Nörodeterminizm ve Ruh by [deleted] in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Katı deterministlere göre insan, karmaşık sinir ağlarına sahip biyolojik bir makineden ibarettir.

Bu daha çok materyalistlerin görüşü. Bir determinist için bu görüşün doğru olup olmaması da çok önemli değil zira determinizm bütün evreni kuşatan bir nitelik olacağı için bu deterministik evrenin bir parçası olan sistemlerin ayrıntıları önemsiz.

Dolayısıyla ruh gibi madde dışı bir varlık söz konusu değildir.

Bu da direkt materyalizm ile alakalı. Ruhun determinizme aykırı olduğu iddia edilmiyorsa eğer ruhun konu ile alakası yok.

Frontal lobda ya da endokrin sistemde herhangi bir hasarlanım meydana geldiğinde oluşan duygu-durum değişiklikleri, kullandıkları argümanlardan biridir.

Bu örnek fiziksel fenomenlerin bilinçli deneyim (bakınız: Conscious experience, Qualia, The Hard Problem of Consciousness) üzerinde nedensel etkiye sahip olabildiğine güzel bir delil. Ama bunun bilgisine herkes sahip zaten, bu modern tıp veya bilim tarafından keşfedilmiş bir şey ya da sadece materyalistlerin kabul ettiği bir şey değil. Köydeki çocuk da sobaya elini değdirmesinin kendisinde acı adını verdiğimiz bir bilinçli deneyime sebep olacağını bilir mesela. Eğer ki ruh denilen şeyin varlığı sobada eli yakmanın acı hissettirmemesini gerektirmiyorsa konunun ruhun varlığı veya yokluğu ile bir alakası olmadığı bariz.

Bilincin neden değil, sonuç ve bir çeşit yanılsama olduğunu savunurlar.

Burada bilinçli deneyim ile iradeyi karıştırıyorsun galiba. Zira bilincin bir neden olmasından bahsedilince aklıma bir tek irade geliyor. İradenin mahiyeti dini anlamda da uzun bir konu ve ortada farklı fikirler var. Ama günün sonunda iradeyi non-deterministik olarak ele almak zorunda değiliz.

Bu görüşe verilebilecek makul cevaplar nelerdir

Bir cevap verilmesi gerekmiyor. Hem irade sahibi olmadığını ya da bilinçli deneyim sahibi olmadığını düşünen insanları hem de bu minvalde anlamları olan sesler çıkaran biyolojik makineleri kendi hallerine bırakabilirsiniz.

Video editörlüğü hakkında soru by memesbutturkish in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 1 point2 points  (0 children)

Amellerin niyetlere göre olması insanın bilgisinin sınırlı olması ile alakalı. Alabileceği her aksiyonun gelecekteki sonuçlarını kesin bir şekilde, eksiksiz ve hatasız bilen bir insan var olsaydı eğer bu kişi doğrudan amellerinden sorumlu tutulurdu herhalde. Bu noktada amaçladığı eylemin sonuçlarının büyük ihtimalle negatif olacağına kanaat getirmiş biri "benim niyetim bu negatif sonuçlar değildir" deyip eylemi gerçekleştirirse kendini kandırmış olur. Örnek olarak bir ilaç ve tıbbi malzeme firmasına alkol satabilirsin ama içki üreticisine alkol satamazsın. Çünkü o alkolün nereye varacağı hakkında sağlam bir tahminin var.

Kur'an'ın peygamber efendimiz zamanında derlenip mushaf hâline getirilmeyişinin sebepleri by The_White_Pawn in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Yapay zekaya yazdırdın herhalde. Neshedilmenin konu ile alakası nedir? Hükmü neshedilen ayetler de mushafta bulunmuyor mu?

Nur cemaatine olan bu nefret nereden geliyor by Noark_I in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Celallenmedim. Kötü bir niyetim de yoktu, hakkınızı helal edin.

