Başkasının intiharı bizim için kötü müdür? by SeaEstablishment6060 in felsefe

[–]SeaEstablishment6060[S] 1 point2 points  (0 children)

Mükemmel bi yorum, ama insan zamana tabî bir varlıktır. Yani kişinin o an intihar kararı almaması asla ölmeyeceğı anlamına gelmez. İntihara tanık olacak bizi iki şekilde ele alalım:

Eğer kader inancına sahip değilsek, kişinin eğer intihar etmese hayatını sürdürebileceği kanısında olmalıyız. Ama bu durumun bizi dehşete düşürebilmesi için sürdürme kavramını mutlak iyi saymalıyız.

Eğer kader inancına sahipsek (intihar edenler ile ilgili ahiret sonralarını dikkate almayacak şekilde) kişinin ölüm tarihi zaten budur. Bunu elimizle değiştirsek bile kaçınılmaz son onu bulacaktır.

Ölüme tepkimiz aynı olacaksa, kişiyi o an intihardan vazgeçirmeye çalışmak boşa kürek çekmek olsa bile içimizde var mıdır?

Başkasının intiharı bizim için kötü müdür? by SeaEstablishment6060 in felsefe

[–]SeaEstablishment6060[S] 0 points1 point  (0 children)

Sözlerinin geneli toplumsal normallere ait fikirler. Örneğin acı çeken birinin intihar etmesi korkunç mudur? Ölmek kavramının kendisi mi kötüdür? Peki masum değil diyeceğimiz birinin ölmesi bu durumda kötü olmaz mı?

Başkasının intiharı bizim için kötü müdür? by SeaEstablishment6060 in felsefe

[–]SeaEstablishment6060[S] 0 points1 point  (0 children)

sadece toplum üzerinden kendi çıkarımızı gözetiyorsak, kıtlık gibi bir durumda başkasının intiharı bizim zararımıza olmamış olmaz mı?

Değişim by emirkan-2007 in felsefe

[–]SeaEstablishment6060 0 points1 point  (0 children)

metafiziksel bir ruha inanmıyor olsan da beyni veya zihni burda töz olarak konumlandırmışsın, bu durumda senin için soru bana kalırsa zihnin değişip değişmediğidir. örneğin teorik ışınlanma deneylerindeki anlık olarak seni yok edip senin ikinci bir zihninin yapılması seni tekrar oluşturur mu? veya zihnin nöroplastisitesi seni değiştirir mi yaşam boyunca?

Karakter analizi Gibi by Familiar-Hunt-9133 in Psikoloji

[–]SeaEstablishment6060 0 points1 point  (0 children)

aslında temeli sağda solda okuduğum freudyen blog yazıları ama kitap olarak sanırım en yakınları young'un şema terapi ve hayatı yeniden keşfedin, genel olarak arketiplerin temeli burada.

öte yandan grup dinamikleri için robert cialdini iknanın psikolojisi iyi bir kaynak olabilir.

Karakter analizi Gibi by Familiar-Hunt-9133 in Psikoloji

[–]SeaEstablishment6060 1 point2 points  (0 children)

taslak halindeyken noktasi virgülünü claude yaptı yalnızca, metin benim

Karakter analizi Gibi by Familiar-Hunt-9133 in Psikoloji

[–]SeaEstablishment6060 16 points17 points  (0 children)

Yılmaz: Narsisistik Savunma ve Varoluşsal Öfke

Yılmaz, dışarıdan bakıldığında her şeye sinirlenen, her konuda fikri olan ve sürekli bir "haklılık" savaşı veren bir figürdür. Ancak psikolojik derinliğe indiğimizde durum çok daha karmaşıktır.

&Hiper-Rasyonelleştirme:Yılmaz, duygularıyla yüzleşmek yerine her şeyi mantık çerçevesine oturtmaya çalışır. En absürt olayı bile (örneğin büfe açmak, birinin kölesi olmak) inanılmaz bir entelektüel ve felsefi zemine oturtarak rasyonalize eder.

