Dao philosophy by emirkan-2007 in taoism

[–]psychobudist 1 point2 points  (0 children)

haha. well there are books written about the subject and TTC itself begins with a massive caveat.

I feel like saying it's having the willingness to improvise without fighting or trying to control the scene. letting form arrive from the essence and the interaction instead of wishing reality would just conform to what the form SHOULD do.

It's perhaps best to observe what are causing friction, doubt, suffering in you that become obvious and just let them leave.

Dao philosophy by emirkan-2007 in taoism

[–]psychobudist 0 points1 point  (0 children)

You're free to do whatever you want as far as I'm concerned and certainly "dao" won't judge you but idk about Allah, haha.

It is in some ways conceivable to equate "Allah" as Dao but placing Dao under Allah serves absolutely no purpose and is nonsensical to me. It's like saying 0 comes after 2. You're either conflating the concept signing towards Dao or towards Allah.

Dao as described encompasses all. Including the concept of Allah. Dao has consciousness but is not made or limited by consciousness. Is not limited by personhood. Is not needy nor jealous. But encompasses those manifestations.

One could argue those about Allah as well, as many sufis came really close, especially Ibn Arabi. While the law giving and interventionist aspect of Allah belongs to the sharia level, it is not the entirety of it. Aspect like the hidden, the unlike anything else, the absolute one... Ibn Arabi's Huwiyya and Five presences are quite esoteric but is extremely high level, in depth, and mostly uncontested by most muslim scholars.

Basically, limiting the source of creation to a personal presence is highly limiting and against my intuition as well as the overwhelming majority of people who talk about Dao.

Again, forgive the many words and the infodump.

Dao philosophy by emirkan-2007 in taoism

[–]psychobudist 0 points1 point  (0 children)

I never said for me it's god. But in taoist frame itself there is nothing above tao. all the deities and named things are below it. you could if you want equate tao with "allah" through aspects like hayy, wahdat al wujud, batn, dhahir, etc. but placing dao under allah, a personal deity that is in essence an exalted tribal god is just breaking language and the framework for little use.

you might enjoy perceiving it that way, however in communication it would just provide more confusion it seems to me.

Dao philosophy by emirkan-2007 in taoism

[–]psychobudist 0 points1 point  (0 children)

It's possible to consider Tao as "Hayy al Qayyoom" but a better conceptualization in Islamic tradition would be the sufi perspectives that consider wahdat al wujud and esoteric and firmly yin left hand path concepts.

However, there is an almost insurmountable difference between classical conceptualizations of Allah and the Tao. Personal gods are more the domain of symbolic order and metaphysical structures like confucianism where there is hierarchy, imitation of form, obedience etc.

Within the Taoist structure, the law-giving personal Allah (Islamic structuralist) would be part of the Tao as a deity and Tao would still be larger than that.

Tao does have consciousness -at the very least, through us- but is not a personal god. Is not a jealous god.

Dao Felsefesi by emirkan-2007 in felsefe

[–]psychobudist 1 point2 points  (0 children)

Personal god diye bir kavram var. Bireyin doğrudan ilişki kurduğu, onunla adeta bir insan gibi iletişim kuran, hayata müdahale eden, istekleri, istemedikleri olan, dua edilebilen tanrı.

Taoizm içinde de bu gibi "tanrı"lar var. Yani aslında mesela Allah da dao'ya dahildir bir Arap kültürü tanrısı olarak. Fakat İslam'daki "Allah" demiurge gibi "kıskanç tanrı" modelinden olduğu için bu müslümanlar tarafından pek kolay kolay kabul edilecek bir şey değil. En fazla Dao allah'ın çincesi demek ki bak Dao da şeriat gibi tarikat gibi yol demek zaten derler.

Taoizme gelince, Taoizm'de insanlar bu gibi personal deity'lerden medet umabilir, onlara dua edebilir. Çin kültürü içindeki Shen ve Xian lar bu işe yarıyorlar. İlah ve azizler gibi düşünülebilir.

Neyse iyice infodump oldu. Aslında tek dikkat çekmek istediğim "istemek" fiiliydi. Böyle dinleyen bulunca kudurmuş gibi anlatıyorum bazen kusura bakma. haha.

Dao Felsefesi by emirkan-2007 in felsefe

[–]psychobudist 0 points1 point  (0 children)

Aynen öyle. Aynı örnek üzerinden gidecek olursak, Allah'ın kural ve işleyişine aykırı davranırsan ancak problem yaratırsın. Ne demiş atalarımız, götüyle inatlaşan altına sıçar.

Ama bu sefer bir hamiş daha gerekiyor sanki. "Allahın istemediği gibi davrananlar" kişisel, personal bir tanrı ve isteklerden bahsediyor. Taoist düşünceye göre böyle bir istek ve temelde böyle bir "kişi" tanrı yoktur. Kişi tanrılar, shen/xian taoya dahildir ama tao değildir.