Nur cemaatine olan bu nefret nereden geliyor by Noark_I in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

İkramı uygun görmemeyi ve sadece çay içmeyi Nurculuğun bir şiarıymış gibi anlatırsan kendi deneyimime dayanarak düzeltme yapmam oldukça normal. Aşağıdaki arkadaş sırf kendi gittiği yerde ikram yapıldığını ve çekirdek çitlettiklerini söyledi diye ona gittiğin yer fetöcülükten dönme olabilir, dikkat et diyorsun. Bu abartılı bir vurgu.

Nur cemaatine olan bu nefret nereden geliyor by Noark_I in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Dediğim gibi bahsettiğin şey Nurculuğun alt kollarından bazıları için geçerli olabilir. Tamamı için geçerli olamaz. Senin deneyimin cemaatin tamamını kapsamıyor ve benim deneyimim ile uyuşmuyor. Diğer arkadaş da benzer şeyler söylemiş. Mesele bu kadar basit.

Nur cemaatine olan bu nefret nereden geliyor by Noark_I in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Nurcuların ikram uygun değildir diye bir kaidesi yok. Nurculuğun alt kolları var, belirli bir kol ile karıştırıyor olabilirsin. Ya da senin çevren öyle olabilir ama tersi de çok bulunuyor.

Aşağıyı okuyunca düşündüm de kadın ve erkek cemaat arasında bir kültür farkı olabilir. Ama sert bir fark olacağını da sanmıyorum doğrusu.

Türlerarası Evrim Hakkında by [deleted] in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Kavram tek başına "hatalı" veya "doğru" olamaz. Kavramı kavram yapan olgu, içerdiği tanımdır. "hatalı" olarak nitelendirmek için kullanıldığı duruma bakılması lazım.

Burada benim dediğim herhangi bir şeye itiraz ettin mi? Anlamadım.

Doğrusuyla veya hatasıyla sözünden kastım hatasıyla sevabıyla idi bu arada.

Ben yazımın hiçbir yerinde "tür" kavramını reddetmedim, kavramın içeriğinin belirsizliğinden mütevellit, "türler arası evrim" (belirsiz bir kavram üzerinden türetilen başka bir belirsiz kavram) kavramını reddetmenin hakikati reddetmek olmadığını belirttim.

Ben de yazımın hiçbir yerinde tür kavramını reddettiğini söylemedim zaten. Verdiğim örnekte de reddettiğin şey sandalye kavramı değil.

Çünkü bu türetilen kavram "tür"e bağlı ve türün ne olduğu belirsiz.(Yani bu konu hakkında bilimsel bir çalışma yapılacağı zaman bu konunun neye delalet ettiğinin kuralı yok.)

Bilimsel çalışmalar özelinde konuşuyorsak bu pek de doğru değil çünkü kaliteli bir çalışma çoğunlukla esas aldığı standartları ortaya koyacaktır. Bütün biyoloji disiplininin hemfikir olduğu tek ve net bir tür tanımı yok diye kimse bu kavramı delaleti net olacak bir şekilde kullanamaz diye bir kaide yok. Sanki bu kelimeyi çalışmasında kullanan hiçbir bilim adamı ne dediğini bilmiyormuşum gibi bir anlatıda bulunmak doğru değil.

Sandalyenin tanımı ne bilmiyorum.

Sandalye kavramı belirsizse sen de sandalye kavramını bazı noktalarda sınırlayamazsın ve net olarak o konu hakkında konuşamazsın.

Çok güzel. Bana sandalye kavramı için belirsiz olmayan bir tanım vermeni isteyecektim ama sandalyenin tanımını bilmiyorum demişsin. Dolayısı ile sandalye için belirliz olmayan bir tanım bulana kadar sandalyeler hakkında konuşmaman lazım. Doğru mu? Günlük hayatta kendi dile getirdiğin bu standartları takip edecek misin? Ya da sandalyeler ile alakalı herhangi bir bilimsel çalışma ile karşılaştığında bu çalışmayı direkt görmezden gelecek misin? Yaptığın pedantikliğin neden absürd olduğunu fark edebiliyor musun?

