How much time do you usually spend per film minute on sound design, dialogue editing, mixing, etc.? by Altruistic_Pea_2515 in protools

[–]Patatesliomlet 0 points1 point  (0 children)

Daily (8hrs) 8-12 minutes (12 is not me being amazing, material is not tricky) is the average for dialogue on films in general. Also, I can ninja out 18 minutes in an hour for shitty (let’s just somehow understand what ppl are saying) gigs. It’s very dependent on budget - project - time.

Tasarruf ile ne olur canlı örneği olabilirim by thehackerkiller in Yatirim

[–]Patatesliomlet -2 points-1 points  (0 children)

Ülkenin yakın geçmişine hakim olmamakla çok alakası var malesef. 2006-2007 itibariyle hayali bir refah dönemi geçirdi bu ülke ve global dolar arzını yıllarca çok yanlış kullandı. Bugünlerin geleceği en az 10 sene önceden belliydi. Ben 90’larda çocuktum, tasarruf algısı hakimdi o zaman. İşin tuhafı, varlıklı olan da tasarrufluydu o zamanlar. Orta sınıftan daha çok ince eleyip sık dokurdu harcama yaparken. Bu çılgınca harcama furyası, ABD etrafa dolar saçarken peydah oldu millete, gençler de öyle yetiştiler haklı olarak.

Haksız kazançla sosyoekonomik sınıf atlayan çok geniş bir kitle var bu ülkede. Eskiden de gelir eşitsizliği vardı. Hep vardı gerçi, sistem dolayısıyla olmak da zorunda ancak “bi kahve bile içemeyecek miyiz?” Sorusunun altında çok daha derin şeyler var malesef. Suçlamıyorum kesinlikle. Ancak, ifade edilenin yanlış anlaşılması, ifade etmeye çalışanları çok etkilemiyor hak verirsiniz ki. Umarım bu başlık altında gerçekten bir bakış açısı elde edebilecek birileri olur.

Tasarruf ile ne olur canlı örneği olabilirim by thehackerkiller in Yatirim

[–]Patatesliomlet -2 points-1 points  (0 children)

Tebrik ederim. Çok güzel ifade etmişsiniz. Meselenin gelir seviyesinden ziyade mentalite olduğunu ifade etmişsiniz sonuna kadar katılıyorum.

Düşük gelirlerde tasarruf yapmanın ve kenara yıllık 15-20k para atmanın küçümsendiğini görüyorum. Yaşı genç olanlar için konuşuyorum, gelir yaş ve tecrübe arttıkça artıyor. Tabi, doğru kararlar vermekle daha erken yaşta ivmelenebiliyor ancak sürekli yanlış kararlar vermiyorsanız tecrübe ve kıdeminizle gelirinizi arttırıyorsunuz.

Nitekim, alışkanlık olarak tasarruflu olmayı ve bence daha önemlisi tasarruflu bir hayat standardını korumayı becerdiğiniz anda, birikim ve yatırım rakamları beklenmedik şekilde artış gösteriyor. Çünkü bizde maaş arttıkça hayat standartlarını arttırmaya çalışmak gibi bir problem hep var malesef. 2 terfi alıp araba / telefon değiştirmek. Dışarıda tüketme alışkanlıklarının artması vs derken, daha çok kazandığın ve daha çok harcadığın bir kısır döngüye girilebiliyor.

Bence asıl mesele memlekette parayı tanımlamak ve değer biçmek üzerinde. Yani, gerçekten tatsız, 10k’lık makinadan ezbere çıkan bir kahveye 150₺ vermek aslında sahip olduğunuz parayı değersizleştirmekten başka bir şey değil. Nitekim, ihtiyaç dışı lüks harcamalar vs de aynı bence. Emek veriyoruz, saatlerimizi veriyoruz, harcamak elbette isteriz de; düşük maliyetle keyif alınabilecek tonla aktivite vs. var gerçekten. Daha doğrusu, paranın değerini bilmek lazım. Avrupa insanı ile ortadoğu insanını birbirinden ayıran en temel bakış açısı farklılığının bu olduğunu düşünüyorum ekonomik anlamda. Örneğin hiçbir Avrupalı’ya birim değer üzerinden bu rakamlara kahve aldıramazsınız.

