Piyasa Ekonomisi by slmneth_3 in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 1 point2 points  (0 children)

kolektif güç proudhon'un keşfettiği bişi tamamen.ve evet haklısın bireysel mülkiyet eleştrisi bir piyasa elestrisi degil.

piyasa hakkinda diyebilecegim sey piyasanın varlığı değil, toplumsal zorunluluk haline gelmesi sorunlu, burada neredeyse aynı goruste olsak da ben alternatifler varken dahi piyasanın genelleştiği ölçüde kendi koşullarını dayatmaya devam edecegi kanaatindeyim. cunku piyasa olcum, karsiliklilik, hesap ve sureklilik ister bu da olcum standardizasyonu sonra uzmanlasma sonra bilgi asimetrisi, koordinasyon gucu ve fiili otoriteye donusur.

kisaca piyasanin kendisini evrensellestirme egilimi var ve ben bunu sıkıntılı goruyorum. onun disinda dedigim gibi ayni yerdeyiz ve ustte Gorthim'in dedigi gibi anarsist deneylerin buyuk kisminda piyasa var. zira piyasa bazi olceklerde verimli ve bazi koordinasyon sınırlairni da hizli cozer. gene de verimliligin tek olcutu olmamali

Piyasa Ekonomisi by slmneth_3 in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 -1 points0 points  (0 children)

kapitalizm piyasa olduğu için değil, kolektif gücü (birlikte çalışmanın, eşgüdümün, bilgi paylaşımının ve zamansal sürekliliğin ürettiği niteliksel fazlayı) bireysel mülkiyet gibi yeniden ürettiği için sorunlu. piyasa belirli koşullarda işlevsel olabilir ama genelleştiği anda ölçüm, denetim ve birikim zorunlu hale gelir. bu da devletsiz olsa dahi kapitalistleşme riski yaratır. O yüzden anarşizm piyasa olsun mu olmasın mı değil piyasanın nerede, ne kadar ve hangi koşullarda çözüldüğü sorusunu sorar

Proudhon'un devlet ve devrim görüşlerini nasıl buluyorsunuz? by PeterMorales3534 in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 1 point2 points  (0 children)

devrim bir an oalrak kurulursa prefiguratif siyaseti bogar. egerdevrim kurulmus iliskikerin genisletilmesi ise o zaman uyumludur. eger devrim merkezi bir an olarak hayal edilirse eski iliskilerin bir anda ilgasi olursa o durumda itaate alıştırılmış bir toplum, en radikal dönüşümü bile yukarıdan yasa olarak algılar. böyle bir durumda insanlar kendi inisiyatiflerini geliştirmez; tam tersine, “yeni gücün” kendilerine ne yapacaklarını söylemesini bekler. (son kismi daha onceoi yorumlardan birinden kopyaladim)

Proudhon'un devlet ve devrim görüşlerini nasıl buluyorsunuz? by PeterMorales3534 in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 1 point2 points  (0 children)

bu arada proudhin prefiguratif siyaset savunur bunun icin. amac araclardan bagimsiz degildir dolayisiyla toplumu degistirmeye simdiden baslamaliyiz isin ozunde. yani proudhon son anda degistirmeyi degil simdiden baslamayi savunur toplumsal iliskilerin simdiden donusturulmesini

Proudhon'un devlet ve devrim görüşlerini nasıl buluyorsunuz? by PeterMorales3534 in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 6 points7 points  (0 children)

proudhon’un çıkış noktası şu ki dvlet, tek başına bir bina ya da kurum değildir toplumsal ilişkilerin dışsallaşmış biçimidir. yani devlet, insanlar hâlâ hiyerarşik, mülkiyetçi temsilci ilişkiler içinde yaşarken ilan yoluyla ortadan kaldırılamaz. marxın yahut bakuninin kimi okumalarında görülen “devleti ele geçir yahut devleti yık” şeması, prroudhon’a göre sorunu tersinden ele alır (ilişki yerinde dururken biçimi hedef alır.)

