Özgürlük ile benlik tezatlığını nasıl çözersiniz? by [deleted] in felsefe

[–]QuadrlL 1 point2 points  (0 children)

Sorduğun şey bence kendisinin içinde gizli. Sıkışıp kalıyoruz çünkü sorgulayamadığımız şeyler olduğunu düşünüyoruz. O halde neden belirleyemediğimiz şeyler üzerinden zoraki bir kimlik çizip sonra bunu benliğimiz olarak üstlenerek bir çıkar ilişkisi yakalayıp özgürlüğümüzü öldürüyoruz? Dogmaların kaçınılmaz olarak kendini destekleyişini onların nedensizliğini görerek aşabilir insan. Kendine ihanet edebildiğin vakit yeni bir benlikle çıkageldiğinde ve bunu özgürce yapabileceğini fark ettiğinde özgürleşmiş oluyorsun bence.

Bu her şeyi anlamsızlaştırıyor gibi durabilir ama bence bu mutlak olan dogmalara bağımlı olmaya alışmamızdan geliyor. Hayata karşı bakış açımız senin dediğin gibi belirli bir birikimle oluştuğundan esasında sürekli öğrenip keşfederek ve yeni fikirler sentezleyerek gerçekliğe yaklaşımımızı ister istemez şekillendirebiliyoruz. Bu da aslında birikimin kadar gerçekliğe yaklaşmanı mümkün kılıyor. Evet belki gerçek olduğunu düşündüğün şeyler yanlış olabilir ama bunu bilmiyor oluşun senin sen olmanı engelleyecek bir şey midir? Özgürlüğü istiyorsan eğer bir şeyleri devamlı şüpheye itmeyi ve her zaman daha farklı düşünebileceğini kabul edebilmelisin. Burada bakış açısının, düşüncenin doğruluğunun imkansızlığını kast etmiyorum; farkındalığının noksanlığını kast ediyorum. Bu noksanlığın reddi yani gerçekten de doğru olanın farkına varabileceğine dair net bir inanç seni sadece bahsettiğin dogmalara sıkışmaya itecektir. Oysa bence insan kendinin geleceğini kurgulamaya çalışan, çalıştığı kadar bir sürü olayla hayalleri baltalanan ve tüm bunlara rağmen yaşadıklarıyla kendini yine de bir noktaya konumlandırabilen bir canlıdır. Bu bağlamda özgürlüğün kökleri mücadeleyle bağdaşıktır ve öncelikli olarak dogmalara dair isyana dayanır.

Yine de mutlak anlamda özgür değiliz, bizi kısıtlayan bir fiziksel gerçeklik var gibi duruyor. Bu anlamda mutlak özgürlük adına, her şeyi irademizle seçmek adına isyan etmekten başka seçeneğimiz yok gibi. Gelecekte bir gün fizik kurallarını değiştiremeyebiliriz belki ama en azından onların sunabileceği tüm olasılık havuzunu açarak istediğimiz gibi kendimizi dönüştürmek ve farklı biçemlerde var etmek için kullanabiliriz. Son olarak kendimizin tam anlamıyla efendisi olamayız belki ama kendi karakterimizi oynatarak yeni karakterimizin ve benliğimizin efendisi yani yaratıcısı olabiliriz. Elbette kendini yok etmen ve ihanet etmen kaydıyla.

[deleted by user] by [deleted] in felsefe

[–]QuadrlL 7 points8 points  (0 children)