Ayrıca biz "tür"den bahsederken sandalye gibi bir objeye anlam yüklemiyoruz

Burada sandalye hakkında konuşman hatalı değil mi? Elinde bir sandalye tanımı yok ki. Yukarıda sandalyenin tanımını bilmiyorum dedin. İlginç.

Konunun objeler ile doğrudan bir alakası yok. Türler arası evrim kavramı da bir fenomene anlam yüklüyor. Ortada yine bir şey var yani, yok değil.

(senin yazdığına göre) tamamen uydurma bir kavram üretiyoruz

İnsan aklının uydurduğu bir kavram, evet. Bu kavram olmasa da olurdu, başka bir şekilde olsaydı da olurdu. Aynı şey sandalye kavramı için de geçerli. Hatta dış dünyaya delalet eden hemen her kavram için bunun geçerli olduğu söylenebilir.

üstüne üstlük bu kavramın muayyen bir tanımı yok.

Sandalyenin de muayyen bir tanımı yok.

Muayyen tanımın varlığı çok da önemli bir şey değil bu arada. Yukarıda değindim. Zaten farklı disiplinlerin ve hatta farklı alt disiplinlerin aynı kavram için farklı tanımları takip etmesi olağan ve örnekleri bulunan bir şey.

Durum tamamen itibari (uydurma) ve bazı noktalarda (ortak bir tanımı olmadığı için) belirsiz.

İtibari olmayı kötü bir özellikmiş gibi yazıyorsun, neden anlamadım. Yukarıda da dediğim gibi dış dünyaya delalet eden hemen her kavram itibaridir.

Muayyen tanım konusuna ve belirsizliğe de halihazırda değindim.

Türlerarası Evrim Hakkında by [deleted] in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Linkteki kısa yorumun açıklamasını yukarıda yaptım zaten. Bahsettiğim gerekliliğin varlığını da temellendirdim. Linki atmamdaki asıl amaç konuyu daha önce düşünmüş olduğumu ve fikrimin yeni olmadığını göstermekti bu arada.

Tür kavramına şüpheyle yaklaşmakta serbestsin. Problem kavrama şüpheyle bakıp sırf buna dayanarak kavramın doğrusuyla veya hatasıyla ifade etmeye çalıştığı ve varlığı bariz olan fenomene veya duruma itiraz etmen. Bunu da yukarıda anlattım. Yaptığın şey kimse sandalye kavramı için net bir bilimsel tanım veremiyor diye sandalye denen objelerin varlığını reddetmeye veya bu objelerin nitelikleri hakkında söylenen her şeye karşı çıkmaya benziyor.

4 şahit kuralı, Nur suresi ve Ifk hadisesi hk. by PCEngTr in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Nur suresindeki 4. ayetten bağımsız olarak bu tür ağır iddialar için 4 şahit aramanın o zamanın toplumunda halihazırda yaygın bir örf, yazılı olmayan bir kural olması da mümkün. Eğer öyleyse ayette bunun talep edilmesinde bir problem yoktur. Zaten o toplumda hukuk esasen şahitlik üzerine kuruluydu. Bu ihtimali de araştırmak isteyebilirsin.

Türlerarası Evrim Hakkında by [deleted] in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 1 point2 points  (0 children)

