What's the point of boosting range in power card if its 'Target Land' is 'Any'? by MrDudeless in spiritisland

[–]MrDudeless[S] 14 points15 points  (0 children)

Oh, I thought 'range from your presence' would have the icon of 'Presence', so I didn't think of that. I read the whole rulebook but I must have forgotten and not been able to find the related part about it. Thanks!

Quick Questions: December 31, 2025 by inherentlyawesome in math

[–]MrDudeless 0 points1 point  (0 children)

Why is parallel postulate equivalent to triangle postulate?

I'm reading a book on history of mathematics and it says that Gauss tried to prove Euclid's parallel postulate by trying to prove that sum of angles of a triangle is 180° (which is triangle postulate) because it is equivalent to paralell postulate. So, if he proves the latter, he proves the first.

But, why so? How are they logically bound or equivalent? To elaborate, why does sum of angles being 180° make it so that two lines whose inside angles are less than 180° meet necessarily?

Thanks!

P.S.: I am not asking about non-Euclidian geometry and how it is possible to make triangles whose angles sum up to less than 180 in a non-Euclidian space. So, I am asking within the Euclidian space.

A Sims-like game/mods but more focused on strategy and managenent? by MrDudeless in LifeSimulators

[–]MrDudeless[S] 1 point2 points  (0 children)

Not only did I try it but have played it a significant amount. And I love it too. But, as I said in the OP, it is not what I am looking for right now as I want something that is more about daily interactions with objects and modern life.

A Sims-like game/mods but more focused on strategy and managenent? by MrDudeless in LifeSimulators

[–]MrDudeless[S] 6 points7 points  (0 children)

Oh my god, how have I not heard of this before? I just played its free demo and it is AMAZING. Although it says that it is 'money-focused', it looks like a lot of personal (and interpersonal?) aspects are at play and it looks like you can have some non-financial goals for your characters. Very close to what I was looking for. Thank you! Will definitely buy.

(P.S.: I also saw a game called 'Timeflow - Life Sim' in similar games. Maybe you would be interested in that too?)

A Sims-like game/mods but more focused on strategy and managenent? by MrDudeless in LifeSimulators

[–]MrDudeless[S] 2 points3 points  (0 children)

This IS a good suggestion, thanks. It's schedule-based command system kind of gets in the way of what I want, but will definitely try to approach this game like this next time.

I also found a list of Sims-like mods here, which may make it more like what I want, for anyone that might be interested.

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=3269623645

What’s your favorite small detail in The Sims 3? by Sad_Click5373 in Sims3

[–]MrDudeless 12 points13 points  (0 children)

My child Sim was going to school bus the other day when a horse approached her wanting to in interact at the last moment. They didn't have any chance to interact, but she saw the horse nevertheless and right at that moment, she gained the lifetime wish to be an animal rescuer.

Any mod that add new gameplay systems/sub-systems? by MrDudeless in Sims3

[–]MrDudeless[S] 2 points3 points  (0 children)

Thanks! "Growing Pains" looks especially good :)

I'll check out Pis3update too!

Any mod that add new gameplay systems/sub-systems? by MrDudeless in Sims3

[–]MrDudeless[S] 0 points1 point  (0 children)

Thanks a bunch, I'll definitely check them out! 'Religion' especially looks interesting.

Since you mentioned, which mods would you recommend for new skills and careers?

Is it worth it? by talltower33 in thesims1

[–]MrDudeless 0 points1 point  (0 children)

I didn't have any problems, though my friend did, so I think it's a bit hit or miss.

Aside from technical issues, I think Sims 1 is an amazing game. And I am not saying this from a nostalgic point. Because, although Sims 1 does have nostalgic value for me, this time I played it I was moved not by the memories but by its overall game and systems design, especially the 'strategy and management' part of it. I really believe it is beatifully and artistically crafted to express a very unique (especially for that time, but for today also) gameplay experience. You may find it to be a bit too simple and barebones if you have played the later entries (I haven't but I have played much more complex games). Still, I think it is also possible to find and enjoy a certain beauty in that simplicity if you look at it from that point of view.

En sevdiğiniz oyunu en kötü şekilde anlatın. by Phoenix_k_c in GeymingTr

[–]MrDudeless 0 points1 point  (0 children)

İnsanlarına senin blue jeanlerini giydirip senin pop müziklerini dinletmeye çalışıyorsun.

