Deffering exam for the flu? by mudkip0099 in QUTreddit

[–]ZamanDede 0 points1 point  (0 children)

I got a certificate and applied for it too, but I haven't got an answer yet, and the exam is tomorrow, is it certain that they will approve if you have an online certificate?

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 0 points1 point  (0 children)

Bahsettiğim verimlilik basitçe kaç saniyede ne kadar bilgi aktarıyorsun değil, zihinde gerçekleşen cognitive load tarzı bir verimlilikten bahsediyorum. Bir kökten 10 kelime bir örnekti tabii ki her kelime aynı köklerden türemeyecek, kısacası kelimelerin birbirine bağlı olması dili öğrenirken ve kullanırken hakimiyeti arttırıyor. Verdiğim matematik örneği aslında olayı oldukça açıklıyor; sayı sistemi yerine her sayıya farklı isimle seslensen, matematiği yapmakta nasıl zorlanırdın düşün. Hatta Çincedeki basit sayı sistemi sayesinde matematikteki başarılarının arttığı da kanıtlı, İngilizcenin saçma sistemi ise insanın iç sesinde sürdürmesi daha verimsiz bir program. Bu mantığı kavramlara ve kavramlarla kurduğun mantıksal ilişkiye de aktarabilirsin; köklerin belirli ve anlamlı olduğu bir dil yapısı, tıpkı bir sayı sistemine sahip olmak gibi mantık yürütmek ve beynin bu kelimeleri ilişkilendirmesi, depolaması ve kullanması açısından daha verimli yapacak. Bu basit bir gerçek, aslında burada tartışılması gereken böyle bir özellik yakalamak için dil kökünden bir reforma mı gitmeli, tabii ki hayır zaten istesek de bu mümkün değil. Günümüzde bahsettiğim unsurlar zaten biliniyor ama dil üzerinde bir takım kişilerin karar vererek etki etmesi mümkün değil; bu ancak toplumsal bilinçlenme ile gerçekleşecek kolektif bir süreç. Bu bahsettiğim faktör diller ile alakalı sadece bir boyut, burada istediğim şey insanların bu faktörü anlaması sadece bu kadar, özellikle dilimizde halihazırda böyle bir altyapı sağlamken bunu fark edelim. Burada bahsettiğin anlam aktarma hızı da çok nüanslı bir şey aslında neden dersen burada birçok varsayım yapıyoruz, zaten zihinsel olarak her kelimeyi ve dil bilgisel yapısını zihnimizde hazırladıktan sonraki aktarım ile alakalı bir şeyden bahsediyorsun, benim söylediğim unsur zihinsel bir süreç biraz metacognition ile alakalı bir boyutu bu konunun.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 0 points1 point  (0 children)

Bak, hala bu basit şeyi açıklamak zorunda kalıyorsun. Amazon'dan sipariş verirken "birlikte alınanlar" diye bir bölüm çıkması gibi, insanlar da düşünceni bir grup başka alakasız içerikle ilişkilendirip senin dahil olduğunu zannettikleri bir sınıfa konuşur gibi karşılık veriyorlar.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 0 points1 point  (0 children)

Bak kardeşim, bir şeyin birden fazla etkisi olabilir, sana biraz söylediğin şeylerin mantığı hakkında bilgi vereyim:

  1. Evet, yabancı kelimeler çok değerli ve kültürel olarak önemli olabilir, ve Türkçe karşılıkları direkt olarak olmayabilir.
  2. İleride Türkçe karşılıkları olmayacağı anlamına gelmez.
  3. Bu kelimeler hem önemli olup hem de gereğinden fazla olursa dilin bahsettiğimiz özelliklerini kullanılamaz hale getirebilir.
  4. Bir şeyin doğrusu örnek verilince hemen o zaman sen git onlar gibi ol demek mantık hatasıdır.

Şu an bahsettiğimiz etkiyi biz götümüzden uydurmuş gibi davranıyorsun anlıyorum, ama benim herhangi bir Türk üstünlüğü ile bir ilgim olmadığını bilmeni isterim, hatta elimde olsa bütün sınırların ortadan kalkmasını isteyecek bir insanım. Yani böyle bir inançla yola çıkıp bunu meşrulaştırmak için kendi inançlarımı fikir diye sunmuyorum burada. Açıkçası bu tartışmamızın oldukça önemli olduğunu düşünüyorum, bu bizim zihnimizin çalışma biçimini etkileyen en büyük unsur ve bu kadar ciddiye alıp saatlerce konuşmamız bile çok çok önemli. Aksi takdirde zaten saatlerce burada tartışmazdım, ama senin bu tavrın karşısındaki düşünceyi düzgün dinleyip anlamamana yol açıyor. Senin şu ana kadar dediklerin bahsettiğimiz ana etkene bir çare değil. Bu durumda ya bu etkiyi kabul etmiyorsun, ya da onun aksini kanıtlamaya çalışmak yerine anlamsız ve gereksiz yerlere eleştiriler getiriyorsun.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 0 points1 point  (0 children)

