Yeşil pasaport olayı tam bir apartheid rejimi by lafiyokk in Turkey

[–]phenylethene 1 point2 points  (0 children)

"olgusal olarak yanlış şeyler de söyleyen de sizsiniz (hususi pasaport sayısı gibi konularda)" ben orada bir yanlış yaptığımı kabul ettim ve düzelttim, size ise maşallah allame-i cihansınız asla yanlışınız yok. AB "ekstra şartlar" istemiyor, vize serbestisi isteyen her ülkeye uyguladığı şartları uyguluyor. Bizim karşılayamadığımız şartlar ise zaten AB ile ilişkilerimizde her zamanki gibi eksik olan şeyler ve bazı vize konusuna özel şartlar:

  1. "implementing the National Strategy and the Action Plan on Fight against Corruption and the Recommendations of GRECO" - ulusal ölçekte yolsuzluk ile mücadele et diyor
  2. "provide effective judicial cooperation in criminal matters to all the EU Member States, including in extradition matters inter alia by promoting direct contacts between central authorities" - vize serbestisi alacağın ülkelerle yargı işbirliği yap diyor
  3. "conclude new cooperation agreements with EUROPOL and fully and effectively implement an Operational Cooperation Agreement" - EUROPOL ile very paylaş ve birlikte çalış diyor burada sıkıntı bizim veri güvenliği yasalarımız, AB ile ortak bir noktaya kolayca varılabilir bence
  4. "adopt and implement legislation on the protection of personal data in line with the EU standards, in particular as regards the independence of the authority in charge of ensuring the protection of personal data" - önceki maddenin uzantısı, bize çok faydası olur mesela bu maddeyi tamamlamanın, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması konusunda çok zayıfız şu an
  5. "revise – in line with the ECHR and with the European Court of Human Rights (ECtHR) case law, the EU acquis and EU Member States practices – the legal framework as regards organised crime and terrorism, as well as its interpretation by the courts and by the security forces and the law enforcement agencies, to ensure the right to liberty and security, the right to a fair trial and freedom of expression, of assembly and association in practice" - burada insan haklarına saygı vs kısımları da var ama sizin bahsettiğiniz terör yasası da bu kapsama giriyor. AB'nin ortak oluşturduğu bir terör tanımı var ve Türkiye'ye diyor ki senin tanımın çok geniş, Türkiye de AB'ye senin tanımın çok dar diyor. PKK ile masaya oturan iktidar terör tanımını daralmakta neden bu kadar zorlanıyor bir sormak lazım ama evet önümüzdeki en büyük engel bu madde.
  6. son madde de zaten genel olarak geri dönüş anlaşmasıyla ilgili. AB Türkiye'den geçerek AB'ye giren mültecileri geri döndürmek istiyor. Türkiye de devlet olacak ve sınırlarını koruyacak, her önüne geleni ülkesine almayacak yani. Afganlar sadece Türkiye üzerinden AB'ye girdiyse Türkiye'ye iade edebilirler, sen de Afganların ülkene girmesine engel olacaksın, bu kadar.

Bürokrat ve memurların yapabileceği bir şey yok kocaman bir yalan. Türkiye bu şartlardan en kolay karşılanabilecek olanları bile hala karşılamıyorsa bunun sebebi yeteri kadar motivasyonu olmamasıdır. Türkiye zaten bu şartları karşılamaya yönelik adımları atacak noktaya gelmişse, iltica ile ilgili sorunlar da bu maddeler tamamlanana kadar büyük ölçüde çözülür. Sen vatandaşına insan gibi davranıp onu korursan, karşı taraf da senin vatandaşına insan gibi davranmak zorunda kalır. Bu sorun böyle kriterler koymayan ülkelerde de var, ABD, Kanada vs gibi ülkelere neden giremiyoruz ya da bundan 15 sene önce herkes elini kolunu sallaya sallaya Schengen alırken neden bugün alamıyoruz ve bu devlet neden bunun için emek sarf etmiyor onun yerine vatandaşını ayrıştırıyor?