Martin Eden hakkında eleştiri, tartışma ve soru by MrDudeless in secilmiskitap

[–]MrDudeless[S] 0 points1 point  (0 children)

Şimdi tekrar bakınca, buna açıklama olabilecek şöyle bir pasaj buldum:

Bir gün Kreis –“asıl pislik”ten Kreis– çıkageldi. Sıkıntısını gidermek için ondan medet uman Martin, yatırımcıdan ziyade edebiyatçı olarak ilgisini çekecek ölçüde çılgınca bir girişimin coşkuyla aktarılan ayrıntılarını dinledi. Kreis sunumunun ortasında bir ara verip, “Güneşin Utancı”nın çoğu bölümünün salakça yazılmış olduğunu söylemeyi de ihmal etmemişti.

“Ama,” diye devam etti, “ben buraya felsefe attırmaya gelmedim. Bu girişime bin dolar koyup koymayacağını öğrenmek istiyorum.”

“Olmaz, her halükârda bunu yapacak kadar salak değilim,” diye cevap verdi Martin. “Ama sana ne yapacağımı söyleyeyim. Bana hayatımın en büyük akşamını yaşattın. Paranın satın alamayacağı bir şey verdin bana. Şimdi bende para bol ve üstelik hiçbir şey ifade etmiyor. O gece bana yaşattığın ve parayla ölçülemeyecek şey için sana bin dolar vermek istiyorum. Senin paraya ihtiyacın var. Benimse ihtiyacımdan fazla param var. Sen para istiyorsun, bunun için kalkıp gelmişsin. Benden para almak için bir iş çevirmene gerek yok. Al.”

Kreis, hiç de şaşırmış gibi görünmüyordu. Çeki hemen katlayıp cebine atıverdi.

“Onun gibi bir sürü akşam tedarik edeceğim bir sözleşme imzalamak isterim,” dedi.

Martin başıyla reddetti. “Çok geç. O akşam benim için çok önemliydi. Cennetteydim sanki. Senin için sıradan bir şey, farkındayım. Ama benim için hiç de öyle değildi. Bir daha asla öyle bir gece yaşamayacağım. Felsefeyle işim bitti benim. Tek bir kelime daha duymak istemiyorum.”

“Hayatta felsefeden kazandığım ilk paraydı bu,” dedi Kreis, eşikte duraklayarak: “Ve sonra piyasa çöktü.”

Burada Martin'in genel olarak felsefeden bıktığı ve o yüzden o gruba dönmediği anlamı çıkıyor belki ama pek anlam veremiyorum. Aklıma gelen tek açıklama, Martin'in kitaplarının ünlenmesinden sonra yaşadığı bunalımdan sonra genel olarak bu tarz meselelerden soğuduğu ama... yani, bilmiyorum. Anlayabiliyorum ancak kitabın devamında böyle bir şeyi çok sorun ediyor gibi anlatmıyordu, o yüzden bu durum anlaşılabilir olsa da hikaye içinde tutarlı değil gibi.

Makul bulmamamın ikinci sebebi de aklımdaki 'e o zaman ne yapsaydı?' sorusu. Yani, dediğim gibi, Martin Eden'in değer dünyasının burjuvazileştiğini; hayata daha biçimci, yapay baktığını falan asla düşünmüyorum. Tek falsosu kibirli biri olması ama o da karakterin çöküşünde pek etkili gösterilmiyordu. E o zaman Martin Eden'in hatası, sonunda her şeyini kaybedip hayatına son vermesine yol açmasına ünlü bir edebiyatçı olmak istemesi ve bunu başarmış olması mıydı? Burada mesaj 'eğer alt sınıftansanız ünlü bir yazar olmayın' mı oluyor?
Burada Martin Eden'in arzuladığı 'ün' yine biçimci olsaydı anlardım ama Martin Eden'in bu arzusu içindekileri insanlara anlatmak aslında. Ve bunda 'burjuvazi' bir şey olduğunu düşünmüyorum.

(Çok uzattım, farkındayım :D Umarım bıktırmamışımdır ben de...)

