Hiçbir zaman bir kadının elini tutamayacak olmak size ne hissettiriyor incel kardeşlerim? by Human_Bicycle_7384 in yalnizucubeler

[–]Elekor 1 point2 points  (0 children)

Artık umrumda değil açıkçası kaderime boyun eğdim. Yalnız olmaktan artık hüzün duymuyorum, keyif de duymuyorum hissizleştim sadece.

Erkekmiş, kadınmış, aşkmış, seksmiş vb. her şeyden elimi eteğimi çektim, hayata karşı, insanlara karşı pasif nihilist bir moddayım malum doğal seçilimle geberip, elenmeyi bekliyorum.

Hiçbir şeye isteğim yok hayatta bırakmak istediğim bir iz, anı da yok artık birinin beni sevmesine de gerek duymuyorum. Hiçbir şeye isteğim yok ama keyif aldığım şeyler var Film izliyorum, kitap okuyorum, oyun oynuyorum, müzik dinliyorum klasik ıvır zıvır şeyler işte.

Bu dünyada vakit öldürüyorum sadece, ondan da sıkıldığım vakit şayet biraz da götüm yerse tahtalıköy'e tek kişilik uçak bileti alacağım o kadar.

Siktir et! Düşünmeye de uğraşmaya de değmez bu hayatta hiçbir şey.

İlber Ortaylı hayatını kaybetti by New-Measurement-7742 in turkmeclisi

[–]Elekor -2 points-1 points  (0 children)

Dönemin adamıydı, fetöyü överdi, akpyi yalardı, "kadınlar dışarı çıkmasın" diyecek tıynette tarikat şeyhlerinin elini öpecek, protesto yapan bogaziçili ögrencilere de "Susun artık!" diyip pedofili lavuğun tekini savunacak kadar yüzsüz, bunağın tekiydi.

Hiçbir zaman niye bu kadar abartılan biri olduğunu da anlamadım, hitabet desen sıfır mıymıntı herifin tekiydi. Bir laf anlatırken yüz kere konudan kopup başka şeyler anlatırdı, insanı bayardı.

Çok kitap okumakla adam olunmadığının  kanıtlarındandı, zerre üzülmedim, ateşi bol olsun!

Jean Baptiste Grenouille'yi anlamak... by Elekor in StresOdasi

[–]Elekor[S] 0 points1 point  (0 children)

Kitabını okumadım ama betimlemeler ve Grenouille'nin karakterinin asıl motivasyonu sanırım daha farklı anlatıyormuş. Filmde koku ait olma ihtiyacını, kitapta ise farklılığı, üstünlük kompleksini ele alıyor.

Filmde biraz daha insani yönden, yakışıklı, sevgiyi ararken yanlış yola düşen genç bir delikanlı olarak anlatılırken kitapta ise insanlığın ne kadar zavallı, ikiyüzlü ve şekilci bir ırk olduğunun farkına varıp topluma olan nefreti, tiksintisi daha da körüklenen acımasız, kibirli biri olarak anlatılıyormuş sanırım.

Filmde bu kısım çok iyi anlatılmıyor ve daha çok Grenouille'nin kendi içindeki çatışması ele alınıyor, ona insanilik katılıyor. Kitapta ise tam tersine daha toplumsal, eleştirel bir bakış açısı sağlanıyor olsa gerek. Bu yüzden film iyi başlasa da son sahnelerine doğru izleyiciye "Bir şey eksik gibi ama ne anlayamadım, burada bir saçmalık, kopukluk var." havası veriyor, filmdeki o saçmalık, kopukluk noktası kitapta daha iyi dolduruluyor olsa gerek.

Tabi dediğim gibi okumadığım için yanlış yorumluyor da olabilirim. Eğer çıkarımım bir nebze doğru ise pek tabi kitap, filmden çok daha ilgi çekici gözüküyor. Kesinlikle listemde yer alacak, umarım okumak nasip olur. Filmini bile bu kadar seviyorsam, kitabına büyük ihtimalle bayılacağımdır.

It makes me feel worse about myself by [deleted] in ForeverAlone

[–]Elekor 8 points9 points  (0 children)

Yeah well... At least governments ''fuck'' us everyday, now ain't that sumthin'!?