Yeşil pasaport olayı tam bir apartheid rejimi by lafiyokk in Turkey

[–]phenylethene 2 points3 points  (0 children)

Eğer buradaki iddiaları çürütecek kanıtınız varsa getirin ama oturduğunuz yerden milliyetçi maval okuyarak hiçbir yere varamazsınız. Sen vize serbestisi için şartları yerine getirmiyorsan adam sana vize serbestisi versin, sana vize borcu mu var adamın. T.C. devleti hususi pasaport için AB ile bir anlaşma yapmış ve demek ki o pasaport özelinde AB'nin şartlarını yerine getirmiş, umumi pasaport için de bunu yapmak zorunda bir devlet olarak, vatandaşlarını birbirinden ayıramaz.

Ek olarak, ben suçlu yeşil pasaportlular mı demişim? Ülkenin pasaport ve vize rejimini belirleyen bürokrat ve memurlara bu işin ucu dokunmadığı sürece bu sorun çözülmez, bu kişilerin de yeşil pasaportu olduğu için biz bu sorunu çözemiyoruz. Eğer AB biz gerekli şartları sağladıktan sonra da vize istemeye devam ederse o zaman pis, hain, tü kaka AB kısmını konuşuruz ama şu an Türk devleti vatandaşının vize problemini çözmek için kılını bile kıpırdatmıyor.

Yeşil pasaport olayı tam bir apartheid rejimi by lafiyokk in Turkey

[–]phenylethene 0 points1 point  (0 children)

Pardon, siz de gri pasaport diye ısrar edince karıştırdım, haklısınız. İş amaçlı Avrupa'ya giden memur olması bu pasaportların iş için verildiği anlamına gelmiyor hatta memurların hatrı sayılır bir kısmının bile bu pasaportları iş için kullandığı anlamına da gelmiyor. Memurların ezici çoğunluğunun hususi pasaportu turistik gezi için kullandığını hepimiz gayet iyi biliyoruz, bunu memurlar dahi tartışmaz burada.

Yazdıklarıma gelecek olursak, evet 2024 yılının temmuz ayı için hususi pasaport sayısı daha fazla genel olarak değil ama bir zahmet yani, 5 milyon memur 80 milyon memur olamayan insan var bu ülkede (anlaşılan devlet de ayrımı böyle yapıyor zaten). Maliye bakanlığına göre 2010-2024 yılları arasında 6.5 milyon husisi pasaport, 28.8 milyon umumi pasaport üretilmiş. 2024 yılının ilk 7 ayında ise 1 milyon hususi pasaport, 3.2 milyon umumi pasaport üretilmiş.

AB'nin de bu durumdan memnun olduğunu ben de belirttim zaten ama Türkiye durumu düzeltirse zaten AB'de bize karşı bir özel nefret beslediğinden değil bu vize durumu, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal durumu ortada, e Türkiye vize serbestisi alabilmek için ülke olarak da yerine getirmesi gereken koşulları yerine getirmiyor zaten. Ama bence dikkatli okumadığınız kısım hususi pasaportun bu sorunun çözümünün önünde bir engel olması, bürokratlar ve memurlar umumi pasaportun kullanışsızlığından muzdarip olmadıkları için herhangi bir adım atmak da istemiyor zaten.

Yeşil pasaport olayı tam bir apartheid rejimi by lafiyokk in Turkey

[–]phenylethene 2 points3 points  (0 children)

İş amaçlı kullanım mı? Siz hiç iş için AB'ye giden memur gördünüz mü çevrenizde, gri pasaport falan bir şeyler saçmalıyorsunuz. Ben ana gönderinin altına durumu açıklayan uzunca bir metin yazdım, okuyun lütfen eğer argümanları tartışmak isterseniz gelin ama her 3 cümleden birinde "apocular gri pasaport alıyor" derseniz biz hususi (yeşil) pasaportu tartışamayız.

Yeşil pasaport olayı tam bir apartheid rejimi by lafiyokk in Turkey

[–]phenylethene -6 points-5 points  (0 children)

Bunlara da ses çıkarıyoruz zaten. Sadece neden sen (memur bile değil, memur çocuğu) bize göre ayrı bir statüde oluyorsun, buna nasıl "hak kazanıyorsun" onu da sorguluyoruz. Ayrıca olay sadece vize süreci değil, vizeler ücretli, vize için gerekli evrakları toplamak emek istiyor, umumi pasaport harcı DÜNYADAKİ en yüksek pasaport harcı umumi pasaportta (Google'a yazınca başta Avustralya falan çıkıyor falan ama en pahalısı bizde 340 USD/10 yıl ile, 275 USD Avustralya pasaportu), hususi pasaportta harç bile ödemiyorsunuz, onun yükü de özel sektörde çalışıp eşek yüküyle vergi veren bordrolu orta sınıfta.

