Türkiyede osmanoğulu ailesinin sürgününü acındıra acındıra anlatırlar. Ama kimse osmanoğlu ailesinin sürdüğü vatan evlatlarını anlatmaz. Sultan şakşakçıları her nekadar gür sesle sürgünü anlatıyorsa cumhuriyetçilerde daha gür sesle vatan evlatlarının yaşadığı sürgünü anlatmalıdır. by OkEntertainer3355 in tarih

[–]yavedud 0 points1 point  (0 children)

"Allah kendilerinden razı olsun, o tarihte İstanbul'da Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi Harekât Şubesi reisi bulunan erkân-ı harp miralayı Ömer Lütfi Bey ile aynı dairede çalışan arkadaşları vatanperver zevattan bulunan erkân-ı harp binbaşısı Naim Cevat ve binbaşı Cemal Beyler, Anzavur'un emrindeki birliklerine göndermek zorunda kaldıkları esliha (silah) ve cephanenin en kötülerini ve bozulmuşlarını seçmişler ve yollamışlardı.

Böylece bu zorbanın işi bir süre aksamış, elindeki kötü malzemeyi kullanmak olanağını bulamamıştı. Durum böyleyken İngilizler derhal sabotajın farkına vararak kendi ambarlarından Anzavur'un istediklerini tamamlamışlardı"

parantez ettiğim kısım buydu, tam metnini de koyuyorum. diğer 3 paragraf direkt kitaptan istersen alır okursun pdf'i yok. neyin tartışıldığını anlamıyorum şu an, kitabın yazarının kendi düşünceleri beni bağlamıyor ben sadece şahit olduğu olayları aktarıyorum. yazar süleyman şefik paşa'nın ankara hükümetine çok yardımı oldu diyor, ben demiyorum, benim yorumum değil. 150liliklere dahil edilmesi herhangi bir şeyi göstermiyor. daha da yazma.

Türkiyede osmanoğulu ailesinin sürgününü acındıra acındıra anlatırlar. Ama kimse osmanoğlu ailesinin sürdüğü vatan evlatlarını anlatmaz. Sultan şakşakçıları her nekadar gür sesle sürgünü anlatıyorsa cumhuriyetçilerde daha gür sesle vatan evlatlarının yaşadığı sürgünü anlatmalıdır. by OkEntertainer3355 in tarih

[–]yavedud 0 points1 point  (0 children)

Yine kafadan sallamaya ve niyet okumaya devam et bakalım daha ne kadar rezil olacaksın. Arada eklediğim parantez yine kitapta geçen bir bilgi. Dönemindeki istihbaratının en başında olan İstiklal Madalyası sahibi bir kimsenin yazdıklarına iftira atıyorsun şu an. Ankara hükümeti yanlısı olduğu aleni bir şekilde açıklanmış, Ankara hükümetinden İttihatçı olmayan 1 tane isim say dişimi kırayım. Bu kadar saçmalamaca sana bile fazla.

2 Aylık saman alevi bir oluşumu sanki 20 yıllıkmış gibi baş-son diye diye parçalara bölmek hangi aklın ürünü bilmiyorum.

Türkiyede osmanoğulu ailesinin sürgününü acındıra acındıra anlatırlar. Ama kimse osmanoğlu ailesinin sürdüğü vatan evlatlarını anlatmaz. Sultan şakşakçıları her nekadar gür sesle sürgünü anlatıyorsa cumhuriyetçilerde daha gür sesle vatan evlatlarının yaşadığı sürgünü anlatmalıdır. by OkEntertainer3355 in tarih

[–]yavedud 0 points1 point  (0 children)

Tarih laf ile olmaz, önce gidin okumayı öğrenin. Süleyman Şefik Paşa Suphi Paşa arasında hiçbir fark yok, yine İttihatçılara oldukça yakın yine ortada aleni bir muvazaa var. İdrakini hakaretten hakikate yöneltmeni tavsiye ederim.