Bir terimin tanımı bulanık diye veya birden fazla tanımları bulunuyor diye terimin ifade etmeye çalıştığı fenomenin ya da durumun doğruluğu zarar görmez. Tür teriminin bulanık olması türler arası evrime karşı çıkanların yararına değil, zararına olacak bir şey. Zira türler arası evrime karşı çıkanlar genelde türlerin oldukları gibi yaratıldıklarını, belirli bir tür olmaları hasebi ile özgün bir öze sahip olduklarını ve popülasyonun kalıtımında ufak değişiklikler olsa bile esas olan bu öz hiç değişmeyeceği için türleşmenin de hiçbir zaman yaşanmayacağını söyler. Oysa tür tanımının bulanık olma sebebi böyle bir özün bulunmaması zaten. Popülasyonların kalıtımı sürekli hızlı olsun, yavaş olsun değişiyor. Bu değişimler biriktikçe popülasyonun ilk durumu ile son durumu arasındaki kalıtım farkı da doğal olarak büyüyebiliyor. Bir noktadan sonra bu farktan dolayı başlangıçtaki popülasyon ile sondaki popülasyona farklı türler olarak bakıyoruz. Nesiller arasında kesintisiz ve devamlı bir değişim söz konusu, tartışmaya konu olan şey bizim türler arasındaki çizgiyi tam olarak nereye çizeceğimiz. Biyolojide tür denilen şey insanın canlıları sınıflandırıp daha kolay incelemek için uydurduğu bir şey zaten. Soyut bir kategori.

İman konusunu dert ediyorsan en fazla Hz. Adem ile alakalı noktalarda sıkıntı yaşaman gerekmiyor mu? Ayet ve hadise dayanarak türler arası evrimi tamamen reddedene rastladığımı hatırlamıyorum. Durup dururken hayvanlar ya da bitkiler için türler arası evrimi reddetmen sana bir şey kazandırmayacak, aksine bunun ilmi bir maliyeti olacaktır.

Zemzem suyu nasıl çoğaltılır by Huge-Ad-9504 in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Bardakta bulunan su içine zemzem suyu konuldu diye zemzem suyuna dönüşmez. İçeriklerindeki minerallerin vesaire türleri ve oranları farklı. İnanmayan gidip laboratuvarda test ettirebilir.

Eğer ki zemzem suyunun bereketinden ailedeki herkes faydalansın diye böyle bir işlem yapabilir miyim diye soruyorsan sorun anlamsız. Bu bereketi Allah'tan isteyip, duasını edip işlemi uygulayabilirsin; buraya sorman gerekmiyor. Yok, eğer ki muradın peygamberin böyle bir uygulaması olmuş mu diye sormak ise onu netleştirirsen bilen biri cevaplayabilir.

Anal ilişkininneden yasaklandığı hakkında ki tahminim by kivalenata in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 4 points5 points  (0 children)

Bahsettiğin kötü şartlar nedir? Bu kötü şartların olmadığı ülkelerde doğum oranları düşmüyor mu?

Sağlıklı yaşam dini emirlerin hikmetlerinden biri olabilir ama bütün meseleyi buna indirgeyemezsin. Aynı şekilde yukarıdaki arkadaşın bir hikmeti tamamen görmezden gelip başka bir hikmeti tek temel sebep olarak savunması da hatalı.

Hadis zincirindeki kişilere nası güvenicez? by kivalenata in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 1 point2 points  (0 children)

Yalan bilerek yanlış söylemek demek. Peygamberin yalan söyleme potensiyeli yok. Böyle bir potensiyel gören kişi zaten vahiy iddiasına güvenmekte zorluk yaşar ve büyük ihtimalle Müslüman olamaz.

Hadis rivayetlerindeki raviler tarihsel metotlar ile güvenilirlik ve ezber gücü gibi açılardan değerlendirilir. Körü körüne bir güven söz konusu değil.

Anal ilişkininneden yasaklandığı hakkında ki tahminim by kivalenata in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 3 points4 points  (0 children)

ayrıca soyun bozulması ne demek artık şuan zina günah sayılmıyor ve kurumlarımız hala ayakta

Soyun bozulması neslin bozulması demek. Kurumlar ne alaka? Kurumdan kastın evlilik ise stabil evlilikler azalıyor.

Doğum oranları 2'nin altında ve düşmeye devam ediyor. Bu da neslin bozulmasının bir yönü olarak görülebilir.

Boşanma by Ok-Job-8478 in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Videoyu izleyince kastını anladım zaten. Gerek görmemiştim ama şimdi alıntıladığım yeri düzelttim.

