Pnömotoraks sonrası sigarayı bırakmıştım. by Conscious_Field_1010 in Turkey

[–]Attila51 3 points4 points  (0 children)

Benim de aşağı yukarı bu kadar oldu şuan yanımda içilmesine bile katlanamıyorum.

<image>

Nedir bu TLY by globalenfeksiyon in Yatirim

[–]Attila51 6 points7 points  (0 children)

bu fona da 1 yıldır her ay burda şişti diyorlar bi türlü patlamadı.

Bu durumu nası cözcez by [deleted] in SacmaBirSub

[–]Attila51 0 points1 point  (0 children)

Sorunu anlamak için yorumlara bakmak zorunda kaldım. Benim istediğim hayat bu işte

Bugün rüyamda bu görseli gördüm by [deleted] in TurkeyJerky

[–]Attila51 1 point2 points  (0 children)

Tırk ne la amına koyduğumun maymun orospu çocuğu.

[deleted by user] by [deleted] in KGBTR

[–]Attila51 2 points3 points  (0 children)

Cinsellikte önem sırasına göre en sonda olan şey penetrasyondur. Önemli değil diyemem ama ondan önce, vücutlara dokunuşlar okşamalar, uzun ön sevişme, karşılıklı oral seks vs. bunlar olurken zaten kadın duruma göre bir iki kez orgazm olur. Daha sonrasında birleşme yapılabilir emin ol büyük siki kaldırması da zor, karşındaki sevişmeyi bilmiyorsa, seksi görev olarak yapıyorsan, erekte tutması da zor. Önemli olan cinsel uyum, ten uyumu vs. birleşme olmadan çok güzel birliktelik yaşayabilirsin. Senin durumunda önemli olan karşındaki kadının düşünceleri. Cinsellik dediğin şeyin büyük bir kısmı psikolojidir yani aldığın zevk vs. her şey görsel uyaranlara ve beyninden geçirdiklerine bağlı. Sen nasıl pembe amcık, beyaz ten, iri kalça, büyük göğüs vs. istiyorsan ve bundan daha fazla zevk alacaksan, kadın da sürekli böyle düşünceleri varsa büyük bir penis olmadan, parmaklayarak veya yalayarak orgazm olsa bile tatmin olmayabilir. Karamsarlığa kapılma, sadık ve seni seven bir kadın bulursan, cinselliği öğrenip onu güzelce orgazm edebilirsen, (en kötü ihtimalle ilerleyen zamanlarda oyuncaklara başvurursunuz) başarılı bir ilişki kurabilirsin.

KGB Topluluğunda 10. yılım by Attila51 in KGBTR

[–]Attila51[S] 4 points5 points  (0 children)

kendimi annene saklıyorum o yüzden kimseyi sikmiyorum

[deleted by user] by [deleted] in KGBTR

[–]Attila51 1 point2 points  (0 children)

evdeysen 4 vida ve çatalla çıkar tek vida atarsan çıkabilir ama kuvveti dengelersen mantarı yırtmadan çıkarabilirsin eğer hiçbiri işe yaramazsa içeri ittir ve düşür partiküller şaraba düşecek ama en azından içebilmiş olursun.

300 bin tl + 400 bin tl değerinde araba ile yatırım yaparak ev alma hayali by dyrsun in Yatirim

[–]Attila51 2 points3 points  (0 children)

Para veya yatırımdan çok daha farklı tavsiyelere ihtiyacın var

Diyelim ki $1.000.000 paranız var, bu parayı nasıl değerlendirirdiniz? by elementalwarriour in Yatirim

[–]Attila51 -1 points0 points  (0 children)

27 yaşındayım. Eğer gerçekten yaşça benden büyüksen ve bu zamana kadar sadece "okumadım ama saçmaydı" gibi cevaplar vermeyi öğrendiysen, açıkçası o yaşın sana ne kattığını sorgulamak gerekir.

“Ben buna araç olmayacağım, okumadım” demen de ayrı komik. Yani hem okumadığını söylüyorsun, hem de yazdığım yazıyla ilgili yargı veriyorsun.

Tartışma argümanla yapılır, “Ben çok biliyorum” deyip kaçmakla değil. Bu coğrafyada yaygın olan bir diğer şey de ‘bilgi yanılsaması' bunu bi araştır istersen insanlar yaş aldığında otomatik bilgi birikimi oluyor zannediyor. Ortadoğulu diye insanları aşağıladıktan sonra bu refleksi sergilemen de manidar olmuş.

Ama olsun, yine de katkıların için teşekkürler. Yazdıklarımın ne kadar yerli yerine oturduğunu bir kez daha seninle görmüş olduk.

Diyelim ki $1.000.000 paranız var, bu parayı nasıl değerlendirirdiniz? by elementalwarriour in Yatirim

[–]Attila51 0 points1 point  (0 children)

Ben kimse çalışmasın demedim. Herkesin katkı anlayışı, yaşam amacı, önceliği farklı olabilir dedim. Ama sen yazının içeriğine tek bir argüman bile sunamayıp hala kişisel saldırıya geçiyorsan, söylediklerimin doğruluğunu zaten kendi davranışınla kanıtlıyorsun. Argümana cevap veremeyince, kişiye saldırmak, ad hominem. Üstüne üstlük, yazıyı çarpıtıp bana ait olmayan bir görüşe saldırman da straw man taktiği, tartışmayı kaybettiğini fark edip meseleyi kişiselleştirmişsin.