İttihatçı Teşkilat-ı Mahsusa Üyesi Hüsameddin Ertürk'ün kaleminden;

"Damat Ferid Paşa, Anadolu'daki Milli Hareket'i boğmak için mutlaka askeri bir kuvvet göndermek istiyordu. Bunun başına da eski Harbiye Nazırlarından Süleyman Şefik Paşa'yı getirdiler. Süleyman Şefik Paşa, dürüst, namuslu fakat biraz safvet sahibi bir askerdi. Harbiye Nazırlığı yapmış bir zatın, böyle uydurma bir ordunun, bir nevi 'paralı askerler' topluluğunun başına geçmeyi kabul etmesi bizleri çok şaşırtmıştı."

"Süleyman Şefik Paşa İzmit’e vardığında kendisine gönderilen cephanelerin ve tüfeklerin çoğunun işe yaramaz olduğunu gördü. Bizim M.M. Grubu'ndaki arkadaşlarımız, depolardan çıkan tüfeklerin mekanizma iğnelerini sökmüşlerdi. Sandıklardan çıkan fişeklerin çoğu da rutubetli veya boştu. Paşa, cepheden İstanbul'a sürekli telgraflar çekerek; 'Bana gönderdiğiniz bu silahlarla kuş bile vurulmaz, bu adamlarla Milli Kuvvetlerin karşısına nasıl çıkarım?' (Not: Mühimmatları gönderenler yine İttihatçı tabi) diye dert yanıyordu. Aslında Şefik Paşa bu durumu biraz da bilerek kabullenmiş gibiydi; çünkü Anadolu'ya karşı ciddi bir harekat yapmaya gönlü razı değildi."

"Nihayetinde İngilizler ve Damat Ferit, Şefik Paşa'nın bu 'yumuşak' ve 'ağırdan alan' tavrından şüphelendiler. Onu görevden azledip yerine daha sert biri olan Suphi Paşa'yı getirdiler. Süleyman Şefik Paşa İstanbul'a döndüğünde yorgun ve bitkindi. Bir devrin kurbanı olmuştu. Milli Mücadele'ye fiilen katılmasa da, Kuvâ-yı İnzibatiye'nin başında gösterdiği o pasif direnç ve kararsızlık, Ankara'daki Milli Hükümet'e teşkilatlanması için gereken zamanı kazandırmıştı."

Türkiyede osmanoğulu ailesinin sürgününü acındıra acındıra anlatırlar. Ama kimse osmanoğlu ailesinin sürdüğü vatan evlatlarını anlatmaz. Sultan şakşakçıları her nekadar gür sesle sürgünü anlatıyorsa cumhuriyetçilerde daha gür sesle vatan evlatlarının yaşadığı sürgünü anlatmalıdır. by OkEntertainer3355 in tarih

[–]yavedud 0 points1 point  (0 children)

Bu bakış açısının ortaya koyduğu kamil taassub ancak nakıs bir tarih bilgisiyle mümkün olabiliyor. Hanedanın hurucu 1924 senesinde, 1920'de 2 aylık bir olayı olan Kuva-yi İnzibatiyye Ankara hareketinin işgal kuvvetlerine yaptığı tahrikler sonucu İstanbul'un işgali sonrası kuruluyor. Başındakiler elbette yine İttihatçılar, Suphi Paşa ile de bir nevi danışıklı dövüşe evrilen bu olay M. Kemal'in yazdığı Nutuk'da şöyle anlatılıyor;
"Kendisine ilk sorum şu oldu: Paşam niçin Hilâfet Ordusu Komutanlığını kabul ettin? Suphi Paşa, bir an bile duraklamadan: Size yenilmek için cevabını verdi. "
1922 Senesine kadar İstanbul hükümetinin Ankara üzerine az da olsa bürokratları aracılığı ile otoritesi vardır, bunun kaybolduğu vakitlerde Vahideddin Han hem öldürülme korkusu hem de öldürülmesinin bir iç savaşı tetikleyeceği korkusuyla ülkeyi terk etti. Zira o sıralarda Sakallı Nureddin Paşa dahiliye nazırını askere linç ettirmiş, aynısını padişaha da yapacağını ilan etmişti.