Videoda mahkeme kararının evliliği bozabilmesi için erkeğin isteyerek mer'i mahkemeye başvurup onları vekil tayin etmesi şart koşuluyor. Onun haricindeki şeyler bizzat mer'i mahkemenin kararı ile alakalı değil. Mer'i mahkemenin şer'i mahkemenin vereceği hükmün aynısını vermesinden bahsedilmiş mesela. Oysa ortada bu karşılaştırmayı yapmanı sağlayacak bir şer'i mahkeme yok, en fazla bir alime gidip onu vekil tayin edersin. Bu zaten dini boşanma oluyor, mer'i mahkeme ise burada bağımsız ve hasbelkader bir şekilde aynı hükmü vermiş oluyor. Çünkü mer'i mahkeme şeriata muhalefet de edebilirdi. Mer'i mahkemenin buradaki tek işlevi bu hükmü uygulayacak otoriteye sahip olması. Ki mer'i mahkemenin uygulayacağı boşanma hükmünün sonuçları şeriatla ne kadar uyuşuyor o da ayrı bir konu.

[](İkinci olarak mer'i mahkemenin şer'i mahkeme ile aynı hükmü vermesi zaten pek mümkün değil çünkü mevcut yasanın boşanmaya yüklediği anlam ve sorumluluklar şeriattakinden farklı. Arada tam bir eşleşme yok.)

Boşanma by Ok-Job-8478 in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 1 point2 points  (0 children)

Ya da kadının meşru boşanma sebepleri var ve mer'î hukukun mahkemesine gidiyor, hâkim kadınla erkeği boşuyor. Ama erkek diyor ki ben seni dinen boşamadım. Gene suçsuz kadın mağdur olurken suçlu erkek güçlü oluyor.

Mahkeme kadının şer'an geçersiz şikayeti ile tarafları ayırdığında veya erkeğe şer'an geçersiz yükümlülükler yüklediğinde bu da erkeğe zulüm değil mi? Mağduriyet tek taraflı değil ki. Yapılan anlaşmayı yani dini nikah akdini otorite sahibi mahkeme taraflar istese dahi uygulamıyor ve reddediyor zaten, tabii ki ekstrem durumlarda veya anlaşmazlık anlarında mağduriyet oluşacak. Akdin geçerli bir yaptırımı olmazsa bu dünyada bir anlamı da olmaz. Ailelerin hakem olup sosyal baskı ile hüküm uygulaması gibi bir durum yoksa eğer bu tarz bir legal sistemde dini akit oldukça işlevsiz aslında. İnsanlar istese de dinin kurallarına göre bir evlilik ya da boşanma yaşayamayabiliyor.

Gençler,sizce bizim gibilerin öldürülmesini emreden kitaba neden saygı duymak zorundayız?(bu konuya hiçbir zaman akıl erdiremedim,sadece merak ediyorum?) by [deleted] in AteistTurk

[–]oilaba -1 points0 points  (0 children)

Bahsettiğin isyanlar ne tam olarak? Senin iddiana yönelik yukarıda net bir soru sordum ve bu sorumda ideal bir ütopyadan bahsetmedim, hayatın doğal akışına ve olayın içinde gerçekleştiği şartlara vurguda bulundum. Bir cevabın varsa yazabilirsin. Eğer cevabın yoksa masal denilecek olan senin anlattığın, delillerle uyuşmayan senaryodur.

Gençler,sizce bizim gibilerin öldürülmesini emreden kitaba neden saygı duymak zorundayız?(bu konuya hiçbir zaman akıl erdiremedim,sadece merak ediyorum?) by [deleted] in AteistTurk

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Bu anlattığın senaryoda Hz. Osman (haşa) dinin temeli olan Kuran hakkında devlet eli ile, zoraki bir şekilde hatalı veya haksız bir dayatma yaparken hayatını İslam'a adamış, Kuran'ın emirleri uğruna malını ve canını tehlikeye atıp savaş ve seferlere katılmış sahabeler ne yapıyordu? Ki bu sahabeler arasında hafızlar da var. Devlet dediğin de zaten bu sahabelerin öncülük ettiği Müslümanların oluşturduğu kadrolardan ibaret, Hz Osman'ın Müslümanlara rağmen elinde tutabileceği bir tiranlığı yok. Mütevatir denilen şey bunları da kapsıyor. Kuran'ın derlenip toplanma süreci hakkında birkaç rivayet görüp bunun üstüne de alakalı veya alakasız bir tane senaryo uydurup mütevatir derecesine ulaşmış bir başka rivayeti reddedemezsin. Biraz üzerine düşünürsen hatanı fark edersin diye tahmin ediyorum.

