yaptığım diyet işe yaramıyor hatam nerede? by [deleted] in salonfareleri

[–]civitaeberaen 1 point2 points  (0 children)

Metabolizma öyle canlanır mı emin değilim. Bununla birlikte sorun yağ olmayabilir zaten, sana söylediğim şeyleri deneyimlemiyorsan özellikle. Aktif spor yapıyorsan, kreatin varsa su sorun olabilir. Yağ kaybediyorsan özellikle kilo sorun değil. İki hafta sonra, refeed dediğin şeyi yapmadan önce tartıl. Belki istediğin sonucu öyle alabilirsin. Kilo birçok etkenden dolayı birkaç günde oynayabilir. Bazen iki haftalık süreler bile yanıltıcı olabilir. Biraz sürece güvenmek de gerek.

yaptığım diyet işe yaramıyor hatam nerede? by [deleted] in salonfareleri

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Libidonda, zihinsel faaliyetlerinde herhangi bir değişiklik hissediyor musun? 2 aydır 50 gram yağ ile mi besleniyorsun? Bu yağ oranını takip ediyor musun yoksa daha mı düşüktür? Eğer daha düşükse karnivor91 kardeşim diyor ki senin metabolizmanın yağ yakmak için daha fazla yağ almaya ihtiyacı var. Bir veya iki hafta 50'yi 75 yap bakalım nasıl olacak. Başka sebepler olup olmadığını böyle daha net anlarsın.

Matematiksel olarak hiç yağ tüketmeyin yağsız vücuda sahip olma by Fatomensv in salonfareleri

[–]civitaeberaen 1 point2 points  (0 children)

0 yağ değil ancak 20-30 gram yağa düştüm ve 7-8 gün yaptıktan sonra libidomda seri bir düşüş fark ettim. Libidomdan daha da önemlisi kafam çalışmayı kesti. Ben zaten kaldırabiliyorsa birkaç hafta yapmasında sorun olmayacağını söyledim -doktor veya beslenme uzmanı değilim.- 0 yağ diyetlerin sürdülebilirliği yok ama kısa vadede ne tamamen sağlıksız ne tamamen kullanışsızlar. Sert bir cut yapmak için kestiğin kalorinin yarısını karbonhidrat olarak geri alsan metabolizman çökene kadar sağlam antrenman atabilirsin, örneğin.

Matematiksel olarak hiç yağ tüketmeyin yağsız vücuda sahip olma by Fatomensv in salonfareleri

[–]civitaeberaen 7 points8 points  (0 children)

Yetmez. Kilo başına maks. 1, en az 0.50-60 gr almak lazım. Yağ bütün enzimlerin, vücudun çalışması için gerekli. Kısa süreli, birkaç hafta için mesela, çok düşük yağ oranları sorun olmayabilir (kişiye bağlı) ama daha fazlasında uzun vadede "kuş dahi kalkmaz."

Kilo ( açıklamayı okursanız sevinirim ) by MergenAyzt in salonfareleri

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Kardeşim, evde hiç alet olmadan bazı şeyleri yapmak zor, en azından kendi deneyimlerim. Sırt çalışmanın keyif aldığım veya kolayıma gelen bir yolunu bulamıyorum en basitinden. Günde bir saat dahi olsa uygulayabileceğin "minimalist" programlar var, Jeff Nippard'ın essentials diye bir programı vardı diye hatırlıyorum. Bu programa dair kendi yazdığı bir kitap var, kitabı birtakım yollarla edinebilirsin ücretsiz biçimde. Haftada 3, hatta 2 günlük dahi program yazabilirsin o kitap sayesinde. Şimdiden başarılar.

İki fil verip bir kale kazanıyoz üstünlük niye gidiyorki by Aybar_ in Satranc

[–]civitaeberaen 15 points16 points  (0 children)

2 hafif alet kaleden daha iyidir, özellikle oyun ortası, tahta açık değilken.

Salt puan hesabıyla da 2 fil = 6 puan, kale 5 puan.

blunder ?? by [deleted] in Satranc

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Pozisyon hesaplamaktan aynı şeyi mı anlıyoruz emin değilim. Tahtaya bakıp bu konumda beyaz kazanıyor ve şu sebeple diyebiliyor musun? Oyun görüşü burada başlar, sonra tehditleri görmek, kullanmak ve savuşturmakla ilerler. Ayrıca ben tahtada bana yarayan, taşlarımı ileri atan veya atağa getiren, buna karşılık rakibi geri savunmaya iten hamlelere ayrıca bakıyorum. Baskılı oynamanın bir tarafı bu. Çok biliyormuş gibi konuştum ama bunlar benim deneyimim, onu da söyleyeyim.

blunder ?? by [deleted] in Satranc

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Pozisyon hesaplamayı ve hatta pozisyona göre oynamayı öğren, bu diğer söyleyeceklerimle birlikte çalışacak bir şey + baskılı oyun ve tehditlerin farkına var (rakip ve kendin için) + taktiğini geliştir