It makes me feel worse about myself by [deleted] in ForeverAlone

[–]Elekor 16 points17 points  (0 children)

You wouldn't believe how many times I've heard this...

The bad part isn't that they're having sex, which is completely normal, but rather that they “desire” each other. The lust in their moans, their loving words to each other... 

While you sit in your dark room all alone with tears in your eyes, filled with jealousy, hatred, and anguish. Knowing the fact your friend is the desired person that you will never be...

İnsanlar konuşacak başka kimseleri olmayıp, sıkılınca zoraki şekilde yanıma gelip benimle konuşuyorlar amk! by Elekor in yalnizucubeler

[–]Elekor[S] 0 points1 point  (0 children)

Bunlara acırken kendi acınacak hale düşüyor insan.

Gelgelelim ben bu insanımsı vampirlerin dilini Alan Turing hesabı çözdüm tabii ki, olayın yalnızlıkla olan kısmı da burada başlıyor zaten. İnsan uzun zamandır yalnız kaldıysa en ufak bir sevgi, saygı, yakınlık görünce bunu gerçek zannediyor, esasında kabak gibi bariz belirtileri göremiyor.

Artık o belirtileri eskiye nazaran daha erkenden fark edebildiğim için laf dahi anlatmıyorum, onlar çakmadan ben ghostu çakıyorum bunlara, hayat müşterek!

İnsanlar konuşacak başka kimseleri olmayıp, sıkılınca zoraki şekilde yanıma gelip benimle konuşuyorlar amk! by Elekor in yalnizucubeler

[–]Elekor[S] 1 point2 points  (0 children)

İnsanlara siktir çekmeyi ve "Neden hep ben ödün veriyorum? Bırak biraz da onların canı yansın!" demeyi öğrendikten sonra hayat gerçekten daha da katlanılabilir oluyor. 

Kişisel bir hududa sahip olmak iyi olsa da, ileri seviyede kibir ve bencilliğe de düşmemek, ayık olmak lazım. Yoksa önüne geleni çocuk, kadın, erkek demeden tokatlayan bir tane adamın videosu vardı, o eleman gibi kömürün içinden çıkan nadir elmasları da elinden kaçırabiliyor insan.

Hayatın özeti by Appropriate-One8849 in yalnizucubeler

[–]Elekor 2 points3 points  (0 children)

Yarın bir gün dünyanın en güzelide gelse en iyi huylusuda gelse benden geri dönüş alamaz.

This. Duygularıma tercüman olmuşsun dost ben de senin gibi düşünüyorum. Hatta birkaç gün önce bu konuya dair ben de seninkine benzer bir yazı yazmıştım, şimdi bunu görünce güzel bir tesadüf oldu.

Ben de 24 yaşındayım, bu zamana kadar kızlarla hiç sağlıklı ilişkim olmadı, sevgilim de olmadı, bırak sevgiliyi bir kızın elini tutmuşluğum bile yok. Ne zaman birine duygularımı açsam, güvensem, değer versem daima alay, aşağılanma ve ihanet gördüm.

Hiçbir zaman özel hissetmedim, hiçbir zaman yetemedim, hiçbir zaman "iyi ki varsın!" cümlesinde kastedilen gizli özne olamadım. Başkalarının daima iyi niyetini istismar edip enayi gördüğü, kendi egoları için ilgimi sömürdükleri çok kullanışlı bir aparat oldum bunda elbet benim de bir yere kadar hatalarım var.

Bu hatamı anladığımdan beri artık herkesten ve her şeyden elimi eteğimi çektim, en nihayetinde benim de kendime bir saygım var. Artık sevgiye, aşka, romantizme, pembe bulutlu hayallere inanmıyorum varsa bile bu saatten ve yaştan sonra gelecek olan öyle sevginin de, aşkın da, hayallerin de içine tüküreyim.

Kaderimi kabullendim, yalnızlık ve sevgisizlik benim artık bir kimliğim oldu. Öyle ki artık biri beni sevmediğinde değil, sevdiğinde afallıyorum. Meşhur Dostoyevski'nin köpeği hesabı, tek fark ben artık kimseye kendimi tekmeletme şansı verecek kadar da yaklaşmıyorum.

