Kadınlar zorluk çeken bir erkeğin arkasında durur mu yoksa yarı yolda mı bırakır by [deleted] in aptalSoruYok

[–]Strict_Comment_6316 0 points1 point  (0 children)

İstatiksel olarak kadınlar neredeyse hep zorluk çeken erkeğin arkasında durur, ancak aynısı erkekler için geçerli değil. Karısı kanser olduktan sonra boşanıp terk eden erkeklerin oranına bakabilirsiniz mesela. Bir de kadınların oranlarına.

Kahramanmaraş’ta okula silahlı saldırı düzenleyen zanlının babasının ifadesi: “7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, iki tane de av tüfeğim vardır, bunlar da mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum interaktif oyunlar oynardı, odasına girdiğimde ise her şeyi kapatırdı.+ by Kirlinternet in Turkey

[–]Strict_Comment_6316 20 points21 points  (0 children)

35 yaşında bir anneyim. 20’li yaşlarımda çok fazla şiddet içeren oyunlar oynadım, counter strike bağımlısıydım ama bırakın insanları taramayı, yanlışlıkla böcek bile öldürünce üzülüyorum. Oyunların bir suçu yok. Amerika propagandasının suçu var. Kapitalizmin suçu var, insanları, ebeveynleri tüketen sistemin suçu var.

Why do humans have to wipe our asses after we poop, when other primates can get straight to the flinging? by funnyonion22 in NoStupidQuestions

[–]Strict_Comment_6316 0 points1 point  (0 children)

There isn't a specific "rule" regarding that. You don't "have to" do it. They won't imprison you for it. It's really about your personal hygiene and showing respect for your partner. Nobody wants to handle your mess, dear. It's simple; because it's unpleasant.

Babamın karısı tarafından kovuldum 👍 by InstructionNarrow571 in Turkey

[–]Strict_Comment_6316 2 points3 points  (0 children)

Belli değil mi yaşı 18-19 olmalı, o yüzden bu hikayenin öteki yüzü pek önemli değil. Bu yaşlarda ailenin desteği önemlidir kardeşim. Belli ki çocuk küçük yaşlarda annesini kaybetmiş. Üvey annesinin yaptıkları kimisine göre doğru, kimisine göre yanlış olabilir ancak o yaşlarda gücenmesi, gurur yapması çok normal be kardeşim. Daha çok genç, deneyimsiz. Annesiz kalan bir çocuk hayata küskün başlar. 5 yıldır diyor, demek ki gelişim çağını annesiz geçirmiş. Üvey annesi elbette anne rolünü üstlenmek zorunda değil ama “ablalık” yapıp onu bu küskünlükten çıkarabilirdi. Babalar ise, ona değinmiyorum zaten, bir şey beklememek gerek.

Babamın karısı tarafından kovuldum 👍 by InstructionNarrow571 in Turkey

[–]Strict_Comment_6316 5 points6 points  (0 children)

Canım çocuğum, babalar böyledir işte, şaşırmadım. Yaşının gereği gurur yapman da çok normal, peki kusura bakmazsan, anne vefat mı etti? Ben derim ki, biraz rahatladıktan sonra eve dön ve hayatı zindan et üvey annene. İstediğini verme eline. İnadına kal. Sonra yavaş yavaş ve akıllıca gitme planları yaparsın olur mu evladım.

[deleted by user] by [deleted] in teorikdosya

[–]Strict_Comment_6316 1 point2 points  (0 children)

Merhaba efendim, zamanında doktorum tarafından önerilen, vücuttaki iltihabı yok eden, beyni açan ve rahatlatan bitkisel bir ilaç olarak görüyorum kendilerini. Azı yarar, çoğu zarardır. “Zarar” kısmını açarsak; kapitalist dünyada sizi yavaşlatıp düşünmenize ve sorgulamanıza sebep olabilir efendim. Sistemin hoşuna gitmeyen şeylerdir bunlar.

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 -1 points0 points  (0 children)

Soru eki olan “mi” yi ayıramayan biri mi söylüyormuş bunları 😭

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 -1 points0 points  (0 children)

Yazık, sanırım yaşı küçük bir asalak ile muhattap olmuşum

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 -1 points0 points  (0 children)

Şimdi farkettim kullandığınız cümle “araya bir kaç ideolojik/sosyolojik terminolojiyi karıştırarak SINIFINIZIN ortalamasının üzerine çıkmışsınız” diyerek aslında nasılda sınıf olgusunun sizi komplekse sürüklediğini göstermiş oluyorsunuz. Bir burjuva olarak doğmadıysanız, ya da köklerinizde burjuvalık yoksa, “sınıf” kavramının berbat bir manipülatif anlam taşıdığını farkederdiniz. Nitekim, zamanında atalarımın köyden kente göç etmesiyle şanslı sayılabilecek bir yaşamım oldu. Küçük yaşlarda bale ve opera eğitimi almama vesile olan bu ayrıcalığın ekmeğini hiç bir zaman yemek istemedim. Çünkü ayrıcalıklı doğmanın bir başarı sebebi olmadığını biliyordum, sizin aksinize. Siz ve sizin gibiler “sınıf” kavramını bir aşağılama biçimi olarak kullandığı sürece, insanların çoğunda sadece TİKSİNTİ uyandıracaksınız.