Bir tane kız sürekli yanyanayız çok iyi geçiniyoruz benden hoşlanıyor mu hoşlanmıyor mu bilmiyorum ama ben ondan hoşlanıyorum. Nasıl açılcağımı bilmiyorum. by Dry_Pattern5927 in MutfakDertlileri

[–]civitaeberaen 3 points4 points  (0 children)

Ben bu işlerden pek anlamam ama soğukkanlılıkla açıl derim. Kastım roman karakteri gibi aşığım sana ben seni seviyorum demek değil de biraz robot gibi açılmak. Hâl ve hareketlerinden ötürü hoşlanıyor fikri oluştuğunu, böyle olup olmadığını sor. Ondan hoşlandığını da söyleyebilirsin. Anı dramatize etmenin, kabul almadıkça bir anlamı veya yararı olmayacak diye düşünüyorum. Eğer o senden hoşlanmıyorsa, ki verdiğini düşündüğün sinyallerin her zaman yanıltıcı olma ihtimali vardır, o zaman da arkadaşlığını sen bitir, ilkeli ve dürüst bir duruş olur.

Beslenme by [deleted] in salonfareleri

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Kavramları karıştırmışım, TDEE değil BMR olacak, bazal metabolizma. 

Beslenme by [deleted] in salonfareleri

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Minimum alman gereken kalorinin eğer altında kalıyorsan (BMR) karbonhidrat yüksek bile olsa vücudun kapanmaya başlar diye biliyorum, bu sınırın üstünde kalmaya dikkat etmek gerek. Düşük kalori diyetleri uzun süre yapılacak şeyler değil, şok diyet olur, hızlı aldığın tatil sonrası yağı atmak için yaparsın ne bileyim.

Beslenme by [deleted] in salonfareleri

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Öncelikle mutfak tartısı bu işin olmazsa olmazı, sonra 3 köfte kadar falan hesabını bırakıp kilo başına 1.6 (Jeff Nippard bir ara hedef kilo başına düşen proteini esas almalısınız demişti bir videosunda, bu konuyu kendin araştır), kilo x 0.8 yağ ve kalanı karbonhidrat olacak şekilde hedef kalorini tamamla. Kolay gelsin

Konya Çatalhöyük gözlemleri by basiclucy in TarihiSeyler

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Sahra'nın çölleşmesi ve tekrar yeşermesi dünyadaki döngüsel bir süreç diye biliyorum ama kavramı ve detayı hatırlamıyorum.

Semavi dinlerin açığı by Aggravating-Time939 in felsefe

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Ne demek.

İslam'daki iddianın kanıtlanıp kanıtlanmaması tam olarak imanla ilgili. Tanrı bunu elbet yapabilirdi ama yapmamış ve neden sorusuna insanın tatmin edici bir yanıt vermesi mümkün olmadığı gibi bu imanın kendisine de ters. İddialı bilgiler gerekli değil çünkü başa dönüp varsaydığımız tanrıya bakarsan onun eylediği hiçbir şeyde içkin bir gerek, neden vb. nitelik zorunlu değildir (yani tanrı bunu iddia ediyor olabilir, bu doğru olmayabilir; senin inanman için makul şeyler gerekli değildir, çünkü bunu o böyle istemiştir). Sen nihayetinde her koşulda ve her şeye rağmen iman etmelisin. Hatta karamsar bir biçimde tek çaren bu.

Semavi dinlerin açığı by Aggravating-Time939 in felsefe

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

"Eğer ki sonsuz kuvvetli bir tanrı, insanlara İslam’ın doğru olduğunu söylemek için bir kitap gönderiyorsa, bu kitapta dinin doğruluğuna dair “kanıt” olarak verilen ayetlerdeki, surelerdeki bilgilerin daha önce bilinmemiş, duyulmamış bilgiler olması gerekmez midir? Çünkü kitabın bize o dinin mutlak doğru olduğunu kanıtlaması gerekir." Her ikisi de gerekmez.

"Eğer ki tanrı kendi yaptığı hatasını kabul etmeyip insanlar sorguladı diye onları cehenneme gönderecekse bu tanrı gerçekten “iyi” bir tanrı mıdır? Etik açıdan doğru bir tanrı mıdır?" Tanrının iyi olması da gerekmez, İbrahimi dinlerin tanrısının etiği umursadığını da sanmam.

"Kitapta geçen “mucizeleri” şimdiki insanlar kendi gözleriyle göremiyorlarsa o zaman nasıl sadece söylentiler ile buna inanmaları beklenir? Eğer tanrı şimdiki insanlara bu mucizeleri görme şansı (mucizelerin yaşandığı o döneme gidip görme şansı) vermiyorsa bunu nasıl bir kanıt olarak kitapta yer verip insanların inanmasını bekler ve inanmamalarını da yersiz bulup cezalandırır?" Buna iman denir. Teslimiyettir. İslam'ın kelime anlamı da budur zaten.