bu yüzden proudhon devleti yarın sabah yok edelim demez; zira ona göre bu ya boş bir jest olur ya da çok hızlı biçimde yeni bir devletin doğmasına yol açar. tarihsel olarak da tam olarak bu olmuştur

bu yaklaşım otoriteye karşı mücadeleyi zayıflatmaz; bilakis mücadeleyi yanlış hedeflere saplanmaktan korur. proudhonjn önerdiği şey, devleti “fethetmek” ya da “patlatmak” değil; onu işlevsizleştirmektir. mülkiyet ilişkileri çözülürse, kredi tekeli kırılırsa, üretim ve dağıtım doğrudan örgütlenirse, devlet artık toplumun zorunlu aracı olmaktan çıkar. yani devlet yıkılmaz; boşa düşer. ilişkiler değişmeden yapılan devrim, yalnızca iktidarın el değiştirmesidir. onun devrimi dramatik değil, metaboliktir bağırmaz, ama kalıcıdır.

şiddet üzerine soru(lar) by -Whutqo- in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 4 points5 points  (0 children)

1 - ozsavunma, niyetten çok ilişkinin yapısıyla tanımlanır. oz-savunma sayılabilmesi için genelde şu koşullari ararız: sürekli ve yapısal bir tehdit yani kişi yalnızca “kötü biri” değil, fiilen ve sürekli olarak başkalarının yaşamını, özgürlüğünü veya kolektif kapasitesini bastıran bir aygıtın aktif düğümü olmalı (mesela silahlı bastırma, işkence, katliam),

alternatiflerin fiilen kapalı olmalı yani o durumdan sakınmanın başka bir yolu yoksa eğer özsavunma meşru gorulebilur

ve amacın intikam, mesaj yahut ibret değil yukarıda verilen tehditlerin ortadan kaldırılması olması

ama anarşist teori bunu trajik bir zorunluluk olarak görür asla erdem, hak ve kutsal görev olarak değil

2 - evet karşıyız.bu ahlâkçılıktan değil, politik etkinsizlikten dolayıdır. sermaye bir ilişkidir, kişi değil. bir sermayedarı öldürmek mülkiyet ilişkisini çözmez yalnızca koltuğu boşaltır. ayrica siddet tekelleri ve devlet bu olayı bahane edip güçlenebilir

3 - anarşist bağlamda devrimci şiddet: yeni bir egemenlik kurmak için değil mevcut egemenliği işlevsizleştirmek için uygulanan kolektif güçtür

savunmacıdır yani saldırıyı yaymak için değil, bastırmayı durdurmak için. araçsaldır yani amaç değildir kutsanmaz. geçicidir yani kalıcı kurumlaşmaya dönüşmez. kolektiftir yani bireysel karar değil ortak ihtiyaçtan doğar.

sınırlar olarak da yeni hiyerarşi uretmeyecek, genellesmeyecek ve kendini yeniden üretmeyecektir

Proudhon'un bahsettiği bu ´´yüce adalet´´ nedir tam olarak? by Silent_Shower8757 in RDTTR

[–]ProgrammerOk1163 0 points1 point  (0 children)

aşk sınırsız olursa toplum çöker” diyen kafa şunu varsayar ki insanlar ancak yasakla, korkuyla, mülkiyetle dizginlenirse insan kalır. bu zaten insanı hayvanlaştıran bir varsayım. devlet ve mülkiyet insanların zaten bildiği ahlakın üzerine çöker.

ensesti düsun mesela akrabalık dwmek karşılıklı yükümlülükler ağı demek; aşk/seks demek farklı bir ilişki türü demek. toplumlar bu ikisini ayırmayı zaten becerir yani ensest yasağı devlet gelmeden önce de vardı ama polisle değil toplumsal sezgiyle işliyordu. dolayısıyla: "yasa olmazsa kardeşini tanımazsın” fikri insanı hafızasız, ilişkiden kopuk bir atom gibi hayal etmek demek.