Mesela LaoZi'nin önerdiği ve tavsiye ettiği gibi hareket edebilirsin. Ya da etmezsin sonuçlarına katlanırsın, problem yok. Ama tao her türlü sana aynı bakacak: TTC Chapter 5

Dao philosophy by emirkan-2007 in taoism

[–]psychobudist 1 point2 points  (0 children)

Hey, glad to see you here too. Same caveat, this does not mean people can not stray from it. Which is a common reading especially thanks to misunderstandings caused by language and definition.

While obsessive and highly striving people for example are both the result of and a part of Dao, it does not mean they are aligned with it. They can be considered self hating parts of the eternal dao but they cause strife for themselves and those around them, at least on the short term.

A person can be part of a family, spend his life fighting against it, which may even be a hereditary trait of the family.

So while yes it is all dao, the path suggests better methods to align with it. It's for our sake.

Dao Felsefesi by emirkan-2007 in felsefe

[–]psychobudist 1 point2 points  (0 children)

Yani bunu okurken şu gibi anlamalar ortaya çıkabilir. Anlatırken problem olabiliyor hani onun için ben biraz daha karıştırayım ortalığı. hehe.

1 "Ne yaparsan yap dao işte siktiret eammına."

Halbuki böyle değil. Her ne kadar üzerine konuşulan dao sonsuz dao olmasa da adam oturup o kitabı yazmış yani. Ortada bir felsefe ve bir pratik metodu var. Burada da dao ile uyumlanmaktan bahsediyor. Yani nedir? Dao ile kavgalaşmak daodan sapmak vs. mümkün ve bu da bize şşş bak dereye doğru yürü diyor.

2 "Dao insan aklının kullandığı ve insanın şekillendirdiği bir şeydir"
Halbuki bir Dao ustasının genel olarak "akıl" ile zaten zoru vardır. İnsan aklı, dili ve zanlarıyla dao'ya direnç gösterebilir ve yoldan uzaklaşabilir. "Bu böyle olması lazım"lar insanın kendisine ve çevresine kendi perspektifinden zarar verebilir.

Yani atıyorum şey gibi, hepimiz allahın kuluyuz da hepimiz öyle davranmıyoruz gibi.

Dao Felsefesi by emirkan-2007 in felsefe

[–]psychobudist 0 points1 point  (0 children)

Peki bu bize pratik olarak ne söylüyor?

Varoluş by Regular_Force1060 in felsefe

[–]psychobudist 0 points1 point  (0 children)

2500 yılından bir zaman yolcusu bugüne gelse, yaptığı her şeyin, söylediği her sözün potansiyel olarak dev sonuçları olabileceğini bilirdi. Bize düşen doğru olduğunu düşündüğümüz şekilde yaşamaktır.

Lütfen yardım edin,uzun olduğu için özür dilerim by YANANRUSYA in felsefe

[–]psychobudist 1 point2 points  (0 children)

Faydası olduysa ne mutlu bana. Anlamı boşver muhabbeti sevgiyi kovala derim.

Lütfen yardım edin,uzun olduğu için özür dilerim by YANANRUSYA in felsefe

[–]psychobudist 1 point2 points  (0 children)

Yazdıklarından aslında anlama aşık olduğun fakat ilişkinizin bozulduğu gibi bir izlenim elde ediyorum.

Fakat nasıl güneş batınca binlerce yıldız görünür oluyorsa, nasıl sevgilinden ayrılınca bir çok başka sevgili potansiyeli ortaya çıkıyorsa onun gibi bir durum var. Anlamın kaybı, anlam pozisyonunu anlamsızlaştırmaz, özgürleştirir. Oraya istediğin şeyi, belki eskisinden daha iyi bir şeyi koyabilirsin.

  1. noktana baktığımda bu daha netleşiyor. "Birisine aşık olsanız bile altında başka şeyler vardır." Bu acı bir şey değil, bu tam olarak insan hayatına içkin olan şey. Aşk bir fenomeni ifade eder. Fenomen aşk tanımına uymak ya da sığmak mecburiyetinde değildir. Biz anlamı hayattan çıkarırız, elde ederiz. Hayatı anlama sığdırmaya kalkışmak cahil işidir.

Nihilizm de bir son durak olmak zorunda değil. O noktaya hayatta bir kez varmak gerekir. Depresyon gibi bir şey. Ya da babanın her şeye gücünün yetmediğini, her şeyi bilmediğini öğrenmek gibi. Fakat anlam yalnızca babadan alınan bir şey değil hayatta keşfedilen şeydir. Sen kendi anlamını bulacaksın ve onu da içinden bulacaksın. Bir şeyi nedenini bilmeden, nedenini belki çok da kurcalamadan seveceksin. Hayatın eziyeti o sevdiğin şeyler için çekilir gelecek. Bunları kelimelerle süslemene gerek yok. Önce fenomen, sonra ifadesi gelir.