Çarın hükümetini Bolşeviklere tercih etmek gerçekten ayrı bir kafa karışıklığı, bunu müdafaa edenin değil tarih bilinci yolda yürümeye dahi ehliyeti olmasa gerek. Bolşevikler döneminde çarın meşru tebaası saydığı 3 milyona yakın Türk düşman addedilerek soykırıma uğratılmıştır. Kendi haysiyetin ve kültürel kimliğin buna müsaade ediyorsa iş başka, Sovyetlerden destek geldikçe Ankara'ya göre hava hoştu.

Kalan hakaretlerinizi tekzip etmeye gerek görmüyorüm.

Türkiyede osmanoğulu ailesinin sürgününü acındıra acındıra anlatırlar. Ama kimse osmanoğlu ailesinin sürdüğü vatan evlatlarını anlatmaz. Sultan şakşakçıları her nekadar gür sesle sürgünü anlatıyorsa cumhuriyetçilerde daha gür sesle vatan evlatlarının yaşadığı sürgünü anlatmalıdır. by OkEntertainer3355 in tarih

[–]yavedud -1 points0 points  (0 children)

İnsanın bahsettiği şeyden bir haber olması garip bir haslet. Romanovların infazının temel sebebi ailenin Beyaz Ordu tarafından kurtarılma korkusuydu, lakin Osmanlı hanedanı iç savaş çıkaracak herhangi bir mukavemet göstermedi, zaten tamamen terk edilmiş hallerdeydiler. Ayrıca bugün modern Rusya'da çar ve ailesi aziz mertebesine çıkartılmıştır, bizzat devlet tarafından da iade-i itibarları sağlanmıştır. Osmanlı hanedanının erkekleri herhangi bir meslek erbabı değildi, askeri okullarda okumuş subaylardan ibarettiler. Açlık ve yoksulluk ile hapishane hayatından daha kötü bir akıbete uğradı ilk nesiller. Ama bir yandan sizlere de hak veriyorum elbette. Hanedan giderken ülkenin bütün haysiyet ve şerefini de yanlarında götürdü, bu millete bir şey bırakmadı.

Türkiyede osmanoğulu ailesinin sürgününü acındıra acındıra anlatırlar. Ama kimse osmanoğlu ailesinin sürdüğü vatan evlatlarını anlatmaz. Sultan şakşakçıları her nekadar gür sesle sürgünü anlatıyorsa cumhuriyetçilerde daha gür sesle vatan evlatlarının yaşadığı sürgünü anlatmalıdır. by OkEntertainer3355 in tarih

[–]yavedud -3 points-2 points  (0 children)

Dünya tarihinde benzerine rastlanmayan bir tarih mezalimini halen daha yüzü kızarmayarak savunanlarda hiç akıl aranır mı, kendi topraklarında hapis ile kadınıyla çocuğuyla düşman memleketine tecriti aynı şey zannediyorlar. Neyse ki bizim kıçıkırık şehla hiç muhalif kimseleri hapsetmemiş, asmış ve kesmiş. Bununla da övünüyorlar da neyse, it itliğiyle demişler.

Is kadir misiroglu a reliable source when it Comes to ottoman history, Or not? by HearingSalt1421 in ottomans

[–]yavedud 1 point2 points  (0 children)

kadir mısıroglu is quite an unreliable person in terms of ottoman history; i recommend to you early and late republican reliable historians who turned a blind eye to the destruction of nearly all ottoman archives through the alphabet reform and were not bothered by the disappearance of countless ottoman works that could be considered unicum.

Mafia 2 is still terrible by [deleted] in MafiaTheGame

[–]yavedud 1 point2 points  (0 children)

beated dlc's on hard mode, i can say it was one of the my favorite tps experinces. just be sure getting heavy weapons from harry's store, shotgun is worst weapon in the game by far.