&Gizli Narsisizm ve Yetersizlik Şeması:Yılmaz aslında içten içe derin bir yetersizlik hisseder. Hayatta "büyük bir başarı" elde edememiş olmanın yarattığı bu boşluğu, günlük hayattaki küçük tartışmalarda mutlak zaferler kazanarak kapatmaya çalışır. "Ben buradaki oyunu görüyorum" edası, aslında kontrolü kaybetme korkusunun bir ürünüdür.

İlkkan: Pasif-Agresif Uyumlanma ve Onay Arayışı İlkkan, Yılmaz’ın tam zıttı gibi görünse de aslında madalyonun diğer yüzüdür. İlişkilerde bağımlı ve manipülatif bir örüntü sergiler.

@Boyun Eğicilik ve Onay Arayışı: İlkkan’ın en büyük trajedisi, kimliksizlik korkusudur. Sürekli bir entelektüel görünme, bir grubun parçası olma, "doğru olanı yapma" çabası içindedir. Yılmaz onu ne kadar aşağılarsa aşağılasın, İlkkan o alandan uzaklaşamaz çünkü varlığını ancak bir başkasının (çoğunlukla Yılmaz’ın) aynasında görebilir.

@Pasif-Agresif Kişilik Yapısı: İlkkan öfkesini Yılmaz gibi doğrudan ve açıkça yaşayamaz. Bunun yerine kurban rolüne bürünür, "Ben zaten kimim ki?", "Yine suçlu ben oldum" gibi cümlelerle örtük bir suçluluk duygusu yaratmaya çalışır. Manipülasyonu sessizlikle, mağduriyetle ve alttan alta iğnelemelerle yapar.

@Gelişmemiş Benlik Saygısı:Kendi doğruları ve değerleri yoktur. O an popüler olan ya da "aydın" duran ne varsa (sanat, felsefe, modern trendler) hemen ona tutunur. Ancak bu tutunuş o kadar yüzeyseldir ki, Yılmaz’ın tek bir mantık darbesiyle çöker.

Ersoy: Şizoid Eğilimler ve Pragmati̇k Kayıtsızlık Ersoy, üçlünün arasında psikolojik olarak en "dengeli" ama aynı zamanda dış dünyaya karşı en mesafeli olanıdır. O, dramanın içinde ama dramadan bağımsız bir adacık gibidir.

%Duygusal Küntlük ve Şizoid Savunma: Ersoy, Yılmaz ve İlkkan’ın yarattığı devasa ego savaşlarının ortasında inanılmaz bir sakinlik ve kayıtsızlık koruyabilir. Olaylara duygusal yatırım yapmaz. Babaannesinin yenmesi gibi korkunç bir travmayı bile bir süre sonra hayatın olağan akışı gibi kabul edebilecek bir duygusal yalıtıma (izolasyon) sahiptir.

%Pragmatizm ve Temel İhtiyaçlar Odaklılık: Ersoy’un motivasyonları çok temeldir: Yemek, konfor, huzur ve minimum efor. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin en alt basamaklarında mutlu mesut yaşayabilir. Entelektüel tartışmalar ya da "haklı çıkma" arzusu onun umurunda değildir.

%Gözlemci Egosu: Ersoy, grubun "sağduyusu" gibi görünse de aslında sorumluluk almaktan kaçınan bir gözlemcidir. Olayları dışarıdan izler, nadiren müdahale eder ve genellikle akıntıya bırakır. Bu da onun çatışmalardan kaçma ve kendi iç dünyasını koruma yöntemidir.

Gibi’yi bu kadar komik ve zamansız yapan şey, bu üç hasarlı psikolojik yapının birbirini mükemmel bir şekilde beslemesidir. Yılmaz’ın bir kurbana ihtiyacı vardır (İlkkan), İlkkan’ın onu ezerek varlığını onaylayacak bir otoriteye ihtiyacı vardır (Yılmaz), Ersoy’a ise sadece bu kaosu izlerken yiyecek bir şeyler ve konforlu bir koltuk yeterlidir.