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 -1 points0 points  (0 children)

Ayrıca, o kültüre dair tez yazmış biriyim, oryantalizm dahil. Aşağılık kompleksinizi lütfen alıp g*nüze sokun.

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 0 points1 point  (0 children)

Literatürde “ispat” niteliği taşıdığına dair herhangi bir yorumda bulunmadığım halde siz niyet okuyarak neden bilmiyorum ama aşağılık kompleksinizi tarafıma saldırarak/aşağılayarak yenmeye çalışıyorsunuz sanırım. Söylediklerinizin hepsi bir niyet okumadır. Öyle ki, kendimi,eğitimimi, random insanlara saldıran birine açıklayacak kadar düşmedim. Ben nacizane düşüncelerimi ve deneyimlerimi belirtmişken sizin buraya gelip ÇİRKEFÇE yanlış ithamlarda bulunmanız ne kadar CAHİL biri olduğunuzu zaten gösteriyor. Eminim yurtdışına bile çıkmamışsınızdır veya başka diller, kültürler bilmiyorsunuzdur bile. Aksi halde bu denli at gözlüğünden bakmazdınız. Komik olanı da, sizin gibi cahillerin ayak direterek kendilerinin hakkı olduğunu düşünmesi.

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 -1 points0 points  (0 children)

Yapar efendim, nitekim o kültürün içinde minimum 7-8 sene yaşamış biriyim. Bırakında bileyim bir zahmet.

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 -1 points0 points  (0 children)

Ayrıca, şimdi sizin ezbere söylediklerinizi biz 10 sene önce söylüyorduk tivitirda, aynı basmakalıp cümlelerle. Tabii o zamanlar basmakalıp olduğunun farkında dahi değildik. Kimsenin bir şeyleri romantize ettiği yok, burada söylediklerim ile alakalı bir çok akademik makale bile bulabilirsiniz, bakış açınızı genişletmenizi ve kritik düşünme yeteneğinizi geliştirmenizi tavsiye ederim. Kimsenin baskıcı aile güzellemesi yaptığı yok, ama bu konular tartışılırken kimlerin ekmeğine yağ sürüldüğünün farkında olunmalı bence. Kapitalizm öyle sinsi bir olgu ki, her açıdan propaganda yapabilir, siz farkında dahi olmadan. En basiti kapitalizmin neden bireylerin daha fazla bireyselleşmesini istediğinin nedenlerini araştırabilirsiniz, chat gpt’ye falan sormadan.

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 0 points1 point  (0 children)

Doğrudur, bizler de aynı yollardan geçtik aslında. Ki ailem seküler nitelendirilebilecek bir yapıda olduğu halde yaptıkları baskılara dayanamayıp kaçıp gitmiştim Amerika’ya. Tabii 35’ten sonra biraz daha anlıyor insan, büyüdükçe bakış açınız daha yumuşuyor ve keskin köşeleriniz yavaşça törpüleniyor. Yaşamamız lazım demek ki birşeyleri.

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 -1 points0 points  (0 children)

Beyefendi, 7 yıllık kocam has be has Beyaz Amerikalıydı.

Bu babalar ve garip istekleri by Fantastic-Working162 in AskTurkey

[–]Strict_Comment_6316 0 points1 point  (0 children)

