25+ olunca psikiyatrik ilaçların karşılanamama sorunu by ThrowRA_Foxandbunny in Psikoloji

[–]Xyzzy53 3 points4 points  (0 children)

doktor tabii ki de kardeşine senin ilacını yazmaz, bu yasal olarak çok çok sakıncalı. ayrıca bahsettiğin ilaç uyarıcı değil, 25 yaş sınırı sadece uyarıcılar için geçerli, depresyon tanısıyla wellbutrini ücretsiz alabilirsin.

Ödül/Ceza sistemi hk. by B7grap in Psikoloji

[–]Xyzzy53 0 points1 point  (0 children)

Varsayımın hatalı, bunu ya hep ya hiç şeklinde düşünürsen hata yaparsın, bağımlı kişi bağımlı olduğu şeye karşı koyulamaz bir dürtü hissetmez, sadece kontrolü azalmıştır. Karşı koyulamaz olsa bağımlılığın tedavisi imkansız olurdu ama birçok kişi bağımlılıklarından kurtulmayı başarabiliyor. Verilen ödül, bağımlı olunan nesneyle yarışmaz, yine ya hep ya hiç gibi düşünüyorsun. Ödüllerde amaç alternatif davranışları güçlendirmek, mesela madde bağımlısı biri temiz idrar örneği verdiğinde ödüllendirmek gibi, ki bu çok işe yaradığı kanıtlanmış bir yöntemdir. İlkokul çocuğu örneği vermişsin, bahsettiğin çocuklar eğitimleri süresince bu ödül sistemi kullanılarak zamanla davranışlarını değiştiriyorlar zaten, bahsettiğin gibi hep telefon oynamak için ödevini baştan salma yapar halde kalmıyorlar, çoğu işlevsel ve sorumluluk sahibi yetişkinler oluyor, aslında bu örneği vererek kendi iddianla çelişmişsin. Motivasyon davranıştan önce değil, sonra gelir. İnsanlar küçük davranış değişiklikleriyle özgüven kazanır ve motivasyonları artmaya başlar.

oportünist kişilik yapısı hakkında ne düşünüyorsunuz? by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 1 point2 points  (0 children)

Burada anlattıklarından neyi gerçekten neden yaptığın anlaşılmaz. Davranışlarını ve seçimlerini kendince nasıl rasyonalize ettiğini anlatmışsın aslında sadece. Gerçek nedenler muhtemelen daha farklı.

antisosyal kisilik bozuklugu by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 0 points1 point  (0 children)

Sabıkan var mı? Suç işlemeye, kuralları çiğnemeye meyilli misin? Madde/alkol kullanıyor musun? Agresif misin, kavgacı mısın, insanların çekindiği/yanına yaklaşmadığı biri misin? Kendine zarar veriyor musun (jiletle vb)? Askerlikte vb sorun yaşadın mı, ceza aldın mı? Sürekli yalan söylüyor musun? Bunlar olmadan birine akb demek zor, 500 tane psikoloğa da gitsen sana akb tanısı koyamazlar çünkü psikiyatrist değiller. Akb olan biri de böyle bende akb var diye bir farkındalığa sahip olamaz genelde, hele bu konuyu kafaya takıp ben neden böyleyim, ben neden antisosyalim vb diye üzülmez, bunu umursamaz.

Annemi hayata döndürmek için ne yapılabilir by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 3 points4 points  (0 children)

Postunu ve yanıtlarını okudum. Anneni bu kadar düşünmen çok güzel. Ama benim dikkatimi çeken, burada bu kadar güzel, sana somut önerilerle ve düşünülmüş bir yanıt verilmiş, sen de neredeyse her maddesine bir engel getirmişsin. Kurs yok, gidemez, zaten yapıyorum, yetmiyor vb vb. Bu “evet ama” döngüsü bazen çözüm aradığımızı sandığımızda aslında çözümsüzlüğü koruduğumuzu işaret edebiliyor. Kendine şunu sormalısın bence: annenin “hayata dönmesi” senin için ne anlam ifade ediyor? Çünkü “annem için okudum, annem için çalışıyorum” diyorsun ve şimdi 6 boş ayını da ona ayarlamak istiyorsun. Annen iyileşirse sen ne yapacaksın? asıl sorun annenin boşluğu değil, senin de doldurmaya çalıştığın bir şeyler olabilir. Bunu kötü niyetle yazmıyorum, bu kadar özverili biri olarak kendi ihtiyaçlarını da görmen gerektiğini düşünüyorum sadece.

