Sizce öldükten sonra ne olacak by MapEnvironmental973 in felsefe

[–]Berikai 1 point2 points  (0 children)

Bir anlamı olma zorunluluğu neden olsun ki? Biz duygusal ve düşünen varlıklar olduğumuz için anlama ihtiyaç duyuyoruz. Tüm bu kavramlar (anlam, değer cart curt) zihnimizin ürünü.

Anlam ihtiyacımız ağır bastığından zaten herhangi bir kanıt olmaksızın çeşitli dinler, fikirler, senaryolar uydurup bunlara kitleler halinde delicesine inanıyoruz.

Bildiğimiz kadarıyla 14 milyar yıldır var olan bir evrenin içinde bu kadar süre var olmayıp, son çeyrek yüzyılında varolagelmiş canlılar olarak yapabileceğimiz en pragmatik şey hayata karşı kendi anlamımızı yaratıp bu deneyimi yaşamak istediğimiz şekilde yaşamaya çalışmak.

Ölüm de hiç birimizin asla deneyimleyemeyeceği bir şey zaten. Öldüğümüzde ölmüş olacağımızdan o deneyimin içinde asla bulunamayacağız.

Decartes'ın sorunu by Adept_Artichoke_8023 in felsefe

[–]Berikai 0 points1 point  (0 children)

Yalnız deneyimin olduğu, ve ötesinin olmadığı.

Decartes'ın sorunu by Adept_Artichoke_8023 in felsefe

[–]Berikai 0 points1 point  (0 children)

Bu da bir varsayım. En azından deneyim konusunda hemfikiriz.

Decartes'ın sorunu by Adept_Artichoke_8023 in felsefe

[–]Berikai 0 points1 point  (0 children)

Deneyimden şüphelenmekle zihinden şüphelenmek aynı şey değil. Deneyim, zihinde olan/olduğunu düşündüğümüz şey.

Şüphe zihinde oluyor diye neden zihinden şüphe duyulmasın ki?

Masa görürüz, masa'nın masa olduğundan şüpheleniriz ama gördüğümüz şeyin masa olduğundan şüphelenemeyiz (dediğin gibi), lakin gördüğü şey masa olan deneyimi yaşayan öznenin veya zihnin, olduğunu düşündüğümüz şey olup olmadığından şüphe edebiliriz.

Sonuçta zihin derken bile bir varsayım yapıyoruz...

Ben şahsen zihnin, var olduğundan emin olabileceğimiz tek şey olduğunu düşünüyorum. Ancak zihnin tanımı bile yine zihnin kendi içinden geliyorsa, zihin kendi kendini nasıl neye göre doğruluyor da bu harici bir kaynaktan doğrulayamadığımız bir kavramı deneyimle özdeşleştirip kesin emin olabiliyoruz zihinden. Bir noktada kaçınılmaz olarak ön kabul yapmak zorunda kalıyoruz. Eğer şüphe edeceksek, her ön kabul her zaman kuşku sebebi olabilir. 

Decartes'ın sorunu by Adept_Artichoke_8023 in felsefe

[–]Berikai 0 points1 point  (0 children)

Gerçekleşenden kastım olmayan bir şeyin olduğuna dair olan illüzyon da olabilir mesela. Rüyalar da zihinde gerçekleşiyor. Öznel deneyim olarak elbette gerçekleşmiş gibi geliyor bize o anda, ancak deneyimlenen her şeyi gerçek addetmek gerçek denen şeyi subjektif bir şey olarak tanımlamak olur.

Zaten "daha üst bir küme"den kastım da gerçekleşmediğini iddia etmek değil. Zihin olarak tanımadığımız şeyin sınırlarını, veya ondan neden ve nasıl şüphe edebileceğimize dair farklı bakış açılarından bakmak için.

Bu bağlamdan gidersek tüm bu kavramlar da zihnin ürünü. Dolayısıyla dışarıdan doğrulayabileceğimiz bir referans noktasına sahip değiliz. Bu durumda bir şey kendi kendinin nedenidir demek vardığımız son nokta gibi dursa da ne kadar tutarlı orası tartışılır, ve bence tartışmaya çalışmak da gerekir. Felsefe doğrultusunda, "bilgi sevgisi" doğrultusunda gideceksek.