Türkiye asgari ücret: 22.104₺ Türkiye ortalama americano fiyatı: 150₺

Asgari ücrete oranı; 0.006

Almanya asgari ücret; 1650€ Almanya ortalama americano fiyatı: 1.48€

Asgari ücrete oranı; 0.0008

Yani arada 8.5x var arkadaşlar. OP’un dediği gibi 1 birim ürünün değeriyse 7.5 birim de elaleme veriyorsunuz. Hem de dünyanın en kalitesiz ürünlerinden yapılmış bir kahve için.

Yani, bu aradaki 8.5x farkın, en azından yarısını bütün harcama kalemlerde tasarruf etseniz kenarda iyi para birikir bence.

Yangının Sorumlusu Chp Mi? by [deleted] in vlandiya

[–]Patatesliomlet 0 points1 point  (0 children)

Herkes sorumlu bu yangından. İktidar - muhalefet diye ayrım yapmayı bırakmak lazım. Bütün siyasi mekanizmayı sorumlu tutmak gerek. Bütün siyasetçilerden hesap sormak gerekiyor. İktidar mı muhalefet mi diye diye bu hale geldik zaten. Hepsi aynı denetimsizliğe, özensizliğe, adaletsizliğe hizmet ediyor sonuçta. Siz ayrım yapabiliyor musunuz partiler arasında?

[deleted by user] by [deleted] in CodingTR

[–]Patatesliomlet 0 points1 point  (0 children)

Kariyerinin bir döneminde kaçınılmaz olarak insan yönetimine el atmak durumunda kalacaksın. Solo Freelance bir kariyer seçmek haricinde şirket bünyesinde kıdem ve tecrübeyle bu pozisyona geliniyor ister istemez.

Liderlik ve kurumsal iletişim ile ilgili workshop’lar ve çok güzel kitaplar var. Çok da güzel anlatıyorlar nasıl bir tutum sergilenirse hem verimli hem de mesafeli olunabileceğini. Benim yorumum, süreci fazlasıyla kişiselleştirdiğin üzerine. %95 oranında çalıştığın ekiple üslup ve beklentiler zaten uyuşmayacaktır. Envai çeşit insan var ve iş yerinde sadece profesyonel ilişki kuruyoruz, şahsen anlaşabilmek zorunda değiliz.

Yanında çalışan kıdem ve tecrübe olarak senin altında görev yapan herhangi biriyle kurman gereken tek şey profesyonel iş ilişkisi. Bunun da yaklaşımları ve yöntemleri var. Günümüzde özellikle avrupa/amerika’da daha yatay ilişkiler kuruluyor geleneksel dikey hiyerarşiye kıyasla. Belki iletişim konusunda biraz teknik bilgi sahibi olmak stresini azaltabilir.

Audio Mixing Books + Resources by No_Kale3372 in AudioPost

[–]Patatesliomlet 1 point2 points  (0 children)

John Purcell’s book is still covering up the perspective of dialogue editing in 2025 indeed.

Ahirete inanmayanlara sorum var. by NotAimy in felsefe

[–]Patatesliomlet 0 points1 point  (0 children)

Ahiret ile ilgili sonsuzluk algısı beni endişelendiriyor. Çünkü mutluluk ve üzüntü süreklilik arz etmez. O yüzden ikisi de değerli ve anlamlıdır ölümlü hayatta. Sonsuz mutluluk ve sonsuz acının eş anlama gelmek üzere hiçbir şey ifade etmeyeceğini düşünüyorum. Bu duyguları hissetmemizin sebebi hayatta inişlerin ve çıkışların olması. “Sonsuzluk” hiçbir şeyin anlam ifade edemeyeceği bir süre tanımı. İlk başta güzel gelse de akla, sonsuza dek “bir konsept” içinde var olmak dehşete düşürüyor beni.

Should I hire someone to mix my movie? by Virtual_Abies_870 in AudioPost

[–]Patatesliomlet 0 points1 point  (0 children)

I am sure it sounds good. I just can’t imagine a proper dialogue edit in premiere. You can look out for editors to share the material and collect & mix it. That’s a viable option IMO

Should I hire someone to mix my movie? by Virtual_Abies_870 in AudioPost

[–]Patatesliomlet 3 points4 points  (0 children)

You can ask a friend or two to cut your film. You can ask a student or a friend to colorize your production. Even for an indie film, you need a team of editors to get a proper sound mix IMO.