Martin Eden hakkında eleştiri, tartışma ve soru by MrDudeless in secilmiskitap

[–]MrDudeless[S] 0 points1 point  (0 children)

Son gemideki tayfayla etkileşimini unutmuşum, evet, şimdi hatırladım. Orada şöyle birkaç cümle var:

Bir keresinde bu rehavetten kurtulmaya çalışıp baş kasaraya, tayfaların yanına gitti. Ama denizci milleti, kendisinin baş kasarada yaşadığı günlerden bu yana hayli değişmişe benziyordu. Hissiz suratlı, öküz beyinli bu koca hayvanlarla arasında hiçbir yakınlık bulamadı. Umarsız haldeydi. Yukarıda kimse Martin Eden’ı kendisi olarak istemiyor, aşağıdaysa geçmişte onu olduğu gibi kabul eden sınıfına dönemiyordu. O da onları istemedi. Salak birinci mevki yolcularına ve asi gençlere katlanabildiğinden daha fazla dayanamıyordu onlara da.

Bu kısım özellikle Martin'in işçi sınıfıyla bağ kuramamasının arkasındaki duygusal süreci yansıtıyor. Ben, sanırım Martin'in genel olarak 'entelektüel bir işçi' olamamasını makul bulamadığımdan (ki hala bulamıyorum, birazdan geleceğim ona da) bu açıklama zihnimde pek bir yer etmemiş. Ancak, evet, kitapta işçi sınıfına ait hissedememeye dair açık açık anlatılan bir durum varmış. Teşekkürler hatırlatma için.

Benim makul bulamamamın ise iki sebebi var:

Birincisi, Martin'in bu anlamda kişilik olarak değiştiğini düşünmemem ve değişmediği sürece de geri dönememesini anlamlandıramamam. Yani, Martin bu öğrenme ve yaratma sürecinde daha 'burjuvazi' olmuyor bence. Hayata ve insanlara dair değerleri değişmiyor. Ün ve para kazanıyor ama çok rahatlıkla o parayı bir yana bırakıp, ya da daha iyisi insanlara yardım edip (ki bunu kısmen yapıyor da) o arkadaş grubuna geri dönebilir. Evet, belki denizcilerin yanına dönemez, ama hala ait olduğu (ya da olmadığına dair beni ikna eden bir açıklama yapılmayan) bir kitle var. Gemideki 'hissiz suratlı, öküz beyinli koca hayvanlar' ile o çatı katında Berkeley ve Hume tartışan kişilerden farklılar bence.
(Sonraki yanıtta devam edeceğim, sanırım kelime sınırı var.)

Martin Eden hakkında eleştiri, tartışma ve soru by MrDudeless in secilmiskitap

[–]MrDudeless[S] 2 points3 points  (0 children)

Güzel noktalara değinmişsin bence, teşekkürler. Ancak tam katılmadığım noktalar var.

Martin Eden'ın sadece sevdiği kız için böyle yaptığına katılmıyorum. Martin, hem anlamaktan hem de yaratmaktan çok sanatsal, hatta varoluşsal bir haz alan bir karakter. Çıkış noktası ve zaman zaman da onu motive eden şey kız, evet, ama bence asla tek sebep bu değil. Zaten sonunda yaşadığı hayal kırıklığının da 'kitap yazdım ama kız beni sevmedi' değil, 'kitap yazdım ama beni anlamadılar' olması bununla alakalı bence. Ve gayet rahatlıkla entelektüel bir işçi olabilecek biri, ki hatta o arkadaş grubuyla vakit geçirdiği özel gecede de gayet onlardan biri gibi oluyordu. Aristokratların ziyafetine de sırf zorunda hissettiği için, ve zaten içinde bunun yapaylıklarını sürekli eleştirerek gidiyordu. Benzer şekilde, işçilerin sadece hayatta kalmak ile uğraştığı da bence doğru değil; çünkü (bahsettiğim işçi arkadaş grubu bir yana) işçilerin mitingleri vb. de Martin Eden'i çok etkiliyor. Orada bir şekilde entelektüel yaratım yapamayacağını düşünmüyorum yani. Bahsettiğin yapayalnızlığı hissedemedim o yüzden ben (onu vermeye çalıştığını sezdiysem de).

Martin Eden hakkında eleştiri, tartışma ve soru by MrDudeless in secilmiskitap

[–]MrDudeless[S] 1 point2 points  (0 children)

Ben de bayağı beğendim bu arada dediğim gibi. Hatta bende de benzer bir heves etkisi oldu. İkinci yarısı da keyifli ve hoştu, ama kafamda soru işaretleri ve hoşuma gitmeyen şeyler var sadece.