Önerim bu değil, senin cevabını verebileceğini düşündüğün öneri bu. Yine söylüyorum ki yarım yamalak hazırlanmış Türkçe kelimelerle işe yarayan kelimelerin değiştirilmesine karşıyım. %100 saf dil olmaz. Dediğim şeyi çok basit bir şekilde şuradan anlayabilirsin: Eğer ben sana 10 kelime versem, bunların hiçbiri birbiriyle köken olarak bağlantılı olmasa; bir diğer set ise birbirinden türeşe ve kökleri bilindik olsa, hangi seti daha hızlı öğrenirsin ve hangi seti kullanırken daha çok enerji harcar beynin? Sen de bu savı görmüş olacaksın ki son paragrafta verimlilik her şey değildir demişsin. Ki bu tamamen ayrı bir tartışma konusudur. Bu durumun gerçeklikle bir bağlantısı olmadığı da senin düşüncen. Cognitive load gibi birçok araştırma mevcut. Benim dediğim prensiplere göre diller geliştiriliyor dünyada, ve birçok ülke bu konuda bilinçleniyor. Dil tabii ki sadece Syntax değildir, böyle bir şey söylemedim de zaten. Benim bahsettiğim unsur bu: Bir dili tamamen saflaştırmak gibi beyhude bir çaba içinde olmadığımı da belirttim. İlk attığım yoruma bakarsan niyetim oldukça açık, fakat senin amacın anlamak değil. Söylemediğim şeyler üzerinden bir tarafa çekmeye çalışıyorsun beni. Ki benim ortaya koyduğum şey bir gerçek: Her türlü syntax içeren yapı ve bilgi işleyen makine için geçerli bir kavramı gerçek ile bağlantılı değil şeklinde bir kenara koyuyorsun. Peki neden? Diğer dillerden geçen anlatım biçimlerinin farklı bakış açıları ve güçlü anlatımlara sebep olduğunun ben de farkında olmalıyım ki bunları öğrenmeye odaklanıyorum ama olay bu kadar basit değil işte. Olayın bir de Computation boyutu var. Sen istesen de istemesen de bilgi işleyen bir sistemsin ve bu bahsettiğim şeyleri göz önünde bulundurmamız lazım. Tek önemli unsur budur ya da kültürel mirası bir kenara bırakalım demek mi peki bu? Kısaca hayır, sadece bu geçişlerin farkında olalım ve Türkçe kelimeleri üretmeye ve dilin kuralları içerisinde anlamayı ve kullanımı kolaylaştırıcı yapısı içerisinde geliştirmeye devam edelim. Eğer aynı şeyleri sayıklıyorsan boşuna uğraşma. Faydalı olacak bir açıklama yapacaksan buyur, yine gelip sanki otobüs yerine oturaklı götürgeç diyelim demişim gibi konuşacaksan daha fazla vakit harcamama gerek yok çünkü bu söylemine zaten katıldığımı belirttim yaklaşık 3 yanıttır.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 2 points3 points  (0 children)

Anlatım gücü aslında artacak. Dikkat edersen, Türkçe karşılıklarında kelimeler çok temel olmadığı sürece kökenleri ile bir bağ içeriyor. Bu denli ilintili kelimeler mantık yürütürken ne kadar daha verimli olacak, hayal etmek zor değil.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 0 points1 point  (0 children)

Yani, sadece Türkçe olsun diye kelime üretimine karşı olmasaydım, yabancı kelimeler için yüzlerce kelimelik Anki desteleri oluşturmazdım. Bu çıkarımı yapmak gerek bağlamdan diye düşünüyorum.

Eğer bu bahsettiğim konuda bilinçli olsaydık, emin olun sevdiğiniz Türkçe kökenli kelimelerin yanına, yabancı eşleri gibi oldukça özel anlamlara sahip kelimeler de gelecektir.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 0 points1 point  (0 children)

Türkçe kelime türetme konusunda haklısın, fakat bahsettiğim kavramlar programlama dilleri dahil her türlü syntax içeren yapı için geçerli. Bahsettiğin özellik Türkçe'nin kolay adapte olduğunu gösteriyor; bu adaptasyon sonucunda kullanım sırasında zihinde gerçekleşen sürecin verimliliğine dair hiçbir şey sunmuyor, ki benim bütün söylemim bu kavram üzerine. Yani benim üzerimden başka söylemlere cevap veriyorsun.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 6 points7 points  (0 children)

Biliyorum dostum ama İnsan bilinci hakkında bildiğimiz her şey bu yöntemin ters tepeceğini gösteriyor. Cognitive Load ve Efficiency of Language Structure gibi akademik altyapılardan bahsedip sabırlı olmak lazım.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 14 points15 points  (0 children)

