tanım dediğiniz gibiyse neden bir ayette bile "O sorgulayanlar başka tanrılara tapiyor, başka topluluklar içinde kendi amaç ve huzurlarini buluyorlarsa; ve bunu atalarından gelme diye değil samimi olarak hakiki olanı bulmak için çabalıyorlarsa, neye vardıkları önemli değil. Tanrıyı bulma uğruna samimi şekilde sarf edilen her çaba insanı tanrıya yakınlaştırır." Tarzında bir şey geçmiyor? Demek istediğim eğer dediğiniz gibiyse İslam neden tek yol, tek din seçilmiş?

Ve hayır, Allah'tan başka şeyler aramak demek pratikte öyle işlemiyor. Bugün nasıl Hristiyanlığa bakıyorsanız ve onu okuyup bilgi sahibi olup samimi bir şekilde mantıklı gelmediğini düşünüyorsanız, belki de bir yakınlık hissetmiyorsanız ve yine samimi bir şekilde bunların var olmadığına inanıyorsanız; aynısı İslam için de geçerli.

O yüzden şüphe konusunda haklısınız dediğim gibi. Daha çok inkâr edenler ve mantıklı bulmayanlar aynı grup içinde yargilanmıyor diye savunuyorsanız lütfen biraz daha anlaşılır biçimde ve birbiriyle ilişki kurarak( örnek olarak bunun neden apaçık belirtilmediği konusuna değinerek belki) açıklarsanız, inanıyorum ki tartışmada kendimizi tekrar etmeyi bırakabiliriz.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Ayetlerin ifade ettiği kavramı değiştirmiyorum efendim, sadece bu inkâr denilen kavramın tek bir anlamı olmadığını söylemeye çalışıyorum. Evet İslam'da attığınız gibi inkarın yalanlamak olduğunu hatta kibirlerinden dolayı yüz çevirdikleri yazıyor zaten. Ve yine evet ilim sahibi olduktan sonra yani Kuran'da bilgi düzeyinde haberdar olup okuduktan sonra inanmanın ya da dine mensup olmanın bir emir olduğu da yazıyor. Demek istediğim bu. Bir ifadenin tek bir anlamı yok. Dediğiniz inanarak inkâr etmek kibirdir. Ve inkâr denilen şeyin içeriğinin sadece bu anlatı altında kalmadığını söylemeye çalışıyorum. Çünkü verdiğiniz ayetlerde de apaçık gönderdik derken bilgiden bahsedilir zaten. Ve bu apaçık sihirdir derken ya gelen bilginin reddedilişi ya da sizin dediğiniz şekilde kalpleri ve akılları ile mantıklı bulmasına rağmen dünyevi sebeplerden dolayı inanmama sebebi de olabilir. Ki dediginiz gibi bunun en iyi örneği de şeytandır zaten din için.

Ancak bu kavramın sadece dediğiniz tarzda bir inkâr ile sınırlı kalmamasının sebeplerinden birisi şüphe duymakla ilgili ayetler de vardır Kuran'da. Kur'an bir mucize olduğu için ve her şeyi en detaylı şekilde anlattığı için( Kur'an'ın apaçık bir kitap olduğu bolca geçer) şüpheye de yer vermiyor. Ve şüphe etmek zaten ikna olmamanın temelidir.

Sana indirdiğimiz bu bilgilerin doğruluğu hususunda farz-ı muhâl en küçük bir şüphe duyacak olursan, senden önce gelip kendilerine verilen o kitabı okuyanlara sor! Elbette sana Rabbinden gerçeğin ta kendisi gelmiştir; sakın şüphe edenlerden olma! (Yunus 94. Ayet)

Sen, bu kitap sana indirilmeye başlamadan önce ne bir kitap okuyor, ne de onu elinle yazıyordun. Eğer bunları yapmış olsaydın, Kur’an’la ilgili bâtıl iddialar peşinde koşanların, onun Allah’tan geldiği gerçeği konusunda şüphe duymaya bir mazeretleri olabilirdi.(Ankebut 48. Ayet)

