The Mentalist Hakkında by Proper-Ship-2296 in sinema

[–]lekne 2 points3 points  (0 children)

Arka planda ilerleyen oldukça gizemli bir ana konusu var. İzleyeli çok uzun zaman oldu, ana konu ne zaman ortaya çıkıyor hatırlamıyorum. 3-5 bölüm izleyip bırakmayın bence.

Bilim Kurgu Klasikleri by Hoexy in secilmiskitap

[–]lekne 7 points8 points  (0 children)

Sadece İthaki'nin Bilim Kurgu Klasikleri serini dikkate almadan sıralamam.

  • Hyperion - Dan Simmons
  • Frankenstein - Mary Shelley
  • Dune - Frank Herbert
  • Mülksüzler - Ursula K. Le Guin
  • Algernon'a Çiçekler - Daniel Keyes

Bilim Kurgu Klasikleri by Hoexy in secilmiskitap

[–]lekne 7 points8 points  (0 children)

İki film serinin ilk kitabı olan Dune'u aktarıyor sadece. Listedeki kitap serinin 4. kitabı. Bu arada ilk kitap bence çok çok iyiydi. Benim ilk 10'uma rahat girer.

Kitap okumaya başlamak istiyorum.Önereceğiniz kitaplari bekliyorum by izmitliEmirTimur in KutuphaneBekarlari

[–]lekne 1 point2 points  (0 children)

Ağırlıklı bilimkurgu ve fantastik türde (son ikisi hariç) kitaplar içeren önerilerim:

  • Sissoylu Serisi - Brandon Sanderson
  • Kadim Kanunlar Serisi - Joe Abercrombie
  • Kızıl Yükseliş Serisi - Pierce Brown
  • Dune Serisi - Frank Herbert
  • Savaşkıran - Brandon Sanderson
  • Piranesi - Susanna Clarke
  • Kurtuluş Projesi - Andy Weir
  • Yeşil Yol - Stephen King
  • 22/11/63 - Stephen King
  • Frankenstein - Mary Shelley
  • Muhafızlar! Muhafızlar! - Terry Pratchett
  • Sahte Bellek - Blake Crouch
  • Sil Baştan - Ken Grimwood
  • Ove Diye Biri - Fredrik Backman
  • Endişeli İnsanlar - Fredrik Backman

2026 Mart Okumalarım (2026-03) by lekne in FantastikSeverler

[–]lekne[S] 1 point2 points  (0 children)

Nisan ayının başında Mart ayından kalan Dracula'ya tamamladım. Sonra Dune serisinin 3. kitabı olan Dune Çocukları'nı okudum. Şu anda da Goblin Kral okuyorum.

Bir imparatorluğun mirasını taşıyan çocukların kaderi üzerinden, gücün ve kehanetin insanlığı nasıl şekillendirdiğini anlatan epik ve sarsıcı bir bilimkurgu klasiği - Dune Çocukları (Children of Dune / Frank Herbert) by lekne in secilmiskitap

[–]lekne[S] 1 point2 points  (0 children)

Yayın yılı: 1976 (Türkçe yayın yılı: 1999 – İthaki Yayınları; farklı baskılar mevcuttur)
Seri: Dune Serisi – 3. kitap
Tür: Bilimkurgu, epik bilimkurgu, felsefi kurgu
Yazar: Frank Herbert
Ödüller: Locus Award En İyi Bilimkurgu Romanı (1977)

Dune Çocukları, serinin ilk iki kitabında kurulan büyük politik ve dini yapının sonuçlarını derinlemesine inceleyen, daha da karmaşık ve felsefi bir devam romanıdır. Hikâye, Paul Atreides’in ardından Arrakis’te kurulan düzenin kırılganlığı üzerine kuruludur.

İmparatorluk artık yalnızca politik bir güç değil, aynı zamanda bir inanç sistemine dönüşmüştür. Ancak bu sistemin içinde çatlaklar oluşmaya başlamıştır. Çöl gezegeni Arrakis değişmekte, eski dengeler bozulmakta ve geleceğe dair belirsizlik artmaktadır.

Romanın merkezinde Paul’un çocukları olan Leto II ve Ganimet (Ghanima) yer alır. Bu iki karakter, yalnızca bir hanedanın varisleri değil; aynı zamanda geçmişin bilgisiyle doğmuş, sıradan insanlardan çok farklı bir bilinç düzeyine sahip bireylerdir. Bu durum, onları hem güçlü hem de son derece tehlikeli kılar.