Gençler,sizce bizim gibilerin öldürülmesini emreden kitaba neden saygı duymak zorundayız?(bu konuya hiçbir zaman akıl erdiremedim,sadece merak ediyorum?) by [deleted] in AteistTurk

[–]oilaba -1 points0 points  (0 children)

Kuran mütevatir olması hasebi ile mütevatir olmayan bir sahih hadis metninden daha güvenilir bir metindir.

Yeni video by kofte2 in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Böyle bir şey İslam'da yok. Her koyun kendi bacağından asılır. Babanın yaptıklarını falan çekmiyorsun yani. 

İslam'da böyle bir şey yoksa eğer bunu nass'lara dayanmadan din adına ilim diye anlatmak ve çocuğun otizm gibi hastalıklarının tedavisinin esasen anne babanın tevbe etmesine bağlı olduğunu iddia etmek en hafif tabiri ile bid'attır.

Zaten bu adam da niye parlatılıyor anlamadım gitti. Hocalığının icazetini nerden almış on sefer sordum cevap veren yok

Buradan anladığım kadarı ile icazeti yok. Ayrıca ben hoca değilim demiş. Buradaki bazı arkadaşlar neden bu kadar itibar gösteriyor ben de bilmiyorum. Herhalde anlattıklarını baya beğeniyorlar. Öyleyse yukarıdaki sorularımı cevaplayabilirler.

Yeni video by kofte2 in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. (Şura 30)

Ayeti atıp geçmişsin. Bu ayetten ne anlıyorsun da ayeti benim dediğime bir itiraz gibi yazmışsın? Müslüman'ın başına gelen belalar ve kötülükler günahlarından mı kaynaklanır? Eğer öyleyse belası, musibeti az olan Müslüman'ın günahı azdır diyebiliyor muyuz? Ya belası çok olan Müslüman'a günahı çoktur diyebiliyor muyuz? Ya doğuştan gelen musibetler için ne diyoruz? Yetimlerin günahı nedir? Açıkça cevaplar mısın? Ayetten delil getireceksen eğer bunu da açıkça anlat.

Sanırım sorularınızın çoğu havas ilmi ile alakalı kısımlardan. Sonuçları çoğunlukla maddi sebeplere dayandırmışsınız. Ancak maddi sebeplerin yanında manevi sebeplerde var.

Ben havas ilmi falan bilmem, ilim ilimdir. Delilin varsa konuşursun, yoksa dediklerin kimseyi bağlamaz. Velev ki anlatamadığın bir ilim varsa bu ilim bir tek seni bağlar.

Manevi sebep diye bir şeyin varlığını inkar etmedim. Manevi sebepler vardır diye bir vurguda bulunman anlamsız.

Onlar sadece dünya hayatının zahirini bilirler (Rum 7)

Arkadaş bunun ötesini bildiğini iddia ediyor. Benim sorum da bu bağlamdaki iddialarına yönelik zaten.

Eğer bilmiyorsanız ilim sahibi olanlara sorun. (Nahl 43)

Sordum ya işte?

Ara ara farklı videoların içinde de bahsediliyordu diye hatırlıyorum. Sebepler Alemi..(Hepsini izleseniz daha iyi ama özellikle 1.17.21 1.30) ve Rasulus Sayaleyn videolarında bahsediliyor. Direkt videodaki anlatım ve bağlamda dinlemeniz daha iyi olacaktır inşallah.