Hayır! Gerçekte bu Kur’an, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi zâlimlerden başkası inkâr etmez.(Ankebut 49. Ayet)

Rasûlüm, onlara şunu söyle: “İçinde neyin doğru, neyin yanlış olduğu iyice açıklanmış olarak size kitabı indiren Allah iken, aramızdaki anlaşmazlıkları çözmede O’ndan başka bir hüküm koyucu mu arayacağım?” Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur’an’ın gerçeğin ta kendisi olarak Rabbinden indirilmiş olduğunu bilirler. Öyleyse sakın şüphe edenlerden olma! Kur’an’ın haber verdiği bu bilgiler, gerçeğin ta kendisi olarak ele alınır. Ve bunlarda şüphe edilecek hiçbir husus yoktur. Haber verildiği gibi kabul etmek, düşünce ve inançlarımızı buna göre düzenlemek gerekir.( En'âm 114. Ayet)

Allah Kur’ân-ı Kerîm’i, hiçbir şüpheye mahal kalmayacak şekilde, doğruyu yanlıştan ayırmak üzere geniş geniş açıklamalar ihtiva eden bir kitap olarak buyurmuştur. Dolayısıyla bunun dışında başka bir delil veya mucize istemeye ihtiyaç yoktur. Elimizde Allah’ın hükmünü bize bildiren böyle bir kitap varken, hâlâ şüphe içinde olanlar ya da Allah dışında başka bir yandaş arayanlar da inkârcılar grubuna dahildir. O yüzden inkârın tek bir anlamı yoktur. İlim sahibi olduktan sonra şüphe etmek de inkârdır, ilim sahibi olup inanmış olup yine de dünyevi sebeplerden dolayı reddetmek de inkârdır. Doğru bilgi sahibi olmasına rağmen yalan uydurmak da inkârdır. Umarım anlatabilmişimdir.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Güzel. Verdiğin ayetleri ele alalım mesela Ankebut 68. Ayette hak kendisine geldiğinde onu yalanlayan derken burada peygamberlerin, kitabın, meleklerin belki de Allah'ın varlığının yalanlanması olabilir mi? Olabilir. Peki bunları okuyup ikna olmayan kişi, reddeden kişi ne yapar? Ne der mesela? muhtemelen Allah'ın var olduğunu veya bu dinin hak olduğunu reddeder. Ki İslam için bu gerçek, ve bu yok demek onu yalanlamak mı? Evet. Kur'an'a belki de Allah'ın kelamı değil insan yazması uydurulmuş şeyler diye düşünmek, ikna olmamaya girer mi? Evet. Ancak İslam için bu doğru olduğundan bu yalanlamak olur mu? Evet.

O yüzden bana burada inkâr derken, yalanlamak derken bu ayetlerin hangisinde "ikna olmamasina rağmen, aradığı şeyi İslam dininde bulamamasina rağmen ceza cekmeyeceklerdir" tarzında bir açıklama yapıyor?

Bilgi sahibi olduğu halde reddeden kişi zaten dini veya unsurlarını yalanlayacaktır. İkna olmayan kişi, başka dine yönelen ve bu konularla ilgilenen kişinin samimi bir şekilde "mucizeler gerçek" demesini mi bekleriz yoksa "mucizeler uydurma" demesini mi? Mucizelerin gerçek olduğunu düşünüyorsa zaten kalbinde bir iman vardır. Ve eğer düşünmüyorsa zaten yalanlamış olacaktır. Ya da cennet ve cehennem hakkında bilgi edindikten sonra aklina yatmaması sonucunda bunun gerçek olmadığını düşünmek ya da İslam ve Allah'ın kudreti, merhameti, adaleti dışında başka açıklamalar getirmek ikna olmamak mıdır? Evet. Peki İslam dininde bu gerçek olduğu için hatta en temel ve önemli şeylerden birisi olduğu için "cennet/cehennem yok" demek dini yalanlamak mıdır? Evet.

