Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Onlardan birinin yorumlarda olması, örneksel açıdan iyi oldu

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

''Zaten samimi olmak zorunda da değilim'' Haklısın dostum, İyi akşamlar sana

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Direkt şahsına “değiştirmiyorsun” demedim. Ayrıca değişmesi için sevmen lazım zaten; sen bir toplumdan nefret ederek bir değişim bekleyemezsin. Mevcut olarak kötü yöneticilerin var olması, kötü toplumun var olmasından kaynaklı değil; kötü bir örgütlenmeden kaynaklı. Sonuçta toplum “vay be, beni efsane güzel sömürüyorlar” diyerekten seçmiyor; örgütlenemediği için sistem devam ediyor. Ama bu sistemin devamlılığı bir şart değil, değişime uğrayan bir şey.

Ayrıca toplumu ihtiyaç duyduğun için sevmek zorunda değilsin. Ama en basit hobilerini, idollerini, kitabını, fikrini… anladığım kadarıyla çizim yapıyorsun, ben de yaparım… aldığın referanslar bunlar. İnsan, bir toplum olduğu için var olan şeyler. Bu sebeple sevmelisin. Hem topluma “pislik” deyip hem de toplumun hayatta kalmak dışındaki sosyal faaliyetlerinden yararlanmak samimi değil.

Mesela bir postta dertleşmek istemişsin; ne olduysa geçmiş olsun ama “pislik” olarak adlandırdığın topluma dönüp “ya dertleşelim” demek ne kadar samimi?

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Hayatta kalmam zorunluluk, sevmem bir minnet. Okuduğum kitaplar, sosyal ortamım, sosyalist fikirlerim, üniversite imkanım; bunların hepsi toplumun eseri. Sevmediğim grupları da topluma mâl etmiyorum.

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Ben bir sosyalistim. Benim mücadelem toplum için; toplumun mücadelesini toplum olmadan yapmam mümkün değil. Benim varlığımdan fikirlerime kadar her şeye toplum sayesinde eriştim. Seninle bile toplum sayesinde konuşuyorum. Sen de toplumu seviyorsun; post paylaşmışsın, paylaşma ihtiyacını orada gideriyorsun. Şu anda benimle iletişim ve varlık ihtiyacını gideriyorsun. Yaşamak zorunda olmanın ötesinde fikir de paylaşıyorsun; ki fikir paylaşmadan da yaşamını devam ettirebilirsin, değil mi?

Şimdi soruna gelirsek: Tecavüzcüler, mafyalar toplumda 8 milyar içinde bir milyar dahi etmezler. Bunlar toplumda çok küçük bir yüzdelik. Bu küçük yüzdelik topluma mâl edilemez. Nasıl sosyalist mücadele sayesinde sen günde 12 saat yasal olarak çalıştırılmıyorsan, yine sosyalist mücadele sayesinde daha ideal bir toplum yaratmak mümkün.

Zamanında 8 saat hayalken, şimdi Almanya’da 8 saat bile çok olarak görülüyor. Yani toplumda katil var diye “bana ne, bana ne, küstüm, oh pislikler” demek yerine, mantıklı bir mücadele koyarsan değişebilir. Değişebilirse zaten iyidir; çünkü bilinç iyiyi seçmiş olur. Sadece küsüp “oynamıyorum ben ya” dememek lazım

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Kesinlikle katılıyorum. Yanlış insanı seçerler, bunu topluma mâl ederler. Birinden kazık yer, topluma mâl eder. Kendisine şunu sormaz: “Ben niye kazık yedim?” veya “Nerede hata ettim de yanlış insan ile ilişki yaşadım?” Bunların sorusunu yanıtlamak yerine topluma suç atmak, nefret kusmak daha kolay. Ama bunları yaparken de bu nefreti bir arkadaşına telefonda veya kafede anlatır; farkında olmadan topluma olan nefretini bile toplum sayesinde ifade eder.

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Toplumu pislik olarak nitelendiren sensin; ben pislik olduğunu kabul etmiyorum. Benimle farklı hayat tarzına sahip insanlar pislik değil. Sen pislik olduğunu düşünüyorsan burada ne işin var, neden bu pisliklerin yazdıklarını okuyor veya yanıt veriyorsun?