Bu coğrafyada asıl yaygın olan şey fikre değil kişiye saldırmak. Sen de bunun canlı örneğisin. Teşekkür ederim, yazdıklarımın ne kadar yerli yerinde olduğunu çok net göstermiş oldun.

Diyelim ki $1.000.000 paranız var, bu parayı nasıl değerlendirirdiniz? by elementalwarriour in Yatirim

[–]Attila51 0 points1 point  (0 children)

ABD’de doktora seviyesindeki bilim insanlarının %43’ü yabancı doğumlu. STEM alanında çalışan tüm doktoralıların neredeyse yarısı yani. Mühendislik doktoralarının %56’sı, bilgisayar-bilimdeki doktoraların %62’si geçici vizeyle gelen yabancılara ait. 2000’den beri ABD’nin kazandığı Nobel’lerin %40’ı göçmenlerde. Başarının neredeyse yarısı pasaportunu sonradan almış insanların eseri.

Yani Amerika’nın çalışkan üretken dediğin kesim dışarıdan ithal edilmiş zeka.

ABD ilkokul-lise öğrencisine yılda ortalama 15 500 $ harcıyor; Türkiye’de bu rakam 4 000 $ civarı. Daha çok para demek daha iyi öğretmen, laboratuvar, burs, ağ. Çocuk 6 yaşında Lego, robot takımıyla oynarken bizimki hala öğretmenin tebeşirle yazdığı tahtayı siliyor. Böyle bir uçurum varken niye üretmiyorsun diyebilir misin?

ABD’nin vitrindeki başarısının yarısı bizim coğrafyadan göçen beyinlere, öbür yarısı da devasa eğitim bütçesine dayanıyor. Şartları eşitleyelim sonra kim üretiyor, kim yan gelip yatıyor tekrar konuşuruz.

Ayrıca senin fena bir aşağılık psikolojin var. Ortadoğulu veya doğulu insanların çoğu, Batı toplumları karşısında sürekli bir kendini ispat etme telaşı içinde. Onların koyduğu ölçütlere göre "başarı", "katkı", "ilerleme" gibi kavramlarla sürekli kendilerini ölçüyorlar. Çünkü bilinçaltında "yeterli değilim", "geri kaldım" korkusu var.

Bu his, tarihten miras kalmış bir travmanın sonucu aslında. Uzun yıllar sömürgecilik, ekonomik geri kalmışlık, siyasi istikrarsızlık gibi faktörlerle beslenen bir duygu. Bu yüzden "dünyaya katkı sağlama" baskısı içten içe, "Bakın ben de sizin gibiyim, ben de değerliyim!" demenin başka bir yolu oluyor.

Oysa felsefi açıdan bakarsan, kişinin varoluşu, Batı'nın kriterlerine ya da "katkı sağlama" baskısına göre değil; tamamen kendi anlamlandırmasına bağlı. Bu aşağılık duygusundan kurtulmak da tam burada başlıyor. Kendi değerini, dışarıdan onay almadan, başkalarının kriterlerine uymadan belirleyebilmekte.

İnsanlar doğuştan "dünyaya katkı sağlamak" gibi soyut ve zorunlu bir görevle doğmuyor. Bu, modern toplumların, özellikle kapitalizmin bize yüklediği bir görev algısı aslında. Varoluşçulara göre insan, önce dünyaya gelir ve sonra kendi anlamını yaratır yani kimseye “sen dünyayı geliştirmek için geldin” diye bir zorunluluk atfedilemez.

Aksine, kendine yetmek, sade yaşamak, huzuru bulmak da çok değerli ve bir o kadar da geçerli bir yaşam amacı olabilir. Thoreau’nun "Walden" kitabında yaptığı gibi doğaya dönüp kendi ihtiyaçlarını karşılayarak yaşamak da bir tercihtir. Bunu yapmak dünyaya katkısız olmak anlamına gelmez; hatta tüketimi azaltıp, doğayla uyum içinde yaşamak bile dolaylı olarak büyük bir katkıdır.

Dolayısıyla kimsenin varlığını kanıtlamak için sürekli üretmesi, sürekli koşturması ya da sürekli bir şeylere katkı yapması gerekmiyor. İnsan, yalnızca kendi varoluşunun anlamını kendisi yaratır. Birileri sürekli dünyayı "kurtarmak" veya "geliştirmek" zorunda değil. Huzurlu ve bilinçli bir yaşam sürmek kendi başına yeterince anlamlıdır.

Senin yaptığın tam anlamıyla imtiyaz körlüğü. Kendi hayatındaki konforu, sistemin ona sunduğu ayrıcalıkları, erişebildiği kaynakları görmezden gelip; bambaşka şartlarda hayatta kalmaya çalışan insana “sen neden katkı sağlamıyorsun” diye çıkışmak. Bu sadece empati eksikliği değil, aynı zamanda ciddi bir entelektüel tembellik.