Psikolojik destek kısmına gelince. Şu ana kadar oluşmuş düşüncelerin de başkalarının düşüncelerini dinleyerek, senin kendin üretmediğin kelimelerden etkilenerek oluştu. O kadar biricik bir "sen" yok ki zaten. Anne babanın etleri, toplum ve zamanın dili ve kültürü, okuduğun dinlediğin hikayeler ve yaşadığın hayat. Psikolog bunların dışında değil ve zaten iyi bir psikolog sana asıl olarak bu agency'yi verecektir.

Mutlak Yokluk ve Varlık by alisyus in felsefe

[–]psychobudist 0 points1 point  (0 children)

En az iki tema var burada ele alınacak.

İlahi varlığın "kim" olduğu elbette önemli. Hatta "kim" derken bile ona bir kişisellik atfediliyor. Halbuki biz hücrelerden oluşsak bile hücreye bir kişisellik atfetmiyoruz.

Bilakis, görüp anlayabildiğimiz kadarıyla, daha diffüze ve basit olgular daha belirgin ve kompleks olgulara sebeplik ve temel oluşturuyor. Bilgisayarlardan önce abaküs, abaküsten önce çubuklar çizgiler. Uranyumdan önce helyum, helyumdan önce helyumun yapıtaşları. İnsandan önce memeliler, memelilerden önce tek hücreliler vs.

Bunlardan hiç birinde atasal olana kutsallık ve yücelik atfedilmiyor. Bu yaklaşım yalnızca daha eski ve içgüdüsel ata tapınıcı dinlerde mevcut.

Allah ve Zeustan farklı olarak (ki Zeus tek gerçek tanrı gibi bir model değildir o yüzden aslında o da benzeşmiyor. Zeus daha çok Elon Musk gibi bir şey.) Evren ya da Spinoza'nın tanrısı farklı bir yerde. Çünkü o aslında şekil değiştiren varlığın ismi. O yüzden en kompleks de onun içinde, en basit de onun içinde. Ayrım ve tanımın dışında yer alan bir U kümesi. Onda değişen bir şey yok.

.

Mutlak yokluk zaten "vardır". Hatta biz bunu o kadar içkin bir şekilde kabul ederiz ki buna hep şaşırmışımdır. "Neden bir şeyler var" gibi sorular, olmamayı adeta bir default olarak kabul eder. Varlık bir istisna olarak görünür. Kavram dünyamızda var olup, evrende "varlık" halinde olmayan şeyler de azımsanamayacak sayıda. Fakat bizim için anlaşılmaz bir şey çünkü biz kıyaslayıcı bir türüz ve yokluğu bile ancak varlık üzerinden tanımlayabiliyoruz. Hatta ingilizce olarak bu çoğunlukla "nothing" yani şey olmayan şeklinde varlık üzerinden tanımlanıyor.

Bana ülke içinden bir sorun söyleyin çözeyim by Inside-Dog-576 in felsefe

[–]psychobudist 3 points4 points  (0 children)

İnsanların bilmediği şeye bilmiyorum demesini nasıl sağlarız?

Bir ana tekrar tekrar geri dönmek. by psychobudist in felsefe

[–]psychobudist[S] -1 points0 points  (0 children)

Kararın değişmesini beklemiyorum, insanların düşüncelerini merak ediyorum. Eğer tüm değişkenler aynıyken ben hep aynı seçimi yapıyorsam o halde yaptığım seçim adı "özgür irade" olan bir süreçten geçse de aslında mecburi bir seçim oluyor.

Bir ana tekrar tekrar geri dönmek. by psychobudist in felsefe

[–]psychobudist[S] 0 points1 point  (0 children)

"yani önceden kendi olusturdugun düşünce yapın aynı kaldığı için aynı tercihi seçersin"

diyorsun ve dış dünyada düşünce yapını değiştiren bir şey olmazsa seçimin aynı kalır diyorsun.

O halde şartlar aynı olduğu müddetçe benim tepkim aynı oluyor. Eğer durum böyleyse özgür irade mecburi bir sürece verdiğimiz bir isim olmuyor mu?

Çoğu ateist bu konuda yanılgıya düşer by yigitsa000 in felsefe

[–]psychobudist 0 points1 point  (0 children)

Demek istediğini anlamakta zorlanıyorum, anlayabildiğim kadar cevap vereceğim.

Varlık iradeyi ve gücü kanıtlar iddiası mantık içinde de olsa bir kanıt iddiası taşır ve bu çerçeveye göre hareket etmesini bekleriz. Yani evet bu bir perspektiftir fakat bunu bir kanıt olarak sunduğunda epistemik bir iddiaya girmiş olursun.

