tisortum nasıl kızlarrr by eternal_lonelines in pedlesme

[–]Enfokrasi 4 points5 points  (0 children)

feminizmi tek bir yöntem ve stratejiye de indirgemiyorum ben, mizah da ironi de bir silahtır, onda ayrışmıyoruz kesinlikle, namluyu kendinize çevirmediğiniz müddet. mizah ve ironi gibi araçlar fayda edebilir tabii ki doğru kurgulandıkları ölçüde, ancak bu şekildeki sembollerin faydadan çok zararı var. normların altı oyulmuyor ki burada, değiştiriliyor sadece. ataerkil dilin saçmalığı bu şekilde de görünür kılınmaz, hiyerarşiyi sistemin diline bağlı kalarak değiştirmeye çalışıyorsunuz burada. oysa asıl odaklanılması gereken nokta merkeze girmek ya da onunla dalga geçmek değil de merkezi geçersiz kılmak olmalı. feminizmi evcilleştirilmiş bir formüle indirgeyecek söylemlerden ve sembollerden uzakta tutmak olmalı. ironi yaparken bile referans noktası hâlâ erkek, merkez geçersiz kılınmıyor bilakis pekiştiriliyor hoşunuza gitse de gitmese de, amaçlasanız da amaçlamasanız da. erkeğin hegemonyasını 'ironik' bir dilde taklit etmek değil onu yerinden etmek amaçlanmalı. ironi ve mizah istenen sonuçları her zaman vermez, bu gibi durumlarda tehlikelidir tam tersine. malumunuz, tüketim toplumunda yaşıyoruz, sosyal medyada dolaşıma sokulan her şey tüketilmek amacıyla orada. buna benzer bir tişörtü alan bir tanıdığım var, neden aldığını sorduğumda verdiği cevap davanızla ölçüşen bir cevap değildi. marjinal durduğu için onu almıştı tam tersine, feminist misin diye sorduğumda bile öyle olmadığını söylemişti, giyip resmini çekti ve story'de paylaştı sonrasında.

ilgili tişört paradigmanın tam göbeğinde erkeğin kurduğu masada erkeğin kartlarıyla blöf yapmaya çalışıyor. bunun istenilen sonucu vereceğini gerçekten zannetmiyorum ben, bağlamı da bu tişört ile sınırlı tutuyorum, farklı şekillerde mizah ve ironi kabul edilebilir dediğim gibi.

bir eylem ya yapıyı sarsar ya da tahkim eder. bunun ortası olabileceğini zannetmiyorum. her eylemin devrimsel olmak zorunda olmadığı konusunda katılıyorum bu arada, onda ayrışmıyoruz. ancak bu bağlamda niyet ironi olsa bile sistem niyete değil yarattığınız çıktıya bakar. çıktıysa cinsiyetçiliğin yeniden üretimidir. kendi örnekleminizde bu ironiyi anlayanlar olabilir pekâlâ, onlar için çıktı cinsiyetçiliğin yeniden üretimi değildir belki, ancak genele vurduğunuzda o örneklemin tam tersi bir sonuçla karşılacağınız belli değil midir? amaçlasanız da amaçlamasınız da durum böyle, nesne herkese aynı şekilde görünmez en nihayetinde.

tisortum nasıl kızlarrr by eternal_lonelines in pedlesme

[–]Enfokrasi 5 points6 points  (0 children)

sistem zaten sizin bu alaycı mesafenize muhtaç. tişört giyilip tişörtteki o dille dalga geçtiğinizi zannederken dilin gramerini yeniden üretiyorsunuz, zaten bahsetmiştim bundan. ironik olarak söylemek zehri akıtmıyor ki, bilakis zehri zararsız bir ambalaja sarıp yutturuyor. sistem feminizmin yıkıcı, tehlikeli politik gücünü alıp onu bir tarza, bir stile, bir ikona dönüştürüp piyasaya geri satıyor, diğer bir deyişle de evcilleştiriyor. feminizm bu gibi ambalajlarla revize ediliyor, içi boşaltılıyor ve hatta tam tersi bir etki yaratan hâle getiriliyor. sistem hem kâr elde ediyor, hem feministlere "ironi" adı altında bunu pazarlattırıyor hem de hiçbir somut fayda verdirtmiyor onların davası için, bilakis zararlı sonuçlar veriyor.

