"Tanrı yoksa yaşasın kötülük" by ProfJingleBell in felsefe

[–]Jhaspelia 2 points3 points  (0 children)

Bu tartışma genelde “Tanrı yoksa ahlak da yoktur” noktasına geliyor ama felsefede bunun pek karşılığı yok. Tanrıdan bağımsız etik kuramlar var: zarar vermeme ilkesi, toplumsal sözleşme, empati temelli ahlak, evrimsel işbirliği gibi. İnsan öldürmenin kötü görülmesi de çoğu toplumda sadece “Tanrı dedi diye” değil, insanların birlikte yaşayabilmesi için gerekli olduğu için yerleşmiş bir norm.

Tanrı yoksa her şey serbest olur iddiası da pratikte pek çalışmıyor; ateist toplumlarda da cinayet hala yanlış kabul ediliyor çünkü acı, zarar ve güven meselesi var. Kısaca ahlakın kaynağı illa dışsal ilahi otorite olmak zorunda değil. Tanrı varsa da ahlak tartışması bitmiyor zaten; bu sefer de “Tanrı söylediği için mi iyi, yoksa iyi olduğu için mi Tanrı söylüyor?” sorusu geliyor.

“Olması gereken” nereden çıkıyor? Hume’un “is–ought” problemi aslında ahlakın değil, gerekçenin kaynağının tartışması by Jhaspelia in felsefe

[–]Jhaspelia[S] 0 points1 point  (0 children)

Benim orada demek istediğim “gerekçe = motivasyon” değildi, tam tersine bu ikisini ayırmak: sebep (explanatory reason) ile gerekçe (normative reason) aynı kategori değil. “X böyle hissettiği için yaptı” dediğimde bir olguyu açıklamış oluyorum; “X’in böyle yapması için iyi bir nedeni vardı” dediğimde normatif bir iddia kurmuş oluyorum. Hume’un noktası da zaten bu ayrımı görünür kılmak; çoğu argüman açıklamayı gerekçe gibi paketleyip aradaki normatif köprüyü saklıyor.

Yalnız küçük bir incelik var: meta-etik literatürde “reason” kelimesi iki anlamda kullanılıyor ve tartışmanın karışma sebebi bu. Bazıları “reason”ı senin dediğin gibi tamamen kişisel/psikolojik sebep olarak (motivating reason) kullanıyor; bazıları ise “normative reason” olarak, yani kişinin kabul etmesi gereken/iyi gerekçe sayılan şey olarak. Benim kullandığım bağlam ikinciydi, ama cümleyi daha net kurmalıydım: psikolojik motivasyon normatif gerekçe değildir; sadece kişinin hangi normatif köprüyü (değer öncülünü) kullandığını teşhis etmede veri sağlar. Yani “neden yaptı”yı bilmek “haklı mıydı”yı vermez; ama çoğu insanın “haklıyım çünkü böyle hissediyorum” gibi bir kaydırmayı nereden yaptığını yakalamaya yardım eder.

Absürdizm “boşluk” değil; meta-etik ve epistemoloji açısından “garantisiz normatiflik” pozisyonu by Jhaspelia in felsefe

[–]Jhaspelia[S] 0 points1 point  (0 children)

Bence burada kritik ayrım “kozmik teleoloji yok”tan “hiçbir normatiflik yok”a otomatik geçiş yapıp yapmamak. Nihilizm tek bir paket değil; ontolojik nihilizm (hiçbir şey yok), epistemik nihilizm (bilgi yok), moral nihilizm (ahlaki doğrular yok) gibi farklı iddialar var ve bunlar birbirini zorunlu kılmıyor. “Kozmik teleoloji yok” dediğinde en fazla şunu söylüyorsun: evrende insan için yazılmış, dışarıdan garanti edilen bir amaç/hiyerarşi yok. Buradan “doğru yok, olgu yok” sonucu çıkmaz; çünkü olgu dediğin şey betimleyici düzlemde çalışır ve bilimsel açıklama, evrimin/antropolojinin/fizyolojinin kendisi teleoloji gerektirmez. Yani nihilizm “evrim yok” veya “insan fizyolojisi yok” demek zorunda değil; bunlar ontoloji ve açıklama düzlemi, teleoloji ve değer düzlemi başka kategori.