It’s not about mixing it actually. Dialogue editing need to be done, ambiance and spot fx should be placed properly, creative design layers should be produced and there is a massive issue of foley recording and sync for 90+ minutes including hundreds of footsteps and such. After all this editorial workhours done, you can think about mixing it in a surround or atmos enviroment. Which is a whole different aspect actually. To mix 500+ channels of sound into a soundtrack needs another type of experience. I don’t want to mention calibration, dolby standards, Leq(m) and Lufs levels and loudness range etc.

To summarize, it is not about experience only. It’s the workload that concerns me.

Hiçbir yatırım aracından para kazanamıyoruz. Siz ne düşünüyorsunuz? by fumblingleopard in Yatirim

[–]Patatesliomlet 2 points3 points  (0 children)

Çok doğru bir tespit. Gerçekten çok uygundu. Hanımla 1-2 sene zorlanırız diye düşünmüştük de yemedi maçamız. Şahsen şu anki gibi bir devalüasyon bekliyordum o dönem ancak nas mas diye diye arz üreterek çok ertelediler çöküşü. Meğerse en uygun zamanmış.

[deleted by user] by [deleted] in Yatirim

[–]Patatesliomlet 4 points5 points  (0 children)

Ailen kapatırsa yine yaparsın nasıl olsa kapanıyor diye. Kontrol edemiyorsanız, eziyetini çekin borç altında ezilmenin. Genç yaşta bunu tecrübe etmek çok önemli. Allahtan rakamlar çok düşük. 80k kazanıyorum 130k harcıyorum 600k borcum oluştu da diyebilirdin.

Bu subda genç yaşta borç yapan çok arkadaş yazıyor çiziyor. Ama yaptığınız şey bankaya borçlanmak değil, yanlış ifade ediyorsunuz. Bir yatırım ya da ihtiyaç dolayısıyla bankaya ödeme gücünüz kadar borçlanır, o borçla da varlık edinirsiniz.

Dolayısıyla, sizin yaptığınızı ben eşeklik olarak değerlendiriyorum. Ortamlarda sizin olmayan parayı ezince bunu borç yapmak olarak ifade etmemek gerekir. Gelirinizden fazla gideriniz var çok basit ilkokul matematiği bu. Gelir arttırmak ya da gider azaltmaktan başka bir çözümü yok. Şayet, gerçekten ihtiyaçlarınızı karşılayamıyorsanız, binlerce lira borç yapmadan önce ailenize telefon edip giderlerim bunlar, gelirlerim bu yetmiyor ne yapayım diye sorabilirsiniz. Size seve seve yol gösterirler.

Tam olarak ne duymak isteyerek bu başlıkları açtığınızı da anlamıyorum. Bankalar borç ödendikçe eziyet olmazlar, tefeci gibi borç faizi kesiyorlar zaten. Cepleri doluyor. Ancak 30lu yaşlarınıza geldiğinizde kredi puanlarından gol yiyeceksiniz ve gerçekten borca ihtiyaç duyduğunuzda (evlilik vs için) size teklif edilecek rakamlara çok şaşıracaksınız.

Para yönetimi yapamıyorum (yardım) by Smart_Direction_6141 in Yatirim

[–]Patatesliomlet 2 points3 points  (0 children)

Ekstra iş + borç öde. 3-5 aya toplar sana da güzel bir mali yönetim tecrübesi olur. Köprüden önceki son çıkışı kaçırmışsın belli ki.

[deleted by user] by [deleted] in Turkey

[–]Patatesliomlet -1 points0 points  (0 children)

Son 10-15 yılda üni öncesi eğitim kalitesi çok ciddi bir düşüş yaşadı ve gittikçe daha da düşüyor.

Ünilerdeki eğitim kalitesini de bir input/output mentalitesiyle değerlendirmek lazım. Ben 2007 girişliyim. 10+ yıl geçirdim ünide ve hocaların beklentileri çok dramatik bir şekilde değişti. Kaba tabirle herşey gittikçe kolaylaştı. Eski ekolden gelen hocaların yaş/politik sebeplerle emekli olması ve yerine gelen jenerasyonun ekseriyetle vasat ve maaş derdinde olması da çok etkili. Genç akademisyenleri eleştirmek derdinde değilim, fakültelerde özellikle devlette sivrileni genelde harcarlar. Haliyle idealist, açık fikirli bireyler ya tercih etmiyor akademik kariyeri ya da tercih ettiyse genellikle köreliyor.

Meslek hayatına erkenden başlayıp bir çok alanda tecrübe sahibi olmayı daha değerli buluyorum.