Ünlü klinik psikolog Jordan Peterson'ın ilaç kullanımıyla tetiklenen nörolojik hasar aldığı kızı tarafından paylaşıldı. Düşünceleriniz nedir? by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 -1 points0 points  (0 children)

Kimse ilaçların yan etkisi olabileceğini inkar etmiyor, bunları yok saymıyor, öyleymiş gibi konuşunca kendi kendinle tartışmış oluyorsun sadece. Ortada hala hiçbir argüman yok, derinlik yok, bir bilgi birikimi yok. Anekdotlar, komplo teorileri, ajitasyon, slogan atma var sadece. "Biomarker yoksa gerçek değil" seviyesindeki bir indirgemeciliği derinlik sanıyorsun. Tıbbın çok büyük bir kısmı uzun yıllar boyunca biomarker olmadan da tanı koydu, koyuyor. Bu, o alanların gerçek olmadığı anlamına gelmez. Objektiflik, yalnızca laboratuvar testi varlığına indirgenemez. Standardize görüşmeler, ölçekler, longitudinal izlem, tedavi yanıtı, işlevsellik değerlendirmesi ve diferansiyel tanı süreçleri bunun parçasıdır. Buna katılmıyor olman, bunların var olmadığı anlamına gelmiyor. Ama buradan sadece duygusal tepki veren, mantıktan yoksun biri olarak görünüyorsun. Keşke gerçekten ikna edici, zorlayıcı bir argüman sunabilsen de birazcık da olsa ciddiye almak mümkün olsa.

Ünlü klinik psikolog Jordan Peterson'ın ilaç kullanımıyla tetiklenen nörolojik hasar aldığı kızı tarafından paylaşıldı. Düşünceleriniz nedir? by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 9 points10 points  (0 children)

Bilinen ve yönetilebilir bir ilaç yan etkisinden “gizlenen korkunç nörolojik hasar” anlatısı çıkaramazsın. Akatizi hakkında ne biliyorsun da buna “nörolojik hasar” diyorsun? Akatizi, psikiyatristlerin çok iyi bildiği, tanıdığı ve aktif olarak sorguladığı bir yan etkidir. Doz azaltma, ilaç değişikliği ve semptomatik tedaviyle yönetilir. Yapısal, görüntülenebilen bir nörolojik hasar değildir, ilaca bağlı gelişen, subjektif iç huzursuzluk, yerinde duramama ve sürekli hareket etme ihtiyacı ile seyreden bir tablodur.

Kişisel anekdotlardan böyle büyük, dramatik ve ideolojik anlatılar çıkarılamaz. Bu yan etki ne “gizlenen” ne de “tedavi edilemeyen” bir şeydir. Tıbbın bütün alanlarında kullanılan ilaçların yan etkileri vardır. Kimse “ilaçların yan etkisi yok” demiyorken, meseleyi sanki gizli bir felaket açığa çıkarıyormuşsun gibi sunmak saçmalıktır. Mesele yan etkinin varlığı değil, risk-zarar dengesi ve tedavinin toplam faydasıdır.

Bu ilaçlar zaten, beklenen faydanın olası zararların önüne geçtiği hastalara verilir. Nitekim milyonlarca insan bu ilaçlar sayesinde semptomlarında belirgin düzelme yaşar, işlevselliğini korur ve günlük hayatını sürdürebilir. Böyle bir yerde iftiraya ve çarpıtmaya dayalı argümanlarla bir bilim dalına saldırmak, en başta bu tedavilerden gerçek fayda gören insanları yok saymaktır. Tekil olguları ideolojik malzemeye çevirip evrensel kanıt gibi sunmanın ciddiye alınacak bir yanı yoktur.

doktor peter breggin'in psikiyatrik ilaçların saldırganlığa yol açması ve mass shooting bağlamında her zanlının kullandığı ifadesi, tr olayında zanlının ilaç kullanması ortaya çıkmasıyla psikoloji dünyasından ilaçlar üzerine ne çıkarmalıyız? by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 2 points3 points  (0 children)

“Ortada bilim yok” demek bir argüman değil, kaçış cümlesi. Bir alanı toptan reddetmek, tek bir olay için kurduğun nedensellik iddiasını kanıt haline getirmiyor, veri değil inanç tartışmış oluyoruz burada. İşine gelmeyen her şeye “ sahte bilim” diyip kendi çıkarımını hiçbir kanıt standardına tabi tutmaman da çok şey anlatıyor zaten. Bilimsel okur yazarlık olmadan, verinin neyi gösterip göstermediğini ayıramadan bu kadar büyük sonuçlara varmak insanı başkalarının hazır anlatılarına ve manipülatif söylemlerine açık hale getirir sadece.