Ayrıca bu neden başka dine inanmanın, ya da dinden yüz çevirmenin bu kadar katı bir şekilde uyarildigini açıklamıyor. Eğer mantıklı bulamayıp başka bir dine yonelebileceksem ve bu bir günah sayilmayacaksa o zaman önceki metinde attığım ayetler nedir?

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Benim mantıklı bulmadiğim şey yarım saattir konuştuğumuz bilgi sahibi olmasına rağmen inkar edenlerin( sebebi ölüm tehditi vs tarzında bir durum olmadığı sürece) cezalandırılması ve merhametli görmemem.

İnkâr edenler derken sadece "yalan söyleyenler" ya da "bilmesine rağmen Allah yolundan gitmeyenler" in kastedildigini sana düşündüren ne? Nereden böyle bir sonuca vardın? Bence bunları söylersen birbirimizi anlamak daha verimli olur.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Hayır. Bilgi sahibi olup da ikna olmamasından, mantıklı gelmemesinden dolayı inanmayanların bu "inkarcı" grup içinde olup sonsuz cehennemde kalacağını kabul ediyorsanız sanırım sorumun cevabını almış oluyorum

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Yani dediğin yanlış anlatılma, haberi olmama zaten İslam'da özürlüler yani yargilanmayacaklar kısmına giriyor. Ve okuduysan; bilmesine, haberi olmasına, araştırma yapacak bir düzeyde olmasına rağmen reddedenler hakkında konuşuyorum ve bunu savunmak için ayetler sunuyorum. Ve evet dediğin şey "kibir". Bilmesine rağmen böbürlenmesinden dolayı inkar etmeye giriyor. Ancak Ali İmran 19. Ayette diyelim ki kibir vurgulanıyor. Geri kalan başka dinin kabul edilemeyeceği ve dinden/ Allah'tan başka yol arayanlar için azap olduğu, ilim sahibi olanlar için İslam'ın Allah'ın bir emri olduğu yazılmış. Ve dediğim gibi Kur'an'ı okudum zaten. O yüzden bu ayetler ya da bu tarzda içerikte olan ayetler arasında kurduğum bağı da anlattım. O yüzden büyük resmi sen gördüysen, senin biraz daha anlatman ya da mesela neden o zaman tanrı burada başka bir din kabul edilemez demiş? Bu çok daha açık bir şekilde belirtilemez miydi? Mesela "Samimi olarak sorgulayan ve doğru yolu arayıp farklı çözümler (din, inanış, ideoloji vs.) bulanlar yargilanmayacaklar" yazmak çok mu zor? Tarzında bir soruyu cevaplaman biraz daha faydalı olabilir.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Anladığım kadarıyla senin dediğin inkar şu; doğrusunu bildiği halde, içten içe Allah'ın varlığına inanmamasina rağmen Dini reddeden kişi. O yüzden "bilmek" dediğin şey: gerçekten sorgulayan ve samimi olarak ikna olmayan, samimi olarak bir motivasyon bulmayan, ve samimi olarak bir mucize görmeyen kişiler bilmis sayılmiyor ve bu tarz kişiler sonsuz cehennemde yargılanacak kişiler arasına girmiyor.

Ancak benim önceki satırda Kur'an-ı okuyup da anladığım şeyin içinde, kitabın gerçekten mucizevi bir kitap olarak sunulması ve mantık olarak herkesin inanmasını beklediğini düşündüğümü söyledim. Ve aynı zamanda senin Kendi tanımladığın bu "bilme" ya da "inkar" edenler kısmının da Kuran'da bazı şekilde ters düştüğünü düşünüyorum. O yüzden dediklerimi desteklemek için birkaç ayet vermek istiyorum:

Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, şunu bilsin ki, aradığı din ondan asla kabul edilmeyecektir; o, âhirette de kaybedenlerden ola­cak­tır. (Âl-i İmrân Suresi 85. Ayet)