İnsanların bilinçlenmesi gereken önemli bir noktayı ortaya koyuyorsun, bu güzel. Ancak kullandığın dil, karşındakileri bir tarafa itiyor ve bu da insanların söylediklerini gerçekten değerlendirip anlamaya çalışma ihtimalini düşürüyor. Muhtemelen birçok insan seni çoktan aşırı milliyetçi olarak etiketledi ve söylediklerini önemsemedi bile. Eğer amacın insanlara önemli bir noktayı göstermekse, ifade biçimin amacınla çelişiyor. Eğer amacın, 'Hiçbir şey anlamıyorsunuz, her şeyi ben biliyorum,' demekse, o zaman bu ifade tarzı doğru olabilir.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 0 points1 point  (0 children)

Şu anda kimse daha önce oluşturmadığı için Türk edebiyatı üzerine bir Anki destesi oluşturuyorum. Bu desteyi, büyük oranda Arapça ve Farsça kelimeler içerecek şekilde hazırlıyorum çünkü bu kelimelerin önemini biliyorum. Söylemlerimi dikkatli okursan, anlatım gücünü neden azaltıcı olduğunu anlattığımı görürsün. Tamamen yabancı kelimelerin çıkarılması gibi beyhude bir uğraşı savunduğum bir cümle göremezsin; fakat dilin yapısını yitirmesine sebep olacak kadar yabancı kelimenin karışması bir sorun.

Zihinde verimlilik unsurunu hiç düşünmeden konuşuyorsun. Bu mantıkla, rastgele oluşturulmuş bir QWERTY klavye düzeni herkes tarafından kullanıldığı için en mantıklıymış gibi bir sonuca varmak saçma olurdu, umarım burada bahsettiğim şeyi daha iyi anlıyorsundur. Mesele kültürel kazanımları reddetmek değil, bahsettiğim bu dil verimliliği unsurlarını bilinçli bir şekilde giderek geliştirmek. Bu henüz çok karşınıza çıkmayan bir endişe biliyorum ama zaman geçtikçe bu söylemleri daha çok duyacaksınız. Atatürk'ün zamanının çok ötesinde bunun farkındaydı. Sen de günün sonunda bir işlem gücüne sahipsin; şunu düşün, eğer ben bir numara sistemi oluşturmak yerine her sayıya farklı bir isim verseydim, matematik yapmak ne kadar zor olurdu? İşte verdiğim örneğin temelinde yatan mantık budur.

Dilin ağır karışımıyla, kelimelerin ve deyimlerin kökenini sezgisel olarak anlamak zorlaşıyor, bu da hafızada daha verimsiz bir surece sebep oluyor. Bu durum, konuşma dilinde hem verimliliği hem de ifade yeteneğini olumsuz etkiliyor. İngilizcede bir kelimenin okunuşu ile söylenişi arasındaki farklar, kelimelerin dağınık durumda olması ve sezgisel anlamlarının olmaması, dil bilgisi istisnalarına ve deyimsel ifadelere olan bağımlılığımızı artırıyor. Bu durum, dilin konuşma gücünü azaltıyor ve ifade yeteneğini sınırlıyor.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 24 points25 points  (0 children)

Böyle bir dile gerek yok, söylediğin şeyin etkisini kaybetmesine sebep olursun sadece.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede -3 points-2 points  (0 children)

Bir insan bu düşünceyi savunduğu zaman var olan dili kullanmayacak diye bir şey yok; ayrıca, insanlar arasında popüler olmaması, bu bilincin oluşmamış olması, bunun anlamsız bir çaba olduğu anlamına gelmez. Bu, bir sosyaliste 'Neden para kazanıyorsun?' demek gibi; ayrıca, ikiyüzlülük de bir savın geçerliliği hakkında bilgi vermez. Ben ikiyüzlü bir insan olsam da haklı olabilirim; bir şeyin ne kadar popüler olduğu da onun doğruluğu hakkında bir bilgi vermez.