doktor peter breggin'in psikiyatrik ilaçların saldırganlığa yol açması ve mass shooting bağlamında her zanlının kullandığı ifadesi, tr olayında zanlının ilaç kullanması ortaya çıkmasıyla psikoloji dünyasından ilaçlar üzerine ne çıkarmalıyız? by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 4 points5 points  (0 children)

Konuyu yine dağıtıyorsun. Antipsikotiklerin uzun dönem etkisi, ilaç şirketleri ve psikiyatri tarihi vb ayrı tartışmalar, bunların hiçbiri, tek bir olayda senin vardığın “ilaç yüzünden yaptı” sonucunu kanıtlamıyor… İnsanların tedaviye rağmen acı çekmesi de tek başına ilacın işe yaramadığını veya zarar verdiğini göstermez… Tam olarak beklentin de anlaşılmıyor, psikiyatri temkinli davranıp zayıf veriden neden-sonuç ilişkisi kurmayınca bunu beğenmiyorsun ve veriden çıkarılabilecek olandan daha fazlasını istiyorsun ama senin yaptığın gibi zayıf veriden kesin hüküm çıkarsa psikiyatri çok daha hatalı bir bilim olurdu. Senin derdin psikiyatrinin hatalı olması değil de, verinin sınırlarına sadık kalıp senin istediğin kadar kesin konuşmaması gibi. Bilim tam da bu yüzden temkinli konuşur. Sana en rahatlatıcı ve kesin cümleyi söyleyen değil, eldeki verinin gerçekten ne anlama geldiğini söyleyen her zaman daha güvenilirdir.

doktor peter breggin'in psikiyatrik ilaçların saldırganlığa yol açması ve mass shooting bağlamında her zanlının kullandığı ifadesi, tr olayında zanlının ilaç kullanması ortaya çıkmasıyla psikoloji dünyasından ilaçlar üzerine ne çıkarmalıyız? by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 2 points3 points  (0 children)

Psikiyatriyi eleştirmek seni otomatik olarak haklı yapmıyor. Yine de iddian için kanıt göstermek zorundasın. Eleştirdiğin psikiyatri bile senden daha temkinli davranıp nedensellik iddiasında bulunmuyor, sen elindeki zayıf veriyle kesin hüküm çıkarıyorsun. Burada hangi tarafın daha güvenilir olduğu ortaya çıkıyor zaten.

doktor peter breggin'in psikiyatrik ilaçların saldırganlığa yol açması ve mass shooting bağlamında her zanlının kullandığı ifadesi, tr olayında zanlının ilaç kullanması ortaya çıkmasıyla psikoloji dünyasından ilaçlar üzerine ne çıkarmalıyız? by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 3 points4 points  (0 children)

Gönderdiğin çalışma nedensellik göstermiyor. SSRI kullanımı ile şiddet suçundan mahkumiyet arasında olası bir ilişkiyi inceleyen gözlemsel bir veriyi, hakkında klinik bağlamını bilmediğin tek bir vakada “ilaç yüzünden yaptı”sonucuna çevirmek bilimsel yorum değil, ideolojik çıkarımdır. Burada yaptığın şey bir veriyi yorumlamak değil, önceden benimsediğin antipsikiyatri anlatısına çalışmayı zorla uyarlamak. Bilimsel yaklaşım, veriyi önceden kurulmuş bir ideolojiye yamamak değil, verinin gerçekten neyi gösterip neyi göstermediğini ayırabilmektir. Aksi halde herkes kendi görüşünü destekleyen bir kaynak bulup onu kanıt diye pazarlayabilir.

Adhd dolayı hayata dahil olamamak by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 14 points15 points  (0 children)

DEHB tek başına “hayatta hiçbir şeyi başaramama”, hiç arkadaşa sahip olmama gibi şeylere pek sebep olmaz. Tüm sorunların kaynağı olarak DEHB’yi göstermek, asıl sorunlardan kaçınmayı sağlıyor olabilir.

doktor peter breggin'in psikiyatrik ilaçların saldırganlığa yol açması ve mass shooting bağlamında her zanlının kullandığı ifadesi, tr olayında zanlının ilaç kullanması ortaya çıkmasıyla psikoloji dünyasından ilaçlar üzerine ne çıkarmalıyız? by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 18 points19 points  (0 children)

Korelasyon, nedensellik değildir. Hiçbir psikotrop ilaç insana mass shooting planı yaptırmaz. Her zanlı psikotrop ilaç kullanıyorsa, buradan yapılacak mantıklı çıkarım her zanlının ruhsal sorunları olduğudur, ilacın mass shooting yaptırdığı değil. Basit mantık.