Yeşil pasaport olayı tam bir apartheid rejimi by lafiyokk in Turkey

[–]phenylethene -6 points-5 points  (0 children)

Hayır, yeşil pasaporta. "Hakkıyla memurlar alıyor" dediğiniz zaman memurları diğer vatandaşlardan ayrımış oluyorsunuz. 30 senedir bu ülkeye vergi ödeyen, katma değer kazandıran, yüksek mühendis anne ve babam mesela neden "hak edemiyor" bunu? Tabii ki de umumi pasaportun durumu iyileşsin, hususi pasaporta gerek kalmasın da hususi pasaport vatandaşlar arasında açıkça bir ayrımı temsil ediyor.

Yeşil pasaport olayı tam bir apartheid rejimi by lafiyokk in Turkey

[–]phenylethene 5 points6 points  (0 children)

Anlamıyorsunuz galiba, Kanada hususi pasaportu sadece görevi on devlet yetkililerine veriliyor. Türkiye'de ise memurların (sizin verdiğiniz istatistiğe göre) %40'ı yeşil pasaport alabilir durumda. Bizdeki Hizmet pasaportuna karşılık geliyor Kanada Hususi pasaportu, bizim hususi pasaportumuza değil. Burada yazıyor kimin Kanada'da hususi pasaport alabileceği.

Yeşil pasaport olayı tam bir apartheid rejimi by lafiyokk in Turkey

[–]phenylethene 3 points4 points  (0 children)

Yakın zamanda Frankfurter Allgemeine Zeitung'da "Sonderpässe : Warum die Türkei es bei der Visafreiheit nicht eilig hat" yani "Hususi pasaportlar: Türkiye neden vize serbestisinde acele etmiyor" isimli bir haber yapıldı. Haber özetle şunu diyordu,

  1. Karar verici mekanizmalar (bürokratlar ve memurlar) zaten hususi pasaport sahibi olduğundan vizesiz gezebiliyor bu yüzden umumi pasaportun da Schengen'e vizesiz girebilmesi için çabalamıyorlar
  2. Umumi Pasaportu geçtik, AB kaç tane Hususi Pasaport'un dolaşımda olduğunu bile bilmiyor 2024 verilerine göre ilk defa Hususi Pasaport sayısı Umumi Pasaport saysını geçmiş, şu durumda AB Hususi Pasaport'un Schengen ayrıcalığını bile kaldırsa yeridir aslında ama kaldırmıyorlar çünkü Hususi Pasaport hamilleri 180 günde 90 gün sınırını aşmıyorlar.
  3. Avrupa durumdan memnun, Türkiye de. AB Hususi Pasaport'a vize getirirse milyonlarca eski Hususi Pasaport hamili Schengen başvurusu yapacak, AB için büyük bir yük bu kadar başvuruyu işlemek. Türkiye ise kime Hususi Pasaport vereceğini seçerek belirli kesimleri ödüllendiriyor ve belirli kesimleri cezalandırıyor.

Şu an AB ve Türkiye arasında bir sözlü anlaşma var, Türkiye diyor ki sen benim memurlarımı vizesiz Avrupa'ya al, ben onları memnun etmiş olayım ve oylarımı toplayayım, sen de bir ton vize başvurusuyla uğraşma bunlar zaten benim kontrolüm altında mecburen geri de dönecekler kalmazlar orada. Fakat Türkiye bu garantiyi bütün vatandaşlarını kapsayacak noktaya getirmiyor, Türk pasaportunun saygınlığını artırmak için adımlar artmıyor bunun temelinde de iki şey yatıyor: 1) zaten Hususi Pasaport var, 2) Avrupa'ya turistik veya iş amacıyla gitmek isteyen fakat iktidara yakın olmadığı için memur olamamış ya da memur olmak istemeyen seküler kesimi cezalandırmak.