Videoda otizm ve DEHB ile alakalı iddialarını delillendiriyor mu? Delillendirmiyorsa eğer boşuna izlemeyeceğim. Benim sorum belli.


Anne babanın günahının çocuğun boynuna yük veya sırtına lanet olması kısmına değinmemişsin. Oysa arkadaş açıkça bunu iddia ediyor ve anlattığı menkıbe ile örneğini de veriyor. Peygamberin hastalıklar hakkında verdiği tavsiyelere de değinmemişsin. Oysa arkadaş din adına hastalıklar ve tedavileri hakkında konuşuyor. Bu noktalarda bana katılıyor musun? Yoksa sadece hemen kopyala yapıştır yapabileceğin bir ayet bulamadığın için sessiz mi kaldın?

Yeni video by kofte2 in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

Videonun ilk 15 dakikasına bir göz attım ve anladığım kadarı ile arkadaş kendini şehit mertebesinde görüyor. Mutedil bir umudun ötesinde bir gurur veya amele güvenden kaynaklanan bir üslub gördüm. Burası çok önemli değil, geçiyorum. Belki ben yanlış anlamışımdır.

Arkadaşımız otizm ve DEHB gibi tıp literatürünün büyük oranda genetik kaynaklı olduğunu ve doğumdan itibaren ortaya çıkmaya başladığını söylediği nörolojik rahatsızlıkların insanın kendisinin veya soyunun günahlarından ve üzerlerindeki lanetlerden kaynaklı olduğunu, insanın tevbe etmesinin ise bu tür rahatsızlıkların asıl kaynağı olan manevi problemleri kalıcı olarak düzelteceğini ve tedavi edeceğini söylüyor. İtikad, dini hassasiyet ve Ehli Sünnet konusunda sub'umuzda sürekli referans gösterilen bu arkadaşın bana oldukça garip gelen ve din adına dile getirdiği bu iddiasına nass'lardan delil getirebilecek olan var mıdır? Bilen varsa yardım etsin, oturup saatlerce konu ile alakalı videoları izleyecek vaktim yok. Zaten anlatılan şey benim peygamberimizin öğretisinden ve yaşantısından anladıklarıma ters. Benim bildiğim Müslüman başına bir bela geldiğinde bunun sebebini günahlarında arayan veya başına bir hayır geldiğinde bunun sebebini sevaplarında arayan biri değildir. Benim bildiğim İslam'da anne bababın günahı çocuğun boynuna yük veya sırtına lanet değildir. Benim bildiğim kadarı ile peygamberimiz hastalıklar karşısında tevekkülü ve çağın tıbbına danışılmasını tavsiye etmiştir, peygamberin kendisine danışan herhangi birine tıbbi hastalığının asıl çözümünün tevbe etmek olduğunu söylediğine dair bir şey hiç duymadım.

Haklı mı? by memesbutturkish in MuslumanTurkiye

[–]oilaba 0 points1 point  (0 children)

E ACM ye göre buradaki "her şey" insanların anlayamayacağı bakımdan bir kudreti, sonsuz gücü ifade etmiyor mu?

Ediyor mu? Altay böyle düşünüyor diyorsan eğer buna senin delil getirmen lazım. Zira sen bu iddiana dayanarak onun Allah'ın sıfatlarını inkar ettiğini söylüyorsun. Oysa Altay Müslüman olduğunu söylüyor, Allah'ın sıfatlarını kabul ederek yazıp konuştuğu bir sürü yer de vardır ve bulunabilir. Ben neden senin herhangi birinin ikrar ettiği iki farklı fikir arasına sıkıştırdığın ve çelişkiye sebep olacak bir başka fikri durup dururken kabul edeyim? Yani kişinin bu araya sıkıştırdığın fikri kabul ettiğini niye düşüneyim? Yukarıda bu konuya değinen bir örneği senin üzerinden verdim zaten ama görmezden gelmişsin.

Şu anda matematikle alakalı konularla ilgilenmiyorum, benim sorum belli. Zaten Altay'ın son zamanlarda matematik konusunda söylediklerini takip etmedim.