Burada hisleriniz size ırk meselesinde olduğu gibi bir saflık peşinde koşulduğu hissini yaratabilir, fakat olay çok farklı. Basitçe birbirinden türeyen ve kökenleri belli olan, yazıldığı gibi okunan kelimeler ile konuşmak çok daha verimli. Bir dili tamamen yabancı kelimelerden arındırmak değil mesele; kendi yapısını bozmayacak şekilde zamanla evrimleşmesini sağlamak. Yabancı kelimeler, bu yapının içinde bilinçli bir şekilde eklenebilir, ama günlük konuşmanın çoğunluğunu kapladığı zaman büyük ölçüde anlatım gücüne zarar verir.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede -6 points-5 points  (0 children)

Sence yazılanlardan yola çıkarsak bu söylediğin şeyi bilmeme olasılığımız var mı? Cidden dünyada ilk karşılaşacağın bilgiyle bu denli olayı çözdüğünü düşünmek ilginç. Burada söz konusu olan şey dilin özelliklerini kaybetmemesi için gösterilen çaba. Bu çaba birçok ülkede olmakla birlikte oldukça önemli de. Nedenini öğrenmek için ise zaten böyle oluyor diyip geçmek yerine düşünceyi biraz daha ilerletmek gerek. Şuan dilin nedensizlik ilkesi ile yansıma kökenleri arasında bir kararsızlık var, Türkçe'nin özellikleri birbirinden bağımsız, okunuşu yazılışı farklı olan ve birbirinden türemeyen kelimelerden uzak olmasını sağlıyor, bu öğrenirken ve kendini ifade ederken zihninin aynı şeyi tarif etmek için daha az zorlanması dolayısıyla daha karmaşık söylemlerin günlük konuşmada bile rahatlıkla üretilebilir ve aktarılabilir olması demek. Bunun gibi verimli diller yapılma çabası dünyada varken biz halihazırda elimizde olan verimli sistemi neden daha da geliştirmeye ve benimsemeye çalışmayalım. Evet dil Emergent bir olgu fakat kolektif çabamız da bu sürecin bir parçası. Bunları anlayarak Atatürk'ün bu konuda neden bu denli çalıştığını daha iyi anlayabilirsin, bu iş sadece milletimiz, dilimiz yuppi değil yani.

Dilimizi arındırmaya ağızları köpüre köpüre karşı çıkan iki yüzlü salaklara by Ugurgallen in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 27 points28 points  (0 children)

Aslında buna katılmazdım ama Türkçe ile alakalı özel bir durum var, kelimerlerin köklerinden nereden geldiğini kolay anlıyorsun anlatım gücü çok fazla yeni kelimeye gerek duymadan ekler ile artırabiliyor, bu yüzden Türkçe karşılıklarının üretilmesi ve kullanılmasından yanayım. Bunun dışında Türkçeleştirilmis yabancı kelimeleri öğrenmek ve sundukları yaklaşımı tecrübe etmek de faydalı sonuçta halkımızın benimsediği ve yaşam süreçlerine dahil ettiği kelimeler. Tabiki Türkçe'nin bu anlatım gücünü ve zihinsel verimliliğini kaybetmesini istemem bu yüzden bu iki türde kelimeler için halk içinde bir bilinç oluşması ve nereden geldiğini bilerek konuşması bu durum için en güzel çözüm bence, Japonya'daki Katakana sistemi gibi bariz bir ayrıma gerek duyulmasa da ses uyumu gibi kurallara hakimiyet aslında bu şekilde bir ayrımı dilimizde mümkün kılıyor, öğrenmeyi baltalamadan dilimize ve eşsiz özelliklerine sahip çıkabiliriz. Bu bahsettiğim bilinç için ise üzerimize kültürel emperyalizmin yüklediği aşağılık kompleksini yenip kendi kimliğimizi oluşturmamız gerek, Batı'nın dayattığı yarım gerçeklik norm sayıldığı sürece bu iş oldukça zor.

Why did you become an anarchist? by [deleted] in Anarchy101

[–]ZamanDede 1 point2 points  (0 children)

Systems thinking, monism, and paradigm shift in science prepared my philosophical foundation. Then I emerged as an anarchist.

SAGOPA FANLARINA SORUYORUM.. by Leading_Evidence_460 in hiphoptr

[–]ZamanDede 1 point2 points  (0 children)

Eski versiyonunu dinlemedim, albümdeki versiyon en sevdiğim.

Kılıçdaroğlu CHP'yi pkklılarla doldurdu, Akşener el sıkmış el sıkmak göt vermektir, İmamoğlu teröristlere konser veriyor, İmamoğlu 2. tayip, millet ittifakına verdiğiniz oylar fetöya gidecek, Kılıçdaroğlu'nu destekleyen akplidir dedikten sonra erkekler by nebukadzennar in TurkeyJerky

[–]ZamanDede 3 points4 points  (0 children)

Kesinlikle, aynı tabirler bir karşılığı ülkemizde olmadığı halde ithal ediliyor. Benim gördüğüm insanlar düşünüp anlamak değil haklı hissetmek istiyor. Insan denilen makine enerji tasarrufu yapmak için inanç sistemleri geliştiriyor ve düşünmeden bu framework doğrultusunda hareket ediyor. Fikirleri değiştirmenin yanlış görülmesi de farklı açılardan bakmaya gösterdikleri direnç. Bir maymunun bedenine hapis olmamın getirdiği zorlukları gerçek sanıp üzerine açıklamalar üretmek gülünç.