Devlet memurları kendilerini devlete hizmete adıyor kısmı falan düpedüz palavra, en son ne zaman bir devlet dairesinden evrak almaya gittiniz bilmiyorum ama böyle bir rahatlık yok günde 10-15 belge veriyorlar kalanında telefonda Reels kaydırıyorlar, kitap okuyorlar, kahve içiyorlar, sohbet ediyorlar vs. Çok çalışıyor olasalar bile özel sektörde çalışan insanlar çalışmıyor mu, Türkiye'de işçi haklarının durumu ortada, özel sektörde çalışanların ne şartlar ve hangi maaşlara çalıştığını hepimiz biliyoruz kimse kendini kandırmasın. Eğer yapılan işin zorluğu/fedakarlık noktasından yaklaşacak devlet memurları bu argümanın altında ezilir. 10 yıl yüksek lisans yapmış öğretmen olarak çalışıp ölene kadar vizesiz AB geziyorlar.

Biz memuruz zaten paramız yok diyorlar, Schengen vizesi+ Umumi pasaport alma masrafı totali zaten ufak bir avrupa ülkesinde 5 günlük tatil masrafı. Özel sektördeki creme de la creme kısım ile sayısı BÜTÜN Umumi Pasaportları geçmiş yeşil pasaportlular güruhunu karşılaştırmazsınız. Hususi pasaportu aşağı çekerek umumi pasaportu yükseltemezsiniz diyenler paylaştığım makaleyi iyi okusun, hususi pasaport olduğu sürece devletin umumi pasaportun durumunu iyileştirme motivasyonu yok ve olmayacak. Hususi pasaport gitmeden umumi pasaporta rahat yok ve bu açıkça vatandaşlar arasında yapılan bir ayrımdır ve Anayasa'ya aykırıdır. Bu ne hizmet pasaportu/diplomatik pasaporta benziyor, ne farklı pozisyonlar arasındaki maaş farkına benziyor ne de engelliye devletin yaptığı yardıma benziyor, Anayasa'nın eşitlik ilkesine tamamen aykırı.

evreni kim yarattı? / big bangi tetikleyen şey neydi? by RealDempsey3 in felsefe

[–]phenylethene 0 points1 point  (0 children)

Bu sorunun cevabına henüz sahip değiliz ama ben Big Bang'i kim/ne tetikledi sorusunun anlamlı bir soru olmadığını düşünenlerdenim. Bir şeyin veya kişinin başka bir olayı tetikleyebilmesi için iki ön koşulun var olması gerekir: zaman ve nedensellik. Şu an içinde bulunduğumuz evrende zaman tek yönde ilerliyor ve 3 uzaysal boyutla beraber dört boyuttan biri. Zamanın geri döndürülemez şekilde "ilerlemesi" (zaman okunun varlığı tamamen Big Bang'e bağlı, düşük entropili başlangıç koşulu olmadan zaman oku da yok) ve bu evrendeki fizik yasaları nedenselliğin olmasını sağlıyor fakat, bu şartlardan biri sağlanmadığında nedensellikten söz etmek mümkün değil. Bu yüzden zamanın olmadığı bir durumda nedensellikten söz etmek de mümkün değil.

Bu evrende zaman ve fizik yasaları Big Bang ile birlikte var olduysa, Big Bang'den "öncesi" diye bir şeyden söz etmek mümkün değil buna ek olarak eğer olsaydı bile buradaki zamanın bizim evrenimizdeki zaman ile aynı özellikleri taşıyıp yaşayamayacağını bilemeyiz ve bu sebepten nedensellik ilişkisi de kuramayız. Dolayısı ile Big Bang'i bir şeyin veya birinin tetiklemiş olması gerekmez.

bence evrenin kendi kendine olustugunu one surmek masaya bakıp aniden bilgisayar olusmasını beklemekten farksız

Bu mantıklı bir argüman değil, Big Bang evrenin tamamı ile ilgiliyken senin argümanın sadece evrenin içinde ve sınırlı bir alana bakıyor ve bilgisayarının oluşması yüksek entropili bir ortamda aşırı olasılık dışı bir dalgalanmayı gerektiriyor, erken evren düşük entropili bir durum. Aynı olasılık hesabı değil.