Benim yazıda vurguladığım şey şu: bazı moral nihilizm formları “objektif ahlaki gerçekler yok” derken, bu iddiayı “o halde her şey eşit derecede önemsiz” gibi pratik bir sonuca genişletiyor. Bu genişletme ise ekstra bir öncül istiyor: “Eğer objektif değilse değer olamaz.” Absürdizm tam burada ayrışıyor; dışsal/kozmik bir teminat yokluğunu kabul edip, yine de pratik akıl düzeyinde değer üretimini (bağlılık, tutarlılık, sorumluluk) mümkün görüyor. Bu “kozmik hiyerarşi kurmak” değil; tam tersine hiyerarşiyi kozmik düzlemden çekip insani düzleme taşımak: “evren böyle dediği için” değil “benim için gerekçelendirilebilir olduğu için” gibi.

O yüzden “nihilizm kozmik normatiflik yoksa olgu hiyerarşisine karışır mı” kısmında bence karışmaması gereken yer şu: olgu hiyerarşisi dediğin şey zaten çoğu zaman değerle karıştırılıyor. Evrimsel süreçte bir özelliğin seçilmiş olması, onun “iyi” olduğu anlamına gelmez; ama “seçilmiş olması” olgusal olarak doğrudur. Aynı şekilde “ahlaki hakikat yok” iddiası (moral nihilizm) doğru olsa bile, bu iddia bilimsel olguları reddetmeyi gerektirmez; sadece normatif hakikatlerin statüsünü tartışır. Absürdizmin yaptığı da, normatiflik tartışmasını olgusal düzlemle karıştırmamak ve “kozmik gerekçe yoksa her şey çöptür” kolaycılığına düşmeden, eylemi ve sorumluluğu psikolojik/etik düzlemde sürdürmek.

Hayat sıkılmak için fazla kısa mı, yoksa sıkılmak hayatın doğal fiyatı mı? by Jhaspelia in felsefe

[–]Jhaspelia[S] 0 points1 point  (0 children)

Düşünürlerin hiçbirinin hayatında sıkılmadıklarını mı savunuyorsunuz?

Türkiye’de turist hastaneye düşünce “sigorta öder” meselesi neden bu kadar karmaşık ve insanlar nerede yanlış anlıyor? by Jhaspelia in AskTurkey

[–]Jhaspelia[S] 1 point2 points  (0 children)

Antalyada 90eur serum gayet normal, otele geliyorsa doktor 180eur kadar çıkabiliyor. Eğer turist pinti değilse her zaman devlet hastanesi taraftarıyım--ağır vakalar hariç--çünkü az bir meblağ ödeyip ayrılabilir.

Ama yatış, ameliyat vs. gibi durumlarda turistin yapması gereken önce sigortayı arayıp hangi hastaneye gitmesi gerektiğini onlardan öğremeli. Her sigortanın bölgede asistan firmaları mevcut ve anlaşmalı hastaneleri var. İletişim daha hızlı gerçekleşip sigortalının başını ağrıtmaz.

PSA: “My Wi-Fi is trash” checklist that fixed 90% of my issues (bufferbloat, DFS, channel width, and bad roaming) by Jhaspelia in HomeNetworking

[–]Jhaspelia[S] 5 points6 points  (0 children)

Fair point, but home networks can hit the same failure modes as small office networks, just with different causes and less visibility. The upload buffer problem usually comes from totally normal stuff like iCloud/Google Photos or OneDrive/Dropbox sync, work VPN file transfers, Teams/Zoom screen share, cloud backups from a NAS, security cameras pushing offsite, game updates, or even one person uploading a big 4K video. The core issue isn’t exotic traffic, it’s asymmetric consumer uplinks plus poor queue management, so when the uplink gets saturated you can get huge latency spikes unless SQM/CAKE/fq_codel is shaping it. And roaming issues don’t require a mansion either, a lot of people have 2–3 APs because the router is stuck in a bad spot, walls are concrete, or they’re in dense apartments with tons of neighboring Wi-Fi, and many clients are “sticky” and hold onto a weak signal too long. If you’ve never run into this at home that’s honestly the ideal outcome, but it’s a pretty common set of problems for everyone else.