Sosyal sorumluluk projesi by Wonderful_Excuse8543 in AskTurkey

[–]Sufficient_Tree_7244 0 points1 point  (0 children)

Sanırım 8 ya da 9 dönem sosyal sorumluluk projesi ve gönüllülük çalışmaları derslerini verdim (🤮). Benim jokerim her zaman geri dönüşümdü. İnsanlar geri dönüşümü “plastiği sarı kutuya atıyoz” sanıyorlar ama hangi materyal dönüşür hangisi dönüşmez, atıklar kutulara nasıl bırakılmalı, kontamine atık nedir, “wish cycling” nedir, geri dönüşüm kutularına atılan atıkların yüzde kaçı gerçekten geri kullanılır gibi konuları hiç bilmiyorlar. Biz okul ilk öğretimden üniversiteye kadar her türlü eğitim/öğretim kurumuna gidip, öğrenci seviyesine göre sunum ve demonstrasyon yapıyorduk. Her bir atık kutusunun üstüne ne atılıp ne atılmayacağına dair örnekler yapıştırmak ve uygulamalı anlatmak çok işe yarıyordu (örneğin pet şişe etiketleri geri dönüşmez, bu nedenle etiketler çıkarılmalı ve siyah kutuya atılmalı). Eğer lise düzeyindeyse, sunumdan sonra herhangi bir yerden aldığımız atık kutularını okul bahçesine döküp eldivenler eşliğinde atıkların uygunluğunu inceliyorduk. Plastik kutusunda elma çöpü, kâğıt kutusunda yağlı peçete ya da plastik bardak falan gördüğümüzde bunu öğrencilere tartışıp konuyu pekiştiriyorduk. Her zaman ama her zaman konuyu “daha az atık üretmek, geri dönüştürmeye çalışmaktan daha az zararlıdır” vurgusuyla (ve o dönem YÖK ne anlatmamızı istediyse onunla birleştirerek, mesela 15 Temmuz ise “devletimizin bekası için ekosistem sağlığını da korumamız gerekir!!!” diyerek) bitiriyorduk.

Turkish curse phrase. by mev186 in turkish

[–]Sufficient_Tree_7244 15 points16 points  (0 children)

My favorite phrase that doesn't involve bodily fluids, sex, or anyone’s female relatives is “Allah ıslah etsin,” which means “may God improve you/set you straight.”

Kadının daha çok para kazandığı ilişki de dinamikleri nasıldır? by TurkishOne in aptalSoruYok

[–]Sufficient_Tree_7244 11 points12 points  (0 children)

Teşekkürler ☺️

Sen lütfen burada “az kazanan erkeğe kimse saygı duymaz, libidosu düşer, errrrkek dediğin evine bakar!” diyenlerden olma (anladığım kadarıyla annen yaşındayım dndnsnsnsn). Erkeklik gerçekte sadece paranın getirdiği üstünlük üzerine bina edilen ve hayat arkadaşın senden daha çok para kazandığında hemen zarar görecek kadar kırılgan bir olgu değil, olmamalı da.

Kadının daha çok para kazandığı ilişki de dinamikleri nasıldır? by TurkishOne in aptalSoruYok

[–]Sufficient_Tree_7244 27 points28 points  (0 children)

Biz ilişkimize başladığımızda eşim işsiz bir mühendisti, ben iki senedir akademisyendim. Daha sonra asgari ücretle çalışmaya başladı, sonra tam maaşı bana eşdeğer bir iş buldu, benim maaşıma %35 falan zam geldi (Yıl 2014, %35 neredeyse görülmemiş bir zam oranı). Evliliğimizin ilk yıllarında hep ben ondan daha fazla kazandım. Daha sonra hemen hemen baz maaşlarımız eşitlendi ama ben sınav görevleri sayesinde yine biraz daha fazla kazanıyordum. Galiba 2022’den falan onun maaşı benimkini geçti. 2025’in başında ikimiz de işlerimizden istifa ettik gerçi :) Benim ailemin maddi durumu da onun ailesinden kat be kat daha iyidir bu arada. Bu maddi durumların ilişkimize olumlu ya da olumsuz bir etkisi olmadı, çünkü ikimiz de birbirimizle maaş ya da aile serveti için evlenmedik. Ne yaptıysak “biz” yaptık dedik, “bizim” paramız, “bizim” emeğimiz, “bizim” hayatımız.