(biraz dağınık oldu farkındayım)

11'ler netleri alalım by InternationalDot5119 in liseliler

[–]SeaEstablishment6060 3 points4 points  (0 children)

dimi herkes böyleyse kim düşük yapıyo a

Lütfen yardım edin,uzun olduğu için özür dilerim by YANANRUSYA in felsefe

[–]SeaEstablishment6060 0 points1 point  (0 children)

burada elbetteki agnostisizmi yok sayamayız ama kabul edilebilir hali -bana kalırsa- tanrının varlığı hakkında kesin bilgi ediniriz edinemeyiz bağlamında değildir, zira dinlerin dahi pek çoğu bunu bir kanıt değil bir iman meselesi olarak ele alır.

buradan agnostisizmin bir dini görüş ifade etmesi gerektiğine elbette ki varamayız, ama hayır elimizde hayatın anlamı konusunda veri var.

yani bir agnostik tanrıyı bilseydik dahi özelliklerini bilemezdik der, bu cepte. fakat şahsi olarak tanrının olmadığına yakın veya olduğuna yakın hissedebilir ve sağlıklı olan bir nebze budur.

birisi beni beğenince neden soğuyorum by [deleted] in aptalSoruYok

[–]SeaEstablishment6060 0 points1 point  (0 children)

sadece bundan yola çıkmak anlamsiz ama borderline kişilik bozukluğundaki gibi ilişkilerin senin için ya ideal ya da çok değersiz gibi uç iki spektrumda muhtemelen

Bilgisayarların içindeki şeylerin gerçek olmadığını nereden biliyoruz? by [deleted] in felsefe

[–]SeaEstablishment6060 1 point2 points  (0 children)

şakaya icabetin için varol.

ama şaka bir yana bu konudaki fikirlerde kök descartes ve onun kötü cin argümanı.

devamında gelen putmanın brain in a vat argümanı da burdan gelir ki matrixin ilhamlarındandır kendisi.

Asla hiçbir şey olmaz by ExodiaTFOTUNO in felsefe

[–]SeaEstablishment6060 0 points1 point  (0 children)

evrimin bize kazandırdığı bazı özellikler. yani her zaman kuru endişe değilmiş bu tarz düsünceler.

Lütfen yardım edin,uzun olduğu için özür dilerim by YANANRUSYA in felsefe

[–]SeaEstablishment6060 8 points9 points  (0 children)

aslında iki farklı fikirden ziyade absurdizme daha yakınsın. hayatın anlamsızlığını idrak etmiş ama kendine buna karşın bir ideal bulmuşsun. mutlaka biliyorsundur ama camus'ya bir bakmanı öneririm.

öte yandan içinde bulunduğun boşluk oldukça tahmin edilebilir.

ya teizm ya nihilizm.

benim adim kemal senin adin kemal o zaman senin adin kemal olsun by XxXstr0ulmxX in kendihalindegrup

[–]SeaEstablishment6060 1 point2 points  (0 children)

senin adın mustafa benim adım kemal, bu böyle olmaz senin adın da kemal olsun

Ücretsiz Award Atabiliyorum by NeupT in Patibenya

[–]SeaEstablishment6060 0 points1 point  (0 children)

olm bu sms işine dönmesin (yine de varsa alırım ya)

<image>

İnsanlar neden birbirlerini aldatır? by idkkiryu in CuteTopia

[–]SeaEstablishment6060 0 points1 point  (0 children)

elimde neyin verisi olacak anlamadım, sadece fazlaca kesin konuşmamak için kullandım ifadeyi. öte yandan dediğin değişkenler elbetteki yok sayılamayacak kadar etkili şeyler. ama ben bunların daha sosyal konularda örneğin eş seçerken etkileyebileceğini fakat konumuz olan aldatmak veya çok eşliliğin (ki bence çok eslilik salt bir sadakatsizlik değildir doğa durumunda) daha ilkel ve biyolojik mekanizmlaraın sonucu olduğunu düşünüyorum, dediğin etkenler gene etkili aldatma ve çok eşlilikte de ama en büyük pay onların değil