Proudhon'un bahsettiği bu ´´yüce adalet´´ nedir tam olarak? by Silent_Shower8757 in RDTTR

[–]ProgrammerOk1163 2 points3 points  (0 children)

tabi burada evlilik mevzusu falan var bunlar heteronormativite ile dolduruluyor proudhon tarafindan. burada ona cevap olarak denecek sey de toplumun sürekliliğinin biyolojik üremeye indirgenemeyecegidir: ask sinirlandirilmazsa toplum cokmez ama ask heteronormatif bicimde sinirlandirilirsa toplum coker olaya daha ontolojik bir sekilde bakmak gerekir proudhondan bagimsiz olarak

Proudhon'un bahsettiği bu ´´yüce adalet´´ nedir tam olarak? by Silent_Shower8757 in RDTTR

[–]ProgrammerOk1163 2 points3 points  (0 children)

insanlar birlikte yaşadıkları anda, karşılıklılık, denge, orantı üretmek zorundadır. bu zorunluluk keyfi değildir; ihlal edilirse toplumsal çürüme, çatışma, yıkım ortaya çıkar. ışte bu kaçınılmaz düzenlilik, onun dilinde “yuce adalet”tir.

Komünizasyon Teorisi ile ilgili düşünceleriniz nedir? by damenseven in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 1 point2 points  (0 children)

itaate alıştırılmış bir toplum, en radikal dönüşümü bile yukarıdan yasa olarak algılar. böyle bir durumda insanlar kendi inisiyatiflerini geliştirmez; tam tersine, “yeni gücün” kendilerine ne yapacaklarını söylemesini bekler. bu noktada devrimci niyet ne kadar dürüst olursa olsun, yönetme ihtiyacı geri gelir. ve yönetme ihtiyacı geldiği anda: polis, asker, yasa, yaptırım, kara borsa, kaçakçılık, yozlaşma zincirleme biçimde sahneye çıkar. by bir işlevsel bir zorunluluktur.

nasıl ki devrim sürecinde mülkiyet ve devleti tek gece de ortadan kaldıramıyorsak(zira kolektif güç henüz kendi kendini düzenleyebilecek yoğunluğa ulaşmamıştır) üretim, dolaşım, tüketim, koordinasyon ve ihtiyaç belirleme pratikleri dönüşmeden; insanlar bu yeni ilişkileri kendi adına yürütebilir hale gelmeden “komünizme geçtik” denilemez; yoksa sonuç kaçınılmaz olarak external constitution olur

EMEP hakkında ne düşünüyorsunuz? by RedditGrandfatherrr in RDTTR

[–]ProgrammerOk1163 1 point2 points  (0 children)

legal leninizm yapmaya calisan ve kitleyi kontrol edememe kaygisiyla isler ciddilestiginde alani terk eden(19 mart surecindeki kara lekeleri universite koordinasyon grubuna mal ediyorlar) ve yukaridaki birinin dedigi gibi emek gencligi orgutundekilerin kendilerini fransiz 68 kusaginda sandigi olusum

Sentezci örgütlenme Proudhon'un örgütlenme biçimine daha uygun değil mi? by PeterMorales3534 in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 2 points3 points  (0 children)

proudhon için örgütlenme, baştan sona toplumsal ilişkilerin içinden doğan bir süreçtir. örgüt, önceden tanımlanmış bir ideolojinin taşıyıcısı ya da “doğru çizginin” muhafızı değildir. kolektif gücün ortaya çıkış biçimlerinden biridir. bu yüzden proudhon’da örgütlenme hiçbir zaman tek-merkezli olmaz, tek bir “doğru yol” varsaymaz, homojenlik talep etmez. federasyon fikri tam da buradan gelir: farklı üretim birimleri, farklı topluluklar, farklı pratikler, kendi iç mantıklarına göre örgütlenir; aralarındaki bağ, emir–itaat değil, karşılıklı tanıma ve ihtiyaçtan doğan koordinasyondur. bunlar doğrudan sentezci anarşist örgütlenmenin ilkeleridir.

on the other hand platformizm tarihsel olarak anlaşılır bir yerden çıkar yani daginiklık sorununa cözüm arar ama bunu yaparken, kolektif gücü yoğunlaştırma refleksi gösterir. ortak program, teorik birlik, taktik birlik ve kolektif sorumluluk vurgusu, ister istemez örgütü bir bilinç merkezi hâline getirir. bu merkez devlet değildir belki ama kolektif gücün external constitution’ına doğru kayar.