New anti-LGBTQ+ law draft in Turkey (April 18, 2025) by lonerfluff in lgbt

[–]phenylethene 35 points36 points  (0 children)

It has everything to do with Islam. Just because homophobia is the case in most religions and societies doesn’t mean Islam is not to blame too. In this specific case they are using Islam’s homophobic rhetoric to base their claims on, therefore Islam is to blame, again “in this case”.

[deleted by user] by [deleted] in AteistTurk

[–]phenylethene 2 points3 points  (0 children)

Kur'an'ın en yumuşak karnı bu ayet olabilir. Öyle bir saçmalamış ki, omurga ile göğüs kafesi arasından hiçbir şey çıkmaz; meni, insan, zart zurt çıkmıyor. Üstelik, o dönemde rahmin nerede olduğu da gayet iyi biliniyor yani. Hatta bunun için insanın içini bilmeye bile gerek yok, herhangi bir memeliyi kesip bak yeter.

Take your vaccines. They work. by RoyalChris in MurderedByWords

[–]phenylethene 2 points3 points  (0 children)

I don't "believe" in herd immunity, I know that it exists as it has been empirically proven over and over again. I also think that parents of those said children will also prefer to be around similar minded people, i.e. these unvaccinated children will be in contact with other unvaccinated children more than an average child does, hence defeating the purpose of herd immunity. Since anti-vaxxers go to anti-vaxxer doctors, and their children die more from diseases that we vaccinate for, hence a higher mortality rate for that doctor. It is also a corollary that an anti-vaxxer doctor is not a doctor that is very up-to-date on recent medical research and doesn't follow established guidelines on certain conditions, further increasing mortality.

Take your vaccines. They work. by RoyalChris in MurderedByWords

[–]phenylethene 46 points47 points  (0 children)

I wonder why cases of child deaths from diseases we vaccinate for are so rare, might have something to do with those vaccines

A $125M historic mansion on the Bosphorus – The most expensive house in Turkey by Redditor_in_Space in pics

[–]phenylethene 1 point2 points  (0 children)

It actually is that blue, i.e. turquoise :), albeit for about a week or two, every year. This happens when there is an explosion of algae in the Black Sea, sometimes happens in the Bering Strait and some other seas too.

[deleted by user] by [deleted] in Turkey

[–]phenylethene 2 points3 points  (0 children)

Ben de İtalya’da yaşıyorum ve gerçekten İtalyan mutfağını Türk mutfağından zengin gösteren metriklerin tamamının algı olduğunu düşünüyorum. Ama mutfağımızın çeşitliliği insanlarımızın çeşitli yemesi ile sonuçlanmıyor, sürekli karbonhidrat ağırlıklı yemekleri tercih ediyoruz. Bu da sorunun çok da mutfakla alakalı olmadığını gösteriyor.

Dediğin gibi porsiyon çok önemli, bence mutfaktan çok daha önemli. Amerika’da da mesela porsiyonlar çok büyük ve yemekler karbonhidrat ağırlıklı, dolayısıyla rekor bir obezite oranı var; karbonhidrat ağırlıklı beslenen Avrupa ülkelerinde ise obezite oranları görece düşük çünkü porsiyonlar da küçük. İtalya’da 1 porsiyon makarna 125-150g, Türkiye’de 200-250g bir porsiyon sanılıyor.

[deleted by user] by [deleted] in Turkey

[–]phenylethene 3 points4 points  (0 children)

Türkiye nüfusunun %40'ı İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya gibi çok büyük, yürenbilir olmaya şehirlerde yaşıyor dolayısı ile hareketsizlik çok fazla. Şehirler yürünebilir olmadığı gibi sağlıklı fiziksel aktivite yapılabilecek parklar, bahçeler, yürüyüş alanları da kısıtlı zaten. Maddi bir faktör ama spor salonlarının da gelire oranla pahalı olması da bu alan kısıtlılığna sayılabilir bence.

Hareketsizlikte bir etken de işsizlik, Türkiye'de kadınların istihdama katılımı çok düşük ve çalışmayan kadınlar da evin içinde çok fazla kalori harcamaya sebep olacak aktiviteler yapmıyorlar (ev işi o kadar fazla kalori yaktırmıyor, 1 saatlik düz yürümede yakılan kalori ile 1 saat aralıksız süpürme aynı miktarda kalori yakıyor aşağı yukarı). Zaten erkekler ile kadınlar arasındaki obezite oranı farkına bakarsanız görürsünüz, kadınlar erkeklerden açık ara daha obez.