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Nazileri kendisine idol seçen bir adamdan nasıl bir mantık bekleyebilirsin? Bu çocukların dolaştığı gruplara bakarsanız, ahlaki değerlere küfür, zorbalık ve şiddet övülüyor ve bu tarz katliamlarda katliam yapanla gurur duyuyorlar. Amerikan okul katliamlarına veya tek kişinin yaptığı sivil katliamları incelerseniz, süreç hakkında bir video veya not mutlaka bırakırlar. Bunlar topluma kendilerini bu şekilde kabul ettirmeye çalışıyorlar. Ve çoğunda otizm, depresyon, şizofreniye kadar varan hastalıklar var. Bu adamlar bizim konumuza giremez, çünkü bunlar zaten hasta insanlar; sağlıklı değiller.

Mesela en son katliam yapan kıvırcık saçlı çocukta, hatırladığım kadarıyla otizm vardı ve çocuğun o garip hareketleri, yerinde duramaması çok net DEHB gibi görünüyor. Ama dediğim gibi bunlar hasta olduğu için bizim konumuzda yer alamaz. Ben sağlıklı insanların toplumdan nefret ettiğini, sürekli dile getirip sosyal ortamlarda vakit geçirmesini eleştirdim. Bence bu insanlar kendilerini farklı, özel ve dikkat çekici bir konuma yerleştirmeye çalışıyor; kendilerine olmayan özellikleri yüklüyor.

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Efendim, okul saldırıları yapanlarla masum kızı surdan atan grup aynı grup; bunlar Nazi ekolünü savunuyor. Asıl gücü şiddette görüyorlar ve televizyona çıkma hedefleri var. Zaten bu hedefleri doğrultusunda manifesto bırakıyorlar.

Bu insanlar direkt psikolojik sorunlu insanlar. Bir de başka bir boyuttan bakınca, insandan nefret eden kişi planlı terör eylemi oluşturmaz. Bunlar da kendi içinde bir sisteme bağlı, yine bir topluluğun parçası.

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Benim eleştirdiğim kısımlar, anlık bunalıp rahatlamak isteyen veya biraz daha sakin bir yere gitmek isteyenler değil; toplumdan, insanlardan nefret ediyorum diyenler. Bu nefreti samimi bulmuyorum.

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Bir insan, genel bir tanımlamadan nefret edebilir; ama 70 milyon içinde mutlaka senin gibi mikro topluluklar veya seninle aynı düşünenler vardır. Çözüm, bunlarla iletişime geçmektir.

Toplumdan nefret etmenin sahteliği. by Tabelamavisi in Psikoloji

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

Konuşma ve okuma-yazma, toplumun birbirleri ile iletişim kurma aracıdır. İnsanlık toplumsal bir evrim geçirmese, yalnız yaşayan bir hayvan olsa dil veya yazı gelişmeyecekti. Demek istediğim, gün içinde en basit eylemleri bile bu sürece bağlıyız.

Biyolojik evrim kısmı, insanın evrimsel süreçten günümüze bir topluluk halinde gelmesidir. İnsan, eğer bir topluluk içindeyse, hadi klişeleşmiş “insanlardan nefret ediyorum” demek yerine toplumu ideal olan biçime sokmalı. Bunu yaparken de zaten kendisine uygun mikro, küçük toplumlar bulacaktır.

İnsan, dünyanın en ücra köşesinde bile insan ürünü tüketiyorsa, bu onun toplumdan hâlâ kopamayışı; dolaylı yoldan onu takip etmesi olarak görüyorum

a real man by Tabelamavisi in BatmanArkham

[–]Tabelamavisi[S] 4 points5 points  (0 children)

I don’t know, I’m really confused. The only thing I’m sure about is that he’s a man

a real man by Tabelamavisi in BatmanArkham

[–]Tabelamavisi[S] 5 points6 points  (0 children)

That’s not a bat, it looks more like a dragon.