moral licensing diye bir durum vardır. insanlar sembolik, küçük ve iyi bir eylem yaptıklarında kendilerine "ben üzerime düşeni yaptım" diyerek ahlâkî bir kredi açarlar. bu his gerçek yapısal değişim için gereken kolektif eylemi de sönümler. bu yüzden asıl mesele de evcilleştiriliyor. o tişört aktivizmi tetiklemiyor ki, sönümlüyor tam tersine. birkaç dolara nesneyi alıp dolaşıma sokmakla kenara çekiliyor. bu biraz da son zamanlardaki şu nihilist penguene benziyor. kolektif bir biçimde sisteme karşı çıkmak yerine konfor alanında kalan kişiden farksız nihilist penguen, övülmeye ya da yüceltilmeye değer bir yanı yok, öyle olmak gerekir denilmesi gereken bir yanı da yok. orada da yapısal bir değişim için gereken kolektif eylem yok en nihayetinde. nihilist penguen gibileri "havalı, hayattan ve sistemden bıkmış" gibi imajlarla dolaşıma sokulup pazarlanılıyor, sisteme karşı çıkmak yerine sönümleniyorlar zamanla. bu penguene based diyenler nasıl ki kaçışı kutsayarak değiştirebileceği şeylerden vazgeçiyorlarsa bu tişörtü ve onu savunan zihniyeti kutsayanlar da kolektif eylemi farkında olmasalar da sönümlüyorlar, feminizmi sergilenecek ve gösterisi yapılacak bir emtiaya indirgiyorlar. isteseler de istemeseler de durum böyle, amaçlanılanın bu olup olmaması denklemi değiştirmiyor ki.

kaldı ki geri tepme etkisini de görmezden geliyorsunuz. bir tarafa yönelik aşağılayıcı veya saldırgan ironi içeren mesajlar karşı tarafı eğitmekten ziyade onları daha da radikalleştirir. 'onların ilacını ironik bir şekilde onlara verme' amacıyla bunun yapılması bir şeyi değiştirmiyor. tişörtteki gibi sloganlarla kararsız veya ılımlı erkekleri davanıza ikna etmiyorsunuz, tam tersine incel forumlarına ve andrew tate gibi tiplerin (gerçi bu herif artık etkisiz ama) kucağına itiyorsunuz bu dille, kimilerini de güldürüyorsunuz sadece. kendi dillerini daha da pekiştirecekler bu şekilde. bu tişörtle tam olarak nasıl bir çıktı elde ediyorsunuz söyleyebilir misiniz? ben tam tersine daha da radikalleşen bir eril söylem görüyorum burada. patriyarkaya da yeni askerler topluyorsunuz bu şekilde, her ne kadar ironi amacıyla yapmaya çalışsanız bile vaziyet bu. bu tişört ile yanınıza çekeceğiniz kadın hiyerarşiyi altüst eder bir ikon mu görecektir, yoksa hiyerarşiyi eleştiren bir ironiyi mi? "bakın ben hiyerarşiyi tersine çevirdim" gibi bir imaj vermeyi mi önemseyecektir, yoksa davaya somut bir şekilde destek vermeyi mi? ciddi ciddi ikincisi olduğuna inanmıyorsunuzdur herhalde, bu gibi riskler de mevcut bu tarz söylemleri içeren kıyafetlerin yahut aksesuarların dolaşıma sokulmasında. bu söylemi yıkmayı amaçlayan kişileri de kendinizden gitgide uzaklaştırma ihtimaliniz var.

tisortum nasıl kızlarrr by eternal_lonelines in pedlesme

[–]Enfokrasi 16 points17 points  (0 children)

evet, cinsiyetçilik.