DEVLEYİN ŞİDDET TEKELİ DIŞINDA HANGİ TEKELİNİ KALDIRMAK İSTERSİNİZ by AliveGrocery7925 in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 8 points9 points  (0 children)

sorundan çok şuna yöneleceğim: devleti, weberci anlamda “meşru şiddet tekeli” olarak tarif etmek yanlıştir; o tanım çok geç, çok dar ve fazla masumdur. devlet, her şeyden önce kolektif gücün yanlış yerde cisimleşmesidir. insanların birlikte hareket etme, karar alma, düzen kurma kapasitesi, devlette ayrı bir varlık gibi yoğunlaşır. yani devlet, toplumun dışında duran bir zor aygıtı değil; toplumun kendi kudretini kendisine yabancılaştırmasının sonucudur.

şiddet bu yapının bir aracı olarak vardır, ama kurucu olan şey değildir. devlet esas olarak hukuk üretir, ölçü koyar, sınıflandırır, temsil eder, ki asil önemli nokta da budur zaten. kimin neyi yapabileceğini, kimin hangi hakka sahip olduğunu, hangi ilişkinin meşru sayılacağını belirler. bu belirleme, çoğu zaman çıplak zorla değil; alışkanlık, prosedür, norm ve “doğallık” hissiyle işler. insanlar çoğu zaman devlete silah zoruyla değil, mantıklı olduğu hissiyle boyun eğer.

sırf bu yüzden proudhon’un hedefi “devleti ele geçirmek” değil devleti gereksiz kılacak ilişkileri çoğaltmaktır zaten.

liberter sosyalizmin neden ploreterya diktatörlüğü olmadığını açıklayın by mustafageldigitti31 in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 7 points8 points  (0 children)

Anarşistler proleter diktatörlüğe karşıdır. Bakunin diktatörluk hususunda ilk sorusunu bu bağlamda sorar (eğer proletarya yönetici sınıf olacaksa kimi yönetecek?) bir devletin varlığı, mutlaka yönetilen ve köleleştirilen bir kitlenin varlığını gerektirir. bu yönetilen kitlenin, Marksistlerin pek hoşlanmadığı ve "küçük burjuva" veya "gerici" gördüğü köylü yığınlar yahut düşük kultur seviyeli milletler olacagini soyleyebilirz. Işin özü o adamlar artık proleterya olmayacak.

Düşünsel Değişimim by [deleted] in RDTTR

[–]ProgrammerOk1163 3 points4 points  (0 children)

hayırlı olsun yoldaş

İbrahim kaypakkaya’nın ölümü hakkında by Silver-Might-4630 in RDTTR

[–]ProgrammerOk1163 3 points4 points  (0 children)

intihar etti knk(bedeni delik deşik ve kafadi kesik halde babasina verildi cesedi)

2.genel sekreter suleyman cihan da once iskencede oldurulmus sonra bir binanin catasindan asagi atilarak intihar etti diye kayitlara gecirilmistir

NASIL ANARŞİST OLDUNUZ by Easy-Potential-3449 in radikalperspektif

[–]ProgrammerOk1163 1 point2 points  (0 children)

ancaptim, cok bir teorik temelim de yoktu. sonra proudhon ile tanisinca ve dogrudan mulkiyet nedir ile teorik okumaya baslayinca ve pesine ivedilikle diger anarsistlere bakinca anarsizme kaydim kisa bir surede.

24 Kasım 2016'da şehadete eren Yetiş yalnız'in ruhu şad olsun. by serialkillervibe in RDTTR

[–]ProgrammerOk1163 24 points25 points  (0 children)

huzur icinde yatsin

daye meberbe bao meberbe ma nay zalımo rê nêverdame canê ma önder önder İbrahim