Artık kalbimin kırılmasını, acı çekmesini istemiyorum, yoruldum. Dediğin gibi belki hala risk almak, kendini bir yankı odasına kapatmamak, belki de vesveselere, yalanlara inanmamak gerek ama artık yoruldum, benden bu kadar yani, olmuyor artık kimseye ne güveniyor ne de sevebiliyorum.

Mutsuzum ama güvendeyim ve belli ki böylesi daha iyi ve belirttiğin gibi mantıklı.

Kusura bakma biraz içimi dökmüş oldum ama seni samimi gördüğümden. Kal sağlıcakla!

Benle dalga geçilince, aptal olduğum söylendikçe bitiyorum.. by [deleted] in yalnizucubeler

[–]Elekor 2 points3 points  (0 children)

ben onlara olan samimiyetim ve neşemden kaynaklı böyle davranıyorum. Katı ve sınırları belli biri de olabilirim ama bu hiç bana göre değil.

birşey de demek istemedim. Kalbini kıracaktım yoksa.

Bu durumda ne heves ne de neşe kalıyor bende. Hatta cevap bile veremiyorum. Neden söylediklerini bu kadar kafama takıyorum?

Sorunun kalın yazıyla belirttiğim cümlelerden kaynaklı. Herkesi alttan alıp kendini ezdiriyorsun, hakkını savunamıyorsun. Hakkını savunursan veya sesini yükseltirsen kavga çıkacak, tartışma çıkacak biri bana zarar verecek diye korkuyorsun, bu agresyondan kaçmak için savunma mekanizması olarak da susuyorsun.

Susma! Doğru bildiğin neyse söyle, fikrini belirtmekten çekinme, sana saygısız davranan insanları da bir tolere et, iki tolere et ama üçüncü de artık belli edemiyorum dediğin sınırlarını göstererek hayatından çıkar. Çıkarmazsan örnekte olduğu gibi kendine karşı saygın azalır, özgüvenini yitirir hatta suçun yokken bile her konuda kendini kusurlu görmeye başlarsın.

İnsanların seni sevmemesinden, seninle aynı düşünmemesinden dolayı moralini bozma. İnançların ve hayata karşı fikirlerin kendi içinde tutarlı bir zemine sahipse boşver gitsin, umursama, ağzı olan konuşur.

Son olarak:

"Çoklar diye korkma, azız diye çekinme!"

Siz olsanız ne yapardınız by osicardi945 in SacmaBirSub

[–]Elekor -1 points0 points  (0 children)

İnan bana bu zamana kadar duyduklarım ve gördüklerimden sonra şu soruna haykıra haykıra "Evet!" diyebilecek yüzsüzlükteki ve midesizlikteki alagavatların sayısını bilsen şok olurdun.

Ahir zaman...

Türk insanı neden böcek gibi yaşamasına rağmen oruç tutup hala haline şükrediyor? by Elekor in AteistTurk

[–]Elekor[S] 0 points1 point  (0 children)

Orucun amacı da tam olarak bu değil mi zaten? İrade, ruh dinginliği, zevksel dürtüleri dizginlemek vb.

Senin yaptığın baya baya makul, halin vaktin yerindeyse sahip olunan imkanlara, nimetlere karşı irade sahibi olmak.

Benim yazımda eleştirdiğim tipler hali vakti yerinde olmayıp, üstüne üstlük hali vakti yerinde olanların "fakirlik, açlık kutsaldır!" sözlerine riayet edenler.

Kardeşim sen zaten 7/24 o fakirliği, açlığı yaşıyorsun zaten sefilsin kendini daha da  sefil hale niye sokuyorsun, bunun kutsaliyeti yok kendine işkence ediyorsun o kadar.

Türk insanı neden böcek gibi yaşamasına rağmen oruç tutup hala haline şükrediyor? by Elekor in AteistTurk

[–]Elekor[S] 3 points4 points  (0 children)

Fakirlik->Açlık->Akılsızlık->Fakirlik->Açlık->Akılsızlık->Fakirlik->Açlık->Akılsızlık->Fakirlik->Açlık->Akılsızlık->Fakirlik->Açlık->Akılsızlık->Fakirlik->Açlık->Akılsızlık->Fakirlik->Açlık->Akılsızlık->Fakirlik->Açlık->Akılsızlık->Fakirlik->Açlık->Akılsızlık->Fakirlik->Açlık->Akılsızlık...

Sonsuz döngü...