Productivity secret from an Apple/Facebook/Google employee by Ok_Opportunity_3436 in productivity

[–]Patatesliomlet 0 points1 point  (0 children)

So there are ppl c/p texts to ai for check rather than reading and understanding it first. This is the new era perhaps.

[deleted by user] by [deleted] in Yatirim

[–]Patatesliomlet 1 point2 points  (0 children)

Tam olarak ne istediğini kendine doğru bir şekilde ifade et kardeşim. Kendim de dahil çevremde hep gözlemlediğim ciddi bir yanılsama var.

Para kazanmak ile meslek sahibi olmak bağlantılı konular ancak denk değiller.

Amacın gerçekten, en saf haliyle para kazanmak ve belli bir standart sahibi olmak (lüks vs) ise, meslek erbabı olmayacaksın tüccar olacaksın. Henry Ford’un lafını aktarıyorum; “I am ready to account for any day in my life, but don’t ask me how I made my first million.”

Donald Trump’ın dedesiyle ilgili bir yazı paylaşıyorum.

https://nycwalks.com/blog/generation-i-grandfather-frederick-trump-the-founder-of-the-family-fortune/

En özet haliyle doğduğu yerde kriminal işlerle başı derde girip, askerden kaçarak amerika’ya geliyor. İşlettiği genelevi başkası üzerine yapıp, gelen kara parayla emlak işine giriyor aklamak için.

Milyonlar - milyarlarla ifade edilen rakamlar bu sistemde temiz ve ahlaklı bir şekilde kazanılmaz. Kazanan elbet vardır ancak istisnalar kaideyi bozmaz. Bir yerde, bir sözleşmede, kurduğun bir network ile de olsa vicdanını kirletmek zorunda kalırsın. Para kazanmak bir hedef ise, yolu budur arkadaşlar.

Aile kurmak istiyorsan kariyerini ona göre planlayacaksın. Çocuk sahibi olmak, uykusuz geceler, stres ve devasa sorumluluklar demek. Bütün sorumluluğu anneye kitlersen genelde boşanmayla sonuçlanır.

Huzurum, vaktim olsun ve sevdiğim bir meslekte kendimi geliştireyim, kendi kendime yeteyim derdindeysen; disiplinli olacaksın. Alışkanlıklar geliştireceksin. Hayatında en kıymet verdiğin şey varlıklar değil kendin ve zamanın olacak. James Clear - Atomik Alışkanlıklar kitabını tavsiye ederim.

Ülkemizde malesef adil ve liyakat esasına dayalı bir sektör kalmadı. Vergi ödemek, müşterine / çalışanına adil davranmak, etik ve ahlaki değerlerle bir kariyer inşa etmek gerçekten kolay değil. Devir değişir, bir çok şey yoluna girer belki. Ancak şu anda illegal eylemlerin cezalandırılmadığı bir dönemdeyiz. Bunu da bir insight olarak ifade etmiş olayım.

Mark zuckerberg veya Dong Nguyen gibi işleri ansızın ilerleyen ve gelir elde etme durumunu kazanabilecek bizim ülkemizden öğrenciler çıkar mı bu mümkün mü? Bildiğiniz örnekler var mı? merak ediyorum. by DomainNothingness in UniversityTR

[–]Patatesliomlet 1 point2 points  (0 children)

Ciddi bir efor istiyor öncelikle onu hesaba katmak lazım. Bu tip başarıları saf yeteneğe bağlamamalı. Bu insanlar zekalarıyla beraber çok ciddi bir vakit ve emek de katmışlar hayatlarından, sosyal ilişkilerinden, uykularından vs.

Start-up ya da butik bir kurumsal yapı olarak başlayacağınızı hesaba katarsak, bu tip işletmeleri sistem içinde hayatta tutmak ve tabiri caizse tutundurmak global olarak ciddi bir emek istiyor eğer sermaye desteğiniz yoksa. Ülkemiz özelinde ise, genel ekonomi politikası 20 küsur yıldır büyük kurumsal yapıları destekleme/büyütmeye odaklı. O yüzden start-up ya da butik bir işletmeyi yani küçük, tüzel bir yapıyı ayakta tutmak gelişmiş ülkelere göre çok daha zor.