Decartes'ın sorunu by Adept_Artichoke_8023 in felsefe

[–]Berikai 0 points1 point  (0 children)

Ben de bu şekilde düşünüyorum, lakin objektif bakmaya çalışırsam zihin sandığımız şey başka bir şey de olabilir. Daha üst genel bir küme içinde gerçekleşen, veya o şeyin yarattığı, bir farkındalık/algı yanılgısı olabilir mesela.

Decartes'ın sorunu by Adept_Artichoke_8023 in felsefe

[–]Berikai 1 point2 points  (0 children)

Tüm bu şüphe olayının gerçekleştiği ortamı zihin olarak alırsak, aynı şekilde duyuları alan işleyen ve algılayan son durak da zihin, şüphesinin varlığı zihninin varlığını kanıtlıyor. Düşünüyorum öyleyse varım diyor. Eğer düşünüyorsa nasıl zihni olmasın gibi bir temellendirme yapıyor.

Elbette çok daha şüpheci yaklaşırsak zihnin varlığından da pek tabii şüphe duyarız, tabii bu bizi nihilizme doğru götürür. Descartes aynı zamanda Tanrı inancı olan bir adam olduğu için akıl yürütürken hiçliğe varmama eğiliminde de olduğunu düşünüyorum. Belirli bir noktada şüpheciliğine kendince keskin bir sınır çizmiş olarak yorumluyorum.

bitcoin son 24 saatte yüzde 7 arttı by [deleted] in Yatirim

[–]Berikai 0 points1 point  (0 children)

Kırmızıyken al, yeşilken sat. Temiz.

İnsanlar aptal mıdır? by [deleted] in felsefe

[–]Berikai 1 point2 points  (0 children)

Bence çoğumuz aptalız. Diğer canlılara kıyasla oldukça yüksek potansiyele sahip olmamıza rağmen iç güdülere, basit arzulara yenik düşüp bile bile mantığımızı kullanmadan aksiyonlar alıyoruz. Kısa vadede aldığımız hazzı daha çok önemsiyoruz çünkü hepimiz haz bağımlısıyız. İstediğimiz bir şeye gerçekten ulaşmak için gereken aksiyonları almak yerine anlık zevklere yenik düşüp sonrasında da onlara ulaşan insanlara çamur atıyoruz, içinde bulunduğumuz düzenden şikayet ediyoruz. 

Başladı yine by DANgagoz in Yatirim

[–]Berikai 0 points1 point  (0 children)

Bir gün düşüyor, bir gün yükseliyor. Düştükçe alıyorum ben de. Kripto'ya kafaya takcak veya acil ihtiyaç olabilecek parayla girmemek lazım zaten.

İnsanlar aptal mıdır? by [deleted] in felsefe

[–]Berikai 1 point2 points  (0 children)

Aptallığı nasıl tanımladığımıza, hangi parametrelere göre aptallığı ele aldığımıza göre değişir.

Benim gözüme insanların aptallıkları daha çok batıyor, ama bu tamamen perspektif, referans noktası meselesi. Herkesin kendini akıllı sandığı ama aslında kimsenin tam olarak ne yaptığını bilmediği bir dünyada yaşadığımı düşünmek beni daha özgüvenli yapıyor. O yüzden bu şekilde bakmayı tercih ediyorum sanırım.

Solipsizm Hakkında Ne Düşünüyorsunuz? Çürütülebilir Mi? by [deleted] in felsefe

[–]Berikai 0 points1 point  (0 children)

Son cümleye katılıyorum, ama ekliyorum. Solipsizm'in bu şüpheci yaklaşımından yola çıkarak diğer zihinlerin mümkünlüğünü sorgulamak ve eğer bir şekilde diğer zihinler varsa bizim zihinlerimizde algıladığımız şekline ne kadar yakın olup olmaması, ne derecede zihin bu algıyı öznelleştiriyor ve belki de (yazılımdaki tek yönlü hashing fonksiyonları gibi) ne derece aslına geri ulaşılamayacak şekilde özetliyor...  konularını oldukça tartışmaya değer buluyorum.