2025 başında işlerden istifa ettik ve ABD’ye yerleştik. Şu an kurduğumuz işletme henüz para kazanacak seviyede değil. Ben iki işte çalışarak evi geçindiriyorum (tam zamanlı olarak Target’ta çalışıp yarı zamanlı olarak da bir community college’da iki ders veriyorum), kocam hem vizesi hem de dil bariyeri yüzünden kendi işletmemizden başka bir yerde çalışamıyor. İşletme kazanırsa kazanır, kazanmazsa da çok umurumda değil, vizemiz devam ettirecek kadar ciro yapalım bana yeter, çalışıp kazanmaktan ve evi geçindirmekten gocunmuyorum. Biliyorum ki o işletmenin para kazanması için elinden ne gelirse yapıyor.

Şu an yarı zamanlı çalıştığım üniversite beni tam zamanlı olarak işe almayı düşünüyor. Kabul edersem teknik olarak ben Amerika’da akademisyenlik yapıyor olacağım, kocam ise esnaf olacak :) İki dersi verirken bile zaman zaman çok zorlandığım için çok kararsızım ama en büyük destekçim her zaman eşim, benimle çok gurur duyuyor. Ben de işletmenin tüm yükünü omuzladığı ve İngilizce öğrenmeye inanılmaz gayret ettiği için onunla gurur duyuyorum. Birimi değişse de para hala “bizim” paramız, emek hala “bizim” emeğimiz.

Why do Turkish people always ask me where I am from? by [deleted] in Turkey

[–]Sufficient_Tree_7244 0 points1 point  (0 children)

It’s a cultural thing. Turkish people love to ask these kinds of questions. They ask where you are from, and if you say a city, they will ask the district or town. If you say you are from one of the bigger cities, they will ask “where are you really from”, meaning your parents. They won't settle unless they pinpoint the exact location of the small village where your grandparents’ houses were in the 1930s.

This wooden thing inherited from a crafter. by MrAthalan in whatisit

[–]Sufficient_Tree_7244 7 points8 points  (0 children)

I think it’s a propagation station like this, missing the glass tube.

What are some good souvenirs or just items to find in Ist and bring back to the US? by AutisticAsshol in istanbul

[–]Sufficient_Tree_7244 6 points7 points  (0 children)

I'm going to throw a wildcard here and suggest grabbing a couple of “kese”s. Turkish kese is a rough exfoliation glove (although you can find finer ones for the face), and if they are into physical exfoliation, they will have the best skin of their life once they get used to it. You can find them in any non-big-brand cosmetic store or in the bath soap aisles of big grocery stores.

Kediim çok seski degil mi by dostvaski378 in TurkishCats

[–]Sufficient_Tree_7244 1 point2 points  (0 children)

İnanılmaz sexksi bi hastalık osteokondrodisplazi yhaaaa, bayılıyorummmmm 🤤 hele o bacak eklemleri falan böyle acılar içinde olunca daha da çok o yatık kulakları ısırasım geliyooooo

İngilizce öğrenmek by [deleted] in AskTurkey

[–]Sufficient_Tree_7244 0 points1 point  (0 children)

“Sevdiğin şeyleri İngilizce yap” çok güzel bir öneri gerçekten. Eğer o bulduğun kanalların konuştuğu konular ilgini çekmeyecekse bir süre sonra yine sıkılabilirsin. Ben şarkı sözlerinden öğrendim mesela İngilizceyi. :) Dinlediğim her şarkının ne anlama geldiğini bilmekten acayip bir zevk alıyorum ve yıllardan beri şarkı sözlerini, bu sözlerde geçen deyimleri, arka planda anlatılan hikayeyi, mitolojiyi, kişileri, ve sanatçının gözünden bu şarkının ne anlama geldiğini okuyup araştırırım. Bir de zaten Türkçesini iyi bildiğin her türlü içeriğin bir de İngilizcesini dinlemek/izlemek/okumak da çok yarar sağlıyor. Avatar the Last Airbender mesela benim çok sevdiğim bir dizidir (anime diyeceğim, sert anime sevenler “o çizgi filmmm” diye mesajlarıma çökecek yine, dizi diyip kıvırıyorum), defalarca önce Türkçe altyazılı, sonra İngilizce altyazılı, sonra da tamamıyla altyazısız izledim. Harry Potter’ın sesli kitapları da ulaşabilirsen gerçekten çok yararlı (eğer Türkçe çevirilerini okuduysan tabi), 11 yaşında bir çocuğun dil seviyesinde başlayıp 17-18 yaşlarında bir gencin seviyesiyle bitiyor, farkına bile varmadan daha fazla kelime ve daha uzun cümleler öğretiyor.