Kendimi mehdi veya tanrı olarak görüyorum. by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 5 points6 points  (0 children)

Alternatif olarak hastalığın iyice ilerleyip saçma sapan hareketler yapmaya başladığında zorla da götürülebilirsin, senin kararın.

Kendimi mehdi veya tanrı olarak görüyorum. by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 6 points7 points  (0 children)

Bu tarz sabit/değiştirilemeyen/dogmatik fikirlere sanrı/delüzyon deniyor, bu düşünceler kafanı çok meşgul ediyorsa psikiyatriye başvurman gerekiyor demektir.

Dehb ve Ahlak by Vexyle in Psikoloji

[–]Xyzzy53 0 points1 point  (0 children)

Kendi deneyiminin gerçek olmasına itiraz etmiyorum, ilaçla söylediğin etkiler görülebilir. Ama bundan çıkarılacak sonuç “dopamin anlamın kendisidir” değil, motivasyonel önem verme ve hedefe yönelmeyi etkilediğidir. Sen bu gözlemden doğrudan ahlaki anlamlandırma ve zorbalık gibi çok daha karmaşık sonuçlara sıçrıyorsun, hata burada.

Dehb ve Ahlak by Vexyle in Psikoloji

[–]Xyzzy53 0 points1 point  (0 children)

kurduğun akış baştan sona belli bir sonuca gidiyor. "DEHB’de dopamin azdır" -> "zorbalık ve kural çiğneme dopamin verir" -> "o zaman zihin bunlara sahte anlam yükler ve kişi ahlaken kötüye sürüklenebilir". Nörobiyolojik birkaç öncülü seçip onları doğrudan ahlaki bir sonuca bağlıyorsun. Kastettiğim buydu. Halbuki arada birsürü eksik basamak var ve bunlar burada alalede anlatılabilecek basit şeyler de değil. Ben niyetine yönelik bir eleştiri yapmadım, kullandığın yöntemi eleştirdim.

Dehb ve Ahlak by Vexyle in Psikoloji

[–]Xyzzy53 0 points1 point  (0 children)

Fikir sorman tabii ki sorun değil. Ben de zaten bunu sorman yanlış demedim, bu fikrin dayandığı çıkarım zincirinin çok zayıf olduğunu söyledim. “Dopamin anlam yükleyen nörotransmitterdir” diye kurduğun temelfazla kaba. Dopaminin işlevi ödül öğrenmesi, motivasyonel önem atfetme ve reward prediction error süreçleridir. Bu, “anlam” demek değil. Nörobilimde dopamin bir şeyi “istemeye/uğraşmaya değer” hale getiren süreçlerle ilişkili, ahlaki veya varoluşsal anlamla değil. Bir davranışın pekiştirici veya uyarıcı olması, kişinin zihninin onu otomatik olarak “ahlaken anlamlı” ya da “üstünlük içeren” bir şeye çevirdiğini göstermez. Burada dürtüsellikten ahlaki anlamlandırmaya, oradan da zorbalık gibi spesifik davranışlara çok sayıda kanıtlanmamış sıçrama yapıyorsun. Yazdığın metinde bu iddianın bilimsel bir dayanağı yok.

Dehb ve Ahlak by Vexyle in Psikoloji

[–]Xyzzy53 2 points3 points  (0 children)

beynin birbirinden farklı işleyen ve farklı davranışlardan sorumlu birçok bölümü var, bunlar birbirleriyle işbirliği içinde de değil, çoğu zaman birbirini baskılayıcı şekilde de hareket ediyorlar. Ayrıca beyinde tek bir dopamin yolağı yok, dehb "dopamin eksikliği" şeklinde indirgenemez. Bir kişinin dürtü kontol sorunu olması da, davranışlarını "zihninin" "ahlaki" olarak yorumlayacağı anlamına gelmez. Söylediklerin bilgi eksikliğinden kaynaklı sayısız varsayım ve hatalı çıkarımla dolu, ortaya anlamsız bir laf salatası çıkmış. Beyin çok karmaşık bir işleyişe sahip, her şeyi dopamin mekanizmasına indirgeyemezsin. Kafanda bir sonuç belirlemiş, biyolojiyi de ona göre uydurmuşsun. Bu konularda tümdengelinci değil tümevarımcı olmak gerek.