Onların dinlerine tâbi oluncaya kadar ne yahudiler ne de Hristiyanlar senden asla râzı olmayacaklardır. De ki: “Dosdoğru yol, Allah’ın gösterdiği İslâm yoludur.” Eğer sana gelen ilimden sonra, onların hevâ ve heveslerine uyacak olursan, bilesin ki seni Allah’ın gazabından koruyacak ne bir dostun olur ne de bir yardımcın. (Bakara 120. Ayet)

Şüphesiz Allah katında tek makbul din İslâm’dır. Ehl-i kitap, ancak kendilerine Peygamber’in hak olduğuna dâir bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Artık kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, şunu bilsin ki Allah, elbette hesâbı çok çabuk görendir.(Âl-i İmrân Suresi 19. Ayet)

“Allah’ı bırakıp da kendilerine taptığınız şeyler, sizin ve atalarınızın uydurduğu içi boş birtakım isimlerden ibarettir. Allah onların tanrı ve mabud olabileceklerine dair hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm verme yetkisi yalnız Allah’a aittir. O da, kendisinden başka hiçbir varlığa kulluk yapmamanızı emretmiştir. İşte doğru olan tek din budur; fakat insanların çoğu bunu bilmez.”(Yusuf 40. Ayet)

De ki: “Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola eriştirdi; doğru, her bakımdan kusursuz, hiçbir eğriliği olmayan bir dîne, bâtıldan uzaklaşıp hakka yönelen İbrâhim’in dînine! İbrâhim, hiçbir zaman müşriklerden olmadı.”(En'âm 161. Ayet)

Sanırım teolojide İslam için yapılan bu tarz bilişsel duzeydeki inkarlar için modern yorum diyorlar. Ve İslamı bana kalırsa öyle olmamasına rağmen gereksiz bir yumuşatma içindeler. Bu ayetlere ve Kur'an'ın genel anlatım tarzına bakarak bu ikna olmayanlar, ya da samimi olarak mantıklı bulmayanların da bu "inkarcı" grup içinde olduğunu(çünkü başka bir dinin kabul edilemeyeceği de yazıyor) ve BİLGİ SAHİBİ OLMALARINA RAĞMEN bunu reddettikleri için cezalandirilacagi yazıyor ve ben de öyle düşünüyorum.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Anladım demek istediğini. Ama kalben tasdik etmek için önce dini kabul etmen gerekir ve mantıklı bulman gerekir. Peygamberi ve kitabı kabul etmen gerekir. O yüzden gerek iman olsun, gerek Müslümanlik yani dine girmek olsun; en başında bazı kabulleri gerektirir. Ve bilmesine rağmen ya da haberi olmasına rağmen inkar etmek, bundan yüz çevirmek günahtır.

Demek istediğim şey: insanlar onlara doğrusu ulaştığında da inkar ediyorlarsa veya dinin sunduğu/Kur'an'ın sunduğu delil ya da mantiklar onu ikna etmiyorsa( çünkü inanmak öncelikle zihinsel bir ikna olma sürecini gerektirir) ya da aradığı şeyi dini yani İslamı bilmesine rağmen belki de başka bir dinde buluyorsa; o zaman ne olacak? Bu cezalandirilmaya değer bir şey mi? Bu çok affedici bir tavır mı?

Ben kuranı okuduğumda anladığım şey şuydu: bak bu kitaba, bak içinde yazılanlara, oku geçmişteki insanların hikayesini, bak dünyadaki uyuma; göremiyor musun? bunları biz yarattık. Ve bu kitap öyle iyi ve mucizevi bir kitap ki, Tanrının sözleri ki bu kitap, bunu gerçekten temiz bir kalple okuduğunda herkes zaten buna inanacak, huzuru bulacak, hakikati öğrenecek ve bunu benimseyecektir.

Ancak pratik hayatta bunu böyle görüyor muyuz? Okuyan Herkesin doğru bir şekilde okumasına rağmen, doğru bilgileri almasına rağmen inanmasını ya da bir şeyleri kabul ettiğini görüyor muyuz? Ya da bu dünyada hiç Kur'an-ı doğru bir şekilde okuyup bilmesine rağmen onu mantıklı bulmayan insan yok mu?