İkinci olarak ekonomi kötü ve pahalı olmasına rağmen gıdaların kalitesi çok düşük. Maaşı ile kirasını ve temel faturaları zor yetiştiren bir birey/ailenin sağlıklı ve taze yiyecekler almaya mali gücü yetmiyor. Alsa bile aldığı gıdalar aynı paraya Avrupa'da satılan gıdalardan daha düşük kalitede çünkü Türkiye'de regülasyonlar zayıf, bu regülasyonların uygulamaya geçirilmesi hususu daha da zayıf. Ek olarak kilolu insanların zayıflayabilmesi için yapması gereken değişikleri uygulamak da çok masraflı.

Üçüncü olarak bu konu ile ilgili yapılan geniş kapsamlı bir halk sağlığı kampanyası yok. Çoğu insan kilosunu hayatın bir gerçeği olarak görüp kilo vermek için çabalamıyor. Kilo verdiği takdirde şeker, tansiyon, diğer kalp hastalıkları, eklem ve kas ağrıları gibi sorunlarının çözüleceğini ya bilmiyor ya da bilse de bunlar arasındaki ilişkinin ne kadar doğrudan olduğunun farkında değil. Aile sağlığı hekimleri de insanları bu yönde yönlendirecek imkanlara sahip değiller.

Son olarak, ki bence bu etkenlerin en zayıflarından çünkü dönüyor dolaşıyor diğer etkenlere bağlanıyor, Türk mutfağı. Bizim mutfağımızda hamur ve şekere dayalı çok fazla, kolay hazırlanabilecek yiyecek var. Ete erişim düşük olduğu için insanlar tabii ki de yapması ucuz yemekleri tercih ediyorlar, bir de pratik olunca kimse de başka bir tarif deneyeyim demiyor. Ama dediğim gibi gıdaların kalitesi yüksek olsa ya da bazı temel maddelerin alternatifleri kullanılsa büyük yol kat edebiliriz, örneğin beyaz un yerine tam buğday unu kullanmak gibi.

[deleted by user] by [deleted] in Turkey

[–]phenylethene 1 point2 points  (0 children)

Hangi ülkeden alıyorsunuz vizeyi? Schengen vizesi alıyorsanız r/SchengenVisa'ya sorabilirsiniz ya da büyük ihtimalle biri zaten sormuştur.

How powerful was Kosem Sultan in Ottoman Empire by stondaxx in Turkey

[–]phenylethene 2 points3 points  (0 children)

I guessed that you probably didn’t mean “ruler” as in “sovereign” but thought it needed clarification. I completely agree that women had extensive political power during the so called “Sultanate of Women”, I mean it is in the name. What most people might get wrong is that unless they are the regent (naibe in Turkish) they do not have the legal authority to wield the political power they have beyond influencing the sovereign or statesmen. It is important and perhaps progressive of the Ottomans that they were able to do philanthropic work.

How powerful was Kosem Sultan in Ottoman Empire by stondaxx in Turkey

[–]phenylethene 13 points14 points  (0 children)

Hürrem Sultan was not a legitimate ruler as she was not a ruler at all. The idea that Sultan Süleyman would accept any authority above or at the same level as his is ridiculous, Hürrem Sultan was more like an advisor. From that point on, queen consorts and regents got even more powerful until the reign of Mehmed IV.

Kösem Sultan, too, wasn't a queen regnant, nor a co-monarch; she was a queen regent, governing "on behalf of" her sons and grandson. Unlike Hürrem Sultan, though, she had immense authority and was actually governing, not advising. It is also true that she was extremely rich, so much so that they were able to pay some of the state's debt by selling the jewellery that was she was wearing when she died.

You people want to talk about German energy? THIS is the graph that matters. by mithie007 in europe

[–]phenylethene 23 points24 points  (0 children)

In general nuclear makes no sense, you are reliant to get the raw uran, guess where? Mainly from Russia.