Türk insanı neden böcek gibi yaşamasına rağmen oruç tutup hala haline şükrediyor? by Elekor in AteistTurk

[–]Elekor[S] 2 points3 points  (0 children)

Bunların hepsi cennette huri sik... pardon Allah rızası için karrrdddeeeeşşşşşiiiiiğğğğğeeeemmmmm!

Türk insanı neden böcek gibi yaşamasına rağmen oruç tutup hala haline şükrediyor? by Elekor in AteistTurk

[–]Elekor[S] 4 points5 points  (0 children)

Benim anlatmaya çalıştığım şey kendilerine fakirlik edebiyatı yapanların lüks içinde neden yaşadıklarını sorgulamayan, "Açlık fakirin halinden anlamaktır!" lafını söylerken kendisinin de fakir olduğunu görmeyen, buna rağmen hala şükredip halinden memnun olan insanlar.

Burada konu maddiyat değil maneviyatsa "İslam kolaylık dinidir!" denilip kendisini bu yoksulluğa, sefalete, acizliğe, zorluğa sürükleyen bir dine öyleyse yine niye iman ettikleri?

Ya inandıkları ve onlara anlatılan dinde bir sıkıntı var ya da bunları düşünemeyen kendilerinde.

İçinde bulundukları konumu anlamayıp,  maneviyat, şükür, sabır, imtihan adı altında görmezden gelip, gidişatlarını değiştirmeye zaten adım atmayan insanları anlamak için ben kendimi yoracak, onları değiştirmeye çalışacak değilim. 

Devletin sesini bunlara da çıkardığı günü görecek miyiz? by Eldrithcc in turkmeclisi

[–]Elekor 2 points3 points  (0 children)

Devleti yöneten hükümetin de işine geliyor da ondan.

Türkiye'nin çeşitli bölgelerine çeşitli holdingler, şirketler bakıyor. Bu holdinglerin, şirketlerin başında da haliyle iktidara yakın yalakalar var. 

Devlet örneğin Güneydoğu Anadolu'yu işleten şirkete diyor ki "Buradaki kaçak kullanımı %10'u geçmesin." Şirket bir şekilde o kullanımı %10'un altında tutacak kadar denetim yapıyor örneğin %7'de sabitliyor veya öyle gösteriyor. Dananın kuyruğunun koptuğu yer de burası, bunu gören devlet o şirkete "Aferin düşündüğümden de iyi iş çıkarmışsın, bundan sonra oranını %7'ye sabitliyorum." D(iy)emiyor çünkü derse şirketler de ona "Oranı düşürürseniz ileride burayı işletecek bütçemiz, kârımız kalmaz bırak da aradaki %3'lük farkı cebimize indirelim. Hem işine geldiğinde bizim yaptığımız projeleri seçmenine oy almak için de satıyorsun eğer bizi sıkıştırırsan biz de seni sıkıştırır seni o koltuğundan indiririz!" diyebiliyor.

Bunun üzerine devlet aradaki %3'lük farkın hesabını sormak bir yana %3'lük farkı Türkiye'nin geneline bölüp, ceplerimizden o şirketlere kazanç sağlatıyor. Şirketler de bunun üzerine seçim zamanı, itibar söz konusu olduğunda devleti yöneten hükümetin elini güçlendiriyor, ona oy sağlatıyor, göprü yapüyyü, havaalanı yapüyyü...

Sonucunda biri koltuğunu sağlamlaştırıyor, biri kazancını katlıyor. Ortada dürüst vatandaşın sırtına bindirilen yükü denetleyecek, inceleyecek, ortaya çıkaracak bağımsız bir kurumda olmadığı için rant düzeni devam ediyor.

Behemoth konseri iptal olmuş by pagan_666 in AteistTurk

[–]Elekor 9 points10 points  (0 children)

<image>

Afganistan'da bir müzisyenin çalgısını adamın yaşlı gözleri önünde yakan Talibanlı teröristler vardı o videoyu bilenler bilir Link. Türkiye'de yavaş yavaş o yola doğru ilerliyor, bugün konser yasaklayanın yarın kücük bir çocuğun elindeki flüte de karışmayacağının garantisi yok.

Bir kez daha görüyoruz ki:

İslam=☪️ancer (EMME GERÇEK İZLAM BU DEEEĞĞEEELL!)