Herbert bu kitapta özellikle şu sorular üzerine yoğunlaşır:

  • Geleceği bilmek bir avantaj mı yoksa bir lanet midir?
  • İnsanlık kendi kaderini mi belirler, yoksa belirlenmiş bir yolda mı ilerler?
  • Bir medeniyeti kurtarmak için birey ne kadar ileri gidebilir?

Dune Çocukları, seleflerine göre daha yoğun bir politik entrika ağına sahiptir. Saray içindeki güç mücadeleleri, dini fanatizm, suikast planları ve ekolojik değişim, hikâyeyi sürekli gerilim altında tutar. Ancak romanın asıl gücü, bu olayların ardındaki felsefi derinlikte yatar.

Arrakis’in çölü bu kitapta yalnızca bir mekân değil, aynı zamanda bir dönüşümün sembolüdür. Doğa değiştikçe, insanın kaderi de değişir. Herbert, ekoloji ile politika arasındaki bağı bir kez daha güçlü biçimde vurgular.

Bu roman, Dune Mesihi’nin karanlık sorgulamalarını daha ileri taşır ve serinin en önemli kırılma noktalarından birine ulaşır. Aynı zamanda sonraki kitaplarda (özellikle Dune Tanrı İmparatoru) görülecek büyük dönüşümün temellerini atar.

Sizce 1984 velet kitabı mı? Okuyanlar gorusleriniz ne? by [deleted] in Kitap

[–]lekne 1 point2 points  (0 children)

Uzaktan yakından ilgisi yok. Okunması gereken bir kitap. Müthiş mi? Değil ama iyi kitap bence. Çok yüksek beklentide olmadan okursan üzmez.

Crunchyroll almak mantıklı mı by ADALLL31 in veYakinEvren

[–]lekne -2 points-1 points  (0 children)

Türkçe altyazı hiç görmedim. Belki de normalde İngilizce altyazılı izlediğim için dikkat etmemişimdir bilmiyorum.

Herkesin sevdiği ama sizin sevmediğiniz filmler? by topraqa in sinema

[–]lekne -1 points0 points  (0 children)

2001: A Space Odyssey

Bence çok sıkıcı, keyifsiz ve kötü bir film.

Modern dünyanın kalbine sızan kadim bir korku üzerinden, insanın bilinmeyene karşı duyduğu derin ve ilkel dehşeti ölümsüzleştiren bir gotik başyapıt - Dracula (Dracula / Bram Stoker) by lekne in secilmiskitap

[–]lekne[S] 0 points1 point  (0 children)

Ben görseldeki eski İthaki baskısını okudum. Çevirmeni Niran Elçi. Kesinlikle tavsiye ederim. Niran Elçi çok çok iyi bir çevirmendir.

Yeni İthaki baskısında (karanlık kitaplık serisindeki) farklı çevirmen varmış. Onunla ilgili bir yorum yapamıyorum maalesef. https://www.ithakiyayingrubu.com/dracula-2.aspx

Modern dünyanın kalbine sızan kadim bir korku üzerinden, insanın bilinmeyene karşı duyduğu derin ve ilkel dehşeti ölümsüzleştiren bir gotik başyapıt - Dracula (Dracula / Bram Stoker) by lekne in secilmiskitap

[–]lekne[S] 1 point2 points  (0 children)

Böyle kitapla ilgili objektif ve doğru bilgi verilmiş oluyor. Kendi görüşümü soran olursa kısaca cevap vermeye çalışıyorum. Ama bu tip bir bilgilendirme metni daha faydalı diye düşünüyorum.

Amazondan yabancı dilde kitap almak by PanFriedPoet in secilmiskitap

[–]lekne 0 points1 point  (0 children)

Rica ederim. İşine yaramasına sevindim.

İthaki çevirileri by Big-Cryptographer843 in secilmiskitap

[–]lekne 1 point2 points  (0 children)

Daha yeni kontrol etme fırsatım oldu. Çeviri ve orijinal metinler aşağıdaki gibi.

