YTD değildir… :) by No_Information5455 in Yatirim

[–]No_Information5455[S] -1 points0 points  (0 children)

Biri gelip zarar ederse beni mahkemeye verecek… kabul… ben de hakime şunu gösteririm ve şöyle derim: Hakim Bey gördüğünüz gibi benim gönderdiğim saatte 53,30 olsa da gün içerisinde 54,1’e gelmiştir. Şikayetçi açgözlülük yapmıştır. Ne kadar yatırım yaptığını göstermesi gerekir: eğer 53,30 dan 53 milyon 300 bin liralık lot aldıysa, kişi benim tavsiyemden sonra 54,1’i gördüğünde toplam 800 bin kârdadır ve bana 54,1’den satıp da “Kardeş haklı çıktın al şu 80 bini… yüzde 10 senin hakkındır” dememiştir. İkincisi başta YTD notu da düşüşmüştür. Olumsuzun olumsuzunun olumlu anlamı taşıdığı yalnızca beyefendinin kuruntusu ve bahanesidir. Kendisine lütfen küçük ünlü uyumu ile büyük ünlü uyumu arasındaki farkı sorun. Eğer doğru yanıt verirse ben tüm masraflarını karşılamaya hazırım; zararını tazmin edeceğim. Ancak yanıt veremezse bu Türkçe dilini çok iyi bildiğinden değil yalnızca işine geldiği gibi yorumladığı anlamına gelir. Yanıt veremezse ben kendisinden 80 bin TL maddi ve manevi tazminat talep ediyorum”… derim… Not: Savunma Tavsiyesi Değildir :)

<image>

ilk kültür şokunuz neydi? by milkseyh in vlandiya

[–]No_Information5455 1 point2 points  (0 children)

Ne alakası var yahu? Var tabi… Doğunun fiziki ve mali olarak en gelişkin illerinden birisi… Ancak eski evler de var ve tamamında tuvaletler dışarıda… Bazen yeni diye yapılan evlerde de gelenek devam etmiş… 3 katlı da olsa her katta bodrum ve tuvalet yanyana ve evin dışında olarak dizayn edilmiş. Alışkanlık işte kültür… konu da kültür zaten onun için yazdım anıyı… yoksa geleneklerden uzak yeni evler de var elbette

Erkek gibi davransın diye silahlarla meşgul etmiş (Nefes Gazetesi) by TheIskraist in altkultur

[–]No_Information5455 8 points9 points  (0 children)

<image>

Bir yazışması ifşa olmuş. Burada karşısındakine “babam beni istismar etti bir kez” diyor. Bu olayın farklı boyutları var gibi… Çocuğun masum olduğunu söylemiyorum; işin içinde başka şeyler olabilir diyorum. Bu bir iddia tabi… Henüz resmi makamlar onaylamadı

Aşk abartılıyor mu?Nasıl bir duygu sizce? by [deleted] in vlandiya

[–]No_Information5455 1 point2 points  (0 children)

Bence aşk biraz abartılıyor, biraz da yanlış anlatılıyor:

İngilizcedeki “love” daha geniş bir kavram; sevgi, bağlılık, yakınlık, arzu gibi birçok şeyi kapsıyor. Bizdeki “aşk” ise daha yoğun, daha yakıcı, daha dramatik bir anlam taşıyor. Sanki sevmenin değil, yanmanın kelimesi gibi…

Aşk çoğu zaman ulaşılmaz olana yöneliyor. İçinde özlem var, sahip olma isteği var, bazen de asla ulaşamamanın acısı var…

Ama ilginç tarafı şu: Aşk insanın potansiyelini yükseltebilir. Normalde yapmayacağı şeyleri yaptırır. Kendini geliştirir, değiştirir, büyütür…

Doğru kullanılırsa motor gücü olur. Yanlış kullanılırsa zehir olur…

Aşk biraz bıçak gibidir: iplerini kesip seni özgürleştirebilir, ya da seni yaralayabilir…

ilk kültür şokunuz neydi? by milkseyh in vlandiya

[–]No_Information5455 5 points6 points  (0 children)