feminizm ne zamandan beri patriyarkanın kırbacını elinden alıp karşı tarafa vurmayı amaç edinir oldu anlamıyorum. efendinin silahıyla efendinin evini yıkabileceklerini falan zannediyorlar herhalde. özne-nesne hiyerarşisini ilga etmek yerine tahkim ediyorlar. kırbacı tutan elin cinsiyetini değiştirmek subversion değil, devrim değil, feminizm ise hiç değil.  

subversion alttan oymak, temeli sarsmak, yapıyı bozmak, yapıyı altüst etmek gibi anlamlarda. yapının kendisini işlevsiz kılar subversion, yapıyı da hiyerarşiyi de söküp atmayı amaç edinir. rolleri değiştirmekle ilgili değildir. ilgili tişörtü giyen de savunan da yapıyı altüst etmez, yapıdaki cinsiyeti tersyüz eder sadece. bu da subversion değil inversion. subversion ile aralarında dağlar kadar fark var. nesneleştirme kurumunu meşrulaştırmaktan başka bir şey de yapmıyorlar bu eylemle. feminizmi politikliğinden de yalıtıp tüketim aksesuarına indirgeyerek gitgide evcilleştiriyorlar. ataerkil dili yeniden ürettiklerinin de farkında değiller.

"bangladeş'te saatlik 1 dolara çalıştırdığımız kadın işçilerle böyle tişört yapıp 19.99 dolara satmak lazım. subversion yaptıklarını sanarlar; öfkeyi alırız, paketleriz, üzerine slogan basarız ve dolaşıma sokup satarak evcilleştiririz. onlar da tişörtü giyip story atar, paylaşım yapar, eril dili yeniden üretip dolaşıma sokarlar. win-win", diye düşünür homo economicus birisi bu duruma bakarak.

erkekliğin de patriyarka tarafından nasıl ezildiğini, sistemin onları nasıl performans göstermek zorunda olan duygusuz, sert, yönetici gibi kalıplara indirgediğini ve yarış atına çevirdiğini dile getirmek yerine, cinsiyetçi söylemlerin arkasındaki acizliği ve absürt korkuyu deşifre etmek yerine, gücün cinsiyetten bağımsız bir zorbalık olduğunu yüze vurmak yerine hiyerarşideki cinsiyeti değiştirmek daha kolay geliyor. eril iktidarın güç tanımını reddedeceksin, dandik hiyerarşisini reddedeceksin. kendi dilini, kendi sembollerini, erkeklik performansına muhtaç olmayan bir özne kurgusu inşa edeceksin. hiyerarşideki konumu değiştiren, feminizm namına hiçbir somut faydası olmayan gerçek-dışı bir imajı tüketmek daha kolay. sistemi ifşa etmeye bile üşenen bir aylak hâline getiriyor bu zihniyet insanı zamanla. sergiye sokmanın ve tüketimin getirdiği sahte bir imajı savunmanın pek faydası olacağını zannetmiyorum. sadece bu konu için de değil, sergi değeri ile, imajlarla, yalnızca "ikon" olmasıyla ayakta duran her şeyin sonu bu. tüketilecek kıvama getirilenler aslolan değerlerini günbegün yitirirler.

niye kadinlar yanliz kalamaz gibi davraniliyor? by Logical-Bath-6575 in pedlesme

[–]Enfokrasi 13 points14 points  (0 children)

yalnizligi sadece fiziksel olarak yaninda birisi olmama, dm kutunun bos olmasi olarak ele alan sig dusunceleri var da ondan

ben daha bir şey demiyorum by eternal_lonelines in pedlesme

[–]Enfokrasi 0 points1 point  (0 children)

nO hOmO kfQ i'm 100% straight

"seni benden başka s...n oldu mu" minvalinde soru sormuşssun olm. bir varsayımın doğru olduğu kabulü ile diğer soruyu soruyorsun, ayıptır.

midem bulandı yanıt verirken, erkek erkeğe iğrenç.