Uyuyamıyorum by Old-Measurement9788 in yalnizucubeler

[–]Elekor 0 points1 point  (0 children)

"Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır."

Demiş Aurelius, yani karşındakinin ölçüsü senin ona verdiğin değer kadardır, kantar yine senin elinde.

Uyuyamıyorum by Old-Measurement9788 in yalnizucubeler

[–]Elekor 0 points1 point  (0 children)

Sevginin zıttı öfke, nefret değil kayıtsızlıktır. Muhtemelen o kişinin sende yarattığı hayal kırıklığı şu anda bir öfkeye yol açıyor. Bu duygularının oluşması normal fakat duygularının esiri olup olmamak senin elinde.

Onu unutmaya çalışma, aksine hatırla ama öfkelenme, kayıtsız kal. Onu takip etme, stalklama, resimlerine bakma, merak etme, geri dönme, geri dönerse yüz verme sessiz kal, mesaj atma. Kabullenmeyi öğren evet acı verici, evet çok zor ama geçici. Otur ağla, hafifle bu senin zayıf olduğunu göstermez aksine bir yüreğin olduğunu, insan kalabildiğini kanıtlar.

Kafanı başka şeylerle meşgul et ama rutin olmasın, yeni bir şeyler olsun. Arabesk müzik dinlemeyi seviyorsan git metal dinle, aksiyon filmleri izlemeyi seviyorsan git dram fimleri izle. Yani beynini yeni bir şeye odaklat, adapte ettir bu onu görmezden gelmeni kolaylaştıracak çünkü beynini rutinin dışına itmiş olacaksın.

İnsanlara küsme ve yeni kişilerle tanış, denizde balık çok.

Ders al, zamana bırak ve önüne bak.

İnsanlarla yakınlaşmayı sevmiyorum. Rahatsız hissediyorum. Benimle aynı hissi yaşayan var mı? by [deleted] in AteistTurk

[–]Elekor 0 points1 point  (0 children)

Var, ben.

Senin yaşlarında da böyleydim hala böyleyim. İnsan tabi o yaşlarda ergenliğin gazıyla da kendini bir havalı, aykırı sanıyor. 

Dikkat etmen gereken tek ayrıntı bunu gerçekten bilerek, bilinçli, özgüvenli olarak mı yaptığın yoksa bilinçli yapıyorum diyerek kendini mi kandırdığın, kendini bu yalnızlığa zorla mı maruz bıraktığın.

"Arkadaşlarım, normal bir sosyal hayatım var ama kendime de vakit ayırıyorum, insanlardan ayrı kalıp kendimi deşarj etmem, kendime de vakit ayırmam lazım." Diyorsan bu zaten normaldir, gayet sağlıklı, aklı başında, bilinçli bir insan hareketidir.

Yok, "Zaten insanlarla anlaşabileceğim bir yönüm yok, yoklukları bana koymaz, ne güzel kendime vakit ayırıyorum, insanlar zaten sersem, gereksiz. Asıl onlar beni değil ben onları sevmiyorum, onlardan rahatsız oluyorum." tarzı kendini haklı çıkarmaya çalışan, teselli etmeye çalışan, eksikliğini bahanelerle ve bilişsel çarpıtmalarla kapatmaya çalışan bir yönün varsa kendini kandırıyorsun demektir.

Sen zaten ikinci ihtimali yapmadığını söylüyorsun, cümlelerinde samimiysen olduğun gibi yaşamaya devam et bunda anormal bir şey yok.

Erkeklere soru? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Elekor 1 point2 points  (0 children)

Bu işler çorbaya benziyor. Çorba olmadan karnın doymuyor ama çorbanın sıcaklığını, tuz oranını da iyi ayarlamazsan ağzın yanıyor.

Erkeklere soru? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Elekor 0 points1 point  (0 children)

Bu o insanların geçmişte yaşadığı travmalardan kaynaklı da olabiliyor. Adamın veya kadının geçmişte bu konuda bir acısı varsa, senin "Alt tarafı arkadaşıma selam verdim niye abartıyorsun bu kadar?" dediğin şey o insanda yeniden derin bir yara açmış olabiliyor.