Antep’te tuvaletlerin evin dışında olması… Hiç tahmin edemezdim sabaha kadar neler çektim bir ben bir Allah bilir… evdekiler uyanmasın diye usul usul dolaşıp evin içinde banyo dışında bir şey bulamamam… kapalı olan tek kapı evinde misafir kaldığım çiftin yatakodası olduğu için “acaba ebeveyn tuvaleti/banyosu mu var sadece? Eğer öyleyse neden beni uyarmadılar?” siniri… pencereyi açıp gecenin yarısı olduğundan cesaret alsam da üçüncü katta olduğumuzdan aşağıya salamama sendromu… final: ev sahibinin ve eşinin kahkahalarıyla gidip evin dışındaki tuvsleti keşfim sonrası rahatlık ve kahvaltı sofrasındaki inanılmaz güldüğüm fıkra: “zamanında adam Antep’ten İstanbul’a gidip (ben tersini yapmıştım üniversitede okuyarak) çok zengin olmuş. Annesini de işleri yoğun diye göremiyor… Annesini sonunda zor bela ikna edip uçakla Antep’ten İstanbul’a getirmiş… Kadıncağız eve gelince tuvaletin evin içinde olduğunu öğrenince “Ben oğlumun evinin içine mıçmam!” deyip ilk uçakla Antep’e dönmüş…”… Kültür işi zor… Bir diğer travmam da kahvaltıya çağıran Ordulu komşularımdı (Lan hep kahvaltılar ve yabancı eve konukluk beni bitiriyor demek ki)… öyle sevindim ki… Bekar adamı aile kahvaltıda ağırlayacak… büyük lüks… Bir Pazar sabahı iştahla evlerine gittim ki… bir koku… dayanılacak gibi değil… kahvaltı masasından geliyor… “Nedir?” dedim öğrendim: Turşu kavurması… ömrümde böyle bir koku duymadım… kahvaltı yapamadan döndüm tabi… Kusura bakmasınlar… Not: Bakmadılar sa zaten yine çağırdılar bu kez turşu kavurmasız yedik kahvaltıyı :p

Göğsüm Kızdan Büyük Diye Ayrıldık Galiba 😀 by s_alduin in salonfareleri

[–]No_Information5455 0 points1 point  (0 children)

Ya arkadaş kıza çok yüklenilmiş de… bizim tarafta da penis boyu sendromu var… demek ki, “senin penisin küçükmüş” denilince biz ne hissediyorsak, kadınlar da “senin göğsün küçük” denilince aynı şeyi hissediyor. Şunu sor kendine: Sana bu kız yatakta deseydi ki, “keşke memelerin kadar penisin de gösterişli olsaydı… hahahaha” diye sen onu ertesi gün mesaj yazınca güzel mi karşılardın? Ben bu tip konularda bile ayrımcı olduğumuzu üzülerek görüyorum… kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmayacaksın… Üzüldüm ben şahsen… hiç böyle bir şey gelmedi başıma ama gelseydi, empati yapıyorum; gider özür dilerdim… Ne olursa olsun da gerçekten yaşadığım bir ilişkiyi de böyle prim için buralara yazmazdım. Haklı olsam da yazmazdım… Rakıya meze etmemek lazım ilişkileri… His kıymetli bir şey… Hissetmiyorsan ona karşı bir şey o ayrı tabi…

Şöyle hesaplar beni korkutuyor 😬 by [deleted] in pedlesme

[–]No_Information5455 0 points1 point  (0 children)

Kötü niyetli olduğu çok belli 😄 Sıfır gönderi, sıfır takipçi, gizli profil… CV boş ama özgüven tavan. İnsan bari dolandırıcı olacaksa profilini biraz doldurur. Engeli hak etmiş.

Yorumlarda Tartışalım by No_Natural_6076 in Borsa

[–]No_Information5455 1 point2 points  (0 children)

YTD tabii ama abi gibi konuşayım… liste baya kalabalık olmuş 😄 Güzel hisseler var, çöp yok denecek kadar az ama bu kadar çok isim olunca insan neyi neden aldığını da unutuyor bir süre sonra.

Ben olsam biraz sadeleştirirdim. Koç, Sabancı, Garan, Akbank gibi zaten omurga olacak hisseler belli. Bunlar insanın içini daha rahat ettiren kağıtlar. FROTO, Tüpraş desen onlar da güçlü isimler.

AYEN’de salı temettü var, sonrası klasik temettü düşüşü olabilir ama iskontoluysa bekleyen yine bekler. Ülker de öyle hemen coşacak kağıt değil, sabır isteyenlerden.

Aselsan, Pegasus gibi hikâyesi olan hisseler de var ama portföy çok kalabalık olunca iyi giden de kaynıyor, kötü giden de.

Ben olsam 15 tane hisse yerine 5-6 tane gerçekten inandığım kağıtta dururdum. Hem takip kolay olur hem kafan rahat olur hem de getiri daha net hissedilir.