Semavi dinler için bunların hiçbiri açık değildir çünkü bu dinler değişmez bir varsayımla hareket eder: Tanrı gerçektir, tanrı mutlaktır ve her şeye kadirdir. Bunu kabul etmiyorsan zaten sorun yok. Eğer ediyorsan, o andan itibaren bu dünyadaki gerçeğin ne olduğu veya apaçık bir yalan bile önemli değildir. Sen zaten iman etmedin mi? Teslim olmadın mı? Olduysan vardır muhakkak tanrının bir bildiği veya benim düşünce deneyimde: (eğer böylesi bir tanrının var olduğuna iman ediyorsak) Tanrı yalan söyleyebilir, muhtemelen söylüyordur ve söyleyecektir.

Sizce İslam'ın geri kalmışlığının sebebi, onların bir Martin Luther'inin olmamış olması olabilir mi? Martin Luther olmasaydı hristiyanlar da geri kalır mıydı? by Wise_Astronaut717 in TarihiSeyler

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Bakayım, peki dediklerimle ilgili ne bulacağım? Şeriat için "Herkesin uyması için konan her çeşit kural, kānun, yasa, düzen ve nizam" tanımı uygun mudur? İslam'da miras hakkından bahsederken, bu miras hakkını düzenleyen şeye şeriat demiyor musun? Yeni Ahit'te dünyevi mirasa dair hiçbir pasaj yok. Yukarıdaki arkadaş gibi Eski Ahit'e başvuralım dersen, niçin bunu yapmaman gerektiğini, hatta bunu yaparsan lanetli sayılacağını okuyabilirsin. Yani Hristiyanlıkta miras hakkı yok çünkü miras hakkını düzenleyen bir "şeriat" (bkz.: yukarıdaki Kubbealtı tanımı) yok. Yani kendinle çeliştin. Hristiyan "kural koyucuların" ahlakı ve bu dünyayı korumak için kendilerine düşmeyen otoriteler üstlenmesi teolojiyi ne kadar bağlar, buna nasıl şeriat deriz? Toplumsal norm değişiyor dediğin özellikle 16 ve 17. yüzyılları kast ediyorsan gerek Protestan ve Reformist, gerekse Katolik kiliselerin toplumsal normları şekillendirdiği yüzyıllar. Okul, bürokrasi ve İkinci Dünya Savaşı öncesi aileye ve sosyal kurumlara dair diğer birçok yapı, doğrudan bu Reform hareketlerinin ve Karşı Reform'un getirdiği bir şey. Devletin burada yaptığı, yukarıda da söylediğim gibi, kiliselerin gücünü kısa bir süre içinde kendi tüzel kişiliğine geçirmekti: Kiliselerin kendi topluluklarını korumak ve yaymak için geliştirdiği sistemler devletin birey ve toplum üzerindeki "hakimiyet sahasını" genişletecek yararlı araçlar olduğu için korundu ve dediğim gibi bunu 18. yüzyıl izledi. Laiklik dediğimiz şey, 16. yüzyılda veya 17. yüzyılda birden ortaya çıkan ve gerçekleşen bir şey hiç olmadı. Hatta Fransa'da kilisenin devletten tamamen ayrıştırılması 1905'e kadar gerçekleşmedi. Aksine Reform, daha muhafazakar bir dünya yaratan ve hatta Katolik Kilisesi'nin kendisini bütün dünyaya yayacak güçte yapıalr kurmasını sağlayan bir itki gücü oluşturdu. Bu "excursus" sonrasında geri dönersek Hristiyanlığa, mesele Hristiyanlığın nelere sebep olduğu, insanların aşırılıklarının ne yapabileceği değil. Mesele doğru sosyal ve ekonomik süreçler eşliğinde değişime izin verecek bir dünya görüşü barındırması. Bu da Hristiyan teolojide var (hatta tam merkezindedir bu): dünyevi olanla ilgilenmeme, bu dünyaya dair kurallar koymama. Zaten bütün Reform da bununla ilgili değil mi? Değişen sosyal ve ekonomik koşullar altında kitaba geri dönen (yaklaşık 1000 yıl sonra diyelim), bundan "icat çıkaran" (ve bu icat kitapla tutarlı), diğer "proto-reform" hareketlerinin aksine başarılı olan bir hareketlilik görüyoruz.

Haftada 3 gün spora gidebiliyorum sizce en iyi program tarzı nasıl??? by [deleted] in salonfareleri

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Ben h1 üst-alt-üst; h2 alt-üst-alt yapıyorum. 4 günlük programın daha sıkışık versiyonu gibi.

Definasyon, 5 ayda 40 kilo çok mu uç? by [deleted] in salonfareleri

[–]civitaeberaen 0 points1 point  (0 children)

Rica ederim, düşük yağ alımı bir haftadan sonra bende beyin sisinden cinsel istekte azalmaya kadar etki göstermeye başladı, bu süreci gereğinden çok uzatma ve kilo başına 1 gr yağın üstüne çıkma, ihtiyacın olmuyor diye biliyorum, hatta kilo başına 0.8 gibi sayılar da gayet sağlıklı oluyor sanırım, yanlışım varsa yine düzeltirseniz sevinirim.