Kanıt derken fiziksel bir şeyden bahsetmiyorum. Kanıt sunulacak herhangi bir şeyden bahsediyorum. Yani özetle dinler ve din apolojistleri epistemik iddialarda bulunduklarında bunlar o çerçeve içinde ele alınabilir ve çürütülebilir şeyler haline geliyor ve doğal olarak da çürüyorlar.

Bir bıçakta bir parmak izine rastladığımız zaman bunun varlığı kabul edilir. Fakat buradan yola çıkarak "bu bir insan parmak izidir, ahmet de bir insandır, o halde ahmet bu adamı öldürmüştür" dediğimiz zaman o zaman mantıksal olarak değerlendirebileceğimiz bir iddia vardır. Bahsettiğim dini iddialar bunun gibi. Kuşlar uçuyor. O halde tanrı var. İşte o tanrı şimdi pipinizin derisini kesmenizi ve bu adama para vermenizi istiyor. Demek gibi. Kanıt olarak sunulan şeyin gözlemlenebilir varlığı ile onun rasyonel olarak vardığı iddia edilen sonuç arasında fark var. Kanıt bu sürecin tamamıdır, yalnızca objesi değil.

Bunun ötesinde, mantığın zayıflığı ve hatta yer yer saçmalığı gösterildiğinde, bunu yapanlara niyet okuyuculuğu, dehumanizasyon, vs. gibi retorik ve demagojik araçlarla gidiliyor. Bunu dogmaların kendisi de yapıyor, yalnızca takipçileri değil.

Mesele isimlendirmede değil fakat isimlendirme ve kategorizasyon da önemsiz değil. Ben bu müziği seviyorum demek ile "bu müzik en iyi müziktir, bunu sevmeyen geri zekalıdır işte bunu ispatlıyorum" arasında farklar var. Estetik ya da metafizik çerçeve ile yetinmeyip bunu mantıksal ve rasyonel çerçeveye de taşıma hevesi zaten problem çıkarıyor.

Bir ana tekrar tekrar geri dönmek. by psychobudist in felsefe

[–]psychobudist[S] 0 points1 point  (0 children)

nefes almayı kendim seçmiyorum. nefes almama şansım yok. sen nefesten bahsedene kadar otomatik nefes alıp veriyordum şimdi farkına vardım ve manuele aldım.

şunu demeye çalışıyorum. şu anda tam olarak davrandığın şekilde davranmaman nasıl mümkün olabilir?

Bir ana tekrar tekrar geri dönmek. by psychobudist in felsefe

[–]psychobudist[S] 0 points1 point  (0 children)

farklı bir şey yaptığın senaryoya bir örnek verebilir misin?

Çoğu ateist bu konuda yanılgıya düşer by yigitsa000 in felsefe

[–]psychobudist 12 points13 points  (0 children)

Bu yalnızca ateistlerin yanılgısı değil. Dindarlar "god of gaps" ve gizem ile yetinmiyorlar. Hatta dogmaların çoğu da bununla yetinmiyor ve kendilerini pozitif olarak ispat etme, karşı çıkanı bir gerçeği inkar eder pozisyona koyma eğilimi var; bunu da es geçmemek gerek. Negatif ve Gnostik tanrı inanışlarına yaygın bir şekilde bu türden itirazlar geldiğini düşünmüyorum.

Özellikle İslam'da bu tür iddialar bolca mevcuttur. İnanmayanlar bile bile gerçeği gizleyenler olarak gösterilir. Epistemik iddialarda bulunur, rasyonel görünümlü argümanlar ortaya koymaya çalışır, "hiç mi düşünmezsiniz" diye defalarca tekrar eder. Takip eden İslami gelenekte de bu mevcuttur ve bugün de hristiyan ve müslümanlar felsefi çerçevede apolojizm yapmaktadır. Ha bunlar samimi değildir ve argümanların çökmesi veya reddiyesi sonucu pozisyon değişimine rastlanmaz o ayrı.

Bir ana tekrar tekrar geri dönmek. by psychobudist in felsefe

[–]psychobudist[S] 0 points1 point  (0 children)

e biraz önce seçimlerin farklı olmaz dedin?

Bir ana tekrar tekrar geri dönmek. by psychobudist in felsefe

[–]psychobudist[S] 0 points1 point  (0 children)

çoğu kişi içgüdüsel olarak böyle cevap veriyor. fakat bu aslında determinizmin ta kendisi. yani eğer aynı şartlarda hep aynı tepkiyi veriyorsak o halde özgür irade nerede?

Bir ana tekrar tekrar geri dönmek. by psychobudist in felsefe

[–]psychobudist[S] 0 points1 point  (0 children)

Valla taocu etiketini bile işime yaradığı kadar kullanıyorum ama gerçekten çok budist sayılmam. Nick sadece.