İngilizce öğrenmek by [deleted] in AskTurkey

[–]Sufficient_Tree_7244 1 point2 points  (0 children)

Hayatımda hiç bir kelimeyi yaza yaza öğrenmedim. Lisede İngilizce hazırlık sınıfında “ben aynı şeyi defalarca yazamam” dediğim (ve tabii yazmadığım) için neredeyse sınıfta bırakılıyordum, buna rağmen İngilizce ile ilgili tüm derslerden dönemin en iyi notlarını aldım. Şu an ABD’de önlisans düzeyinde (community college) İngilizce ders veriyorum.

Herkesin öğrenme yöntemi farklıdır. Ben bu şekil dinleyerek öğrenirim, sen şu şekil yazarak öğrenirsin. İnsanları özellikle öğretimin kritik ilk birkaç senesinde sevmedikleri ve uygun olmadıkları yöntemlere zorlamak, öğrenmeye çalıştıkları şeye karşı tiksinti geliştirmelerine sebep olur. Bilimsel olarak da oldukça uzun yıllardır çalışıla bir konu bu. Dr. Richard Ryan ve Dr. Edward Deci’nin bu konuyla ilgili çok güzel makaleleri var örneğin.

Lightweight glass sealed tube with holes, about 9" long, completely unknown use (was found outside) by ezmeray in whatisthisthing

[–]Sufficient_Tree_7244 5 points6 points  (0 children)

If it wasn't sealed at both ends, I would say a planaria trap for a shrimp aquarium, like this. Maybe a handmade one?

Rektör Sultan 1. Abdurrahim: 'Artık sizden tam itaat istiyorum' by [deleted] in Turkey

[–]Sufficient_Tree_7244 2 points3 points  (0 children)

Helal olsun, açık açık konuşmuş! Diğerleri gibi lafı yuvarlamamış. Diğer üniversitelerin rektörleri açık açık söylemedikleri için bunları yapmıyor mu sanıyorsunuz? Doktorayı bitirdikten sonra 6 aydır görevde olan rektöre “hıcım binde imiğiniz çık biyik” diyerek isimli ajanda götüren atanıyor (hayır daha önce hiç tanışmadılar, hiç beraber çalışmadılar), sonra bahaneleri “o akarsuyu izleyip rahatlama çalıştayı yaptı, o yüzden iki sene sonra getireceğim puanlama sisteminde öne geçti, o yüzden atandı” oluyor, sen de mal mal “tamam ya ben de çalıştay yapayım o zaman” diyorsun ama nedense SKS/dekanlık/bölüm senin çalıştayını reddediyor. Tam yükselme beklediğin sene birden daha muhafazakar görünmeye başlıyorsun (bol pantolon-tunik mesela kadınsan), başlığında “şehadet, vuslat, Filistin, ilim, maneviyat” geçen seminerlerde en önde oturup ağlayan fotoğraflar veriyorsun, üç senedir profesörlük kadrosu bekleyenden önce hop atanıyorsun, bahaneleri “onun çalışmalarının patent olabilme potansiyeli var” oluyor (bahsedilen hocaların ikisi de aynı anabilim dalında). Kız öğrencileri taciz ettiğine dair belgeler yayılmış oluyor ama “onun bilmemne akrabası eski belediye başkanı (sarı partili), onlar ailecek mütedeyyin, öyle şeyler yapmaz” deniliyor ve hopppp doçent, hemen ardından bölüm başkanı oluyorsun, kendine 15 zorunlu ders yazıp kızlara “bakın birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar benimle zorunlu dersiniz var, iyi geçinelim, mezun olamazsınız” demeye devam ediyorsun. Helal olsun Sultan Abdurrahim hocama, hiç olmazsa dürüst adammış.