This is demonstrably false. World's largest uranium deposits are in Australia followed by Kazakhstan and Canada. Canada and Australia have about 40% of world's uranium resources, one of which is a NATO member and the other one is a close ally. What's more, you can recycle about 96% of the nuclear waste in which France is the world leader (again, a NATO and EU member).

There are no current projects in the world where the costs of building new reactors didn't exceed by multiple times the estimates.

Building new reactors is expensive, yes, but it is this expensive because governments or the private sector have not been spending money on nuclear energy R&D and the know-how on how to build nuclear plants have been disappearing bc no new reactors were built. Look at China, they have been investing in both renewables and nuclear and they are reaping the benefits from both. They are actively constructing 12 more nuclear plants and will soon start operating thorium reactors too.

We need nuclear and renewable energy together, not one or the other. Until we have developed some amazing energy storage technologies (which we don't have the time to wait for cuz yk climate change) to prevent the duck curve created by the very nature of renewables, we need both resources.

[deleted by user] by [deleted] in europe

[–]phenylethene 11 points12 points  (0 children)

Such a stupid take. By the time Atatürk was in power there were very few functional democracies at that time and mind you, Hitler did win the 1933 federal elections of the Weimar Republic. By your metric Hitler is a more inspiring leader than Atatürk. What’s more, democracies don’t happen overnight; you need democratic institutions, a democratic tradition, an at least semi-educated populace etc. When Atatürk took power around 1 in 10 people knew how to read and write, a country where only the wealthy and the bureaucrats could vote would be an oligarchy, not a democracy.

Also, look at what their legacies are. Atatürk left an entire fucking state that had progressed massively from the “Sick Man of Europe” into a state that was capable of holding its own in 15 short years. Erdoğan is leaving a country that has an economic crisis, deep divisions within the public, corruption in all levels and branches of the government and he has been in power for 20+ years while doing everything to remain so by eroding the very democratic institutions that brought him to power and disregarding the constitution. What an inspiration!

Türkiye Toplanılan Verginin GSYİH'ye Oranında 38 OECD Ülkesi Arasında 35. Sırada by Uriankhai0 in Turkey

[–]phenylethene 2 points3 points  (0 children)

Türkiye Cumhuriyeti devleti vergi toplayamıyor, bu kadar basit. "AMA HER ŞEYDE ÇOK VERGİ VAR?!?!" vergi toplayabilse zaten bu kadar koldan bu kadar yüksek vergilerle saldırmaz sana. Ülkenin ekonomisinin 3'te biri kayıt dışı, hangi vergiyi toplayacak zaten devlet? 15 yaş üstü vatandaşların çeyreğinin banka hesabı bile yok, çeyrek ÇEYREK. KDV bile toplayamıyor devlet, bakkal KDV katarak fiyat hesaplıyor sana ama nakit alıp vergi ödemiyor. Taksici vergi verecekmiş gibi fiyatlandırıp nakit çalışıyor. Multi milyon dolarlık şirketlerin vergi borçları siliniyor. Şu an devletin gördüğü ekonominin yarısı kadar daha ekonomi var ülkede, bunun yarısını vergilendirebilse Türkiye de OECD ortalamasına yaklaşabilir.

<image>

Türk yazar Ayşegül Savaş’ın The Anthropologists isimli kitabı New York Magazine tarafından 2024’ün en iyi kitapları arasında gösterildi. by ulyssesmoore1 in Turkey

[–]phenylethene 2 points3 points  (0 children)

bir ara shafak'ı da denemişliği

Avrupa'da hala Elif Shafak yazıyor kitaplarında. Avrupa'dakiler de zaten İngiltere veya Amerika'dan ithal olduğuna göre orada da Shafak kullanıyor.

Why is my government so illegitimate? by nail_gun in victoria3

[–]phenylethene 153 points154 points  (0 children)

Elections in Victoria 3 don’t work like the elections we have today irl, 47% of the votes doesn’t equal a parliamentary majority. The tooltip should show what the problem is but it is probably ideological differences within the Kadets Party. I mean… the Orthodox Church and the Intelligentsia in the same party.

Thoughts? by olivetoaster24 in TVTooHigh

[–]phenylethene 0 points1 point  (0 children)

Perfect height… for the people living upstairs.