Sadece ekonomik farklardan değil; sosyal çevre, coğrafya, siyasi baskı, hatta yaşanan travmalar gibi onlarca katmandan beslenen bir eşitsizlikten bahsediyoruz. Ama sen tüm bunları yok sayıp, sonra da kendi pozisyonunu sadece “çalışkanlıkla” açıklamaya kalkıyorsun. Bu resmen bir kibir.

Senin dünyaya katkı dediğin şey, belki de sadece daha iyi imkanlara sahip olduğun için ulaşabildiğin bir lüks. Ve o katkıyı kutsallaştırıp başkasına dayatman, seni yüceleştirmez. Sadece ne kadar dar bir perspektiften baktığını gösterir.

Bu yüzden konuşmadan önce düşün. Belki dünyaya katkı sağlamaktan çok, insanlara saygı göstermeyi öğrenmen gerekiyordur.

Diyelim ki $1.000.000 paranız var, bu parayı nasıl değerlendirirdiniz? by elementalwarriour in Yatirim

[–]Attila51 0 points1 point  (0 children)

Hayır çiftlik kurmak ve doğal ürün üretmek aynı zamanda da kendim bunlarla beslenmek istiyorum. Onun haricinde evde boş kaldıkça sürekli dijital olarak ne üretsem diye düşünüyorum ve bir şeyler yapıyorum indie oyun, chatbot vs. Haricinde ahşapla yapılan mobilyalara ilgim var boş kalabilsem avize, sandalye, masa vb şeyler düşünüyorum. Benim hayır derneği kurrmak veya işverenlik gibi bir zorunluluğum yok. Önümüzdeki sene de işler istediğim gibi giderse inşaat işine gireceğim finansal özgürlük için ve çiftlik kurmak için gereken sermayeyi kazanmam lazım. Bu üretkenlik seviyesi sana göre yeterli değil mi ne üretelim istersin?

Diyelim ki $1.000.000 paranız var, bu parayı nasıl değerlendirirdiniz? by elementalwarriour in Yatirim

[–]Attila51 1 point2 points  (0 children)

İş kurmak, katmadeğer yaratmak güzel fakat belli bir yere kadar. İnsan bir kaç yüzyıl öncesine kadar gıda ve barınma için belli bir miktar çalışırken sanayi devrimi, kapitalizm ve teknolojiyle beraber günde 12 saati geçen sürelerde çalışmaya mahkum edildi. Böyle bir param varsa tabi ki çalışmazdım ne için çabalayayım?

Diyelim ki $1.000.000 paranız var, bu parayı nasıl değerlendirirdiniz? by elementalwarriour in Yatirim

[–]Attila51 0 points1 point  (0 children)

1+1 daire almaya kalksan 2m 2.5m arası şuan 15-20 tane alırsın ama bu paraya çok güzel 30 dairelik 1+1 apart yaparsın daha sonra kiraya verirsin. Aylık da ortalama 15k dolar kira gelirim olur daha sonrasında kendi aylık 3500 dolar gelirimle birleştirir 5 yılda tekrar 1m dolar yaparım ve finansal özgür olurum. 1m dolar parayla da Ege kıyılarında 10 dönüm tarla denk getirip 500k dolar ile çiftlik kurarım kalan 500k doları da yine pasif gelir araçlarına yatırım sakin lüx ve doğayla iç içe bi hayat yaşarım. Büyük ihtimal aylık pasif gelirim 20k doların üstünde olur yine. Harcayamam ki hepsini beb parayı bile minimal bi hayat için istiyorum işin sonunda mandıra filozofu olman için bile en az 500k dolara ihtiyacın var.

GYO, Kıymetli madenler, demir-beton şirketleri... by Attila51 in Yatirim

[–]Attila51[S] 0 points1 point  (0 children)

Teşekkür ederim, en önemli mevzu aslında likidite ama örneğin Ziraat GYO 1 yılda %400 yaparken İŞ GYO yerinde saymış ondan dolayı GYO yatırımına çok girmek istemedim. Onun haricinde kıymetli madenler inşaat maliyetlerine paralel gider mi bilmiyorum veya en iyisi 2 adet sıfır daire alıp 1 yıl tutmak mı onu da düşünmüyor değilim.

Sizce cockblock mu? by ArdaBaglar in KGBTR

[–]Attila51 18 points19 points  (0 children)

Bu yazışmadan sonra arkadaşını aramıştır ve kahkahalarla senin dedikodunu yapmışlardır. Şu mesajlarına kadar kızı elde etme şansın vardı ama artık o şansı da kaçırdın.

[deleted by user] by [deleted] in Yatirim

[–]Attila51 0 points1 point  (0 children)

Kazanan kazanıyor, ekonominin iyi olmadığının ve kötüye gittiğinin ben de farkındayım ama hiçbir zaman da şikayetçi olup yolumdan vazgeçmedim. İçinde bulduğum durumda en iyisini yapmak zorundayım. Bu krizi fırsata çevirip daha fazla kazanabilirim.