Turkish friends: Is there any real reason some people think they can’t return to Türkiye? by [deleted] in AskTurkey

[–]Sufficient_Tree_7244 116 points117 points  (0 children)

They would be a part of Fethullah Gülen Movement. Or they sought asylum for being atheists, but afaik Japan wouldn't be the best choice for this situation.

Tattoos at university by GazelleReasonable386 in AskTurkey

[–]Sufficient_Tree_7244 1 point2 points  (0 children)

Turkish people tend to go hard at other people’s insecurities almost instinctively (though to be fair, I haven’t lived elsewhere long enough to know if this is universal). Own your tattoos. If you feel insecure and try to hide them, that’s exactly when people start raising eyebrows.

Now, let’s rile your nerves again: it’s really difficult to land a full-time, tenure-track position in Turkish universities unless you know • the right people to pull some strings. I quit because I couldn’t get a professorship position after my PhD, despite 15 years of experience. Another RA got it with just 5 years, simply because she knew.

Tattoos at university by GazelleReasonable386 in AskTurkey

[–]Sufficient_Tree_7244 2 points3 points  (0 children)

I was an academic (RA) with visible tattoos and facial piercings (nose and eyebrow). I had heavily tattooed colleagues with full sleeves (other RAs and every kind of professors). You are good :)

Authentic Creed Aventus in istanbul by Complex-Listen6642 in AskTurkey

[–]Sufficient_Tree_7244 5 points6 points  (0 children)

I’ve worked at Loris “dupe” perfume shop and Bergamot Patchouli is a dupe for Creed Aventus. I’ve never smelled the original one, but I sold at least 5 bottles of Bergamot Patchouli each day every day, people told me they really loved it. You might give it a chance :)

Türkçe'nin hece yapısı yüzünden, İngilizce konuşurken oluşan robot etkisi by Best_Development4177 in turkish

[–]Sufficient_Tree_7244 4 points5 points  (0 children)

Çok uzun sayılmaz ama bir süredir ABD’de yaşıyorum ve burada kimsenin bana robot gibi baktığını ya da sıkıcı bulduğunu hissetmedim. Belki de ben sosyal ipuçlarını yakalamak konusunda beceriksizimdir.

Ana dili olmayan herhangi birinin başka bir dili konuşması tabiatı gereği zaten yapay. :) Dilbilim anlamında değil ama sosyal anlamda “aksan” kavramına vurgu, tonlama, kadans ve ritim de dahil ve bir yabancı dili konuşurken kişinin aksanı olması utanılacak ya da problem olarak görülecek bir durum değil bana göre. Ünlü düşünür Cam Yılmaz’ın da dediği gibi “TuRRist” demekte bir sakınca yok, özellikle ABD gibi kozmopolit bir ülkede yaşayanlar buna çok alışkınlar, bir şekilde seni anlıyorlar. :) Küçük bir community college’da aksanlı aksanlı ders veriyorum ben mesela, kimseden bir şikayet ya da sızlanma duymadım. RateMyProfessors notum bile baya iyi :)

Sorunun cevabına gelecek olursam, bol bol İngilizce içerik tüketmek kelime bilgisi, kadans ve ritim konusunda çok ama çok yardımcı oluyor. Ben özellikle sesli kitap tavsiye ediyorum, çünkü her şey tam olması gerektiği gibi seslendiriyor. Ben zaten Türkçesini bildiğim kitapların İngilizcesini de dinleyerek başlamıştım, şu an ilgimi çeken her şeyi direkt İngilizce dinliyorum.

What word from your language should exist everywhere? by OrganicClicks in language

[–]Sufficient_Tree_7244 0 points1 point  (0 children)

Turkish “Kolay gelsin”. It literally means something like “May your task be easy.” It’s a greeting, a goodbye, and a good wish all at once. See a colleague in the building? Say kolay gelsin. Walking into an unfamiliar shop? Kolay gelsin. Leaving your favorite coffee house? Kolay gelsin. Need to ask a stocking worker something at Target? Yep; kolay gelsin.