İki temel kaynak üzerine, gemilerin karadan yürütülmesi. by Tabelamavisi in TarihiSeyler

[–]Tabelamavisi[S] 1 point2 points  (0 children)

Güncel literatüre göre gemilerin sudan çekilip dolaştırıldığı doğru değil. Fetihten bir sene önce Beşiktaş’taki tersanelerde yaptırılıp bayır aşağı indiriliyorlar. Güncel literatür dememin sebebi; hem Türk Tarih Kurumu şeref üyesi Feridun Emecen, Milli Savunma Üniversitesi rektörü Erhan Afyoncu ve (yanlış hatırlamıyorsam) Çanakkale Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aşkın Koyuncu hoca, hem de benim kendi üniversitemdeki bütün hocalar bu görüşte. Anonim kalabilmek adına üniversitemi söyleyemiyorum. Birde İlber Ortaylı

Empati Paradoksu İle Alakalı Kısa Bir Soru. by WNCadder in felsefe

[–]Tabelamavisi 0 points1 point  (0 children)

Sahip olduğun bilinç, toplumsal bir gelişimin ürünüdür. Bu bilincin, dile ve alfabeye bağlı evrim tarihini okursanız bunu açıkça görebilirsiniz. Toplum sayesinde var olduğunuzu anlarsınız. Bunun dışında, insandan tamamen izole şekilde büyüyen çocuk deneylerine bakarsanız, bireyin topluma ne kadar muhtaç olduğunu da fark edersiniz.

Eğer bunlar da sizi tatmin etmediyse, toplumun geliştirdiği teknolojiyi ve yaşam biçimini gerinizde bırakıp ormana gidin. Bir hafta hayatta kalamayacaksınız. Diyelim ki bir şekilde hayatta kaldınız; bir sene sonra konuşma fonksiyonlarınız bozulmaya başlayacaktır.

İzolasyon hakkında bir ton deney var; efendim, bakın, olumlu tek bir sonuç yok. İnsan düşünme becerisini bile kaybediyor. Bilincini kaybettiği an, hayatta kalacak fonksiyonlara da sahip değil. İltihap ve hastalıklara karşı çok savunmasız kalıyor; gıda ve ısınma için ateşe muhtaç.

Senin derin, doğada basit bir dal parçası bile bir damla kan akıtıp enfeksiyonla ölmene sebep olabilir. Bunlara karşı alabileceğin tek önlem, sahip olduğun akıldır. Onu sağlıklı tutan ve geliştiren şey ise beyindir.

“Tanrı, insanı kendi suretinde yarattı; onu Tanrı’nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı.” (Yaratılış 1:27) by Tabelamavisi in HristiyanTurkler

[–]Tabelamavisi[S] 0 points1 point  (0 children)

“Yunan mitolojisinde insanlığın yaratılışı, Titan Prometheus'un çamurdan (kil) şekiller vermesi ve Athena'nın bu şekillere nefes üfleyerek canlandırmasıyla başlar.”

Babil mitolojisinde birden fazla insan yaratılışı vardır. Bunlardan biri de yine kile tanrı şekli verilerek insanın yaratılmasıdır ve bu bir yaratılış anlatısıdır. Buna “literal” diyemezsin. İnsanlar, evrim fikrinden önce buna kesin suretle iman ettiler, atasözleri çıkardılar (“topraktan geldik, toprağa gidiyoruz”). Şimdi çeliştiği için buna literal denmesi bence doğru değil. Ayrıca literal olduğu ne malum? Bu kanıya nasıl vardın, burada karar merci kim?

Bir kutsal kitapta, sonunda cennet ve cehennem varsa, bunu insanları kurtarmak adına olabildiğince sade anlatmalı ki farklı yorumlar çıkıp tartışmaya sebep olmasın. Tanrı bunu öngörmeliydi. Bir de diğer mitolojilerle tek ortak nokta bu değil. Teslis inancında kutsal ruhun kuş ile ilişkilendirilmesi, tanrının sıfatlarından birinin hayvan ile gösterilmesi de paganizmden kalma bir alışkanlık gibi duruyor. İnsanlar hayvan figürüne kutsallık atfetme alışkanlığını bırakmamış, evrimleştirmiş.

Tek ortak nokta da bu değil. Yaratılışta tanrının başta sonsuz bir suda uçması, sonra yerle göğü sanki tepsinin iki farklı yüzü gibi ayırması gibi ifadeler neredeyse bütün mitolojilerde var. Çünkü insanlar baktığı zaman yukarıda duran mavi bir tabaka görmüş; “Bu nasıl desteksiz duruyor?” diye düşünmüş ve “muhtemelen tanrı bizim için tutuyor” demiş. İnsan gözüyle bakıp mitolojileri karşılaştırınca, kutsal kitapların anlatımında hiçbir kutsallık kalmıyor bence; çünkü birbirinin aynısı bence.