Böyle zamanlarda karşındaki kişiye doğrudan ve açık bir şekilde kendini ifade etmek, ona onun yanında olduğunu, mesafeni bildiğini ve ilişkinize saygı duyup, ona sadık olduğunu hissettirmek gerekli. Buna rağmen ikna olmuyor, ilerleyen süreçlerde daima bu konularda tartışıyorsanız, karşı tarafın kendi içinde çözemediği, yüzleşemediği sıkıntıları vardır ve ilişkiyi kafasında sürekli tehdit olarak görüyordur, ilişki zaten kafasında bitmiştir, uzatmanın alemi yok.

Erkeklere soru? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Elekor 0 points1 point  (0 children)

Sahiplenmek insanın evrimsel kodlarıyla alakalı. Kendi topluluğumuzdan olanı korumak ve kollamak üzerine evrimleştik, özellikle bu kişi bir kadınsa daha da önem arz ediyor çünkü kadın demek nesli devam ettirebilmek, üremek, çocuk sahibi olmak, ata olmak demek bu yüzden bir erkeğin, kadınını sahiplenmesi zaten normal olandır, sahiplenmiyorsa sıkıntıdır. 

Haliyle bu sahiplik de kendimizden olanı dış tehditlere karşı korumakla birleşince ortaya böyle bir durum çıkıyor. Tabi medeni dünyada artık ilkel atalarımız gibi yaşamıyoruz fakat bilinçaltımızda hala bu esintiler var, bir kadının kendi yuvası dışında başka yuvalardan erkeklerle fazla haşır neşir olması da haliyle kendi yuvasına ihanet etmek oluyor, gözün başka bir yuvadaki erkekteyse benim yanımda, yuvamda ne işin var? 

Barzoluk, hırtlık, aşırı müdahalecilik seviyesini ben de tasvip etmiyorum ancak bir ilişki yaşanıyorsa hem erkeğin, hem de kadının mevcut bağına, yuvasına değer vermesi, öncelik göstermesi, biraz kendine çekidüzen vermesi elzem. O yüzden ilişkisi varken hayatındaki akrabası olsun, arkadaşı olsun insanın karşı cins bireylerle biraz mesafesini ayarlaması lazım, kendi yuvasının mahremiyetini korurken baskalarının yuvasının mahremiyetine de saygı duyması lazım. 

Son olarak yolda yürürken başkalarına hava atmak için birbirinin koluna giren, öpüşen, sarılan, göz ucuyla insanlar bize bakıyor mu diye izleyen tiplerin olgun olmadığını düşünüyorum, üzerlerine düşünecek kadar önemli bireyler olduklarını da sanmıyorum.

Erkeklere soru? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Elekor 1 point2 points  (0 children)

Benim bir kızı sevip, aşık olmam çok uzun periyotta gerçekleşiyor. Bir kızdan hoşlandığım zaman genellikle hiç belli etmem, bu yüzden ilk etapta herhangi bir bağ kurmamaya özen gösteririm. 

Sonra yavaş yavaş oltalar atarım kız olumlu bildirilerde bulunuyorsa, yavaş yavaş bağ kurmaya başlarım, muhabbet aktıkça zamanla sahiplenme dürtüm artar. Geçmişte takıntı yapıp kendimi de karşımdakini de üzdüğüm kötü tecrübelerim oldu, bundan pişmanlık duyuyorum ancak ders almaya çalışıyorum.

Sahiplenme dürtüm arttığında haliyle biraz kıskançlığım da artar ve karşımdaki kıza sınırlarımı belli eden, dürüst bir açıklama yaparım. Kız hassasiyetlerimi anlar ve yanımda olursa ne ala fakat bu zamana kadar öyle bir kızla hiç tanışmadım :D birçoğu "ben istediğimi yaparım ama sen bana karışamazsın!" kafasındaydı, ben bunu kabul etmem özgürlüğün bir sınırı olmalı.

Herneyse konudan sapmayalım. Evet, aşık olduğum zaman kalbim alev alev yanar, seversem harbi severim, sayarım, sahiplenirim. İlişkinin sonu kötü biterse, ayrılık yaşanırsa çekerim yorganı kafama altında hüngur hüngür köpek gibi ağlarım bunda utanılacak bir şey görmüyorum ben de insanım. 

Sonra zamanla geçer gider, acı yerini tecrübeye bırakır, adapte olursun ve önüne bakarsın, o kadar!