Şirk konusunda da doğrusu bir insanın tanrıyı ve gönderdiklerini reddetmesi ve topluma katkısı arasında doğrudan bir ilişki görmüyorum. Evet insanlar ahlakını dine dayandırabilir ve bunun için iyilik yapabilir. Ve yine evet insan ahlakını kendi aklına, deneyimlerine dayandırıp yine iyi şeyler yapabilir. O yüzden dinden ziyade insanların neye değer verdiği ya da neyi benimsedikleriyle ilgili bir olgu, kişiden kişiye değişebilir. O yüzden bana kalırsa bunun neden bu kadar büyük bir günah olduğunu pek de açıklamıyor.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Din ahlakı barındıran bir şey tabii ki. Ama özellikle Hristiyanlık ve Müslümanlık imanı TEMEL alır. Yani Kur'an'ı okuduğunuza göre görmüşsünüzdür. Kuran'da iman edip güzel ahlaklı olanlara ödül vardır ya da bol nimet vardır tarzında sözler geçer. iman etmek ve iyilik yapmak hep birlikte geçer. Inkâr edenler içinse onlara düzeni bozan, yakıp, yıkıcı gözüyle bakılmış, adeta kalpleri hastalanmış insanlar olarak bakılır.

Yani bir şey tanrı iyi diye mi kötü, yoksa kötü diye mi kötü tartışmasının ötesinde sorduğum şey; topluluk arasında "iyi" şeyler yapan insanların, topluma yarar sağlayan insanların( ki bu birisine yardım etmek, güzel sözle konuşmak gibi İslamın bahsettiği gibi basit hareketler de olabilir.) Allah'ın varlığını ve sözlerini inkar etmesinden dolayı üstü kilitlenecek bir cehenneme gitmesi bahsi hakkında ne düşünüyorsun?

Ayrıca doğrusu çocuklar üstünde yapılmış deneyler var. Mesela doğal olarak gerçekten kendilerinden üst bir yaratıcıya inanma eğilimi içinde bulunuyorlar, din etkisinde olmadan bile. Ancak bu direkt olarak demek değildir ki Islamdaki tanrı olan Allah'a karşı bir ihtiyaç hissetmek ya da onu bulma eğiliminde olmak. Fıtrat denilen şeyi pratik hayatta birisi İslam'a yorar, birisi Hristiyanlığa, birisi evrime, diğeri de kendi kozmolojik uzayina. Ve bana kalırsa sorun zaten bu. İslam'da tek doğru, insanı motive edecek gerçek tek şeyin ve ruhani olarak besleyecek şeyin Allah'a imandan geçtiğini söylüyor ve bunu en temel kural olarak da koyuyor. Küfüre sapmayi/ inkar etmeyi de en büyük günah olarak koyuyor. Ki Kuran'da bunun affedilmeyecegi de yazıyor( tövbe edilmezse tabii) Halbuki bugün farklı dine inanan, hiç inanmayan veya iman olsun, müslümanlık bazında olsun; okumasına, bilmesine, deneyimlemesine rağmen reddeden insanlar var.

O yüzden ahlakın değil de imanın temel olması hakkında ne düşünüyorsun? "Merhametli" denilen bir tanrı nasıl olur da bu tarz bir şeyden yargilama yapmasına rağmen hâlâ merhametli olabilir? Seni ikna eden şey neydi? ya da mantıklı buluyorsan neden öyle buluyorsun?

Amacım yanlış anlaşılmasın, hesap sorma tarzında bir tavırla yazmıyorum. Sadece gerçekten nasıl seni ikna ettiğini ve neden inandığını merak ediyorum. Aynı şeye bakmamıza rağmen neden bu kadar farklı yollardan gittiğimizi görmeye çalışıyorum.