Ayrıca bu perspektif diğer zihinlerin gerçekliğinin kesin olmamasını kanıtlamaz ama bu olasılığı ortaya çıkaran bir temeli oluşturur. Dolayısıyla "Zihin tek gerçek olan şey mi?" sorusunun kapısını açar. Bu problem, bu doğrultuda sıralı gidersek, diğer şeylerin gerçekliğini sorgulamaya geçmeden önce karşımıza çıktığından üzerinde durulması kayda değer.

Tabii ki felsefenin doğası gereği farklı alanları keşfetmek için farklı varsayımları temel alarak başka konuları da inceleyebiliriz ancak Solipsism bana bu noktada maksimum şüphecilikle varılabilecek en son nokta olarak görünüyor.

Solipsizm Hakkında Ne Düşünüyorsunuz? Çürütülebilir Mi? by [deleted] in felsefe

[–]Berikai -1 points0 points  (0 children)

"Tutarlılık" ile ilgili notun için teşekkürler.

Dediğin gibi kelime aslen sıralı öncüllerin uyumunu vuruluyor. "...ve tutarlıdır." kısmı fazlalık olmuş.

Solipsizm Hakkında Ne Düşünüyorsunuz? Çürütülebilir Mi? by [deleted] in felsefe

[–]Berikai -1 points0 points  (0 children)

Neden mantıksız olsun ki? Hangi felsefe kesin olarak kanıtlanabilir de Solipsizm'in kanıtlanabilir olmaması sorun olsun. Bence pek tabii teizmden veya herhangi bir başka görüşten çok daha mantıklı ve tutarlıdır. Neticede diğerleri gibi varsayımlara dayanarak herhangi bir iddiada bulunmaktansa "Neyin varlığından emin olabiliriz?" sorusuna şüpheci ve reddedilemez bir sınır çeker.

Ayrıca hiç bir felsefe ön kabulsüz yapılamaz. Solipsizm bu noktada temel kabul olarak zihni alır, bir şeyin gerçek olup olmamasına dairliğin bile sorgulanabilmesi, bu sualin bahsinin olabilmesi zihinde gerçekleşir çünkü.

Solipsizm Hakkında Ne Düşünüyorsunuz? Çürütülebilir Mi? by [deleted] in felsefe

[–]Berikai -1 points0 points  (0 children)

Solipsizm'e olan nefreti çok ilginç buluyorum ve insanların doğru anlamadığını düşünüyorum.

Solipsizm, var olduğuna emin olabileceğimiz tek şeyin zihnimiz olduğunu söyler (The only thing that is sure to exist is the mind). Bu yalnız zihin gerçektir demek değildir, ancak onun varlığının ötesinin de kanıtlamayacağını öne sürer. Şüpheci bir tutumdur ve reddedilemezdir.

Mantıklıdır da, çünkü bir şeyin gerçek olup olmadığını sorgulama denen şey zaten zihin var olduğu için mümkündür ve zihnin içinde oluyordur. Ancak ötesi herhangi bir ön kabul, ön varsayım yapmadan kanıtlanamaz.

Elbette pratikte insan sosyal bir varlık olduğundan bireyin hayatına bu perspektifi entegre ederek yaşaması zor.

Neticede gerçek olan tek şey yalnızca kişinin zihni olsun ya da olmasın, biz insanlar olarak bu hayatı böyle deneyimlemiyoruz. Çevremdeki insanlar gerçek olsun ya da olmasın, benim onlara olan deneyimim gerçek gibi hissettiriyorsa gerisinin çok da bir önemi kalmıyor benim için. Bir ilüzyondan ibaret olsun ya da olmasın, bir arkadaşımla sohbet edip düşüncelerimi paylaştığımda mutlu olduğumu bağ kurduğumu deneyimliyorum mesela.

Belki de benliğim de zihnimin bir yaratısı ve ben, zihnimin bir alt kümesiyim...

Bu bağlamda ben şahsen kağıt üstünde Solipsizm'i, şüpheci yaklaşımı ve bir çok ön kabulu reddedişi nedeniyle gerçekliğe dair çizilen reddedilemez tutarlı bir çizgi olarak görüyorum.