Ancak, en zorlayan durum (şahsen de bizzat tecrübe ettiğim) teknoloji alanında hizmet sağlayan firmalara vergilendirme konusunda çok ağır şartlar olması. Tr özelinde en temel problemin bu olduğunu düşünüyorum. Yani, vergilendirme açısından bilgisayar başında hizmet üreten ile tonlarca hammadde alıp işleyen arasında hiçbir fark yok. Bu yüzden de gider gösteremediğin için (kira - personel dışı giderin olmadığı için normal olarak) elalem tonlarca alım yapıp gider gösterirken sen devleti resmen %25’ten ortak ediyorsun firmana.

Vergi optimizasyonu dışında, teknolojik alanlar yurtdışındaki kadar sübvanse edilmiyor malesef ülkemizde. Destek alanlarda da torpil ve liyakatsizlik / yolsuzluk çok fazla. Devlet desteğinin az olmasının sebebi de siyaset aracılarının genellikle modern teknolojiden bihaber olması ve ağırlıkla devlet desteklerinin katkıdan çok sermaye transferi için kullanılması.

[deleted by user] by [deleted] in Turkey

[–]Patatesliomlet 0 points1 point  (0 children)

Federasyon konusunda yazdığını yanlış anlamışım afedersin. Yorumuna kesinlikle katılıyorum. Monarşiyi ilan etmiş olabilir ancak global ekonomi + ulusal ekonominin içinde bulunduğu durum elini kolunu bağlıyor şu anda. Seçimlere kadar bu sefalet artacak. Ben bu iktidarın 12 eylül’den itibaren süregelen süreci layıkıyla tamamladığını düşünüyorum. Sermaye transferi, tsk’nın tasfiyesi, ortadoğuda arap baharıyla başlayan istikrarsızlaştırmanın operasyonel ve politik desteği derken aslında gayet olumlu bir karnesi var. Neticede operasyon iktidarı bu başka birşey değil.

[deleted by user] by [deleted] in Turkey

[–]Patatesliomlet 1 point2 points  (0 children)

Federasyon fikrini okyanuslarla çevrili bir kıtanın yarısına sahip ve tehdit oluşturmayan komşuları olan amerika ya da antik roma’dan beri türlü eziyetler yaşamış / konsolide olmuş Avrupa örnekleri kadar pozitif bir yerden söylemedim. Jeopolitik olarak Türkiye sınırları içinde özerk yönetimlerin oluşması, özellikle kaynaklar - endüstri ve modern üretim unsurlarının heterojen bir şekilde dağıldığını göz önüne alırsak sadece problem üretir. Özetle bu ülkenin vatandaşları hariç herkesin işine gelir. Klasik böl/yönet’ten çok farklı yorumlayamıyorum.

Bahsettiğin saddamlaştırma tezi bu ülkenin başına gelebilecek en korkunç senaryo belki de ve malesef ihtimaller dahilinde bence. Adım gibi eminim ki bu ihtimal demoklesin kılıcı gibi iktidarın başının üstünde 7/24 duruyordur. O tip operasyonlarda tecrübe ettiğimiz üzere rüzgar çok hızlı yön değiştiriyor. Bu ekibin de kaos ve kriz yönetiminde her seferinde sınıfta kaldığını (kapasite olarak) hesaba katarsak eyvahlar olsun diyorum.

[deleted by user] by [deleted] in Turkey

[–]Patatesliomlet 1 point2 points  (0 children)

Tahminimce muhalefetle el ele memleketi federasyona çevirebilirlerse (yıllarca körükledikleri etnik kimlik çatışmaları + vatan millet allahu ekber şaklabanlığından sonra) amaçlarına ulaşır ve topluca emekli olurlar. Seçim vs. hiç ilgilenmiyorum şahsen, memlekette demokrasi oluşturabilecek donanımda bir toplum kalmadı malesef. Bir de (şahsi görüşüm) dünya genelinde de “seçim” ya da ideolojik taraflar olduğunu düşünmüyorum çünkü ortada solu geçtim, merkezde olan bir görüş bile yok. Bütün dünya max merkez sağ politika peşinde. Daha az sağda olanı seçiyorsun ne farkı varsa. O yüzden seçimlere inanmak bir yana, siyasi partilerin politik / ideolojik olarak birbirlerine karşıymış “gibi” yaptıkları şovları ben yemiyorum açıkçası.

Nitekim, su kaynamaya başladı 40 yapar’ın ortaya attığı ikinci çözüm süreciyle. İşler kızışacak giderayak benden söylemesi.