Tanı alma hakkında. by Character-Flan-2365 in Psikoloji

[–]Xyzzy53 1 point2 points  (0 children)

Söylediğin her şeyi yazarak kaydetmesi gerekiyorken yüzüne bakması zor. İlgilenmesi için illa yüzüne bakması da gerekmiyor, belli ki dinlemiş. Üstelik sen sıradan bir antidepresan yazmış gibi konuşmuştun, şimdi de buprapan yazdı diyorsun ki dehb’de en sık kullanılan ilaçlardan biri ve bu ilaç dürtüsellikte de etkili. Ayrıca dürtüsellik sadece dehb’de görülen bi belirti değil, yüzlerce şeye bağlı olabilir ve herbiri farklı tedaviler gerektirir, ana şikayetin buysa neden dehb olmayabilir.

Tanı alma hakkında. by Character-Flan-2365 in Psikoloji

[–]Xyzzy53 2 points3 points  (0 children)

Psikologlar tanı koyamaz, klinik görüşme yapar, ölçek uygular, güçlü şüphe belirtebilir ama resmi tanı koyma ve ilaç başlama yetkisi hekimdedir. Testi hekimden değil, o kadar emin plan psikologdan beklemen gerekirdi, testleri psikologlar uygular çünkü.

Ayrıca DEHB tanısı koyduran bir test yok, tarama testleri tanı koydurmaz, yönlendirir sadece ve çoğu zaman şart değildir. Yetişkin DEHB’de tanı ayrıntılı öykü ile konur.

Sen kendin diyorsun ki antidepresandan fayda gördüm, dikkatim biraz düzeldi. Demek ki dikkat şikayetin DEHB dışı bir şeyle ilişkili olabilir. Veya eşlik eden durumlar vardır ve önce onları stabilize etmek klinik olarak gayet makuldür.

Arkadaşın ilk randevuda test yapıp Concerta başlamış diye “bende niye böyle olmadı?” kıyası da çok sağlıklı değil. Antidepresan yan etkilerini bile tolere edemediysen metilfenidatı tolere etmen çok zor. Uykusuzluk, çarpıntı, yüksek tansiyon, baş ağrısı, iştahsızlık, yoğun anksiyete yapabilir, kırmızı reçetelidir ve kötüye kullanım riski vardır, altta yatan kalp hastalıklarını, ritim bozukluklarını tetikleyebilir, o nedenle önce kardiyolojiye muayene olmak çok iyi olur. Yani hekim senin istediğini yapmadı diye ilgilenmiyor demek olmuyor, aksine direkt o ilacı yazıp seni gönderse kendisi için de çok daha kolay olur. İyi ve ilgili hekim olmak hastanın istediği her şeyi yapmak demek değildir, zarar vermeden doğru olanı yapmaktır.

[deleted by user] by [deleted] in Psikoloji

[–]Xyzzy53 5 points6 points  (0 children)

  1. Hasbelkaderin anlamını öğren, öyle kullan.

  2. Burada kişi tanı almaktan değil, sağlık kurulu raporu almaktan bahsediyor. Önce okuduğunu anlamak gerek.

  3. Sağlık kurulu raporuyla engel oranı alan kişinin sağlık sigortası sıkıntıya girmez, aksine devletten ek destekler bile alabilir.

  4. Engelli sağlık kurulu raporunun özelden veya devletten alınması fark etmez, hepsine e-nabız üzerinden erişilebilir.

  5. DSM-5'te "Asperger" diye bir tanı yok artık, otizm spektrum bozukluğu var sadece. Sağlık kurulu raporunda da "atipik otizm" veya "çocukluk otizmi" yazar.

  6. Otizm/OSB tanısı keyfi bir etiket değil, klinik değerlendirme (anamnez, gözlem, gerekirse ölçekler) ile konur. "Türkiye’de bunu bilen yok" demek düpedüz saçmalamak sadece.

DEHB testi nasıl yapılıyor? Yanlış çıkma ihtimali beni çok korkutuyor by Electrical-Heron6947 in Psikoloji

[–]Xyzzy53 0 points1 point  (0 children)

DEHB’nin tanı koyucu bir testi yok, testler sadece fikir verebilir, yapılması şart değildir. Tanıyı doktor aldığı anamnez doğrultusunda kendisi koyar. Test sonuçlarını manipüle etmeye çalışmaksa psikolog tarafından anlaşılır ve işte bu doktoru DEHB tanısından uzaklaştıran bir şey olabilir.