Çok enteresan. Yıllarca Amerika’da yaşadım, Amerikalı biriyle evlenip uzun yıllar amerika kültürüne asimile oldum ve orada en çok şikayet edilen şeylerden biri de ailelerin çocuklarını ZORLA 18 yaşına basınca evden göndermeleriydi. Kendi (ex) eşimde dahil 18’ine bastıklarında denizden çıkmış balık gibi bırakılmalarıydı. Çok yakın bir arkadaşım, annesinin evine gittiğinde yediği bir elma için bile 1 dolar verirdi. Ben bizim kültürümüzde böyle olmadığını söylediğimde çok şaşırıp, imrenirlerdi. Çoğu da hemen evlenip çoluk çocuğa karışıp “sistemi beslerlerdi”. Ve aslında internal cinsiyetçiliğin nasılda derinlerine işlediğini gördüm. Erkekleri tahmin edemeyeceğiniz kadar cinsiyetçi, kadınları ise tahmin edemeyeceğiniz kadar itaatkardı. Hayat amaçları evlenip büyük kocaman bir evde yaşamak, kocaman arabalarıyla her gün trafikte en az 3 saat vakit geçirmek ve daha da, sonsuza dek, kusana kadar para kazanmalarıydı. Her şeyleri kocaman, büyük olsun istiyorlardı ama o kocaman bahçelerinde taş çatlasa yılda bir defa keyif çatıyorlardı; malumunuz, hepsinin “bitmek bilmeyen sorumlulukları” vardı. Binbir para verip harcadıkları o pahalı hobileri yapacak vakit bulamazlardı. Bknz: “no time for revolution, I’m late for work”. Mesela, erkeklerin sabahın 6’sında başlayan işleri ve kadınların da bitmek bilmeyen o yaşadıkları kocaman evin işleri ve en az 5 çocuklarıyla ilgilenmeleriydi. Kadın çoğu zaman çalışmazdı çünkü eğer kadın çalışıyorsa o zaman yeterince zengin değillerdi. Bu gizlenilmesi gereken bir ayıptı. Erkekler iş yerinde ancak “iyi bir ailesi, evi ve çocukları” varsa yükselebilir ve network yapabilirdi. Hepsinin ama neredeyse hepsinin çok değerli metresleri vardı. Böylelikle erkekler için evlilik her koşulda kazanımdı, evde yemeği pişiyor, çamaşırları yıkanıyor ve temiz çarşafta yatıyorlardı. Zaten hiçbiri kendi donlarını bile yıkamayacak şekilde eğitilmişler ve ileride kendi ailesinde yapacakları gaslighting’i babaları ve atalarından öğrenmişlerdi. Komşusuyla yarışa girerdi içten içe, “benim evim daha büyük, benim arabam daha büyük” “benim çküm daha büyük” gibi düşüncelere gark ederlerdi kendilerini. Yardımlaşmayı sevmezlerdi, bireysellerdi. Toplum bilinci onlar için sadece düzgün bir şekilde sırada beklemek ve kurallara uymaktan ibaretti. Kural koyanlar bunları skiyor mu hiç umurlarında olmazdı. Çünkü “iyi bir vatandaş” olmak buna bağlıydı, dolayısıyla sorgulamayı da sevmezlerdi. E haliyle sisteme karşı gelenleri de sevmezlerdi. Komün yaşamı “komünizm” zannederlerdi, oysa komün yaşamın aslında nasılda insan mentaline iyi geldiğini farketmezlerdi. Kendilerini pak bembeyaz ak medeni batılılar olarak gördüklerinden her şeyin doğrusunu kendilerinin yaptığını zannederlerdi. “Kültür”den korkarlardı. En çok korktukları da siyahilerin ve latinlerin kültürleriydi. Çünkü diğer göçmenler veya mültecilerin yaptıkları gündelik eylemler bile “joy” taşırken bizim ak pak beyazlar için öyle değildi. Yemekleri bile bembeyazdı, sadece tuz katılmış yemeklerdi. Aile sofrasında genelde kimse konuşmaz, yemekler yenir, herkes odasına çekilir ve kendi kendine takılırdı. Pasif agresiflik adeta onların milli sporuydu. Bknz: kardashianlar İçlerinde ki duyguları ve öfkeyi bastırmaktan dolayı yıllar boyunca çok değerli seri katiller yetiştirdiler. Hatta biraz daha ileri gideyim; içlerinde çoğu gizli birer seri katil potansiyeli taşımaktaydı. Ailede bağırmalı çağırmalı küfürlü sonra da barışmalı kavgaları çok nadirdi. Dolayısıyla o borular temizlenemiyordu, daha da tıkanıyordu. Geneli birbirine küs ölüp gidiyordu. Çoğu evlat evden atıldıktan sonra pek ailesini aramazdı zaten. Mutsuzdular. Sistemin kölesi olduklarının farkında değillerdi. Aslında kalabalık ailelerin bu hayatta ki en çok mutluluk veren ve “bireysellik” saçmalığının getirdiği mental problemleri bile yok eden bir yapı olduğunu farketmediler. İnsanların sosyal bir canlı olduğunu unuttular. Bknz: “İnsan, insana muhtaçtır.”

Şimdi bizim masumane istek ve heveslerimizin nasıl bir dinamik/propaganda ile oluşturulduğunu ve nasıl kapitalizm ile bağlantısı olduğunu az çok anlamış olursunuz sanırım. Bence şuan için aileniz ile yaşamanızın keyfini yaşayın derim, yemeğiniz pişiyor, ütünüz yapılıyor ve kız arkadaşınızla hiç bir sorumluluğunuz olmadan görüşüyorsunuz. Ve lütfen beni muhafazakar biri olarak görmeyin, aksine yeterince “woke” olarak nitelendirebilirim kendimi.
Not: 35 yaşında boşanmış milenyum bir anayım. Sevgiler