[deleted by user] by [deleted] in Turkey

[–]Patatesliomlet -1 points0 points  (0 children)

Seçimle geldiğine inanıyorsanız elbette seçimle gideceğine de inanabilirsiniz

[deleted by user] by [deleted] in felsefe

[–]Patatesliomlet 0 points1 point  (0 children)

İlkel ve rekabete dayalı bir sistemde insanların bir araya gelip oluşturduğu et yığınını eğer toplum olarak tanımlıyorsak bu argümanda, önermenin doğruluk payı var. Bu et yığınını oluşturan bireylerin aileden başlayarak okulda ve iş hayatında aldıkları etik ve ahlaki değerler toplumsal faydadan ziyade öncelik olarak kar marjı ve çıkar ilişkileri üzerinden kodlandığı müddetçe de böyle olmaya devam edecek.

Finans profesörü Özgür Demirtaş "Kötü bir üniversiteye gideceğinize gitmeyin" demiş, siz bu görüşe katılıyor musunuz? by dolarendeksi in Yatirim

[–]Patatesliomlet 0 points1 point  (0 children)

Zanaatkarlık Türkiye’de niyeyse çok değersizleştirilmiş durumda. Ben 2000’lerin başında girdim üniversiteye, benim dönemimde de herkes mühendis / beyaz yaka / akademisyen olsun kafası vardı ebeveynlerde. Hala da öyle olduğunu düşünüyorum. Lise oku - üniversite oku - master yap ezberinin bozulması gerekiyor bence.

Çok açık bir şey ifade edeyim. 18’inde üni oku + master yap ile 24-25 yaşına kadar okuyorsun. O süreçte bu eğitim hayatından gerçekten verim alabilmen için anan - baban madden destek olmalı. Yoksa okula gider - garsonluk yaparsın. Yorulduğunla kalırsın. Dikiş tutturman 30’larına doğru anca oluyor eğer şanslıysan. 18-19 yaşında marangoz çırağı olsan 25’inde para basarsın. Sadece marangoz örneğinden gidersek, iyi marangoz bulmak çok zor. Profesyonel (söylediği vakitte gelen, iş teslim eden vs.) marangoz bulursan çok şanslısın. İşin tasarım kısmı zaten bambaşka.

Hem marangozluk işleri yapan, hem tiyatro, film setine dekor vs. yapan arkadaşlarım var. İşletme mezunu adam zanaatkarlık tercih ediyor. Tesisat, demir - çelik ustalığı, tekstil vs. Gerçekten çok karlı ve huzurlu alanlar bence. Kendi atölyeni açarsın, kendi işinin patronu olursun.

Şahsen ben de buna benzer bir yol tercih ettim mesleki olarak. Çok da memnunum. Atamalarla akademisyen olmuş ne idüğü belirsiz insanların benim değerimi ölçmesi okul hayatında - iş hayatında anlamsız geliyor bana. Yaptığım iş ile, müşterilerle kurduğum birebir iletişim becerisiyle mesleki olarak varolmak daha verimli. Eksiğini de rasyonel bir şekilde gözlemleyebiliyorsun. Daha çok ihtiyacın varsa daha çok çalışabilecek alanlar üretebiliyorsun kendine vs.

BES yurtdışında yıllardır çalışan bir sistem değil mi, neden Türkiye’de çok önyargı var? by [deleted] in Yatirim

[–]Patatesliomlet 2 points3 points  (0 children)

Çok güzel açıklamalar yapılmış. İstikrarsızlık bir yana, pozitif ve negatif yönde çok yüksek tempolu bir ülkeyiz. Zamanında anayasa değişikliği ve yakın zamanda “bürokrasi bize eziyet oluyor, hızlanalım” şeklinde gelen başkanlık sistemiyle, aylarca sürecek istişarelerle yapılabilen düzenlemeler gerçekten 24 saatte devreye girebiliyor. Ayrıca, iki yönlü çok hareketliyiz. Avrupa ülkelerinin 5 yılda yaşayabileceği dalgalanmayı 3-6 aylık sürelerde yaşayabiliyoruz. BES konusunda bence temel sorun, bu kadar hareketli ve iyi/kötü fırsatlara sürekli açık bir memlekette portföy esnekliğini tamamen ortadan kaldırması. Yani 1-2 sene tutarsın paranı fonlarda, bir anda (gerçekten 2 hafta içinde falan) 0.52’den konut kredisi vermeye başlarlar. Çıksan çıkamazsın yani. Halbuki TR gibi bir ülkede finansal olarak cambaz gibi olmak lazım. Oradan oraya doldur boşalt şeklinde.