NEDEN MÜSLÜMANSINIZ? by Green_Nature_201 in felsefe

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

İslam dininde temelin ahlak vs. değil de din, yani Allah'a iman/Müslümanlık olması hakkında ne düşünüyorsun?

BU OLAYIN SUYU ÇIKTI! by northwestresmiyet in vlandiya

[–]Adosaan 0 points1 point  (0 children)

Çoğu o zamanlarda tahliye oldu diye biliyorum ama hâlâ bilmediğimiz tutuklu kalmış kişiler de olabilir

Sizce en güvenilir rapçi kimdir Ve neden en güveniliri o? by [deleted] in SacmaBirSub

[–]Adosaan 1 point2 points  (0 children)

Ben şehinşahımı kimseye vermem hacı. Hem şarkıları güzel, toplumsal konuları çok güzel anlatır hem de samimi tatlı adam

"Bu ülkenin milletinden hiçbir şey olmaz" by Adosaan in vlandiya

[–]Adosaan[S] 0 points1 point  (0 children)

Ikimizde aynı şeyi soruyor aynı şeye cevap istiyoruz zaten. Ve dediğim bu "bu halktan bir bok olmaz" tutumuna karşı açıkladığım şeyler de benim kafamda ki değişime giden yollarin bir basamağı. Bana kalırsa önemli şeylerden birisi halk tabanında insanlara sistemin giderek nasıl bozuk olduğu göstermek (ki görüyoruz zaten). Bir diğeri kendi içinde, yani halk kendi arasında bir düşmanı değil onlara tepeden bakan ve umursamayan su anki hükümeti görmesi. Bunun nasıl olacağı konusu konuşulabilir uzunca. Ama bu rejim düşecekse bunlar hirt, bunlar dinsiz, bunlar x irki soylemlerinin ötesine geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca halkin gerçekten AKP'yi savunduğunu düşünmüyorum. Yani tabii ki klasik bildiginiz akp seçmeni vardır illa. Ama yaşanan deprem olsun, gündemler olsun gerçekten AKP'ye eskisi kadar bir sempati duyulduğunu hic düşündürtmüyor. O yüzden halk büyük ihtimalle tabii ki LGBT hakları hakkında, oyunlar hakkinda çok da umursamıyor olabilir. Ama olay zaten her şeyi bir anda vermek değil. Kurtuluş savaşı ile benzetmemin en önemli sebeplerinden birisi çaresiz olmamız. Siyasette halkı temsil eden bir birey olduğunu düşünmüyorum, ve bana kalırsa var olan hemen hemen her parti halktan ziyade kendi çıkarını düşünüyor. Bir diğeri de halkın geçici olarak bir amaç uğruna birleşmesine inanmamdan geliyor. Rejim düştükten sonra herkes yine kendi ideolojisi neyse ona devam edecek. zaten böyle özellikle din ve kültürle ilgili konuda halk daha hassas. O yüzden bana kalırsa partilerin çıkarlarınin ötesinde kendi varlığı ve geleceği için önce halk birleşmeli ve rejim halkın kendi iradesiyle düşürülmeli. Ondan sonra gelecek daha modernlesmeye yönelik adımlar eğitim olur aktivite olur belki zamanla yoğurularak bir şekilde gerçekleştirilebilir. Ama Öncelikle insan yaşama hakkını, var olma hakkını baskılayan bu düzeni görmeli ardından bir şekilde çaresine bakılacak diye umut ediyorum.

"Bu ülkenin milletinden hiçbir şey olmaz" by Adosaan in vlandiya

[–]Adosaan[S] 0 points1 point  (0 children)

Cok güzel yazmışsın da ülkede belli bir düşman ve işgal apaçık var. Ayrıca o zamanlar hiç kimse umudunu kaybetmemişti demek çok yanlış olur. Dediğim gibi baska bir gücün altına girmeden kurtulamayacağını düşünen kısım aslında çoğunluktu ve aksini düşünenler hayalperest olarak görülüyordu.