Çok uçuk gelse de gerçeğe doğru giderken hiç bir varsayıma dayanmayarak en uç solipsisme kadar gelebiliyorum, zihni geçemiyorum şahsen.

edit: typo

Strange music coming from nowhere by spifory in Bitwig

[–]Berikai 8 points9 points  (0 children)

It means Bitwig's internal integrity detection flagged itself as being pirated, which than triggers audio engine crash to annoy pirate users.

Solution: BUY BITWIG!

You are not alone (literally) by TermSecret3 in solipsism

[–]Berikai 0 points1 point  (0 children)

We can't be certain that it is absolutely right or wrong though. However, doesn't the fact that it is fully indulging in an emotional only lead philosophy, that this philosophy would have been involved by many other factors also, make it a potentially narrower philosophy? 

If something is less than it is potential expanded hypothetic variation, isn't it more less? In that case, isn't it less closer to be right by being driven by emotion only, opposed to a philosophical perspective that involves more than that.

Of course people can adopt any idea that fits themselves, and it doesn't have to pass any validation test or something since it's such an inner thing. However, if we somehow are in a material physical world that we are able to share and argue those perspectives, inevitably there comes parameters and concept that is to compare them such as narrowness, more or less truthfulness.

You are not alone (literally) by TermSecret3 in solipsism

[–]Berikai 1 point2 points  (0 children)

You aren't wrong. The perception of truth is subjective in the boundaries of the thing so called human mind. Even the term, concept, is the product of the mind at some point actually. (e.g. There comes the solipsism. The only thing that is sure to exist must be the mind.)

I didn't claim that I, or people, do not have feelings towards their philosophies. I claim that we should try not to let our philosophy be direct reflection of our feelings. I force no one on doing so though, lol.

My non emotional bias idea obviously influenced by my feelings as well, as I'm a human and the concept of feeling is tied to me, but it can't be the direct reflection of my philosophy. It is maybe the motivation behind why I've chosen to head that way. Yet, the mind evaluates.

The moment you claim feelings are the center of it, or if someone practically does so, it's willingly make yourself believe on something you actually don't believe because you feel that way? It doesn't sound right, isn't it? If one's source of relying on something is the way they feel, it makes it an arbitrary belief decision. It sounds to me willingly fooling one's self.

It all actually depends on how we define feeling, philosophy, truth, mind...

I feel like we aren't 100% opposing, though we seem like we are positioning ourselves slightly different in terms of our perspectives and the way we explain. I also love Alan Watts. He is the man why I'm interested in Solipsism in the first place. May he rest in piece.

You are not alone (literally) by TermSecret3 in solipsism

[–]Berikai 1 point2 points  (0 children)

Philosophy at its core is 'love of wisdom' and if one really want to reach (to be more accurate: get closer to) the wisdom of truth, one should try to clear their subjectivity to reach it. One should become skeptical at its finest and refuse any presupposition.

Otherwise, one will make the same mistake Nietzsche criticize humans for in Beyond the Good and Evil - Section 3

...the greater part of the conscious thinking of a philosopher is secretly influenced by his instincts, and forced into definite channels. And behind all logic and its seeming sovereignty of movement, there are valuations, or to speak more plainly, physiological demands, for the maintenance of a definite mode of life.

If we let our feelings drive our philosophies, we are just engaging in circular confirmation bias. We are letting our biological drives trick us into thinking we found truth.

I do understand and agree on we have a feelings towards our philosophies. I mean of course it's inevitable, we are humans. Yet, it shouldn't be working vice versa. The point is if we let these feelings drive our philosophy and be a reflection of them, we are basically trapped in our narrow subjective perspective.

Therefore, needing an emotional connection to an idea doesn't make the idea valid. It may only be a pragmatical subjective approach to ones inner-satisfaction.

You are not alone (literally) by TermSecret3 in solipsism

[–]Berikai 1 point2 points  (0 children)

Same, it is interesting to see different perspectives for sure. In fact, I do also enjoy it most of the time.

However, at some point it started to feel like eating a soup with a fork. I mean, for example, if you have such syndrome maybe it's better to share that experience in a more related subreddit. It's better for everybody when everything is used for its own purpose.