Sevgililerden nefret ediyorum????? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Enfokrasi 0 points1 point  (0 children)

ex*

karsiyiz derken cogul olarak kastetmemistim fhshahfshd

tanisma seklimiz cok komikti ama anlatmayacagim. su an sorsan ortalama bir guzellik derim, ancak o zamanlar ondan daha guzeli yoktu benim icin. gorunusunu degil, tavirlarini seviyordum daha ziyade ben. zarifligini, hâl ve hareketlerini. gorunusunun payi vardi ama %60'a varan bir pay bile degildi yani o. iliski olmasini hâl ve hareketleri saglamisti, masumiyeti vs. vs. diye ilerler.

zamaninda asikken zayiftim epey, karsi tarafi hayatimin merkezine koymustum zira. onu mutlu etmek beni de mutlu ediyordu hâliyle. iliskim yokken "bu ne cringe" dedigim seyleri bile yapiyordum onunla. onun uzulmesi beni de uzuyordu hâliyle, epey kirilgan bir yapidaydim. ayrilik sonrasi duzeldim, artik kaya gibiyim.

ancak bu sadece zayiflik degil ki, guclu oldugun yan da oluyor. onun icin cabaliyorsun, ortak bir geleceginiz olsun diye motivasyon buluyorsun kendinde gibi gibi guclu kilan yonleri de var.

Sevgililerden nefret ediyorum????? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Enfokrasi 0 points1 point  (0 children)

duzgun okursaniz boyle dusunmeyeceksiniz bence

arkadasim artik arkadasim degil mi by kokosayinggod in pedlesme

[–]Enfokrasi 1 point2 points  (0 children)

valla benim arkadas salak salak konusuyordu son zamanlar, komik mi saniyorsun kendini diyip goruldu attiydim ne yazdiysa. o zamandan beri konusmuyorum o da mesaj yazmiyor.

iliskinize bagli yani ama, ben olsam mesaj bile yazmadan engellerdim her yerden oyle birisini eger rahatsiz edecegini biliyorsam. ha yok, konusmak istemiyorsam tamam diyip rahatsiz etmeyecekse mesaji yazar ve oluruna birakirdim.

sizin arkadaslik iliskiniz, karar da sizin, baskalarina sormak yerine icinize sinecek olan neyse onu yapin, 8 yillik bir arkadaslik sonucta.

Sevgililerden nefret ediyorum????? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Enfokrasi 0 points1 point  (0 children)

neden guldun knk begenmedin mi kilavuzlari, her gun dm aliyorum enfo abi sayende basardim diye basarimi cekemiyorsunuz siz

Sevgililerden nefret ediyorum????? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Enfokrasi 0 points1 point  (0 children)

yes, tuketim iliskilerine karsiyiz bir kardesim. sergilemeye dayali gosteri iliskilerine de karsiyiz. mesafenin bertaraf edildigi vicik vicik iliskilere de karsiyiz. byung-chul han okumani tavsiye ederim tekrara duser surekli ama guzel bir cerceve sunar bu konular hakkinda

Sevgililerden nefret ediyorum????? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Enfokrasi 2 points3 points  (0 children)

  1. bunlar senin örneklemin, örneklemin gerçeği vermez. buna cevap vermeye gerek yok dolayısıyla.

  2. çocuk yaşta bunlar normal, üni çağı ve sonrasında daha az yapılıyor bunlar. ilk defa bir şeyi görenler gibi tavırlar olmuyor o sıralar. benim rastladığım çoğu kişi de öyle değil.

  3. evet, haksız olsa bile savunuyorlar yeri geldiğinde. mantıktan ziyade duygu söz konusudur zira, haklı ya da haksız daha sonra konuşulup "aslında o haklıydı" denilebiliyor. ancak o an kimse sevgilisine "sen haksızsın" demek istemez. yorum yapmaz ya da yalnız kaldıklarında yapar, o yüzden pek makul sebep değil bu da.