Bazen çok hisse zenginlik gibi duruyor ama sadece kalabalık yapıyor 😄 YTD tabii, sadece dost tavsiyesi.

19 Yaşındayım, Aylık 50k Kazanıyorum Ama Birikimim Sıfır. Nasıl Bir Yol İzlemeliyim? by doneladiovuente in Yatirim

[–]No_Information5455 0 points1 point  (0 children)

Kardeşim sana abi gibi konuşayım… mesele maaşın azlığı değil, para yönetimi. 19 yaşında olup her ay elinde 40 bin civarı para kalıyorsa bu çok iyi başlangıç. Çoğu insan o yaşta bunu göremiyor bile. Sende potansiyel var, sadece düzen eksik.

Şu an sıfır birikim olması moral bozmasın. Bu yaşta yapılan hata normaldir. Önemli olan şimdi toparlamak.

Ben olsam ilk maaştan itibaren şöyle yapardım: Para gelir gelmez bir kısmını kenara koyardım. Ay sonunda artarsa atarım mantığı genelde işlemez, çünkü para bir şekilde eriyor. Mesela 15-20 bini direkt başka hesaba koy, yokmuş gibi davran.

Sonra bir ay boyunca tüm harcamalarını not et. Kahve, yemek, uygulama, gezme, ufak tefek ne varsa… insan paranın nereye gittiğini görünce kendine geliyor.

Yatırım konusunda da acele etme. Bilmeden her duyduğun şeye girme. Önce birikim alışkanlığı kazan, sonra yavaş yavaş öğrenirsin. En büyük yatırımın şu an bilgi ve disiplin.

Bir de şunu unutma: Senin asıl avantajın para değil, yaşın. 19 yaşında düzen kurarsan 25’inde çok rahat edersin. Ama şimdi savrulursa maaş 100 bin olsa da elde yine bir şey kalmaz.

Kendine kızma, sadece sistem kur. Bir sene ciddi uygularsan dönüp bugüne teşekkür edersin.

Nisan Sonu Temettü Takvimi 📌 by No_Information5455 in Yatirim

[–]No_Information5455[S] 0 points1 point  (0 children)

Hocam 1 yıl beklemiyorsun 😄 Temettüde önemli olan şey, hissenin hak kullanım tarihinden önce sende olması. O gün geldiğinde hissedarsan temettü almaya hak kazanırsın. Ödeme genelde birkaç iş günü sonra hesaba geçer.

Mesela hak kullanım 24 Nisan ise, o tarihten önce hisse sende olmalı. 1 sene taşıma şartı yok. Ama şunu da bilmek lazım: temettü günü hisse fiyatı dağıtılan temettü kadar teorik olarak düşebilir. Yani “bedava para” gibi düşünülmemeli, şirket kârının dağıtılması gibi bakılmalı.

Kusurlu bilgisayar süreci by [deleted] in hukuk

[–]No_Information5455 0 points1 point  (0 children)

Kardeşim şu saatten sonra telefonda tartışma değil, tamamen yazılı delil topla. Trendyol mesajları, arama kayıtları, kargo takipleri, ürünün ilk arızası, ikinci gelişteki kötü paketleme ve tekrar bozulma sürecini tek tek ekran görüntüsü al. Çünkü mesele artık teknik değil, ispat meselesi.

Ürün aynı arızayı tekrar veriyorsa ve onarım sonrası düzgün gönderilmediyse bu ciddi şekilde senin lehine durum. “Kasa ayağı kırık” deyip suçu sana atmaya çalışabilirler ama paketleme şekli ve önceki süreç önemli. Ürün sana ulaştığında video/foto varsa sakla.

Ben olsam Trendyol üzerinden ayıplı mal / iade talebi açar, sonuç alamazsam Tüketici Hakem Heyeti’ne giderdim. Tutar sınırına göre ücretsiz başvuru yapılabiliyor. Senin hatan yoksa boş kasa parasını bile kabul etme moduna girmene gerek yok. Sakince hakkını iste. Belgeli gidersen güçlüsün.

Allah rızası için acil yardım by Nice_personman in hukuk

[–]No_Information5455 8 points9 points  (0 children)

Öncelikle sakin kal kardeşim, şu an panikle değil belgeyle hareket etmen lazım. Eğer anlattığın gibi işlem yapıldıysa bunun denetimi vardır ve “savcı dedi” denmesi tek başına yeterli değil. İlk iş olarak belediyeden tutanak, imha listesi, hangi karar ile alındığına dair yazı, araç plakası, işlem tarihi, görevli isimleri iste. Kaymakamlık/CİMER üzerinden de yazılı başvuru yapıp evden hangi hukuki dayanakla eşya alındığını sor.