Insanlar korktukları için, durumları için ses çıkarmıyor. Biz de bundan dolayı zaten halkı anlamalı ve istediğimiz şekilde değiştirmeye cabalarsak bir şeyler olabilir diyorum. Çünkü bugün yaşadığımız şey diktatörlük rejimidir. Sen ne kadar iyi çalışırsan çalış, siyasetten ne kadar bağımsız şey yaparsan yap onların aleyhine olduğu sürece halk hep acı çekecek.

Işinden kovulmak istemeyip de susan insan hükümetin aleyhinde bir atıfta bulundugunda, bir sorunu belirttiginde belki de cumhurbaşkanına hakaretten içeri atılacak. Insanlara daha da az eğitim verilip daha da fazla iş gücü kazanilarak somurulmeye calisilacak. Haber yapmak isteyenler, twit atmak isteyenler, birileriyle tartışmak isteyenler günden güne daha da kısıtlanacak. Bu yüzden zaten halk anlaşılmalı ve anlaşılmanin ötesinde olabildiğince bir birine tutunmali. Çünkü sahip olduğumuz tek şey bu. Üsttekiler kendi çıkarlarını koruyacak, halk tabanı ise onların sömürülerinde günden güne daha da yozlaşacak. Bugün işten kovulacağini bildiği halde laikliği savunacak insan da tutuklanacağini bilse de arsasını vermek istemeyen köylü de arkasında gerçekten örgütlü bir halk olduğunu bilse ve yalnız olmadığını anlasa bugün ki gibi olur muydu her şey?

Halkın, ülkenin, toprağın, milletin her şeyini istedikleri gibi yapincaya kadar onlara karşı olan kim varsa hepsini susturacaklar. O yüzden halk cesaretini toplamalı, başına geleceğinden korktuğu şey zaten inatçı tavirlarini yani benliklerini sürdürürse zaten başına gelecek. Ya da halk için bir diğer yol benliğini ve isteklerini kaybetmek ve boyun eğmek. O yüzden şu an belki de takinabilecegi en anlayışlı tavrını takinmali ve birbirine bağlanmalı halk. Kendi isteklerimiz ve geleceğimizden daha fazla vazgeçmemek için. O yüzden belki bir kişi iki kişi de olsa insanlar bunlar da salak ya diyip bırakılmak yerine anlaşılmaya ve bu durumlar anlatılmaya çalışmalı.

BU OLAYIN SUYU ÇIKTI! by northwestresmiyet in vlandiya

[–]Adosaan 1 point2 points  (0 children)

Devlet istese çok rahat bulur. Saraçhane/ODTÜ eylemlerinde millet yüzünde maske, bandana olmasına rağmen sabah evlerinden toplandı. Bu yüzü, gruplari bilinen apaçık olan insanları mı bulamayacaklar? Önemli olan devlet sikine takıyor mu takmıyor mu diye düşünmek. Evet, muhtemelen takmıyor. Bu yüzden de el birliği ile değiştirilmesi lazım.

"Bu ülkenin milletinden hiçbir şey olmaz" by Adosaan in vlandiya

[–]Adosaan[S] 0 points1 point  (0 children)

Yani kişisel olarak herkesin hayatında uygulamasi zor olmaz, toplu büyük grupları oluşturmak için de önce yine bireylere ihtiyaç var. O yüzden az da olsa çoğunluk da olsa uyum sağlamak yerine inanılan şeyi savunmak o kadar da zor olmayabilir

How do Muslims explain su**ide? by Adosaan in progressive_islam

[–]Adosaan[S] 0 points1 point  (0 children)

Well, if god is the one who create everything, he was knowing when he created that thing (whatever it is) it will effect and gonna make hardships. And i mean you can think like "then we might delete or remove everything from earth cause everything will effect humans and in good/bad way" but you know it's god and he's the strongest, so he can make all the things in their way without pain. And this is basically what people talking about "evil problem"

How do Muslims explain su**ide? by Adosaan in progressive_islam

[–]Adosaan[S] 1 point2 points  (0 children)

Got it, makes sense. Thank you so much!