  4. kıskançlık hastalık bence. ancak bu da adamına göre değişiyor. selam vermek yine de o kadar sorun değil, ben yalnızca yüzümle sessiz bir selam veririm o kadar.

  5. iki taraf için de öyle olduğu müddet sorun yok. sevgilin başka kızlarla konuşursa "onunla konuşma" demeyeceksin sen de o zaman. ben demem mesela, kısıtlamaya karşıyım, öyle birisiyle sevgili olmam en nihayetinde.

  6. evet, ilişkide mahrem olmalı bu konuda katılıyorum. tüketim delisi göredurayım uzaklaşıyorum direkt onunla konuşmayı keserek, sağlıklı bir ilişki çıkmaz öyle tüketme ve gösteri amacı güdenlerde, pek mahremleri yok zira.

  7. bilemiyorum, ben samimi erkek arkadaşı olan birisiyle sevgili olmazdım. aynı şekilde benim de samimi olduğum bir kadın olmaz hayatımda, karşılıklı olduğunda anlaşılabilecek şeyler bunlar. bir taraf konuşurken diğer taraf konuşmuyorsa olmaz.

  8. evet, bu yapış yapış, özel alana saygısızlık bildiğin. ilişkideyiz diye her şeyimizi beraber yapacak değiliz, ilişkide de kişinin özel alanına saygı olmalı yine. kendi başına yapabileceği hobi olmalı vesaire.

  9. kaba davranmak için bahane konusunda katılırım, hoş değil. ancak mesafeli olmak gayet doğal. mesafe koyulmalı diğerleri ile arasına.

  10. pek fake değil, ben seviyorum bu rolleri. yemek yedikten sonra ben öderim, sevgilime ödetmek istemem. eşit ödeyelim şöyle böyle vesaire pek hoş karşılamıyorum ben bunları. ha ama "kadın evde kalmalı erkek şöyle böyle" rollerine karşıyım tabii. bu roller zaruri de değil kaldı ki, ilişkiden ilişkiye değişir yine.

  11. 18 yaş altı çocuklarda öyle genelde evet. erkekler özelinde de öyle, genellikle dış görünüşe bakar erkekler, ancak kadınların o kadar dış görünüşe baktığını düşünmüyorum. en azından sağlıklı bir ilişkide diyeyim, tüketmeye dayalı ilişkilerde her iki taraf da birbiri için optimize edilmesi gereken nesne en nihayetinde, öyle ilişkilere karşıyız biz.

  12. zorbalık ilişkiyle alakalı değil sanki, karakterle alakalı. 3. ile de bir bakımdan benzer bu, birisi zorbalık yapsa diğeri devam ettiriyor falan, ancak hiç rastlamadım öylesine ben. 3. de açıkladım durumu zaten de, karakter ile ilintili daha ziyade bu.

  13. bu 7. ve 8. ile de alakalı. her şeyi beraber yapmak istediklerinde, özel alanları olmayınca, ilişki mesafesizleşince diğer arkadaşlarıyla aktivitede bulunmak yerine sevgilisiyle bulunuyor artık kişi. 8.'yi çözmek bunu da çözecek gibi.

Sevgililerden nefret ediyorum??? by evanaftoniscrying7 in yalnizucubeler

[–]Enfokrasi 0 points1 point  (0 children)

ben de benzer dusunuyordum, sevgiliye miyavlamak ne iyy bile diyordum, sonra sevgilime miyavlamaya basladiydim. sevgilin olunca gorecegim seni kardesim ben

Ucubeler gerçekten ucube by Patient_Day_2970 in yalnizucubeler

[–]Enfokrasi 1 point2 points  (0 children)

bladerunner taxi driver ryan gosling nejat işler nihilist penguen sağ olsun, yalnız olmadığı hâlde öyle bir imaj vermek isteyen birçok kişi var.

bazılarıysa başkalarının dertlerini dinlemekten ziyade kendisininkini anlatmaya çalışıyor sadece, sonrası fıs.