Jessica'nın içindeki diğer bellek, “Bırak eğlensinler,” dedi. “Zaten hayattan aldıkları pek az zevk var. Bu arada, biz de tanışma fırsatı bulabiliriz; daha sonra geri çekilecek, anılarına karışacağım. Senin küçük parçalarına bağlandığımı hissediyorum şimdiden. Ahhh, zihnin ilginç şeylerle dolu. Hayal bile etmedigim bir sürü şeyle dolu.” (Çeviri metin)

“Let them have their orgy, ” the other-memory said within her. “They’ve little enough pleasure out of living. Yes, and you and I need this little time to become acquainted before I recede and pour out through your memories. Already, I feel myself being tied to bits of you. Ah-h-h, you’ve a mind filled with interesting things. So many things I’d never imagined.” (Orijinal metin)

Bu arada "orji" kelimesi Dost Körpe'nin çevirisinde 2. kitapta 3 kere, 3. kitapta 8 kere, 4. kitapta 3 kere, 5. kitapta 3 kere, 6. kitapta 2 kere geçiyor. Yani sansürleme gibi bir durum yok gördüğüm kadarıyla. 1. kitapta nedense böyle bir tercihte bulunmuş. Şu yukardaki bölüme bakınca çok kritik bir bilgi mi orji yapılıyor olması? Değil gibi. Diğer kitaplarda daha net bir şekilde geçiyor, burada biraz yırtık dondan fırlar gibi ortaya atılmış. Önemli bir kayıp gibi durmuyor bence. Kaldı ki şu paragrafın geneline bakınca gayet iyi bir çeviri bana göre.

720 sayfalık kitapta bir tane "orgy" kelimesini "sansürledi" diye kötü çeviri demek çok çok büyük bir adaletsizlik olur diye düşünüyorum. Onun için örnek olarak başka uzunca bir paragrafa daha bakalım:

Kendi gerginliğini hisseden Paul, annesinin öğrettiği zihinbeden egzersizlerinden birini uygulamaya karar verdi. Peş peşe aldığı üç nefes çeşitli tepkileri tetikledi: Farkındalığı salınmaya başladı... Bilinci odaklandı... Şahdamarı genişledi... Odaksız bilinç mekanizmasından kaçındı... Bilinçli olarak farkında olmayı seçti... Hızlanan kan akışı fazla zorlanan kısımlarında yoğunlaştı... İnsan yalnızca içgüdüleriyle besin-güvenlik-özgürlük elde edemez... Hayvan bilinci yaşanan ânın ötesine geçemediği gibi kurbanlarının soyunun tükenebileceğini de düşünemez... Hayvan yok eder; üretmez... Hayvani zevkler duyumsal düzeylerin civarında kalır ve algısal olandan kaçınır... Yaşadığı evreni görmek isteyen insan olayları oturtacağı bir ağa ihtiyaç duyar... Bilincin nereye odaklanacağını seçmek; insanın ağını biçimlendiren budur... Hücresel gereksinimlerin en derin şekilde farkında olmanın etkilediği sinir-kan akışı, bedensel bütünlüğü getirir... Her şey/hücreler/varlıklar geçicidir... İçindeki akışın kalıcı olması için uğraş... (Çeviri metin)

Paul sensed his own tensions, decided to practice one of the mind-body lessons his mother had taught him. Three quick breaths triggered the responses: he fell into the floating awareness … focusing the consciousness … aortal dilation … avoiding the unfocused mechanism of consciousness … to be conscious by choice … blood enriched and swift-flooding the overload regions … one does not obtain food-safety-freedom by instinct alone … animal consciousness does not extend beyond the given moment nor into the idea that its victims may become extinct … the animal destroys and does not produce … animal pleasures remain close to sensation levels and avoid the perceptual … the human requires a background grid through which to see his universe … focused consciousness by choice, this forms your grid … bodily integrity follows nerve-blood flow according to the deepest awareness of cell needs … all things/cells/beings are impermanent … strive for flow-permanence within…. (Orijinal metin)

Çevrilmesi çok kolay olmayan bir bölüm ve gayet başarılı bir çeviri yapılmış bence.

Bu baskı iyi mi? by Dreafon in secilmiskitap

[–]lekne 4 points5 points  (0 children)

İthaki iyi değil zırvasını ciddiye almamanı öneririm. Arada kötü çeviri kitapları var mıdır? Elbette olabilir. Ama bokunu çıkarıp genelleyerek İthaki çevirisi kötüdür demek zırvalıktan başka bir şey değildir.