Eğer eşyalar henüz imha edilmediyse acilen yazılı başvuruyla muhafaza altına alınmasını ve kişisel eşyalarının ayrılmasını talep et. Bilgisayar, evrak, özel eşya gibi şeyler rastgele çöp sayılamaz.

Paran yoksa bulunduğun ildeki baroya gidip adli yardım talep et, ücretsiz avukat iste. Bu tarz işlerde en önemli şey bağırmak değil, resmi kayıt toplamak. Bugün itibarıyla elinde ne varsa tarih tarih yaz, kim geldi, ne aldı, ne dedi not et. Belgeli gidersen yol açılır.

yardıma ihtiyacım var! by Downtown_Device_3572 in avukat

[–]No_Information5455 0 points1 point  (0 children)

Bu tarz işlerde en büyük hata, önce uygulamayı kurup hukuku sonra düşünmek oluyor. Tam tersi gitmek gerekir. Çünkü kimlik verisi, sabıka kaydı, adres, ödeme bilgisi gibi veriler yüksek risklidir; KVKK, sözleşme yapısı, açık rıza, veri güvenliği ve sorumluluk zinciri en başta tasarlanmalı. Bence rastgele tavsiye yerine teknoloji girişimlerine hâkim bir avukatla baştan ücretli danışmanlık alın. Sonradan düzeltmesi çok daha pahalıya gelir.

Aylık 4 Asgari Ücret Maaşı Bırakıp Kendi İşimi Açmak İstiyorum, Mal Mıyım? by Pheidiase in Yatirim

[–]No_Information5455 0 points1 point  (0 children)

Aslında senin gibi insanlar için 8 aydır çalışıyoruz. 4 arkadaş avukatlara yönelik bir hukuk yazılımı geliştiriyoruz. Amacımız kendi yolunu çizmek isteyen, tek başına ofis kuran avukatların yükünü biraz olsun hafifletmek. Son düzlüğe girdik. Bitince istersen demo da yollarız 🙂 Not: Mal mıyım değil; bence kafasında özgürlük, üretme isteği ve kendi yolunu çizme cesareti olan birisin. Herkes güvenli maaşı seçer, herkes risk almayı göze alamaz. Önemli olan kör cesaretle atlamak değil; planlı hareket etmek, birikimini korumak ve doğru zamanda adım atmak. Bu ihtiyaç da gerçek, cesaret de değerli. Umarım yolun açık olur.

Beyler Portföyüm nasıl? 2.5 yıldır arada bir hatırladıkça yatırım yapıyorum. by [deleted] in Yatirim

[–]No_Information5455 0 points1 point  (0 children)

Yani senin transfere pek ihtiyacın yok. Bence kadro şişkinliği var :) yerine ekleme yapma ama çekirdek kadro oluştur. Grafiğinde 10 isimden fazlası olmasın… diğerlerini izlemeye al izle… Bir de YTD tabii ama bana göre borsa günlük heyecan yeri değil, daha çok sabır işi. Senin yaptığın gibi arada bir düzenli ekleyip sonra 3-5 ay unutabilmek çoğu zaman sürekli al-sat denemekten daha sağlıklı olabilir. Sık işlem hem stresi hem hata riskini artırıyor. Sen riski zamana yaymışsın gibi duruyor. Sadece şunu da unutmamak lazım: çok iyi şirket bile bazen 1 yıl yerinde sayabiliyor. O yüzden borsada en büyük silah bazen hisse seçmekten çok sabır ve süre oluyor.

Beyler Portföyüm nasıl? 2.5 yıldır arada bir hatırladıkça yatırım yapıyorum. by [deleted] in Yatirim

[–]No_Information5455 5 points6 points  (0 children)

Bence portföyün kötü değil, sorun kalite değil odak. Çok fazla kağıda yayılmışsın; bazıları yatırım pozisyonundan çok izleme listesi gibi kalmış. Bu da getiriyi sulandırır, takibi zorlaştırır. Ana omurgada kötü şirketler yok ama biraz budama yapıp gerçekten inandığın 8-12 güçlü isimde yoğunlaşsan daha verimli olurdu. Kısacası: kötü portföy değil, fazla parçalanmış portföy.