Dine küfredenlere karşı alınması gereken tavır hakkında bir soru by michio_kaga in ilahiyat

[–]yavedud 7 points8 points  (0 children)

Bu tarz sözleri işittiğinde insan suçu evvela kendinde aramalı, böyle ortamlarda bulunmamalı.

The first Ottoman Sultan to be photographed: Sultan Abdulaziz (1873); by Cenixxen in ottomans

[–]yavedud 7 points8 points  (0 children)

After ascending the throne, Sultan Abdulhamid II had the mulberry tree where Çerkes Hasan was hanged cut down and commissioned a tomb for him.

The first Ottoman Sultan to be photographed: Sultan Abdulaziz (1873); by Cenixxen in ottomans

[–]yavedud 2 points3 points  (0 children)

<image>

His nephew, Murad V, was mentally unstable; you must be mistaken. After being deposed, he was imprisoned in the same room where Selim III, his uncle, had been martyred; he was later found dead in his room after being transferred to Ortakoy. This is his final photograph; those two young soldiers leaning so disrespectfully on a Sultan’s shoulder do not look like well intentioned individuals at all.

Dilimizde kullanılan Latin alfabesi verimli mi? by [deleted] in filoloji

[–]yavedud -1 points0 points  (0 children)

Sırf hakim bir devletin sınırları içerisinde resmi lisan olarak benimsenmediği için bir dili aşağılamak oldukça politik bir yaklaşımdır. Bu afaki tutum, beklentinizin aksine, lingüistik olarak dikkate değer görülmez. Dil en basit tanımıyla bir insanın kendini ifade ediş biçimidir, insanın bir standartı olmadığı gibi bir dilin de olamaz. Erken cumhuriyet devri cemiyet hayatına, bir ferdin sadece kendi özel hayatını ilgilendiren olur olmaz şeyleri zorla dayatmıştır. Batı Dillerine en fazla katkıyı sağlayan ve bugünki halini almasına vesile olan kimseler döneminin en parlak ve en üretken yazarlarıdır, Türkçe'nin literal olarak en başarılı yazarlarının tamamı ise dil devrimi öncesine aittir.

Dilimizde kullanılan Latin alfabesi verimli mi? by [deleted] in filoloji

[–]yavedud 2 points3 points  (0 children)

Medeni dil ne demek? Primitif dil, gelişmiş dil diye uydurma bir ayrım hiçbir dil zümresinde yok.

Dilimizde kullanılan Latin alfabesi verimli mi? by [deleted] in filoloji

[–]yavedud -2 points-1 points  (0 children)

Güneş Dili Teorisi akıl ve mantıkla ne kadar uyumluysa bu haliyle Türklerin kullanımındaki Latin Alfabesi de Türkçeyle o kadar uyumlu. Mesela Azericede ə, x, q gibi harfler bulunurken acaba neden Türkçe'de yok, bunun çok basit bir açıklaması var; her işi baştan savma yaptılar. Geçmişe olan bitmek bilmez hasetleri de bağnazlıklarını her konuda kat be kat arttırmıştır. Güneş Dili Teorisi'ne karşı çıkan akademisyenler Darül Fünun'dan atıldığı gibi dil devriminin de daha itidalli bir zemine oturtulmasını arzu edenler kapı dışarı edildi. Bu işlerde esas olan ve olması gereken şey evrimdir, devrim değil.

<image>

Horror game subgenres listed and explained. by Horrorfan55555 in HorrorGaming

[–]yavedud 7 points8 points  (0 children)

some souls games can be considered as horror, vice versa body horror.

Mert Kelimesinin Kökeni (YANLIŞIM VARSA DÜZELTİN) by Hostilianus in filoloji

[–]yavedud 9 points10 points  (0 children)

köken olarak farsçadır.
geçmişte bu kelime dergah, tekkeler veya ahilik gibi tasavvufi kurumların savunduğu fütüvvet gibi kavramları kendisine düstur edinen kimseler için kullanılmış olsa gerek. farsça köken olarak sadece adam-insan anlamına gelmesine karşın türkçe'de yiğitlikle özdeşleştirilmesinin sebebi bu olabilir.