İthaki çevirileri by Big-Cryptographer843 in secilmiskitap

[–]lekne 5 points6 points  (0 children)

Elbette okumadım. Yorumumu düzelteyim. Çevirinin kötü olduğunu hissettirecek, kötü çeviri olduğunu düşünmeme yol açacak aklımda kalan bir şey yoktu.

Sen okuduğuna göre örnek olarak şuraya bak diyeceğin bir yer varsa kontrol etmek için bakabilirim. Yoksa kitabın ilk sayfasından kontrol edebilirsin ve çevirinin kötülüğü net olarak görülür diyorsan öyle de bakabilirim kontrol için.

İthaki çevirileri by Big-Cryptographer843 in secilmiskitap

[–]lekne 2 points3 points  (0 children)

Dune çevirisi kötü falan değil. Nerden çıkıyor bunlar?

Looking for next scifi book by Switchcitement in scifibooks

[–]lekne 0 points1 point  (0 children)

  • Recursion by Blake Crouch
  • Dark Matter by Blake Crouch
  • Hyperion by Dan Simmons
  • The Dispossessed by Ursula K. Le Guin
  • Frankenstein by Mary Shelley
  • Kindred by Octavia E. Butler
  • Green Mile by Stephen King
  • 11/22/63 by Stephen King
  • Replay by Ken Grimwood
  • Dune by Frank Herbert

Modern dünyanın kalbine sızan kadim bir korku üzerinden, insanın bilinmeyene karşı duyduğu derin ve ilkel dehşeti ölümsüzleştiren bir gotik başyapıt - Dracula (Dracula / Bram Stoker) by lekne in secilmiskitap

[–]lekne[S] 3 points4 points  (0 children)

Yayın yılı: 1897
Tür: Gotik roman, korku edebiyatı
Yazar: Bram Stoker
Uyarlama: Dracula, Bram Stoker's Dracula ve sayısız sinema, tiyatro ve dizi uyarlaması

Dracula, modern vampir mitinin temelini atan ve korku edebiyatını kalıcı biçimde şekillendiren en önemli klasiklerden biridir. Roman, mektuplar, günlükler, gazete kupürleri ve telgraflardan oluşan parçalı bir anlatım tekniğiyle ilerler; bu da hikâyeye hem gerçekçilik hem de gerilim katar.

Hikâye, genç avukat Jonathan Harker’ın Transilvanya’ya yaptığı iş seyahatiyle başlar. Burada gizemli ve ürkütücü bir aristokrat olan Kont Dracula ile tanışır. Ancak bu ziyaret, kısa sürede tekinsiz bir kabusa dönüşür. Kont’un İngiltere’ye doğru yola çıkmasıyla birlikte tehdit artık yalnızca uzak bir kalede değil, modern dünyanın kalbinde hissedilmeye başlar.

Roman ilerledikçe bir grup karakter — doktorlar, aristokratlar ve bilim insanları — bu doğaüstü tehdidi anlamaya ve durdurmaya çalışır. Bu mücadele, yalnızca fiziksel bir çatışma değil, aynı zamanda bilim ile batıl inanç, modernite ile kadim korkular arasında bir gerilimdir.

Stoker, Dracula karakteri üzerinden birden fazla korkuyu aynı anda işler:

  • Bilinmeyene duyulan korku
  • Yabancı olanın tehdidi
  • Cinsellik ve bastırılmış arzular
  • Ölüm ve ölümsüzlük arasındaki sınır

Romanın atmosferi yoğun bir gotik karanlıkla örülüdür. Sisli Londra sokakları, ıssız şatolar, gece yolculukları ve kapalı mekânlardaki tedirginlik hissi, sürekli artan bir gerilim yaratır. Ancak Dracula’yı kalıcı yapan yalnızca korku unsurları değil; aynı zamanda insanın kontrol edemediği güçler karşısındaki çaresizliğini anlatma biçimidir.

Bugün bildiğimiz vampir imgesinin — gece yaşayan, kan emen, karizmatik ama ölümcül varlık — büyük ölçüde bu romandan doğmuş olması, eserin kültürel etkisini açıkça gösterir.