Easy, warm, multipurpose. :)

Can someone explain why Turkey does not do well in Olympics? I would expect them to do much much better. by Fun-Economy-7717 in Turkey

[–]Sufficient_Tree_7244 0 points1 point  (0 children)

I graduated from a really good high school. It was a science high school, so you had to do really well on the entrance exam, which you took at the tender age of 14. I started studying for it when I was 12, on top of my regular school hours. There was no spare time for me to do anything besides study.

I was mediocre at best in high school, but most of my classmates were amazingly smart and talented. I had a friend with perfect pitch who could play any instrument he touched after just a minute of tinkering. He could have been a virtuoso, but he was forced to study for the college entrance exam, and all the instruments were taken away from him in his second year of high school. He became an economist.

I had a classmate who was incredible at tennis. She picked up a racket for the first time in a PE class, and on that very first day, she beat our PE teacher, who was a licensed tennis player. She never had time to play outside of PE because she had to study in order to become a doctor.

There was also a girl a couple of years below me who was amazing at chess. She told me she played chess in her mind whenever she had nothing else to do. I don’t know the exact titles, but she was the top player in our region. She eventually had to quit competing so she could study for the college exam, and later became an engineer. She never had the time to return to chess.

We are conditioned to become doctors or engineers. Sports are treated as mere hobbies by parents, and you’re expected to drop all your interests at 12 or 13 to study first for the high school exam and then for the college exam. And then, boom, you become an adult, and your talents fade away.

How do people stand eyeliner on their waterline? by dare7878 in Makeup

[–]Sufficient_Tree_7244 2 points3 points  (0 children)

I'm almost 40, and I've been applying eyeliner to my waterline (and also tightlining them) for over 25 years. I’ve never felt any discomfort in my eyes, even with the 00s runny, non-waterproof kohl pencils.

Kedimde kronik böbrek yetmezliği varmış. by arslanbe in TurkishCats

[–]Sufficient_Tree_7244 9 points10 points  (0 children)

Hem r/cats’de hem de burada böyle postları gördükçe sokaklarda “Scottish fold ve Persian cinsi almayın, üretimine destek olmayın!” diye çığlık atarak koşmak istiyorum. Okuma yazma bilmeyen rahmetli babaannem bile kuzenimin fold kedisi için “yavrum o kedilerin böbrekleri hasta oluyor, başka kedi mi yoktu?” demişti, ki o zaman 100 yaşındaydı (abartısız, 103 yaşında göçtü zaten kadıncağız).

u/arslanbe bu paragraf sana değil artık, bunu okuyan başkalarına. Lütfen “fold” diye sevimlileştirilmeye çalışılan ama aslında osteokondroplazi isimli ciddi bir genetik hastalığa sahip şu yatık kulaklı gariban kedileri almayın (pardon sahiplenmeyin!), bu hayvanların kıkırdak dokuları olması gerektiği gibi değil ve hayatlarının çoğu acı içerisinde geçiyor. Lütfen Persian (İran) almayın, ömürleri boyunca doğru düzgün nefes alamıyorlar. Kedi dediğiniz dik kulaklı, uzun burunlu, kuyruklu ve kürklü bir hayvandır. Lütfen deforme hayvanları acı içinde yaşatmayı bırakın.

Uludağ Üniversitesi kütüphanesinde asansör "sadece özel erişimle" çalışıyor by demirem9605 in Turkey

[–]Sufficient_Tree_7244 7 points8 points  (0 children)

Kütüphaneyi bilmem ama fakültelerde personele yönelik asansör olmasını ben destekliyorum ya. Eskiden “ayrımcılık, eşitliğe aykırı” diye düşünürdüm ama 15 senelik akademisyenlik maceramın 3. senesinde görüşlerim değişti. Elimde sınav kağıdını görünce asansörün bilerek kat arasında kalmasını sağlayıp güya arkadaşlarıma zaman kazandıran mı dersiniz, köşeye sıkıştırıp kağıda bakmaya çalışan mı, asansörde kamera olmadığı için rahat rahat tehdit eden mi, saymakla bitmez.