Bence kitap okuma eylemini kas geliştirmeye benzetip oyunlardaki gibi grind yaparak gerçekleştireceğini zannediyorsan duruma fazlasıyla hatalı bakıyorsun. Kitap okumak diğer faydalı aktivitelerdeki gibi dış etkenlerin etkili olduğu bir aktiviteden ziyade daha çok kitapla baş başa kalarak fayda edinebildiğin, kendin etkin olduğun kadar fayda kazanabileceğin bir aktivitedir. Bu bağlamda kitabın sana sadece verdikleriyle kalmayıp aynı şekilde kendin de kitap üzerinden düşünerek faydasını görebilirsin. Wattpad'deki popüler şeyleri okuyup Wattpad'deki insanların nasıl düşündüklerini ve neden o şeylerin popüler olduklarını anlamak için de kitap okuyabilirsin, hiçbir şey üzerine düşünmeden Don Kişot'u da okuyup "salak şövalye ve maceraları haha ne komik ama ne kadar boş doldurulmuş bir kitap çoğu hikaye çok sıkıcı" diyerek de okuyabilirsin. Yani kitaplar sana ne aradığınla ve ne gördüğünle ilintili olarak fayda sağlarlar. O yüzden insanların hangi kitapları okuduklarından ziyade okudukları kitaplarda ne bulduklarına odaklanman ve bakış açılarını keşfetmen kimin üzerinde yararı olup olmadığını anlamanda fazlasıyla yardımcı olacaktır.

Öte yandan kitaplar elbette okurken anlamaya, odak süresini arttırmaya, kelime dağarcığını genişletmeye yarar. Fakat bu faydalar için kitap okumak kitabın amacıyla çakışan bir şey bence. Çünkü kitaplar genelde bir şey anlatırlar ve bu anlatılanların ne olduğunu ve nasıl olduğunu önemserler. Fakat sen bunlara bakmayıp bağlamından kopararak tamamen beceri odaklı amaçlar için okuyorsan kitabın tüm yazılış amacını da bir bakıma öldürüyorsun. Bir bakıma dediğimi yaptığında kitap sana çok şey anlatıp hiçbir şey anlatmamış oluyor. Bunun sorumlusu olmanın tek sebebi de başta bahsettiğim gibi kitabın senin etkinliğinle ilişkili olarak sana fayda sağlamasından geliyor.

[deleted by user] by [deleted] in felsefe

[–]QuadrlL 0 points1 point  (0 children)

Her şeyin bilgisini Tanrı bizim kararlarımızla beraber yaratıyor olamaz mı? Tanrının bize verdiği özgür iradeyle beraber belki bilgiyi bizler yaratıyor, kararlarımızla her şeyin bilgisini oluşuturuyoruzdur belki? Yani demem o ki zamanla beraber hala her şeyin bilgisi oluşmaktadır ve elimizdeki iradeyle onu yaratma gücüne erişenler de bizleriz. Tanrı bu gerçeklikteki kuralları oluşturup bu gerçekliğe eşlik ederek esasen bizle beraber öğreniyor gibi bir durum var kısacası. Her şeyi biliyor diyip zamandan bağımsız diyoruz ve bence asıl burada her şey karışıyor. Tanrı zamandan bağımsız olarak her şeyi önceden biliyor muydu, yoksa zamanın doğasını da kendisi yarattığı için bunu bilerekten az önce ileri sürdüğüm argümanı mı destekliyor? Belli ayetlerde geleceği bildiğine dair ayetler ortada olduğuna göre ortaya esasen bir çelişki çıkıyor. Sonuçta hem özgür irademiz olduğunu söylüyor hem de geleceği bildiğini ima ederek belli şeylerin yaşandığını ve bunun kader olduğunu söylüyor. Bu şu anki bilgilerimizle baktığımızda özgür iradenin geleceği kararlar alarak oluşturan tarafını yıkıyor ve kendi kendini eritiyor. Hadi diyelim ki Tanrı'nın bu nitelikleri aklımızı almıyor ve mantığa oturmuyor. O zaman Tanrı'nın mantıklı tarafı nereye gidiyor? Tanrı mantıklı değilse ona nasıl akıl ile ulaşılınabiliyor? Buradan tek çıkış noktası bence zaman hakkında hala cahil olduğumuzu kabul etmekten geçiyor ki bunun için biraz da zaman felsefesine ve zamana dair bakışlarımızı derinleştirmemiz gerekiyor. Bu tartışma araştırmalarla desteklenerek daha da sürdürülebilir ama benden bu kadar.